8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Ders Destek Yayınları Sayfa 41
Merhaba sevgili gençler! Ben 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Bugün, Milli Mücadele dönemini daha iyi anlamamızı sağlayacak çok önemli bazı kavramları birlikte öğreneceğiz. Bu kelimeler, o dönemin ruhunu ve yaşananları kavramak için birer anahtar gibidir. Haydi, görseldeki kavramları adım adım inceleyelim ve anlamlarını birlikte keşfedelim!
Kavramlar
Verilen kavramların anlamlarını araştırarak ilgili kutucuklara yazınız.
Soru: Cephe
Çözüm:
Sevgili arkadaşlar, cephe, savaş sırasında iki düşman ordusunun karşı karşıya geldiği ve savaştığı coğrafi bölgelere verilen isimdir. Tıpkı bir futbol maçında iki takımın karşılaştığı saha gibi düşünebilirsiniz. Kurtuluş Savaşı’mızda da düşmanla farklı yerlerde mücadele ettik. Bunlar; Doğu Cephesi, Güney Cephesi ve Batı Cephesi‘ydi. Her cephede farklı bir düşmana karşı, vatanımızın bağımsızlığı için savaştık.
Soru: Savunma
Çözüm:
Savunma, adından da anlaşılacağı gibi, bir saldırı karşısında kendi yurdunu, toprağını veya mevzisini koruma eylemidir. Düşman size saldırdığında, siz de onu durdurmak ve geri püskürtmek için mücadele edersiniz. İşte buna savunma diyoruz. Örneğin, Sakarya Meydan Muharebesi, ordumuzun Yunan ordusuna karşı yaptığı büyük bir savunma savaşıdır.
Soru: Taarruz
Çözüm:
Taarruz, savunmanın tam tersidir. Bu kez bekleyen taraf değil, harekete geçen ve düşmanın üzerine giden taraf siz olursunuz. Düşmanı yurttan tamamen atmak amacıyla yapılan saldırı hareketine taarruz denir. Kurtuluş Savaşı’mızın en son ve en büyük adımı olan Büyük Taarruz, düşmanı vatan toprağından söküp atmak için bizim başlattığımız bir saldırıydı.
Soru: Ateşkes
Çözüm:
Ateşkes, savaşan tarafların, savaşı geçici olarak durdurmak için anlaştıkları bir durumdur. Kelime anlamı gibi, “ateşin kesilmesi” yani silahların susması demektir. Ancak unutmayın, ateşkes bir barış antlaşması değildir. Sadece çatışmalara verilen bir aradır. I. Dünya Savaşı’nı bitiren Mondros Ateşkes Antlaşması‘nı hatırlayalım. Bu antlaşma savaşı durdurmuş ama ülkemizin işgal edilmesine zemin hazırlamıştı.
Soru: Cemiyet
Çözüm:
Cemiyet, belirli bir amaç için bir araya gelen insanların oluşturduğu topluluk veya dernek anlamına gelir. Milli Mücadele döneminde iki tür cemiyet vardı:
- Milli (Yararlı) Cemiyetler: İşgallere karşı halkı örgütleyip direnişi başlatan, vatanın kurtuluşunu amaçlayan cemiyetler.
- Zararlı Cemiyetler: Manda ve himayeyi savunan veya düşmanla iş birliği yapan cemiyetler.
Soru: Genelge
Çözüm:
Genelge, bir konuyu duyurmak, bir emri bildirmek için birçok kişiye veya kuruma aynı anda gönderilen resmi yazıdır. Tıpkı okul müdürünün tüm sınıflara aynı duyuruyu göndermesi gibi. Mustafa Kemal, Milli Mücadele’yi başlatmak ve halkı bilinçlendirmek için Havza Genelgesi ve Amasya Genelgesi gibi çok önemli genelgeler yayımlamıştır.
Soru: Kongre
Çözüm:
Kongre, ülkenin çeşitli bölgelerinden gelen temsilcilerin (delegelerin), ülke meselelerini görüşmek ve önemli kararlar almak için bir araya geldikleri büyük toplantılardır. Kurtuluş Savaşı’mızın yol haritasının çizildiği Erzurum Kongresi ve Sivas Kongresi, bu duruma en güzel örneklerdir.
Soru: Panslavizm
Çözüm:
Panslavizm, kelime olarak “tüm Slavların birliği” anlamına gelir. Bu, Rusya’nın, Balkanlar’daki Slav kökenli milletleri (Sırplar, Bulgarlar vb.) kendi himayesi altında toplayarak büyük bir Slav devleti kurma politikasıdır. Bu politika, Osmanlı Devleti gibi çok uluslu imparatorlukların parçalanmasına neden olan ve I. Dünya Savaşı’na zemin hazırlayan önemli bir akımdı.
Soru: Kuva-yı Milliye
Çözüm:
Kuva-yı Milliye, “Milli Kuvvetler” demektir. Mondros Ateşkesi’nden sonra Osmanlı ordusu dağıtılınca, yurdun işgal edilmesine karşı halkın kendi imkanlarıyla oluşturduğu düzensiz ve silahlı direniş gruplarıdır. Düzenli ordu kurulana kadar düşmanı yavaşlatarak ve halkın direniş ruhunu canlı tutarak çok büyük bir görev üstlenmişlerdir.
Soru: Misak-ı Millî
Çözüm:
Misak-ı Millî, “Milli Yemin” veya “Milli Ant” anlamına gelir. Son Osmanlı Mebusan Meclisi tarafından kabul edilen ve Kurtuluş Savaşı’mızın siyasi hedeflerini belirleyen kararlardır. Bu kararlarla Türk vatanının kabul edilebilir asgari sınırları çizilmiştir. Temel ilkesi şuydu:
“Mondros Ateşkesi imzalandığı sırada işgal edilmemiş olan toprakların tümü ayrılmaz bir bütündür.”
Bu, bağımsızlığımızın ve sınırlarımızın kırmızı çizgisiydi.
Umarım bu açıklamalar, konuları daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Bu kavramları bilmek, üniteyi ve tarihimizin o şanlı dönemini anlamak için çok önemlidir. Başarılar dilerim!