8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Ders Destek Yayınları Sayfa 123
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Gönderdiğiniz görseldeki soruları sizin için adım adım, anlaşılır bir şekilde çözeceğim. Hadi gelin, Milli Mücadele döneminin bu önemli konularını birlikte tekrar edelim ve soruları cevaplayalım.
C. Aşağıdaki ifadelerden birbiriyle ilgili olanları örnekteki gibi eşleştiriniz.
Bu bölümde, sol taraftaki ifadelerle sağ taraftaki isimleri veya kavramları doğru bir şekilde birleştireceğiz.
-
( d ) 1. Güney sınırımız ile ilgili antlaşma
Çözüm: Sevgili arkadaşlar, Kurtuluş Savaşı’nda Güney Cephesi’ndeki mücadelemiz Fransızlara karşıydı. Sakarya Meydan Muharebesi’ni kazandıktan sonra Fransa ile Ankara Antlaşması‘nı imzaladık. Bu antlaşma ile bugünkü Suriye sınırımız, yani güney sınırımız büyük ölçüde çizilmiş oldu. Bu yüzden doğru eşleştirme (d) Ankara‘dır.
-
( c ) 2. Urfa Savunması kahramanı
Çözüm: Urfa, halkımızın kahramanca direniş gösterdiği şehirlerimizden biridir. Bu direnişin öncülerinden ve sembol isimlerinden biri de Yüzbaşı Ali Saip Bey‘dir. Kendisi daha sonra “Ursavaş” soyadını almıştır. Bu nedenle doğru eşleştirme (c) Ali Saip Bey‘dir.
-
( a ) 3. Tekalif-i Milliye Emirleri’nin uygulanması için mahkeme
Çözüm: Kütahya-Eskişehir Savaşları’ndan sonra ordumuzun acil ihtiyaçlarını karşılamak için Mustafa Kemal Paşa tarafından Tekalif-i Milliye (Milli Yükümlülükler) Emirleri yayımlandı. Bu emirlerin hızla ve düzenli bir şekilde uygulanmasını sağlamak, karşı gelenleri veya görevini kötüye kullananları yargılamak için özel mahkemeler kuruldu. Bu mahkemeler İstiklal Mahkemeleri‘dir. Dolayısıyla doğru eşleştirme (a) İstiklal‘dir.
-
( ç ) 4. Lozan Barış Antlaşması’nı imzalayan kişi
Çözüm: Lozan Barış Antlaşması, yeni Türk devletinin bağımsızlığının tüm dünya tarafından tanındığı çok önemli bir belgedir. Bu görüşmelere Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni temsilen giden heyetin başkanı ve antlaşmaya imza atan kişi, Kurtuluş Savaşı’nın Batı Cephesi Komutanı olan İsmet Paşa‘dır (İsmet İnönü). Bu yüzden doğru eşleştirme (ç) İsmet Paşa‘dır.
-
( b ) 5. Doğu Cephesi kahramanı
Çözüm: Doğu Cephesi’nde Ermenilere karşı büyük bir zafer kazanan ve Mondros’tan sonra ordusunu dağıtmayan komutanımız Kâzım Karabekir Paşa‘dır. “Yetimlerin Babası” olarak da bilinir. Bu cephedeki zaferi sayesinde Gümrü Antlaşması imzalanmıştır. Doğru eşleştirme (b) Kâzım Karabekir Paşa‘dır.
Ç. Aşağıda verilen soruların cevaplarını defterinize yazınız.
Şimdi de açık uçlu sorularımızı cevaplayalım.
1. Düzenli ordunun kurulmasında hangi faktörler etkili olmuştur?
Çözüm: Düzenli ordunun kurulmasının birkaç önemli sebebi vardı çocuklar. Bunları şöyle sıralayabiliriz:
- Kuvâ-yı Milliye birliklerinin askeri disiplinden yoksun olması ve belli bir merkezden yönetilememesi.
- İşgalleri kesin olarak durduramamaları. Özellikle Gediz Muharebeleri’nde Yunan ilerleyişi karşısında başarısız olmaları.
- Bazı Kuvâ-yı Milliye liderlerinin (Çerkez Ethem gibi) TBMM’nin otoritesine karşı gelmeye başlamaları.
- Halktan zorla para veya mal toplamaları gibi, halkın şikayetlerine neden olan disiplinsiz davranışlarda bulunmaları.
İşte bu nedenlerle, vatanı kurtarmak için merkezi otoriteye bağlı, disiplinli ve donanımlı bir düzenli orduya ihtiyaç duyulmuştur.
2. Lozan Barış Antlaşması’nda yabancı okullar ve azınlıklar sorunu nasıl çözülmüştür?
Çözüm: Lozan’da bu iki konu da Türkiye’nin egemenlik hakları çerçevesinde çözüldü.
- Yabancı Okullar: Türkiye’deki tüm yabancı okulların, Türk kanunlarına ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın yönetmeliklerine uyması kararlaştırıldı. Böylece bu okulların denetimi tamamen bize geçti ve iç işlerimize karışmaları engellendi.
- Azınlıklar: Türkiye’de yaşayan tüm gayrimüslim azınlıkların, Türk vatandaşı kabul edilmesi ve Türk kanunlarına tabi olması kararlaştırıldı. Böylece Avrupalı devletlerin azınlıkları bahane ederek iç işlerimize karışmasının önüne geçildi. Bu konu bir iç mesele olarak kabul edildi.
3. Mustafa Kemal Paşa’nın Tekalif-i Milliye Emirleri’ni yayımlamasının sebepleri nelerdir?
Çözüm: Bu emirlerin yayımlanmasının temel sebebi, ordumuzun çok zor durumda olmasıydı. Kütahya-Eskişehir Savaşları’nda ordumuz yenilgiye uğrayarak Sakarya Nehri’nin doğusuna çekilmişti. Ordunun yiyecek, giyecek, silah, cephane gibi çok acil ihtiyaçları vardı. Devletin hazinesi ise bu ihtiyaçları karşılayacak kadar zengin değildi. Mustafa Kemal Paşa, Başkomutanlık yetkisini kullanarak, milletimizin fedakarlığına güvendi ve ordunun ihtiyaçlarını halktan karşılamak için Tekalif-i Milliye Emirleri’ni yayımladı. Amaç, topyekûn bir seferberlik ile orduyu Sakarya Savaşı’na hazırlamaktı.
4. Millî Mücadele’nin Mudanya Ateşkes Antlaşması ile ne gibi kazanımları olmuştur?
Çözüm: Mudanya Ateşkes Antlaşması, askeri zaferimizin siyasi bir zaferle taçlandığı çok önemli bir belgedir. Kazanımlarımız şunlardır:
- Kurtuluş Savaşı’nın silahlı mücadele dönemi sona erdi.
- İstanbul, Boğazlar ve Doğu Trakya (Edirne, Kırklareli, Tekirdağ) savaş yapılmadan, diplomasi yoluyla kurtarıldı.
- İtilaf Devletleri, TBMM Hükümeti’ni resmen tanımış oldu.
- Osmanlı Devleti’nin başkenti olan İstanbul’un yönetiminin TBMM’ye bırakılmasıyla Osmanlı Devleti hukuken sona ermiş oldu.
5. I. İnönü Muharebesi’nin uluslararası sonuçları neler olmuştur?
Çözüm: I. İnönü Zaferi, düzenli ordumuzun ilk zaferiydi ve hem içeride hem de dışarıda çok önemli sonuçları oldu. Uluslararası alandaki sonuçları şunlardır:
- İtilaf Devletleri, TBMM’nin gücünü görerek Sevr Antlaşması’nda küçük değişiklikler yapmak için Londra Konferansı‘nı topladılar ve bu konferansa TBMM’yi de davet ettiler. Bu, TBMM’nin hukuken tanınması anlamına geliyordu.
- Sovyetler Birliği ile ilişkiler gelişti ve Moskova Antlaşması imzalandı.
- Afganistan ile dostluk antlaşması imzalandı. Bu, bir Müslüman ülkenin TBMM’yi tanıdığı ilk antlaşmadır.
Bu zafer, Milli Mücadele’nin kazanılacağına dair uluslararası alanda inancı artırmıştır.
D. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.
1. Kütahya-Eskişehir Muharebeleri sonrası Büyük Millet Meclisinde yapılan oylama sonucunda “Başkomutanlık Yasası” kabul edilmiştir. Mustafa Kemal Paşa, bu Yasa’nın kendisine verdiği yetkiye dayanarak Tekalif-i Milliye Emirlerini yayımlamış, Türk halkı da tüm imkânsızlıklara rağmen bu emirleri desteklemiştir. Buna göre,
I. Türk halkı millî birlik ve beraberlik duygusu ile hareket etmiştir.
II. Mustafa Kemal Paşa, ordunun ihtiyaçları için halktan yardım istemiştir.
III. Düzenli ordunun tüm ihtiyaçları halk tarafından karşılanmıştır.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
Çözüm:
Adım 1: Sorunun kökünde verilen bilgiyi dikkatlice okuyalım. Paragraf bize, zor bir dönemde Mustafa Kemal’in Başkomutanlık yetkisiyle halktan yardım istediğini (Tekalif-i Milliye) ve halkın da bu çağrıya uyduğunu söylüyor.
Adım 2: Şimdi öncülleri tek tek inceleyelim.
- I. Türk halkı millî birlik ve beraberlik duygusu ile hareket etmiştir. -> Paragrafta “Türk halkı da tüm imkânsızlıklara rağmen bu emirleri desteklemiştir” ifadesi yer alıyor. Bu durum, halkın birlik ve beraberlik içinde olduğunu gösterir. Bu yargıya ulaşabiliriz.
- II. Mustafa Kemal Paşa, ordunun ihtiyaçları için halktan yardım istemiştir. -> “Tekalif-i Milliye Emirlerini yayımlamış” ifadesi, tam olarak ordunun ihtiyaçları için halktan yardım istendiği anlamına gelir. Bu yargıya da ulaşabiliriz.
- III. Düzenli ordunun tüm ihtiyaçları halk tarafından karşılanmıştır. -> Paragrafta halkın emirleri desteklediği söyleniyor ama ordunun “tüm” ihtiyaçlarının karşılandığına dair kesin bir bilgi yok. “Tüm” kelimesi çok iddialı bir ifadedir. Halk büyük fedakarlık yapmıştır ama bu, bütün ihtiyaçların eksiksiz giderildiği anlamına gelmez. Paragraftan böyle bir sonuç çıkaramayız. Bu yargıya ulaşamayız.
Adım 3: Ulaşabildiğimiz yargılar I ve II’dir. Bu nedenle doğru cevap B seçeneğidir.
Sonuç: B) I ve II
2. Maraş, Urfa, Antep ve Adana halkı, Kuvâ-yı Milliye birlikleri oluşturarak Güney Cephesi’nde Fransız ve Ermenilere karşı şehirlerini kahramanca savunmuşlardır. Halkın Kuvâ-yı Milliye birlikleri oluşturarak şehirlerini savunmalarında aşağıda verilenlerden hangisinin etkisi olmamıştır?
Çözüm:
Adım 1: Soru bize Güney Cephesi’nde halkın neden kendi şehirlerini savunmak için Kuvâ-yı Milliye kurduğunu soruyor ve bu sebeplerden biri olmayanı bulmamızı istiyor.
Adım 2: Şıkları inceleyelim.
- A) Ulusal bağımsızlık fikrinin bu bölgelerde etkin olmaması -> Bu ifade yanlıştır. Eğer bağımsızlık fikri etkin olmasaydı, halk işgallere karşı direnmez, şehirlerini savunmazdı. Tam tersine, halkın direnişi ulusal bağımsızlık fikrinin çok etkin olduğunu gösterir. Soru bizden etkisi olmayanı istediği için doğru cevap bu olabilir.
- B) Damat Ferit Paşa hükümetinin işgallere kayıtsız kalması -> İstanbul Hükümeti işgallere sessiz kaldığı için halk kendi başının çaresine bakmak zorunda kalmıştır. Bu, Kuvâ-yı Milliye’nin kurulmasında önemli bir etkidir.
- C) Mondros Ateşkes Antlaşması ile Osmanlı ordusunun terhis edilmesi -> Mondros’tan sonra ordu dağıtıldığı için bölgeyi savunacak resmi bir askeri güç kalmamıştı. Bu da halkın kendi savunma birliklerini kurmasına neden olmuştur. Bu da önemli bir etkidir.
- D) Azınlıkların ve İtilaf Devletleri’nin bölgeye yönelik emelleri -> Fransızlar bölgeyi işgal etmek, Ermeniler ise burada bir devlet kurmak istiyordu. Bu tehdit, halkın direnişe geçmesinin en temel sebeplerinden biridir. Bu da bir etkidir.
Adım 3: Gördüğünüz gibi B, C ve D seçenekleri halkın direnişe geçmesinin sebepleri iken, A seçeneği tam tersini söylüyor. Halkın direnişinin sebebi, ulusal bağımsızlık fikrinin etkin olmasıdır, olmaması değil.
Sonuç: A) Ulusal bağımsızlık fikrinin bu bölgelerde etkin olmaması
Umarım açıklamalarım faydalı olmuştur. Anlamadığınız bir yer olursa çekinmeden sorun. Başarılar dilerim!