8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Ders Destek Yayınları Sayfa 159
Harika bir çalışma! Merhaba sevgili öğrencilerim, ben İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Şimdi hep birlikte bu sayfadaki soruları, metni ve şemayı dikkatlice inceleyerek çözeceğiz. Unutmayın, tarih sadece geçmişi değil, bugünü anlamamızı da sağlar. Hadi başlayalım!
Soru 1: Türkiye Cumhuriyeti’nin nüfus ve sağlık alanlarında çalışmalar yapmasının sebepleri neler olabilir? Belirtiniz.
Sevgili arkadaşlar, bu soruyu cevaplamak için öncelikle o günlerin şartlarını gözümüzün önüne getirmeliyiz. Ülkemiz, Trablusgarp Savaşı, Balkan Savaşları, Birinci Dünya Savaşı ve son olarak da Kurtuluş Savaşı gibi çok uzun ve yıpratıcı savaşlardan yeni çıkmıştı.
Adım 1: Savaşların Etkisini Anlamak
Düşünün ki, yıllarca süren savaşlar yüzünden ülkemizin nüfusu azalmış, özellikle genç ve üretken nüfus büyük kayıplar vermişti. Kalan halk ise yorgun ve bitkindi. Savaş ortamları, salgın hastalıkların (tifo, tifüs, verem, sıtma gibi) yayılması için çok uygun ortamlardır. Sağlık altyapısı, yani hastaneler, doktorlar ve ilaç imkanları ise neredeyse yok denecek kadar azdı.
Adım 2: Atatürk’ün Hedefini İncelemek
Metinde yer alan Mustafa Kemal Atatürk’ün sözü, bu sorunun en net cevabını bize veriyor. Atatürk ne diyordu?
“Milletimizin sağlığının korunması ve kuvvetlendirilmesi, ölümün azaltılması, nüfusun arttırılması, bulaşıcı ve salgın hastalıkların etkisiz hâle getirilmesi, bu yolla millet bireylerinin dinç ve çalışmaya yetenekli bir hâlde sağlıklı vücutlar olarak yetiştirilmesidir.”
Bu sözden yola çıkarak sebepleri şöyle sıralayabiliriz:
- Savaşlar nedeniyle azalan nüfusu yeniden artırmak.
- Toplumda yaygın olan verem, sıtma, frengi gibi bulaşıcı ve salgın hastalıklarla mücadele etmek.
- Bebek ve anne ölüm oranlarını düşürmek.
- Halkın genel sağlık seviyesini yükselterek daha dinç, güçlü ve çalışmaya yetenekli nesiller yetiştirmek.
- Sağlıklı bir toplum oluşturarak ülkenin ekonomik ve sosyal olarak kalkınmasını sağlamak. Çünkü unutmayın, sağlıklı insan, üreten insandır.
Kısacası, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin her alanda gelişebilmesi için öncelikle sağlıklı bir topluma sahip olması gerekiyordu. Bu yüzden sağlık alanı, en öncelikli konulardan biri olmuştur.
Soru 2: Sağlık alanında yapılan çalışmaların ülkemize ne gibi katkıları olmuştur? Belirtiniz.
Arkadaşlar, ilk soruda “neden?” diye sormuştuk, şimdi de “sonuçları ne oldu?” diye soruyoruz. Şemada ve metinde yapılan çalışmalar listelenmiş. Şimdi bu çalışmaların sonuçlarını, yani ülkemize olan katkılarını adım adım inceleyelim.
Adım 1: Yapılan Çalışmaları ve Sonuçlarını Eşleştirmek
Şemadaki her bir madde aslında bir sorunu çözmek için atılmış bir adımdır. Bu adımların ülkemize katkılarını şöyle özetleyebiliriz:
- Sağlık Bakanlığı’nın (Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekâleti) kurulmasıyla sağlık hizmetleri tek bir merkezden, planlı ve programlı bir şekilde yürütülmeye başlandı. Bu da hizmetlerin daha verimli olmasını sağladı.
- Numune Hastaneleri, doğum ve çocuk bakımevlerinin açılmasıyla insanlar modern sağlık hizmetlerine daha kolay ulaştı. Özellikle anne ve bebek ölümlerinin azalmasında bu kurumlar çok etkili oldu.
- Verem ve Sıtma ile mücadele için enstitüler ve cemiyetler kurulması, o dönemin en büyük sağlık sorunlarından olan bu hastalıkların kontrol altına alınmasını ve zamanla azalmasını sağladı. Halk sağlığı korundu.
- Hıfzıssıhha Enstitülerinin kurulması en önemli adımlardan biridir. Bu sayede aşı ve serum gibi koruyucu sağlık malzemelerini kendimiz üretmeye başladık. Dışa bağımlılığımız azaldı ve salgın hastalıklara karşı çok daha güçlü bir konuma geldik. Bu, koruyucu hekimliğe verilen önemi gösterir.
- “Seyyar hekimlik” uygulamasıyla sağlık hizmetleri sadece şehirlerde değil, en ücra köylere kadar ulaştırıldı. Böylece devlet, her vatandaşına sahip çıktığını göstermiş oldu.
- İlaç temini ve denetiminin devlet kontrolüne alınmasıyla halkın güvenilir ve ucuz ilaca ulaşması sağlandı.
Adım 2: Genel Sonucu Değerlendirmek
Tüm bu çalışmaların bir araya gelmesiyle;
- Toplumun ortalama yaşam süresi uzadı.
- Bulaşıcı hastalıkların yayılması büyük ölçüde engellendi.
- Daha sağlıklı ve üretken bir nüfus yetişti.
- Çağdaş, laik ve sosyal bir devlet olmanın gereği yerine getirilmiş oldu. Devlet, vatandaşının sağlığından sorumlu olduğunu gösterdi.
Umarım bu açıklamalar konuyu daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Unutmayın, Atatürk’ün dediği gibi, “Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur.” Bu ilke, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki sağlık politikalarının da temelini oluşturmuştur. Başarılar dilerim!