8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Ders Destek Yayınları Sayfa 195
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizlerle birlikte, tarihimizin en önemli diplomatik zaferlerinden biri olan Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin, ülkemizin stratejik konumu üzerindeki etkilerini inceleyeceğiz. Görseldeki soruyu, haritayı ve metinleri kullanarak adım adım çözeceğiz. Hazırsanız başlayalım!
Soru: Montreux Boğazlar Sözleşmesi’ni Kroki 6.1’den yararlanarak Türkiye’nin bölgedeki stratejik konumu bakımından arkadaşlarınızla değerlendiriniz.
Çözüm ve Açıklama:
Bu soruyu cevaplamak için önce haritayı dikkatlice incelemeli, sonra da Montrö Sözleşmesi’nin bize ne kazandırdığını hatırlamalıyız. Haydi, bu iki bilgiyi birleştirelim!
Adım 1: Haritayı (Kroki 6.1) Anlayalım
Önümüzdeki haritaya baktığımızda ne görüyoruz? Karadeniz, Marmara Denizi ve Ege Denizi’ni görüyoruz. Bu haritada en dikkat çekici yer, Karadeniz’i Ege Denizi’ne ve oradan da Akdeniz’e bağlayan o ince su yolu, yani İstanbul ve Çanakkale Boğazları’dır. Haritadan da anlaşıldığı gibi, Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin (o dönemde SSCB, Romanya, Bulgaristan) gemilerinin sıcak denizlere, yani Akdeniz’e ve okyanuslara açılabilmesi için tek bir geçiş yolu vardır: Türk Boğazları. Bu durum, Boğazları inanılmaz derecede önemli, yani stratejik bir konuma getirir.
Adım 2: Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin Getirdiği Değişiklik
Ders metninden de hatırlayacağımız gibi, Lozan Antlaşması’nda Boğazların yönetimi uluslararası bir komisyona bırakılmıştı ve Boğazların çevresinde asker bulundurmamız yasaktı. Bu durum, bizim egemenlik haklarımızı kısıtlıyor ve başkentimiz İstanbul için bir tehdit oluşturuyordu.
Ancak Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936) ile bu durum tamamen değişti. Bu sözleşme ile;
- Boğazlar Komisyonu kaldırıldı ve Boğazların tüm yönetimi ve denetimi tamamen Türkiye’ye bırakıldı.
- Türkiye, Boğazlar bölgesinde asker bulundurma hakkını geri kazandı.
Adım 3: İki Bilgiyi Birleştirerek Değerlendirme Yapalım
Şimdi haritadaki coğrafi önemi ve Montrö’nün getirdiği siyasi gücü birleştirelim. Türkiye, Montrö ile birlikte bölgedeki stratejik konumunu nasıl güçlendirmiştir?
Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Türkiye’ye Karadeniz ile Akdeniz arasındaki “kapının anahtarını” vermiştir. Bu anahtar sayesinde Türkiye:
- Askerî ve Siyasi Güç Kazanmıştır: Türkiye, Boğazların tek hâkimi olarak, özellikle savaş zamanlarında savaş gemilerinin geçişini kontrol etme hakkını elde etmiştir. Bu durum, Türkiye’yi hem Karadeniz’in hem de Doğu Akdeniz’in güvenliğinde söz sahibi olan kilit bir ülke yapmıştır. İstanbul ve Marmara Bölgesi’nin güvenliği tam olarak sağlanmıştır.
- Uluslararası Alanda Saygınlığı Artmıştır: Karadeniz’e kıyısı olan ülkeler ve Akdeniz’de gücü bulunan devletler, Boğazları kullanmak için Türkiye ile iyi ilişkiler kurmak zorunda kalmışlardır. Bu da Türkiye’nin uluslararası politikadaki önemini ve pazarlık gücünü artırmıştır.
- Tam Bağımsızlık ve Egemenlik Pekiştirilmiştir: Kendi topraklarımız olan Boğazlar üzerinde tam kontrolü sağlamak, Misakımillî hedeflerine ulaşma yolunda atılmış çok büyük bir adımdır ve Türkiye Cumhuriyeti’nin tam bağımsızlığını perçinleyen en önemli olaylardan biridir.
Sonuç:
Kısacası, Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Kroki 6.1’de gördüğümüz o eşsiz coğrafi konumu, Türkiye lehine siyasi, askerî ve diplomatik bir güce dönüştürmüştür. Türkiye, Boğazların tek egemeni olarak Karadeniz-Akdeniz hattında vazgeçilmez bir stratejik öneme kavuşmuştur. Bu, Atatürk döneminin en büyük dış politika başarılarından biridir.