8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Ders Destek Yayınları Sayfa 155
Merhaba sevgili gençler, ben 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Bugün birlikte kitabımızdaki ekonomi ile ilgili inkılaplar konusunu ve oradaki soruları inceleyeceğiz. Hadi bakalım, dersimize başlayalım!
Görseldeki metni ve soruları dikkatlice okudum. Şimdi size bu soruları bir öğrencinin en kolay anlayacağı şekilde, adım adım açıklayacağım.
Soru 1: Atatürk’ün “Siyasi, askerî zaferler ne kadar büyük olursa olsun, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa kazanılacak başarılar yaşayamaz ve sürekli olamaz.” sözünü açıklayınız.
Harika bir soru! Bu söz, Atatürk’ün ne kadar ileri görüşlü bir lider olduğunu bize bir kez daha gösteriyor. Gelin bu sözü adım adım çözümleyelim.
Adım 1: Siyasi ve Askerî Zafer Ne Demektir?
Öncelikle cümlenin ilk kısmına bakalım. “Siyasi ve askerî zaferler…” diyor. Biz Kurtuluş Savaşı’nda düşmanı yurdumuzdan atarak çok büyük bir askerî zafer kazandık, değil mi? Cephede savaşı kazandık. Sonrasında Lozan Barış Antlaşması’nı imzalayarak bağımsızlığımızı tüm dünyaya kabul ettirdik. Bu da bizim siyasi zaferimizdir. Yani, yurdumuzu kurtardık ve kendi devletimizi kurduk. Bu zaferler çok önemli ve çok değerlidir.
Adım 2: Ekonomik Zafer Ne Demektir?
Şimdi de cümlenin ikinci kısmına odaklanalım: “…ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa…”. Ekonomik zafer demek, bir ülkenin kendi kendine yetebilmesi demektir. Kendi fabrikalarının olması, kendi tarım ürünlerini üretmesi, parasının değerli olması, başka ülkelere muhtaç olmamasıdır. Kısacası, ekonomik olarak güçlü ve bağımsız olmaktır.
Adım 3: İkisini Birleştirelim: Neden Ekonomik Zafer Olmazsa Olmaz?
Atatürk burada diyor ki; savaşları kazanabilirsin, en güzel antlaşmaları imzalayabilirsin ama eğer ekonomin zayıfsa, sürekli başka ülkelere borçlanıyorsan, iğneden ipliğe her şeyi dışarıdan alıyorsan, o kazandığın zaferlerin bir anlamı kalmaz. Neden mi? Çünkü ekonomik olarak sana mal satan, sana borç veren ülkeler bir süre sonra senin iç işlerine karışmaya başlarlar. Senden siyasi tavizler isterler. Yani sen kağıt üzerinde bağımsız olursun ama aslında ekonomik olarak onlara bağımlı hale gelirsin. Bu da kazandığın o büyük zaferleri gölgede bırakır, onları kalıcı yapmaz.
Adım 4: Sonuç
Kısacası, Atatürk bu sözüyle tam bağımsızlığın sadece askerî ve siyasi zaferlerle değil, aynı zamanda ekonomik bağımsızlıkla mümkün olacağını vurgulamıştır. Bir devletin ayakta kalabilmesi ve güçlü olabilmesi için ordusu kadar ekonomisinin de güçlü olması gerekir. Biri olmadan diğeri eksik kalır.
Soru 2: Afişi millî iktisat anlayışı ve tasarruf bilinci açısından arkadaşlarınızla değerlendiriniz.
Hadi şimdi de o güzel afişi birlikte inceleyelim. Bu afiş, o dönemin ruhunu çok güzel yansıtıyor.
Adım 1: Afişte Ne Görüyoruz?
Afişte mutlu bir çift görüyoruz. Ellerinde ve yanlarında alışveriş yaptıkları pazar çantaları var. En önemlisi de büyük harflerle yazılmış bir slogan var: “HER MALIN YERLİSİ VAR”. Bu, o dönemde başlatılan “Yerli Malı Haftası” ve millî ekonomi kampanyalarının bir parçası. Afişin altındaki açıklamada da bunun millî kaynakların değerlendirilmesi ve tasarruf bilincinin geliştirilmesi için hazırlandığı yazıyor.
Adım 2: Millî İktisat (Ekonomi) Anlayışı Açısından Değerlendirelim
Yukarıdaki metinde de okuduğumuz gibi, Türkiye İktisat Kongresi’nde alınan en önemli kararlardan biri yerli malı kullanımının teşvik edilmesiydi. Amaç, yabancı ürünlere para harcamak yerine kendi ürettiğimiz ürünleri kullanmaktı.
- Bu afiş, tam da bu amaca hizmet ediyor. Halka diyor ki: “Yabancı ürünlere yönelmeyin, aradığınız her ürünün Türkiye’de üretilmiş olanı var. Onu tercih edin.”
- İnsanlar yerli malı satın aldığında ne olur? O parayla yabancı bir ülke zenginleşmez, para ülkemizde kalır. Ülkemizdeki fabrika sahibi, işçi, çiftçi para kazanır. Onlar da kazandıkları parayla başka yerli ürünler alırlar ve ekonomi bir çark gibi dönmeye, büyümeye başlar.
- Yani bu afiş, millî ekonomiyi canlandırmak ve dışa bağımlılığı azaltmak için halkı bilinçlendirmeyi hedefliyor.
Adım 3: Tasarruf Bilinci Açısından Değerlendirelim
Peki, bunun tasarrufla ne ilgisi var? Tasarruf sadece para biriktirmek demek değildir. Aynı zamanda kaynakları akıllıca kullanmak demektir.
- Ülkenin parasının gereksiz yere yurt dışına gitmesini önlemek, ulusal anlamda bir tasarruftur. Paramız yurt içinde kalırsa, o parayla yeni yatırımlar, yeni fabrikalar yapılabilir.
- Ayrıca, afişin arkasındaki düşünce şudur: “İsraf etmeyin, ihtiyacınız kadar alın ve alırken de yerli olanı tercih edin.” Bu, hem bireysel hem de toplumsal bir tasarruf bilincini aşılamayı amaçlar.
Adım 4: Sonuç
Bu afiş, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomik olarak ayağa kalkma çabasının bir sembolüdür. Halkı, “millî ekonomi” hedefine ortak etmek, “yerli malı kullanma” ve “tasarruflu olma” alışkanlıkları kazandırmak için hazırlanmış çok etkili bir görsel iletişim aracıdır.