8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Ders Destek Yayınları Sayfa 167
Sevgili gençler, 8. sınıf İnkılap Tarihi dersimizin 4. Ünite Ölçme ve Değerlendirme Sorularını birlikte çözmeye ne dersiniz? Bu sorular, konuları ne kadar iyi anladığımızı görmek için harika bir fırsat. Haydi, kâğıtları kalemleri hazırlayın ve başlayalım!
A. Aşağıdaki ifadeler doğru ise ifadelerin başına “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
1. ( ) Ankara, Millî Mücadele’nin devam ettiği dönemlerde TBMM tarafından başkent ilan edilmiştir.
Çözüm: YANLIŞ (Y)
Açıklama:
Adım 1: Bu soruda dikkat etmemiz gereken kilit nokta zamanlama. Ankara ne zaman başkent oldu? 13 Ekim 1923’te.
Adım 2: Peki Millî Mücadele’nin savaş dönemi ne zaman bitti? Mudanya Ateşkes Antlaşması (11 Ekim 1922) ile silahlı mücadele sona erdi. Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) ile de bağımsızlığımız tüm dünya tarafından tanındı. Yani savaş bitmiş, barış sağlanmıştı.
Sonuç: Ankara başkent ilan edildiğinde, Millî Mücadele’nin savaş dönemi artık bitmişti. Bu yüzden bu ifade yanlıştır.
2. ( ) 17 Şubat 1923’te düzenlenen Türkiye İktisat Kongresi sonucunda Misak-ı İktisadi adıyla bir sonuç bildirisi yayımlanmıştır.
Çözüm: DOĞRU (D)
Açıklama:
Adım 1: Kurtuluş Savaşı’ndan sonra sıra ekonomik bağımsızlığa gelmişti. Atatürk, bu amaçla İzmir’de Türkiye İktisat Kongresi’ni topladı. Tarih 17 Şubat 1923’tür. Bu bilgi doğru.
Adım 2: Bu kongrede, “Ekonomik Yemin” ya da “Ekonomik Ant” anlamına gelen Misak-ı İktisadi kararları alındı. Amaç, yerli ve millî bir ekonomi kurmaktı. Bu bilgi de doğru.
Sonuç: Verilen tüm bilgiler doğru olduğu için bu ifade doğrudur.
3. ( ) Ulusal egemenlik kavramı, Atatürk ilkelerinden cumhuriyetçilik ilkesi ile ilgilidir.
Çözüm: DOĞRU (D)
Açıklama:
Adım 1: “Ulusal egemenlik” ne demek? Egemenliğin, yani yönetme gücünün millete ait olması demektir. “Söz milletindir!” sloganını hatırlayın.
Adım 2: “Cumhuriyetçilik” ne demek? Milletin kendi kendini yönettiği, yöneticilerini seçimle belirlediği yönetim şeklidir. Yani cumhuriyet, ulusal egemenliğin hayata geçmiş halidir.
Sonuç: Bu iki kavram birbiriyle doğrudan ilişkilidir ve birbirini tamamlar. Bu nedenle ifade doğrudur.
4. ( ) 17 Şubat 1926’da yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu ile Türk kadınları siyasal alanda önemli kazanımlar elde etmişlerdir.
Çözüm: YANLIŞ (Y)
Açıklama:
Adım 1: Türk Medeni Kanunu, kadın hakları için devrim niteliğinde bir kanundur. Kadınlara evlenme, boşanma, miras, şahitlik gibi konularda erkeklerle eşit haklar tanımıştır. Ancak bu haklar toplumsal ve hukuki alandadır.
Adım 2: Soruda ise “siyasal alanda” kazanımlardan bahsediliyor. Siyasal haklar demek, seçme ve seçilme hakkı demektir. Türk kadını bu hakları daha sonra, 1930’lu yıllarda (1930’da belediye, 1934’te milletvekili) kazanmıştır.
Sonuç: Medeni Kanun siyasal değil, toplumsal haklar getirmiştir. Bu yüzden ifade yanlıştır.
5. ( ) 3 Mart 1924’te kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile tüm eğitim kurumları Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde toplanmıştır.
Çözüm: DOĞRU (D)
Açıklama:
Adım 1: Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun ne anlama geldiğini hatırlayalım. “Tevhid” birleştirme, “tedrisat” ise öğretim demektir. Yani bu kanunun adı “Öğretimin Birleştirilmesi Kanunu”dur.
Adım 2: Bu kanunla birlikte, ülkemizdeki medreseler, yabancı okullar, azınlık okulları gibi farklı eğitim kurumlarının hepsi tek bir çatı altında, Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlanmıştır. Böylece eğitimde birlik sağlanmıştır.
Sonuç: İfadede verilen bilgi tamamen doğrudur. Cevap doğrudur.
B. Aşağıdaki cümleleri kutucuklarda verilen ifadelerin uygun olanlarıyla tamamlayınız.
1. Ülkemizde 3 Mart 1924’te hem Türk ordusunu modernleştirmek hem de orduyu siyasetten ayırmak amacıyla Erkan-ı Harbiye Vekâleti yerine Genelkurmay Başkanlığı kurulmuştur.
Açıklama: Osmanlı’dan kalma Erkan-ı Harbiye Vekâleti, hem ordu komutanlığını hem de bakanlık işlerini (siyaseti) bir arada yürütüyordu. Bu durum, ordunun siyasete karışmasına neden oluyordu. Atatürk, “Ordu siyasetten ayrı olmalı!” diyerek bu bakanlığı kaldırdı. Yerine, sadece askerî işlerle ilgilenen Genelkurmay Başkanlığı‘nı ve siyasi işlerle ilgilenen Milli Savunma Bakanlığı’nı kurdu. Bu, modern ve demokratik bir adımdı.
2. Atatürk, Nutuk adlı eserinde 1919-1927 yılları arasında yaşanan siyasi, ekonomik, askerî ve toplumsal olayları anlatmıştır.
Açıklama: Nutuk, Atatürk’ün en önemli eseridir. 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışıyla başlar ve 1927 yılına kadar olan dönemi, yani Kurtuluş Savaşı’nı ve Cumhuriyet’in ilk yıllarını bizzat kendi ağzından anlatır. Bu yüzden bizim için birinci elden, çok değerli bir tarih kaynağıdır.
3. 1 Temmuz 1926’da yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu ile Türk kara sularında mal ve yolcu taşıma hakkı Türk denizcilerine verilmiştir.
Açıklama: “Kabotaj” bir ülkenin kendi limanları arasında deniz ticareti yapma hakkıdır. Eskiden bu hakkı daha çok yabancı şirketler kullanıyordu. Kabotaj Kanunu ile “Türk denizlerinde egemenlik Türk milletinindir!” denildi ve bu hak sadece Türk vatandaşlarına ve Türk bayraklı gemilere verildi. Bu, ekonomik bağımsızlık için çok önemli bir adımdır.
4. 1929 yılında tüm dünyayı ekonomik bakımdan olumsuz yönde etkileyen Dünya Ekonomik Bunalımı Türkiye’de devletçilik ilkesinin uygulanmasını zorunlu hâle getirmiştir.
Açıklama: 1929’da Amerika’da başlayan ve tüm dünyayı etkileyen büyük bir ekonomik kriz yaşandı. Bu krizden yeni kurulan Türkiye de etkilendi. Özel sektörün fabrika kuracak gücü kalmayınca, devlet ekonomiye müdahale etmek zorunda kaldı. Devletin, büyük fabrikaları ve yatırımları bizzat kendisinin yapmasına devletçilik ilkesi diyoruz.
5. Atatürk ilkelerinden milliyetçilik ulusal bağımsızlıkla, halkçılık hiçbir sınıf ve zümreye ayrıcalık tanınmamasıyla, inkılapçılık ise sürekli değişim ve gelişme ile doğrudan ilgilidir.
Açıklama: Bu soruda üç ilkenin anahtar kelimelerini bulmamız isteniyor.
- Milliyetçilik: Vatanını, milletini sevmek ve onun bağımsızlığı için çalışmaktır. Anahtarı: ulusal bağımsızlık.
- Halkçılık: Kanun önünde herkesin eşit olması, kimseye ayrıcalık tanınmamasıdır. Anahtarı: eşitlik.
- İnkılapçılık: Çağın gerisinde kalmış kurumları kaldırıp yerine modern, çağdaş kurumlar getirmek ve sürekli ilerlemektir. Anahtarı: değişim ve gelişme.
C. Aşağıda verilen Atatürk ilkelerini ilgili kavramlarla eşleştiriniz.
Açıklama: Şimdi de Atatürk’ün altı temel ilkesini, onlarla en yakından ilgili olan kavramlarla eşleştireceğiz. Haydi bakalım!
( a ) 1. Cumhuriyetçilik a. Millî egemenlik
Çünkü cumhuriyet, yönetme gücünün yani egemenliğin millete ait olduğu yönetim biçimidir.
( ç ) 2. Halkçılık ç. Toplumsal eşitlik
Çünkü halkçılık, halk arasında hiçbir ayrım yapmadan herkesi kanun önünde eşit sayar.
( e ) 3. Laiklik e. İnanç özgürlüğü
Çünkü laiklik, din ve devlet işlerini ayırırken, herkesin istediği dine inanma veya inanmama özgürlüğünü de güvence altına alır.
( d ) 4. Milliyetçilik d. Ulusal bağımsızlık
Çünkü milliyetçilik ilkesinin temel hedefi, Türk milletinin başka devletlerin esareti altına girmeden, tam bağımsız yaşamasını sağlamaktır.
( b ) 5. Devletçilik b. Millî ekonomi
Çünkü devletçilik, ülkenin ekonomik kalkınmasını sağlamak ve millî bir ekonomi oluşturmak için devletin ekonomik hayata müdahale etmesidir.
( c ) 6. İnkılapçılık c. Gelişme ve değişim
Çünkü inkılapçılık, durağanlığa karşıdır; sürekli olarak daha iyiye, daha moderne doğru ilerlemeyi ve değişimi hedefler.
Umarım tüm soruları doğru cevaplamışsınızdır. Anlamadığınız bir yer olursa hiç çekinmeden sorun. Unutmayın, tekrar yapmak ve soru çözmek bu dersin en önemli anahtarıdır. Başarılar dilerim!