8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Ders Destek Yayınları Sayfa 223
Merhaba sevgili 8. sınıf öğrencilerim!
Bana gönderdiğiniz bu güzel testteki İnkılap Tarihi sorularını sizin için bir öğretmeniniz olarak tek tek, adım adım çözeceğim. Amacımız sadece doğru cevabı bulmak değil, aynı zamanda konuyu tam olarak anlamak. Haydi başlayalım!
Soru 4: Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümü sonrasında yayımlanan yandaki gazete haberinden hareketle Atatürk ile ilgili;
- I. evrensel bir lider olduğu,
- II. ilke ve inkılaplarına bağlı kalınması gerektiği,
- III. ulusal bir önder olarak görüldüğü
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
a) Yalnız I.
b) Yalnız II.
c) II ve III.
d) I, II ve III.
Çözüm:
Sevgili arkadaşlar, bu tür sorularda bize verilen metin ya da görselin dışına çıkmamamız çok önemli. Sadece gazete haberinde yazanlara odaklanalım.
Adım 1: Gazete haberini inceleyelim.
Haberde “Kurtarıcını ve en büyük evladını kaybettin. Türk Milleti, SEN SAĞOL!” ve “Şimdi tek vazifen onun eserini ebediyen yaşatmaktır” ifadeleri var. Bu ifadeler bizim için anahtar.
Adım 2: Öncülleri gazete haberiyle karşılaştıralım.
- I. evrensel bir lider olduğu: Gazete haberi tamamen “Türk Milleti”ne sesleniyor. Atatürk’ün diğer milletler üzerindeki etkisinden veya dünya lideri olduğundan bahseden bir ifade yok. Bu yüzden bu metinden evrensel bir lider olduğu sonucunu çıkaramayız.
- II. ilke ve inkılaplarına bağlı kalınması gerektiği: “Onun eserini ebediyen yaşatmak” ifadesi, tam olarak Atatürk’ün kurduğu cumhuriyeti, ilkelerini ve inkılaplarını korumak ve devam ettirmek anlamına gelir. Dolayısıyla bu yargıya ulaşabiliriz.
- III. ulusal bir önder olarak görüldüğü: Haberde ona “Kurtarıcı” denmesi ve “Türk Milleti’nin en büyük evladı” olarak nitelendirilmesi, onun millet tarafından nasıl büyük bir ulusal önder olarak görüldüğünü açıkça gösteriyor. Bu yargıya da ulaşabiliriz.
Adım 3: Sonuca varalım.
Gazete haberinden II. ve III. yargılara ulaşabiliyoruz. Bu durumda doğru seçeneğimiz C şıkkı oluyor.
Doğru Cevap: C) II ve III.
Soru 5: Atatürk, hastalığının günden güne ilerlemesine rağmen doktorlarının itirazına uymayarak 20 Mayıs 1938’de Mersin’e yurt gezisine çıktı. Mersin’den Tarsus’a, oradan Adana’ya geçti. Hatay konusunun en kritik döneminde sağlığı üzerindeki olumsuz yargıların Hatay Sorunu’nu etkileyeceği düşüncesiyle sınıra kadar giderek askerî birlikleri denetledi, resmî geçitlerde sürekli ayakta bekledi.
Bu durum Atatürk’ün;
- I. milleti için fedakârlıkta bulunma,
- II. uluslararası iş birliğine karşı olma,
- III. milletinin haklarını korumakta kararlı olma
niteliklerinden hangilerine sahip olduğunu gösterir?
a) Yalnız I.
b) I ve III.
c) II ve III.
d) I, II ve III.
Çözüm:
Arkadaşlar, bu soruda Atatürk’ün kişisel özelliklerini, bize verilen paragraftaki davranışlarıyla eşleştirmemiz isteniyor.
Adım 1: Paragraftaki anahtar davranışları bulalım.
Atatürk ne yapmış? Hastalığına ve doktorların itirazına rağmen “yurt gezisine çıkmış”, “Hatay Sorunu” için “sınıra kadar gitmiş”, “askerî birlikleri denetlemiş” ve törenlerde “sürekli ayakta beklemiş”. Bütün bunları neden yapmış? “Hatay Sorunu’nu etkileyeceği düşüncesiyle” yapmış.
Adım 2: Bu davranışları öncüllerle ilişkilendirelim.
- I. milleti için fedakârlıkta bulunma: Kendi sağlığını hiçe sayarak, hasta haliyle vatanın önemli bir meselesi (Hatay) için yollara düşmesi, onun milleti için ne kadar büyük bir fedakârlık yaptığını gösterir. Bu kesinlikle doğru.
- II. uluslararası iş birliğine karşı olma: Paragrafta Atatürk’ün diğer ülkelerle iş birliğine karşı olduğuna dair en ufak bir ipucu bile yok. Hatta Hatay meselesi diplomatik yollarla çözülmeye çalışılan bir konudur. Bu yüzden bu yargı tamamen ilgisiz ve yanlıştır.
- III. milletinin haklarını korumakta kararlı olma: Atatürk’ün bu zorlu geziyi yapmasının temel sebebi Hatay’dır. Hatay, anavatana katılması gereken bir vatan toprağıydı. Atatürk’ün bu davranışı, milletinin hakkı olan Hatay’ı geri almak için ne kadar kararlı olduğunu bize gösteriyor. Bu da kesinlikle doğru.
Adım 3: Sonuca ulaşalım.
Paragraftaki bilgilere göre Atatürk’ün I. ve III. niteliklere sahip olduğunu görüyoruz.
Doğru Cevap: B) I ve III.
Soru 6: İkinci Dünya Savaşı sırasında Türkiye Cumhuriyeti hükûmeti, çıkardığı bir kanun ile tahıl ürününün tüketim ve tohumluk için yeterli miktarda ayrılmasından sonra kalanının Toprak Mahsulleri Ofisine satılmasını zorunlu hâle getirdi. Üretim, dağıtım ve tüketim ilişkileri tümüyle devlet kontrolü altına alındı. Devlet, gerektiğinde üretimi aksatan işletmelere el koyabilme yetkisine sahip oldu.
Buna göre hükûmete geniş yetkiler veren söz konusu gelişme aşağıdakilerden hangisidir?
a) Varlık Vergisi Yasası
b) Millî Korunma Kanunu
c) Toprak Mahsulleri Yasası
d) Köy Enstitüleri Kanunu
Çözüm:
Bu soru, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Türkiye’nin ekonomik olarak aldığı bir tedbiri soruyor. Bu bir bilgi sorusudur.
Adım 1: Soruda anlatılan durumu özetleyelim.
Savaş nedeniyle oluşabilecek kıtlığı ve karaborsayı (ürünlerin fahiş fiyata satılması) önlemek için devlet ekonomiye büyük bir müdahalede bulunuyor. Üretime, dağıtıma el atıyor, fiyatları kontrol ediyor ve hatta özel işletmelere el koyma yetkisi alıyor. Yani devlet, milleti korumak için ekonomiyi kontrol altına alıyor.
Adım 2: Şıkları değerlendirelim.
- a) Varlık Vergisi Yasası: Bu, savaş yıllarında bir defaya mahsus çıkarılan bir servet vergisidir. Paragrafta anlatılan üretim ve dağıtım kontrolü ile doğrudan ilgili değildir.
- b) Millî Korunma Kanunu: İsmi bile aslında durumu özetliyor: “Milli Korunma”. Bu kanun, tam da paragrafta anlatıldığı gibi, savaş şartlarında devlete ekonomiyi düzenleme, fiyatları kontrol etme, temel tüketim maddelerinin dağıtımını sağlama gibi olağanüstü yetkiler vermiştir. Aradığımız cevap bu!
- c) Toprak Mahsulleri Yasası: Bu bir çeldirici şık. Evet, Toprak Mahsulleri Ofisi’nden bahsediliyor ama bu ofisin faaliyetlerini düzenleyen genel ve olağanüstü yetkiler veren kanunun adı bu değil.
- d) Köy Enstitüleri Kanunu: Bu kanun, kırsal kesimde öğretmen yetiştirmek ve köyü kalkındırmak amacıyla çıkarılmış bir eğitim kanunudur. Ekonomiyle bu şekilde bir ilgisi yoktur.
Adım 3: Doğru bilgiyi tespit edelim.
Paragrafta anlatılan tüm yetkiler, 1940 yılında çıkarılan Millî Korunma Kanunu ile hükûmete verilmiştir.
Doğru Cevap: B) Millî Korunma Kanunu
Soru 7:
Vatanımın bağımsızlığı uluslararası bir gerçek olduğu gün Allah’a şükürden sonra ilk hatırladığım isim, Gazi Mustafa Kemal Atatürk oldu. Ümit kapılarının kapandığı bunalım anlarında onun destan olan yaşamı ve bağımsızlık mücadelesi bana esin kaynağı oldu.
Habib Burgiba, Tunus Devlet Başkanı, 1955
Atatürk’ün ölümü sonrası yayımlanan bu mesajdan hareketle;
- I. Atatürk’ün ulusal bağımsızlık yanlısı olduğu,
- II. Türk Millî Mücadele’sinin birçok ulusa örnek teşkil ettiği,
- III. Atatürk’ün evrensel bir lider olduğu
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
a) Yalnız I.
b) Yalnız II.
c) II ve III.
d) I, II ve III.
Çözüm:
Bu soruda da yine bize verilen metnin dışına çıkmadan, Tunus Devlet Başkanı’nın sözlerini analiz edeceğiz.
Adım 1: Habib Burgiba’nın sözlerindeki ana fikirleri bulalım.
Tunus lideri, kendi vatanı bağımsız olunca Atatürk’ü hatırlıyor. Atatürk’ün “bağımsızlık mücadelesi”nin kendisine “esin kaynağı” olduğunu söylüyor.
Adım 2: Bu fikirleri öncüllerle karşılaştıralım.
- I. Atatürk’ün ulusal bağımsızlık yanlısı olduğu: Burgiba, Atatürk’ün “bağımsızlık mücadelesi”nden ilham aldığını söylüyor. Bu, Atatürk’ün en temel özelliğinin ulusal bağımsızlık savunucusu olduğunu açıkça gösterir. Bu yargıya ulaşırız.
- II. Türk Millî Mücadele’sinin birçok ulusa örnek teşkil ettiği: Tunus, başka bir ulustur. O ulusun lideri, Türklerin mücadelesini kendine örnek almış. Bu durum, Millî Mücadele’nin sadece bize değil, başka milletlere de (yani birçok ulusa) örnek olduğunu kanıtlar. Bu yargıya da ulaşırız.
- III. Atatürk’ün evrensel bir lider olduğu: Bir liderin sadece kendi ülkesinde değil, başka ülkelerdeki bağımsızlık hareketlerine de ilham kaynağı olması, onun etkisinin sınırları aştığını ve evrensel bir nitelik taşıdığını gösterir. Burgiba’nın sözleri bunun en güzel kanıtıdır. Bu yargıya da rahatlıkla ulaşırız.
Adım 3: Sonuca varalım.
Tunus Devlet Başkanı’nın bu anlamlı sözlerinden her üç yargıyı da çıkarabiliyoruz.
Doğru Cevap: D) I, II ve III.
Umarım açıklamalarım faydalı olmuştur. Anlamadığınız bir yer olursa çekinmeden sorun. Hepinize iyi çalışmalar dilerim!