8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Ders Destek Yayınları Sayfa 180
Harika bir etkinlik sorusu! Sevgili öğrencilerim, gelin bu soruyu birlikte adım adım inceleyelim ve Atatürk’ün biz gençlere neden bu kadar önemli bir görev verdiğini daha iyi anlayalım.
Soru: Atatürk’ün “Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti’ni ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.” sözünden hareketle cumhuriyete ve demokrasiye neden sahip çıkılması gerektiği ile ilgili düşüncelerinizi aşağıya yazınız.
Çözüm ve Açıklama:
Merhaba sevgili gençler. Bu soru, aslında sadece bir tarih sorusu değil, aynı zamanda bir vatandaşlık görevi ve sorumluluk bilinci sorusudur. Atatürk’ün bu meşhur sözünü doğru anlamak, geleceğimize neden ve nasıl sahip çıkmamız gerektiğini anlamak demektir. Haydi gelin, bu önemli sözün derinliklerine birlikte inelim.
Adım 1: Atatürk’ün Sözünü Anlamak
Öncelikle Atatürk’ün ne demek istediğini tam olarak kavrayalım. Bize bir görev, yani bir “vazife” veriyor. Bu görev de sıradan bir görev değil, “birinci vazifen” diyerek en önemli görevimiz olduğunu vurguluyor. Peki, neymiş bu görevimiz?
- Türk İstiklâlini (Bağımsızlığını) Korumak: Yani, vatanımızın başka hiçbir ülkenin boyunduruğu altına girmemesi, kendi kararlarımızı kendimizin vermesi demektir. Bu, Kurtuluş Savaşı’nda canla başla mücadele edilerek kazanılmış en değerli hazinemizdir.
- Türk Cumhuriyeti’ni Korumak: Cumhuriyet, yönetimin bir kişiye veya bir aileye ait olmadığı, egemenliğin, yani yönetme gücünün millete ait olduğu yönetim şeklidir. Yani, bizi yönetecek kişileri bizim seçmemizdir.
Atatürk bu görevin “ilelebet” yani sonsuza kadar süreceğini söylüyor. Bu da demek oluyor ki, bu sorumluluk sadece o günün gençlerine değil, bizlere ve bizden sonra gelecek nesillere de aittir.
Adım 2: Cumhuriyet ve Demokrasi Bağlantısını Kurmak
Soru bizden cumhuriyete ve demokrasiye neden sahip çıkmamız gerektiğini soruyor. Peki, bu ikisi arasındaki bağ nedir?
Cumhuriyet, bir evin çatısı gibidir. Demokrasi ise o evin içindeki odaları, pencereleri, yani yaşam alanını oluşturan, o evi yaşanılır kılan her şeydir.
Cumhuriyet, halkın kendi kendini yönetmesidir. Demokrasi ise bu yönetimin nasıl olacağını belirler. Yani;
- Farklı fikirlerin özgürce söylenebildiği,
- Herkesin kanun önünde eşit olduğu,
- Seçme ve seçilme hakkının kullanıldığı,
- İnsan haklarına saygı duyulduğu bir sistemdir.
Eğer demokrasi olmazsa, cumhuriyet sadece bir isimden ibaret kalır. Halkın yönetime katılımı engellenir ve özgürlükler kısıtlanır. Bu yüzden cumhuriyeti korumak, aslında demokrasiyi yaşatmakla mümkündür.
Adım 3: Neden Sahip Çıkmalıyız? (Sonuç)
Tüm bu adımları birleştirdiğimizde, sorunun cevabı netleşiyor. Atatürk’ün sözünden hareketle cumhuriyete ve demokrasiye sahip çıkmalıyız, çünkü:
1. Özgürlüğümüz ve Bağımsızlığımız İçin: Cumhuriyet ve demokrasi, kişisel özgürlüklerimizin ve ülke olarak bağımsızlığımızın en büyük güvencesidir. Atalarımızın canları pahasına kazandığı bu bağımsızlığı (istiklâli) korumanın yolu, onun üzerine inşa edilen cumhuriyeti ve demokrasiyi yaşatmaktır.
2. Eşit ve Adil Bir Yaşam İçin: Demokrasi sayesinde hiç kimse bir diğerinden üstün değildir. Her birimizin oyu eşittir ve hepimiz kanunlar önünde aynı haklara sahibiz. Bu adil düzenin devamı için demokrasiye sahip çıkmalıyız.
3. Geleceğimiz İçin: Kendi geleceğimiz hakkında söz sahibi olabilmemiz, ülkemizin geleceğini şekillendirebilmemiz ancak ve ancak cumhuriyet ve demokrasi ile mümkündür. Atatürk bu görevi gençlere vermiştir, çünkü ülkenin geleceği gençlerin omuzlarındadır.
4. Atalarımıza Vefa Borcumuz İçin: Bize bu vatanı ve cumhuriyeti emanet eden başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehit ve gazilerimize olan vefa borcumuzu, ancak onların emanetine sahip çıkarak ödeyebiliriz.
Kısacası, cumhuriyete ve demokrasiye sahip çıkmak; kendi özgürlüğümüze, geleceğimize ve atalarımızın mirasına sahip çıkmaktır. Bu, bizim en temel görevimizdir.