8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Ders Destek Yayınları Sayfa 171
Merhaba sevgili arkadaşlar, ben sizin 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Bugün, 5. Ünitemiz olan “Demokratikleşme Çabaları” ile ilgili çok önemli bazı kavramları birlikte öğreneceğiz. Bu kavramları anlamak, ünitemizi daha iyi kavramanıza yardımcı olacaktır. Haydi, görseldeki kavramları adım adım inceleyelim ve ne anlama geldiklerini öğrenelim.
Kavramlar
Verilen kavramların anlamlarını araştırarak ilgili kutucuklara yazınız.
Fırka
Sevgili öğrenciler, “fırka” kelimesi, günümüzde kullandığımız “siyasi parti” kelimesinin eski dildeki karşılığıdır. Cumhuriyetin ilk yıllarında, siyasi partilere fırka denirdi. Örneğin, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partinin ilk adı “Halk Fırkası” idi, daha sonra “Cumhuriyet Halk Fırkası” adını almıştır. Yani kısacası, fırka demek, benzer siyasi görüşleri savunan insanların bir araya gelerek ülke yönetimine katılmak için oluşturdukları örgüt demektir.
Demokrasi
Demokrasi, belki de en sık duyduğunuz kavramlardan biridir. En basit tanımıyla, halkın egemenliğine dayanan yönetim biçimidir. Yani, ülkeyi yöneten kişileri halkın kendisinin seçimler yoluyla belirlemesidir. Demokrasilerde temel hak ve özgürlükler (düşünce özgürlüğü, seçme ve seçilme hakkı gibi) anayasa ile güvence altına alınmıştır. Tıpkı sınıf başkanınızı oylama yaparak seçmeniz gibi, ülke yöneticilerini de halk oy vererek seçer.
Muhalefet
Demokratik ülkelerde birden fazla siyasi parti bulunur, değil mi? İşte bu partilerden seçimi kazanıp hükümeti kuran partiye “iktidar”, mecliste yer alan ancak hükümette olmayan diğer partilere ise “muhalefet” denir. Muhalefetin görevi, iktidar partisinin çalışmalarını denetlemek, eleştirmek ve halka daha iyi alternatifler sunmaktır. Bu, demokrasinin sağlıklı işlemesi için çok önemlidir. Tıpkı bir futbol maçında rakip takımın olması gibi, siyasette de muhalefet iktidarın dengeleyicisidir.
Jeopolitik
Bu kelime biraz karmaşık gelebilir ama aslında çok basittir. “Jeo” coğrafya, “politik” ise siyaset demektir. Yani bir ülkenin coğrafi konumunun, sahip olduğu doğal kaynakların, komşularının ve yeryüzü şekillerinin o ülkenin dış siyasetine olan etkisine jeopolitik denir. Örneğin, Türkiye’nin Asya ve Avrupa kıtaları arasında bir köprü olması, İstanbul ve Çanakkale boğazlarına sahip olması, onun jeopolitik önemini çok artırmaktadır.
Darbe
Darbe, demokrasinin tam zıttı olan, çok olumsuz bir durumdur. Bir ülkede, ordunun veya başka bir silahlı gücün, mevcut hükümeti zor kullanarak, yani silah zoruyla devirip yönetime el koymasıdır. Darbeler, halkın iradesini yani seçim sonuçlarını yok saydığı için anti-demokratik bir eylemdir. Demokrasilerde yönetimler seçimle gelir, seçimle giderler.
Liberal Ekonomi
Bu bir ekonomi modelidir. Bu modelde, devletin ekonomiye müdahalesi en aza indirilir. Bireylerin ve özel şirketlerin ekonomik faaliyetlerde tamamen serbest olması savunulur. Yani, serbest piyasa ekonomisi de denir. Herkesin kendi işini kurabildiği, fiyatların arz ve talebe göre belirlendiği, devletin sadece güvenliği ve adaleti sağladığı bir sistem düşünün. Atatürk dönemindeki “Devletçilik” ilkesinin biraz daha farklı bir modelidir.
Suikast
Suikast, genellikle siyasi veya ideolojik nedenlerle, devlet büyükleri gibi önemli bir kişiyi planlayarak ve gizlice öldürme girişimidir. Bu ünitemizde de göreceğimiz gibi, Cumhuriyete ve Atatürk’e karşı olanlar tarafından 1926 yılında İzmir’de Mustafa Kemal Paşa’ya bir suikast girişimi planlanmış, ancak bu girişim başarısız olmuştur. Bu, demokrasiye ve cumhuriyete yönelik ciddi bir tehdittir.
Güçler Ayrılığı
Bu ilke, modern ve demokratik devletlerin temel direğidir. Bir devleti yöneten üç temel güç vardır. Bu güçlerin tek bir kişide veya kurumda toplanmasını engellemek için birbirinden ayrılmasına güçler ayrılığı denir. Böylece güçler birbirini denetler ve dengeler. Bu üç güç şunlardır:
- Yasama: Yasa (kanun) yapma gücüdür. Ülkemizde bu güç Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) aittir.
- Yürütme: Yapılan yasaları uygulama, devleti idare etme gücüdür. Bu güç Cumhurbaşkanı tarafından kullanılır.
- Yargı: Yasaları çiğneyenleri yasalara göre yargılama gücüdür. Bu güç bağımsız mahkemelere aittir.
Bu üç gücün ayrı olması, bir kişinin veya bir grubun aşırı güçlenip halkın haklarını ihlal etmesini önler.
Umarım bu açıklamalar, ünitemizdeki konuları daha iyi anlamanıza yardımcı olur. Bu kavramları bilmek, İnkılap Tarihi dersinde karşınıza çıkacak konuları yorumlamanızı kolaylaştıracaktır. Başarılar dilerim!