8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Ders Destek Yayınları Sayfa 81
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün kitabımızdaki 81. sayfada yer alan alıştırmaları birlikte çözeceğiz. Bu sorular, Millî Mücadele döneminin önemli konularını tekrar etmemiz için harika bir fırsat. Kalemleriniz ve defterleriniz hazırsa, haydi başlayalım! Soruları adım adım, tane tane açıklayarak ilerleyeceğim. Takıldığınız bir yer olursa, açıklamaları dikkatlice okuyun.
D. Aşağıdaki ifadelerden birbiriyle ilgili olanları örnekteki gibi eşleştiriniz.
Bu bölümde, sol tarafta verilen olay veya kavramları, sağ taraftaki ilgili yer veya durumla eşleştireceğiz. Hadi sırayla gidelim.
( b ) 1. Misakımillî’nin kabul edildiği yer
Çözüm: Bu ifadenin doğru eşleşmesi b) Son Osmanlı Mebusan Meclisi‘dir.
Açıklama: Sevgili arkadaşlar, Misakımillî yani “Milli Yemin”, vatanımızın sınırlarını çizen ve tam bağımsızlığımızı hedefleyen çok önemli kararlardır. Bu kararlar, İstanbul’da toplanan Son Osmanlı Mebusan Meclisi tarafından 28 Ocak 1920’de gizli bir oturumda kabul edilmiştir. Bu yüzden bu ikisi birbiriyle doğrudan ilişkilidir.
( d ) 2. Trabzon Muhâfaza-i Hukuk-u Millîye Cemiyetinin etki alanı
Çözüm: Bu ifadenin doğru eşleşmesi d) Karadeniz‘dir.
Açıklama: Adından da anlayabileceğimiz gibi, Trabzon Muhâfaza-i Hukuk-u Millîye Cemiyeti, Trabzon ve çevresini, yani Doğu Karadeniz bölgesini, Pontus Rum Devleti kurma hayali taşıyanlara ve Ermeni iddialarına karşı savunmak amacıyla kurulmuş yararlı bir cemiyettir. Dolayısıyla etki alanı Karadeniz Bölgesi‘dir.
( ç ) 3. Sevr Antlaşması’nın imzalandığı yer
Çözüm: Bu ifadenin doğru eşleşmesi ç) San Remo Konferansı‘dır.
Açıklama: Bu biraz kafa karıştırıcı olabilir, dikkatli dinleyin. Sevr Antlaşması, Fransa’nın Sevr kasabasında imzalandı. Ancak bu antlaşmanın son şartları, yani Osmanlı Devleti’ni paramparça eden o ağır maddeler, İtalya’daki San Remo Konferansı‘nda belirlenmiştir. Soruda “imzalandığı yer” dense de, şıklarda antlaşmanın kararlarının alındığı konferans verildiği için doğru eşleştirme budur. Bu konferans, Sevr’in altyapısını oluşturmuştur.
( e ) 4. Anadolu ve Rumeli Müdâfaa-i Hukuk Cemiyetinin kurulmasına karar verilmesi
Çözüm: Bu ifadenin doğru eşleşmesi e) Sivas Kongresi‘dir.
Açıklama: Biliyorsunuz, yurdun farklı yerlerinde işgallere karşı kurulmuş birçok yerel direniş cemiyeti vardı. İşte Sivas Kongresi‘nde alınan en önemli kararlardan biri, bu dağınık haldeki tüm cemiyetleri “Anadolu ve Rumeli Müdâfaa-i Hukuk Cemiyeti” adı altında tek bir çatıda birleştirmekti. Böylece Millî Mücadele tek bir merkezden yönetilmeye başlandı.
( c ) 5. Büyük Millet Meclisinin ayaklanmalara karşı aldığı tedbir
Çözüm: Bu ifadenin doğru eşleşmesi c) Hıyanet-i Vataniye Kanunu‘dur.
Açıklama: Yeni kurulan Büyük Millet Meclisi, bir yandan düşmanla savaşırken bir yandan da içerideki isyanlarla uğraşmak zorunda kalmıştı. Meclis, otoritesini sağlamak ve isyanları bastırmak için Hıyanet-i Vataniye (Vatana İhanet) Kanunu‘nu çıkarmıştır. Bu kanuna göre, isyan edenler veya düşmanla iş birliği yapanlar vatan haini sayılacak ve İstiklal Mahkemelerinde yargılanacaktı.
E. Verilen soruları aşağıdaki metne göre cevaplayınız.
Şimdi de önümüzdeki “KUVÂ-Yİ MİLLÎYE RUHU” başlıklı metni dikkatlice okuyup soruları bu metne göre cevaplayalım. Unutmayın, cevaplarımız metnin dışına çıkmamalı.
1. Metinde anlatılanlardan yararlanarak Kuvâ-yi Millîye’yi nasıl tanımlayabilirsiniz?
Çözüm: Metne göre Kuvâ-yi Millîye; Türk yurdunun işgal edilmesi karşısında, milletin bağrından kopan, düzenli bir ordu olmayıp gönüllülerden oluşan, düşmana karşı gerilla savaşı yürüten ve tek amacı vatanın bağımsızlığı olan silahlı halk direniş hareketidir.
2. Kuvâ-yi Millîye hareketinin ortaya çıkmasında hangi faktörler etkili olmuştur?
Çözüm: Metne göre Kuvâ-yi Millîye hareketinin ortaya çıkmasındaki en temel faktör, Türk yurdunun yer yer işgale uğraması ve bu işgaller karşısında halkın duyduğu büyük öfke ve tepkidir (metindeki ifadeyle “toplumumuzdaki infial”).
3. Kuvâ-yi Millîyecilerin genel özellikleri nelerdir?
Çözüm: Metinden Kuvâ-yi Millîyecilerin şu özelliklerini çıkarabiliriz:
- Gönüllüdürler: Düzenli bir ordunun askeri değil, halkın içinden gönüllü olarak katılan kişilerdir.
- Düzensiz Birliklerdir: Belli bir askeri hiyerarşileri ve düzenleri yoktur, “milis” kuvvetleridir.
- Gerilla Taktiği Kullanırlar: Düşmanla doğrudan büyük meydan savaşları yerine, vur-kaç gibi gerilla taktikleriyle savaşırlar.
- Vatanseverdirler: Onlar için mücadele alanı, işgal altındaki vatan topraklarının tamamıdır.
- Bağımsızlık Aşığıdırlar: Parolaları “Ya istiklâl, ya ölüm!“dür. Bu da onların bağımsızlık konusundaki kararlılığını gösterir.
F. Aşağıda verilen soruların cevaplarını defterinize yazınız.
Bu bölümdeki sorular, genel tarih bilgimizi ölçüyor. Haydi bu soruları da birlikte cevaplayalım.
1. Büyük Millet Meclisine yönelik ayaklanmalar, Millî Mücadele hareketini nasıl etkilemiştir?
Çözüm: BMM’ye yönelik ayaklanmalar, Millî Mücadele’yi olumsuz yönde etkilemiştir. Çünkü:
- Millî Mücadele’nin zafer kazanması gecikmiştir.
- Düşmanla savaşmak için harcanması gereken güç, para ve silah, maalesef bu isyanları bastırmak için kullanılmıştır.
- Kardeş kanı dökülmesine neden olmuştur.
- Düşman kuvvetleri, bu iç karışıklıktan faydalanarak Anadolu’daki ilerleyişlerini kolaylaştırmıştır.
2. Azınlıkların kurmuş oldukları cemiyetlerin genel özellikleri nelerdir?
Çözüm: Azınlıkların kurduğu zararlı cemiyetlerin genel özellikleri şunlardır:
- Bölücü amaçlar taşırlar: Temel hedefleri, Osmanlı Devleti’ni parçalayarak kendi bağımsız devletlerini (Pontus Rum, Ermeni Devleti gibi) kurmaktır.
- İtilaf Devletleri tarafından desteklenirler: İngiltere, Fransa gibi işgalci devletlerden hem siyasi hem de askeri destek görmüşlerdir.
- İşgalcilere yardım ederler: Anadolu’daki işgalleri kolaylaştırmak için İtilaf Devletleri ile iş birliği yapmışlardır.
- Propaganda yaparlar: Kendi hedeflerini haklı göstermek için uluslararası alanda ve Anadolu’da propaganda faaliyetleri yürütmüşlerdir.
3. Mondros Ateşkes Antlaşması’nın 7. maddesi ile İtilaf Devletleri neyi amaçlamıştır?
Çözüm: Mondros’un o meşhur 7. maddesi şöyledir: “İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit edecek bir durum ortaya çıkarsa, herhangi bir stratejik noktayı işgal etme hakkına sahip olacaktır.” Bu madde çok tehlikelidir çünkü “güvenliklerini tehdit edecek bir durum” ifadesi çok belirsizdir. İtilaf Devletleri bu madde ile Anadolu’da yapacakları işgallere hukuki bir zemin hazırlamayı amaçlamışlardır. Yani, “Bakın biz antlaşma maddesine dayanarak burayı işgal ediyoruz.” diyebilmek için bu maddeyi antlaşmaya koymuşlardır. Bu madde, Anadolu’nun işgalinin kapısını açan maddedir.
4. Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin Kanal Cephesi’ni açmasının sebepleri nelerdir?
Çözüm: Kanal Cephesi’ni biz açtık, yani bu bir taarruz (saldırı) cephesidir. Açılmasının iki temel sebebi vardır:
- Almanya’nın İsteği: Müttefikimiz olan Almanya, İngiltere’nin en önemli sömürgesi olan Hindistan ile bağlantısını kesmek istiyordu. Bu bağlantı da Mısır’daki Süveyş Kanalı üzerinden sağlanıyordu. Almanya, bizden bu kanalı ele geçirip İngiltere’ye büyük bir darbe vurmamızı istedi.
- Osmanlı’nın Hedefi: Osmanlı Devleti de daha önce İngilizlerin işgal ettiği Mısır’ı geri almayı hedefliyordu.
5. Sevr Antlaşması’nın hukuksal geçerliliğinin olmamasının sebepleri nelerdir?
Çözüm: Sevr Antlaşması, bizim için “ölü doğmuş” bir antlaşmadır, yani hiçbir zaman yasal olarak yürürlüğe girmemiştir. Bunun temel sebepleri şunlardır:
- Dönemin Osmanlı anayasası olan Kanun-i Esasi‘ye göre, uluslararası bir antlaşmanın geçerli olabilmesi için Mebusan Meclisi tarafından onaylanması gerekiyordu.
- Ancak Sevr imzalandığı sırada, Mebusan Meclisi İtilaf Devletleri tarafından dağıtılmış olduğu için bu antlaşmayı onaylayacak bir meclis yoktu.
- Bunun da ötesinde, Türk milletinin gerçek temsilcisi olan Büyük Millet Meclisi (BMM), bu antlaşmayı asla tanımadığını ve imzalayanları vatan haini ilan ettiğini açıklamıştır.
Bu nedenlerle Sevr Antlaşması, sadece bir kağıt parçası olarak kalmış ve hukuken geçersizdir.
Umarım tüm sorular ve çözümleri anlaşılır olmuştur. Bu konuları tekrar etmeyi unutmayın. Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere!