8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Ders Destek Yayınları Sayfa 131
Merhaba sevgili öğrencim!
Harika bir etkinlik bu, 4. Ünitemiz olan “Atatürkçülük ve Çağdaşlaşan Türkiye” ünitesinin en önemli kavramlarını birlikte inceleyeceğiz. Bu kelimeler, o dönemde yapılan büyük yenilikleri ve değişimleri anlamamız için birer anahtar gibidir. Hadi, bu kavramların ne anlama geldiğini adım adım, kolayca anlayacağın bir dille öğrenelim.
Kavram: Mecelle
Mecelle’nin ne anlama geldiğini birlikte çözelim.
- Adım 1: Mecelle, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde kullanılan bir medeni kanundur. Yani, bugünkü gibi evlenme, boşanma, miras, alacak-verecek gibi toplumsal ilişkileri düzenleyen bir yasalar bütünüydü.
- Adım 2: Ancak Mecelle, İslami kurallara (şeriata) göre hazırlanmıştı. Bu nedenle, kadın-erkek eşitliği gibi konularda modern dünyanın gerisinde kalıyordu ve zamanın ihtiyaçlarına tam olarak cevap veremiyordu.
Sonuç: Cumhuriyetin ilanıyla birlikte, laik ve çağdaş bir toplum hedeflendiği için Mecelle’nin yerine İsviçre’den alınan daha modern olan Türk Medeni Kanunu kabul edilmiştir.
Kavram: Tedrisat
“Tedrisat” kelimesi sana biraz yabancı gelebilir ama aslında çok basit.
- Adım 1: Tedrisat, kelime olarak “öğretim” veya “eğitim” anlamına gelir. Ders kelimesiyle aynı kökten geliyor, aklında böyle tutabilirsin.
- Adım 2: Bu kavramı, özellikle “Tevhid-i Tedrisat Kanunu” ile birlikte duyarız. “Tevhid” birleştirme demektir. Yani bu kanun, “Öğretimin Birleştirilmesi Yasası” anlamına gelir.
Sonuç: Bu yasa ile Osmanlı’dan kalan medrese (dini eğitim) ve mektep (modern eğitim) gibi farklı türdeki tüm okullar, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanarak eğitimde birlik sağlanmıştır. Amaç, laik ve bilimsel bir eğitim sistemi oluşturmaktı.
Kavram: Arşın
Arşın, eski bir ölçü birimidir.
- Adım 1: Arşın, Osmanlı zamanında kullanılan bir uzunluk ölçüsü birimidir. Genellikle kumaş veya mesafe ölçmek için kullanılırdı ve yaklaşık 68 santimetreye denk geliyordu.
- Adım 2: Sorun şuydu ki, arşın gibi eski ölçü birimleri her yerde aynı değildi ve uluslararası ticarette karışıklıklara yol açıyordu.
Sonuç: Cumhuriyet döneminde yapılan inkılaplarla birlikte, ticareti ve günlük hayatı kolaylaştırmak için arşın, endaze gibi eski ölçüler kaldırılmış, yerine tüm dünyada kullanılan metre gibi modern ölçü birimleri getirilmiştir.
Kavram: Okka
Okka da tıpkı arşın gibi eski bir ölçü birimidir.
- Adım 1: Okka, Osmanlı Devleti’nde kullanılan bir ağırlık ölçüsü birimidir. Pazarda bir şey alırken “bir okka domates” denirdi. Yaklaşık 1282 grama, yani 1 kilo 282 grama eşitti.
- Adım 2: Tıpkı arşın gibi, okka da uluslararası standartlara uymuyordu ve bu da hem ülke içinde hem de ülke dışında ticari ilişkilerde sorun yaratıyordu.
Sonuç: Modernleşme çabaları kapsamında okka da kaldırılarak yerine bugün kullandığımız kilogram kabul edilmiştir.
Kavram: Endaze
Endaze de bir uzunluk ölçüsüdür.
- Adım 1: Endaze, arşın gibi bir diğer Osmanlı uzunluk ölçüsüdür. O da yaklaşık 65 santimetre civarındaydı ve daha çok terziler tarafından kullanılırdı.
- Adım 2: Farklı işler için farklı ölçü birimlerinin (arşın, endaze vb.) olması, ülkede bir ölçü birliği olmasını engelliyordu.
Sonuç: Ölçülerde birliği sağlamak ve Batı ile uyum içinde olmak amacıyla endaze de kaldırılarak yerine metre sistemi getirilmiştir.
Kavram: İktisat
İktisat kelimesini eminim duymuşsundur.
- Adım 1: İktisat, en basit tanımıyla ekonomi demektir. Üretim, tüketim, ticaret, para gibi konuların hepsi iktisadın alanına girer.
- Adım 2: Atatürk, “Siyasi zaferler ne kadar büyük olursa olsun, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa kalıcı olamazlar.” demiştir. Bu yüzden, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin kendi kendine yetebilmesi için milli bir iktisat (ekonomi) politikası izlenmesi gerektiğini vurgulamıştır. İzmir İktisat Kongresi bu amaçla toplanmıştır.
Sonuç: İktisat, bir ülkenin bağımsızlığı ve kalkınması için hayati öneme sahip olan ekonomik faaliyetlerin bütünüdür.
Kavram: Kabotaj
Kabotaj, özellikle denizcilikle ilgili çok önemli bir kavramdır.
- Adım 1: Kabotaj, bir devletin kendi limanları ve kıyıları arasında deniz ticareti yapma ve yolcu taşıma hakkının sadece kendi vatandaşlarına ve kendi bayrağını taşıyan gemilere ait olmasıdır.
- Adım 2: Osmanlı Devleti’nde kapitülasyonlar yüzünden bu hak yabancılara verilmişti. Yani Türk kıyılarında yabancı gemiler cirit atıyordu. Bu, ekonomik bağımsızlığımıza büyük bir darbeydi.
Sonuç: 1 Temmuz 1926’da çıkarılan Kabotaj Kanunu ile Türk karasularında ticaret yapma hakkı sadece Türk vatandaşlarına verilmiş ve böylece ekonomik bağımsızlık yolunda çok önemli bir adım atılmıştır. Bu yüzden her yıl 1 Temmuz’u Denizcilik ve Kabotaj Bayramı olarak kutlarız.
Kavram: Medeni Kanun
Medeni Kanun, hukuk alanındaki en önemli inkılaplardan biridir.
- Adım 1: Medeni Kanun, insanların toplum içindeki ilişkilerini düzenleyen temel yasadır. Evlenme, boşanma, miras, velayet gibi kişisel ve ailevi konuları içerir.
- Adım 2: Cumhuriyet döneminde, eskiyen ve dini kurallara dayalı olan Mecelle‘nin yerine, İsviçre Medeni Kanunu örnek alınarak hazırlanan çağdaş, laik ve akılcı Türk Medeni Kanunu 1926’da kabul edildi.
Sonuç: Bu kanunla birlikte kadınlara boşanma hakkı, mirasta eşitlik, mahkemede şahitlikte eşitlik gibi çok önemli haklar tanınmış ve Türk toplumu laik bir hukuk sistemine kavuşmuştur.
Kavram: Aşar
Aşar, çiftçilerimiz için çok önemli bir konuydu.
- Adım 1: Aşar (veya diğer adıyla Öşür), Osmanlı’dan beri köylüden, ürettiği tarım ürünleri üzerinden alınan onda bir (%10) oranındaki bir vergidir.
- Adım 2: Bu vergi, zaten zor durumda olan köylünün üzerinde çok ağır bir yüktü. Bazen ürün daha tarladayken toplandığı için çiftçiyi mağdur ediyordu.
Sonuç: Türkiye Cumhuriyeti, tarımı ve çiftçiyi desteklemek amacıyla 1925 yılında Aşar vergisini kaldırmıştır. Bu, halkçılık ilkesinin en güzel örneklerinden biridir.
Kavram: Halifelik
Halifelik, hem siyasi hem de dini bir makamdı.
- Adım 1: Halifelik, İslam dünyasının dini ve siyasi liderliği anlamına gelen bir makamdır. Osmanlı padişahları, Yavuz Sultan Selim’den itibaren aynı zamanda “halife” unvanını da taşıyorlardı.
- Adım 2: Cumhuriyetin ilanıyla birlikte saltanat (padişahlık) kaldırılmıştı, ancak halifelik bir süre daha devam etti. Fakat bu durum, hem ulusal egemenlik ilkesiyle çelişiyor hem de yeni rejime karşı olanların halife etrafında toplanmasına neden oluyordu. Laiklik ilkesine de aykırıydı.
Sonuç: Türkiye’de laikliği ve ulusal egemenliği tam olarak yerleştirmek amacıyla 3 Mart 1924 tarihinde Halifelik makamı kaldırılmıştır. Bu, cumhuriyet ve laiklik yolunda atılmış en önemli adımlardan biridir.
Umarım bu açıklamalarla kavramlar zihninde daha iyi yer etmiştir. Bu kelimeleri bilmek, inkılapların neden ve nasıl yapıldığını anlamanı çok kolaylaştıracak. Derslerinde başarılar dilerim!