8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Ders Destek Yayınları Sayfa 57
Merhaba sevgili öğrencim,
Harika bir soruyla karşı karşıyayız! Bu konu, Milli Mücadele’nin temelini anlamamız için çok önemli. Şimdi birlikte, sanki sınıftaymışız gibi bu soruyu adım adım analiz edelim ve çözelim.
Soru: Millî Mücadele’nin Hazırlık Dönemi’nde Türk halkının çeşitli direniş grupları ve cemiyetler kurmasının amaçları neler olabilir?
Çözüm:
Bu soruyu cevaplamak için önce o günlerin şartlarını bir düşünelim. Metinde de anlatıldığı gibi, ortada çok büyük sorunlar var. Hadi bu sorunlardan yola çıkarak halkımızın neden böyle bir direniş başlattığını, yani amaçlarını bulalım.
Adım 1: O Dönemdeki Durumu Anlayalım
Her şeyden önce, Birinci Dünya Savaşı’nı kaybetmişiz ve çok ağır şartları olan Mondros Ateşkes Antlaşması‘nı imzalamışız. Bu antlaşma yüzünden başımıza neler geldi bir bakalım:
- Topraklarımız İşgal Ediliyor: Metinde de yazdığı gibi İtilaf Devletleri, başta güzel İzmir’imiz olmak üzere vatanımızın dört bir yanını işgal etmeye başlamışlar. Yani düşman, evimize girmiş durumda.
- Ordumuz Dağıtılmış: Mondros’un en kötü maddelerinden biriyle Osmanlı ordusu terhis edilmiş, yani dağıtılmış. Bu ne demek? Bizi koruyacak düzenli bir askerî gücümüz kalmamış demek. Savunmasız kalmışız.
- Azınlıkların Faaliyetleri: İtilaf Devletleri’nden cesaret alan bazı azınlık grupları (Ermeniler, Rumlar gibi), yaşadıkları bölgelerde kendi devletlerini kurmak için silahlı çeteler oluşturmuşlar. Yani sadece dış düşmanla değil, içimizdeki ayrılıkçı gruplarla da uğraşmak zorundayız.
- İstanbul Hükûmeti’nin Sessizliği: O dönemdeki padişah ve hükûmeti, işgallere karşı sessiz ve teslimiyetçi bir politika izliyor. Halkı koruyacak, “durun!” diyecek bir irade gösteremiyorlar.
Adım 2: Amaçları Belirleyelim
İşte böyle bir ortamda, vatanını seven, bağımsızlığına düşkün Türk halkı ne yapar? Tabii ki kendi başının çaresine bakar! İşte bu direniş gruplarının ve cemiyetlerin (yani Kuvâ-yi Millîye’nin) kurulma amaçları da bu çaresizlikten doğan bir kahramanlık aslında. Amaçlarını şöyle sıralayabiliriz:
- Vatan Topraklarını Düşman İşgalinden Korumak: En temel ve ilk amaç budur. Halk, kendi köyünü, kasabasını, şehrini düşmana teslim etmemek için silahlanmıştır.
- Tam Bağımsızlığı Sağlamak: Başka bir devletin boyunduruğu altında yaşamayı kabul etmemek ve kendi geleceğine kendisi karar vermek istemişlerdir.
- İşgalleri Yavaşlatmak: Düzenli bir ordu olmadığından, düşmanı tamamen yurttan atmak ilk başta çok zordu. Ama bu direniş grupları, düşman ilerleyişini yavaşlatarak zaman kazanmayı amaçlamışlardır. Bu kazanılan zaman, daha sonra Ankara’da düzenli ordunun kurulması için hayati olmuştur.
- Azınlık Çetelerine Karşı Halkı Korumak: İşgalcilerin yanı sıra, halka zulmeden ayrılıkçı azınlık çetelerine karşı da bir savunma hattı oluşturmuşlardır.
- Milli Bilinci Canlı Tutmak ve Yaymak: En önemli amaçlardan biri de budur. Halkın umutsuzluğa kapılmasını engellemek, “Biz bu vatanı sahipsiz bırakmayız!” mesajını tüm dünyaya ve yurda yaymak istemişlerdir. Bu direniş, milli mücadelenin ateşini yakan ilk kıvılcım olmuştur.
Sonuç olarak; Türk halkı, ordusunun dağıtıldığı, vatanının işgal edildiği ve İstanbul Hükûmeti’nin sessiz kaldığı bir ortamda; kendi vatanını, namusunu ve bağımsızlığını korumak için Kuvâ-yi Millîye adı verilen direniş örgütlerini kurmuştur. Bu hareket, halkın kendi kaderini eline almasının ve Milli Mücadele ruhunun doğuşunun en güzel örneğidir. Metindeki Kara Fatma gibi nice kahraman da işte bu amaçlar uğruna mücadele etmiştir.