8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Ders Destek Yayınları Sayfa 212
Merhaba sevgili gençler! Ben 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Gönderdiğiniz görseldeki soruyu ve metinleri birlikte inceleyip, adım adım çözümleyelim. Bu konuyu tam olarak anlamanız için elimden geleni yapacağım.
Hadi başlayalım!
Görselde bize Atatürk’ün bir sözü veriliyor ve bu sözden yola çıkarak o dönemdeki Türk dış politikası hakkında bir çıkarım yapmamız isteniyor. Haydi soruyu ve çözümünü birlikte inceleyelim.
Soru: Atatürk’ün sözlerinden hareketle İkinci Dünya Savaşı öncesi Türk dış politikası hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Çözüm:
Bu soruyu cevaplamak için önce Atatürk’ün o meşhur sözünü dikkatlice okumalı ve ana fikrini anlamalıyız. Sonra bu ana fikrin dış politikada ne anlama geldiğini yorumlayacağız.
Adım 1: Atatürk’ün Sözlerini Analiz Edelim
Öncelikle Atatürk’ün ne dediğine bir bakalım:
“Çok zaman geçmeden Avrupa’da bir fırtına kopacak, bu müthiş kasırga, dünyanın her tarafına yayılacak ve insanlık genel bir savaş felaketinin bütün kötülükleri ile bir kere daha karşılaşacak! Bu kanlı, tehlikeli durumda tarafsız kalmak, savaşa katılmamak ve devlet gemisini bu fırtına ortasında hiçbir engele çarptırmadan yöneterek savaş dışında ve barış içinde yaşamaya çabalamak, bizim için hayati önem taşımaktadır.”
Bu sözlerde altını çizmemiz gereken bazı kilit noktalar var:
- “Avrupa’da bir fırtına kopacak…”: Atatürk, yakın bir gelecekte büyük bir savaşın (İkinci Dünya Savaşı) çıkacağını önceden görüyor. Bu onun ne kadar ilerigörüşlü bir lider olduğunu gösterir.
- “Tarafsız kalmak, savaşa katılmamak…”: Atatürk, çıkacak bu büyük savaşta Türkiye’nin bir taraf olmasını istemiyor. Yani Türkiye’nin izlemesi gereken yolun tarafsızlık olduğunu belirtiyor.
- “Savaş dışında ve barış içinde yaşamaya çabalamak…”: Türkiye’nin temel amacının savaştan uzak durarak barışı korumak olduğunu vurguluyor. Bu da barışçıl bir politika izlendiğini gösterir.
- “Devlet gemisini bu fırtına ortasında… yönetmek…”: Burada “devlet gemisi” ile kastedilen Türkiye Cumhuriyeti’dir. “Fırtına” ise savaştır. Yani amaç, genç Türkiye Cumhuriyeti’ni bu büyük savaş felaketinden korumaktır. Bu da ülke güvenliğini ve çıkarlarını ön planda tuttuğunu gösterir.
Adım 2: Çıkarımlarımızı Toparlayalım ve Dış Politikayı Yorumlayalım
Atatürk’ün sözlerinden çıkardığımız bu anahtar kelimeleri (ilerigörüşlülük, tarafsızlık, barışçılık, ülke güvenliği) bir araya getirdiğimizde İkinci Dünya Savaşı öncesi Türk dış politikasının temel özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:
- Barışçıdır: Türkiye, “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesi gereği barışı korumayı hedefler. Savaşın bir felaket olduğunu bilir ve bundan uzak durmak ister.
- Tarafsızdır: Yaklaşan dünya savaşında herhangi bir bloğun (Mihver ya da Müttefik) yanında yer almayarak tarafsız kalmayı amaçlamıştır.
- Gerçekçidir: Dünyadaki tehlikelerin farkındadır ve hayalperest politikalar yerine, ülkeyi korumaya yönelik akılcı ve gerçekçi adımlar atmayı planlamıştır.
- Bağımsızlığa ve Ülke Bütünlüğüne Önem Verir: Temel amaç, Birinci Dünya Savaşı’ndan yeni çıkmış, zorluklarla kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti’ni yeni bir savaşın yıkımından korumaktır.
Sonuç
Atatürk’ün sözlerinden hareketle, İkinci Dünya Savaşı öncesi Türk dış politikasının; savaşın çıkacağını öngören, bu savaşta tarafsız kalmayı hedefleyen, temel amacı barışı korumak ve ne pahasına olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti’ni savaşın dışında tutarak ülke güvenliğini sağlamak olan, akılcı ve gerçekçi bir politika olduğunu söyleyebiliriz.
Umarım bu adım adım açıklama konuyu daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Unutmayın, tarihi metinleri ve sözleri bu şekilde analiz etmek, olayları daha derinlemesine kavramamızı sağlar. Başarılar dilerim!