8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Ders Destek Yayınları Sayfa 39
Merhaba sevgili öğrencim,
Ben 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Gönderdiğin görseldeki soruları senin için analiz ettim ve adım adım, kolayca anlayacağın bir dille çözeceğim. Hadi birlikte bu sorulara bakalım ve konuları pekiştirelim!
Soru 13: Fransız İhtilali ile yayılan milliyetçilik akımı, her milletin kendi devletini kurmasını amaçlamıştır. Bu düşünceye göre imparatorlukların içinde yaşayan her millet, kendi ulus geleceğini belirlemeli ve kendi devletini kurmalıdır.
Bu durum karşısında Osmanlı Devleti’nin aşağıdaki uygulamalardan hangisine başvurduğu söylenemez?
A) Tanzimat Fermanı’nı ilan etme
B) Düyun-u Umumiye İdaresini kurma
C) Osmanlıcılık fikrini üretme
D) Meşrutiyet yönetimine geçme
Çözüm:
Bu soruyu çözmek için önce sorunun kökünü iyi anlamamız gerekiyor. Soru bize, Osmanlı Devleti’nin milliyetçilik akımının yıkıcı etkisinden kurtulmak için yaptığı çalışmalardan biri OLMAYANI soruyor. Yani şıklardan üç tanesi, devletin dağılmasını önlemek için atılmış adımlar olacak, bir tanesi ise farklı bir konuyla ilgili olacak.
Adım 1: Milliyetçilik Akımını Hatırlayalım
Fransız İhtilali’nden sonra dünyaya “Her millet kendi devletini kurmalıdır.” düşüncesi yayıldı. Osmanlı Devleti ise çok uluslu bir imparatorluktu. Yani içinde Türkler, Sırplar, Rumlar, Bulgarlar, Araplar gibi birçok farklı millet yaşıyordu. Bu fikir yüzünden bu milletler, Osmanlı’dan ayrılıp kendi devletlerini kurmak için isyan etmeye başladılar. İşte bu, Osmanlı için büyük bir tehlikeydi.
Adım 2: Şıkları Değerlendirelim
- A) Tanzimat Fermanı’nı ilan etme: Bu fermanla padişah, din, dil, ırk ayrımı yapmadan tüm Osmanlı vatandaşlarının kanun önünde eşit olduğunu ilan etti. Amaç, gayrimüslimlerin (Müslüman olmayanların) devlete olan bağlılığını artırmak ve “Hepimiz eşitiz, ayrılmanıza gerek yok.” mesajı vermekti. Yani bu, milliyetçiliğe karşı alınmış bir önlemdir.
- C) Osmanlıcılık fikrini üretme: Bu fikir akımı da tıpkı Tanzimat Fermanı gibi, Osmanlı sınırları içinde yaşayan herkesi “Osmanlı vatandaşı” kimliği altında birleştirmeyi amaçlıyordu. “Farklı milletlerden olabiliriz ama hepimiz Osmanlıyız.” diyerek devletin bütünlüğünü korumaya çalışıyordu. Bu da milliyetçiliğe karşı bir çözüm arayışıdır.
- D) Meşrutiyet yönetimine geçme: Meşrutiyet ile halkın seçtiği temsilciler (milletvekilleri) meclise girdi ve yönetime katıldı. Böylece farklı milletlerden temsilciler de mecliste yer alarak kendi sorunlarını dile getirme fırsatı buldu. Bu da onların devlete olan bağlılığını artırmak ve ayrılıkçı fikirleri engellemek için yapılmış bir yeniliktir.
- B) Düyun-u Umumiye İdaresini kurma: Gelelim bu şıkka. Düyun-u Umumiye, “Genel Borçlar İdaresi” demektir. Osmanlı Devleti, Avrupalı devletlerden çok fazla borç almış ve bu borçları ödeyemez hale gelmişti. Bunun üzerine alacaklı devletler, Osmanlı’nın gelirlerine el koymak için bu idareyi kurdular. Gördüğün gibi bu durumun milliyetçilik akımıyla doğrudan bir ilgisi yok, bu tamamen ekonomik bir sorundur.
Adım 3: Sonuca Ulaşalım
A, C ve D şıkları Osmanlı’nın dağılmasını engellemek için siyasi ve sosyal alanda attığı adımlarken, B şıkkı ekonomik bir çöküşün sonucudur. Bu yüzden milliyetçilik akımına karşı bir önlem olarak söylenemez.
Doğru Cevap: B
Soru 14: Trablusgarp Savaşı sonrası Osmanlı Devleti ile İtalya arasında 1912’de imzalanan Uşi Antlaşması’nda,
- Trablusgarp ile Bingazi İtalya’ya verilecektir.
- On İki Ada, geçici olarak İtalya’ya verilecektir.
- Trablusgarp halkı dinî bakımdan halifeye bağlı kalacaktır.
maddeleri yer almıştır.
Bu maddelerden hareketle Osmanlı Devleti ile ilgili,
I. Kuzey Afrika’daki varlığı sona ermiştir.
II. Kendi adalarını dahi koruyacak güçte olmadığı görülmüştür.
III. Trablusgarp halkı ile kültürel bağlarını sürdürmeyi amaçlamıştır.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
A) Yalnız I. B) Yalnız II. C) I ve III. D) I, II ve III.
Çözüm:
Bu soruda bize verilen Uşi Antlaşması’nın maddelerini yorumlayarak hangi sonuçlara ulaşabileceğimizi bulmamız isteniyor. Hadi maddeleri ve yargıları tek tek eşleştirelim.
Adım 1: Yargıları Maddelerle İnceleyelim
- I. Kuzey Afrika’daki varlığı sona ermiştir.
Antlaşmanın ilk maddesi ne diyor? “Trablusgarp ile Bingazi İtalya’ya verilecektir.” Trablusgarp, Osmanlı’nın Kuzey Afrika’daki son toprağıydı. Bu toprağı da kaybedince, Kuzey Afrika’da toprağı kalmamış oldu. Demek ki bu yargı doğru. - II. Kendi adalarını dahi koruyacak güçte olmadığı görülmüştür.
İkinci maddeye bakalım: “On İki Ada, geçici olarak İtalya’ya verilecektir.” Peki, Osmanlı neden kendi adasını başka bir devlete “emanet” etsin ki? Çünkü o sırada Balkan Savaşları patlak vermek üzereydi ve Yunanistan’ın bu adaları işgal etme tehlikesi vardı. Osmanlı donanması ise bu adaları koruyacak kadar güçlü değildi. Bu yüzden “Yunanistan alacağına, şimdilik güçlü olan İtalya’da kalsın, savaş bitince geri alırız.” diye düşündü. (Ancak İtalya bu adaları bir daha geri vermedi.) Bu durum, Osmanlı’nın ne kadar zayıf düştüğünü ve kendi adalarını bile koruyamadığını gösteriyor. Yani bu yargı da doğru. - III. Trablusgarp halkı ile kültürel bağlarını sürdürmeyi amaçlamıştır.
Üçüncü madde neydi? “Trablusgarp halkı dinî bakımdan halifeye bağlı kalacaktır.” Osmanlı, Trablusgarp’ı siyasi olarak kaybetmişti ama o bölgedeki insanlarla bağını tamamen koparmak istemiyordu. Halifelik makamını kullanarak en azından dinî ve kültürel bağlarını devam ettirmeyi amaçladı. Bu da bu yargının doğru olduğunu gösteriyor.
Adım 2: Sonuca Ulaşalım
Yaptığımız analiz sonucunda I, II ve III numaralı yargıların hepsinin de Uşi Antlaşması’nın maddelerinden çıkarılabileceğini gördük.
Doğru Cevap: D
Soru 15: Çocukluğundan itibaren askerliğe büyük bir ilgi duyan Mustafa, asker olmak istiyordu. Hatıralarında kendisinin anlattıklarına göre üniformalı olarak Askerî Rüştiyeye (ortaokul) giden komşularından Kadri Bey’in oğlu Ahmet ve sokaklarda gördüğü üniformalı subaylar onun askerlikle ilgili heveslerini kamçılıyordu. Nihayet asker olmasını istemeyen annesine haber vermeden Selânik Askerî Rüştiyesinin sınavlarına girerek başarılı oldu. Faik Reşit Unat, “Mustafa’nın sınavda gösterdiği başarıdan dolayı, dört yıllık okulun üçüncü sınıfına alındığını, bu tarihin de 1894 Temmuz-Ağustos ayları olması gerektiğini” söylemektedir.
Metinde Mustafa Kemal’in;
I. idealistlik,
II. vatanseverlik,
III. ileri görüşlülük
özelliklerinden hangilerine vurgu yapılmıştır?
A) Yalnız I. B) Yalnız II. C) I ve II. D) I, II ve III.
Çözüm:
Bu soruda bize Mustafa Kemal’in çocukluğuna dair bir metin verilmiş ve bu metinden onun hangi kişilik özelliklerini çıkarabileceğimizi bulmamız isteniyor. Metni dikkatlice okuyup ipuçlarını yakalayalım.
Adım 1: Kavramları ve Metni Analiz Edelim
- I. İdealistlik: İdealist olmak, bir hedefe, bir amaca sahip olmak ve bu hedefe ulaşmak için kararlılıkla çabalamak demektir. Metne bakalım: Mustafa Kemal’in çocukluktan beri tek bir hayali var: asker olmak. Bu hayali için annesine haber vermeden gizlice sınavlara giriyor ve kazanıyor. Bu, onun ne kadar kararlı ve hedefine odaklı olduğunu, yani idealist olduğunu gösteriyor. Bu kesinlikle var.
- II. Vatanseverlik: Vatanseverlik, vatanını sevmek ve onun için fedakârlık yapmaya hazır olmaktır. Genellikle askerlik mesleği vatan sevgisiyle ilişkilendirilir. Ancak bu metinde Mustafa Kemal’in “Vatanımı kurtarmak için asker olmalıyım.” gibi bir düşüncesinden bahsedilmiyor. Daha çok üniformalı subaylara olan hayranlığı ve askerliğe olan kişisel ilgisi ön planda. Bu yüzden bu metinden doğrudan bir vatanseverlik çıkarımı yapmak biraz zor. Vurgulanan asıl şey bu değil.
- III. İleri görüşlülük: İleri görüşlü olmak, gelecekte olabilecekleri önceden sezmek, tahmin etmek ve ona göre davranmaktır. Metinde Mustafa Kemal’in geleceğe dair bir tahminde bulunduğuna veya bir olayı önceden sezip tedbir aldığına dair hiçbir bilgi yok. Metin sadece onun çocukluk hayali ve bu hayale nasıl ulaştığını anlatıyor. Dolayısıyla bu özellik metinde yoktur.
Adım 2: Sonuca Ulaşalım
Metinde en çok vurgulanan, altı çizilen özellik, Mustafa Kemal’in bir hedef belirleyip (asker olmak) tüm engellere rağmen (annesinin istememesi) bu hedefin peşinden gitmesidir. Bu da doğrudan idealistlik kavramıyla örtüşür. Diğer özellikler bu metinden net olarak çıkarılamaz.
Doğru Cevap: A