8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Ders Destek Yayınları Sayfa 92
Merhaba sevgili öğrencim,
Harika bir çalışma konusu! Güney Cephesi, Kurtuluş Savaşı’mızın en destansı ve halkımızın kahramanlığını en güzel şekilde gösterdiği cephelerden biridir. Bana gönderdiğin bu ders kitabı sayfasında aslında doğrudan bir soru yok, ancak bu metinden çıkarılabilecek ve sınavlarda karşına gelebilecek olası soruları senin için hazırladım ve adım adım, bir öğretmeninin anlatacağı şekilde çözeceğim.
Haydi gelin, bu metni birlikte bir inceleyelim ve içindeki gizli soruları ortaya çıkaralım!
***
Soru 1: Metne göre, Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra Güney illerimizde (Antep, Urfa, Maraş) işgaller nasıl başlamış ve şekil değiştirmiştir?
Çözüm:
Adım 1: Öncelikle metnin en başına odaklanalım. Metin, Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan hemen sonra yaşananları anlatarak başlıyor. Bu bizim için ilk ipucu.
Adım 2: Metinde ne diyor bir bakalım: “Osmanlı Devleti’nin Mondros Ateşkes Antlaşması’nı imzalayıp Birinci Dünya Savaşı’ndan çekilmesinden kısa bir süre sonra İngilizler; Antep, Urfa, Maraş, Adana, Hatay gibi şehirleri işgal etti.” Gördüğün gibi, bu bölgeyi ilk işgal edenler İngilizler olmuş.
Adım 3: Metni okumaya devam ettiğimizde çok önemli bir değişiklik görüyoruz: “15 Eylül 1919’da İngiltere ve Fransa kendi aralarında yapmış olduğu bir antlaşma ile Urfa, Antep, Maraş, Adana ve Hatay Fransa’ya bıraktı.” Bu ne anlama geliyor? İngilizler işgal ettikleri bu güzel şehirlerimizi daha sonra yaptıkları bir anlaşmayla Fransızlara devretmişler.
Sonuç:
Kısacası, Mondros’tan sonra güneydeki şehirlerimizi önce İngilizler işgal etmiş, fakat daha sonra aralarında yaptıkları bir anlaşma ile bu bölgeleri Fransızlara bırakmışlardır. Fransızlar da bölgeye gelir gelmez Ermeni çetelerle iş birliği yaparak halkımıza zulmetmeye başlamışlardır.
***
Soru 2: Maraş Savunması’nın başlamasına neden olan kıvılcım niteliğindeki olaylar nelerdir? Bu savunmada öne çıkan sembol isimler kimlerdir?
Çözüm:
Adım 1: Bu sorunun cevabını bulmak için metindeki “Maraş Savunması” başlığına odaklanmalıyız. Burada direnişi başlatan olaylar zinciri anlatılıyor.
Adım 2: Metinde iki önemli olaydan bahsediliyor. Hadi bunları listeleyelim:
- Sütçü İmam Olayı: Fransız askerleri ve iş birlikçisi Ermeniler, evlerine gitmekte olan Türk kadınlarına sataşarak peçelerini yırtmışlardır. Bu hakarete dayanamayan Sütçü İmam, duruma müdahale ederek işgalci askerlerden birini öldürmüş ve Maraş’taki direniş ateşini yakmıştır.
- Bayrak Olayı ve Rıdvan Hoca: Fransızlar, Maraş Kalesi’ndeki Türk bayrağını indirip yerine kendi bayraklarını asmışlardır. Bu olay üzerine Cuma namazı için toplanan halka, Ulu Cami İmamı Rıdvan Hoca şu tarihi sözlerle seslenmiştir:
“Kalelerinde hür bayrağı dalgalanmayan esir bir memlekette cuma namazı kılınmaz.”
Bu sözler halkı galeyana getirmiş ve halk, kaleye yürüyerek Türk bayrağını yeniden göndere çekmiştir.
Adım 3: Gördüğün gibi, Maraş’taki direnişi başlatan iki büyük kahraman ve iki sembol olay var. Biri Sütçü İmam’ın namusu savunması, diğeri Rıdvan Hoca’nın vatanın bağımsızlığını haykırmasıdır.
Sonuç:
Maraş Savunması’nı başlatan olaylar; Türk kadınlarına yapılan hakaret ve kalemizdeki bayrağımızın indirilmesidir. Bu savunmanın sembol isimleri ise ilk kurşunu atan Sütçü İmam ve halkı direnişe çağıran Rıdvan Hoca‘dır.
***
Soru 3: Maraş halkının bu destansı mücadelesi sonucunda ne gibi kazanımlar elde edilmiştir?
Çözüm:
Adım 1: Yine “Maraş Savunması” metninin son paragraflarına bakalım. Burada mücadelenin sonuçları açıkça yazıyor.
Adım 2: Metinde yazanları sırasıyla bulalım:
- Fransızlar halkın bu büyük direnişi karşısında dayanamayarak 11 Şubat 1920’de şehri terk etmek zorunda kalmışlardır. Yani Maraş, kendi kendini kurtarmıştır!
- Büyük Millet Meclisi (BMM), Maraş’ın bu kahramanlığından dolayı 5 Nisan 1925’te şehre İstiklal Madalyası vermiştir.
- 7 Şubat 1973 yılında ise Maraş’a “Kahraman” unvanı verilmiş ve şehrin ismi Kahramanmaraş olarak değiştirilmiştir.
Sonuç:
Maraş halkı, kendi imkanlarıyla işgalcileri şehrinden kovmuş, bu başarısı nedeniyle hem İstiklal Madalyası almış hem de “Kahraman” unvanına layık görülmüştür. Bu, Kuva-yı Milliye ruhunun ne kadar büyük bir güç olduğunun en güzel kanıtıdır.
Umarım bu açıklamalar konuyu daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Unutma, tarih sadece olayları ezberlemek değil, o olayların arkasındaki ruhu ve anlamı kavramaktır. Başarılar dilerim!