8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Ders Destek Yayınları Sayfa 89
Harika bir çalışma! Sevgili öğrencilerim, gelin hep birlikte 3. Ünitemiz olan “MİLLÎ BİR DESTAN: YA İSTİKLAL YA ÖLÜM!” ünitesindeki bu önemli kavramları inceleyelim. Bu kelimeleri anlamak, üniteyi ve Kurtuluş Savaşı’mızın ruhunu daha iyi kavramamızı sağlayacak.
Hadi başlayalım!
Kavramlar: Verilen kavramların anlamlarını araştırarak ilgili kutucuklara yazınız.
1. Milis
Çözüm:
Adım 1: “Milis” kelimesi ne anlama geliyor, önce ona bakalım. Milis, düzenli bir ordunun parçası olmayan, genellikle sivil halktan gönüllü olarak toplanmış silahlı güçlere verilen isimdir. Yani bunlar, mesleği askerlik olmayan ama vatanını savunmak için eline silah almış kahramanlardır.
Adım 2: Peki bizim tarihimizdeki önemi nedir? Kurtuluş Savaşı’nın başlarında, henüz düzenli ordumuz kurulmamışken, işgalci güçlere karşı vatanı savunan Kuvâ-yı Millîye birlikleri işte tam olarak birer milis gücüydü. Onlar, halkın içinden çıkan cesur insanlardı.
Kısacası: Halktan oluşan gönüllü askerî birlik.
2. Muharebe
Çözüm:
Adım 1: Muharebe kelimesi, iki ordunun karşı karşıya gelerek yaptığı büyük ve genellikle sonucu belirleyici olan çatışma, savaş veya vuruşma demektir.
Adım 2: Bu ünitemizde sıkça duyacağımız bir kelime! Örneğin, Sakarya Meydan Muharebesi veya Başkomutanlık Meydan Muharebesi gibi Kurtuluş Savaşı’mızın kaderini değiştiren büyük savaşları ifade etmek için kullanırız.
Özetle: Meydan savaşı, büyük çarpışma.
3. Maarif
Çözüm:
Adım 1: Maarif, eski dilde eğitim, öğretim ve kültür anlamına gelen bir kelimedir. Günümüzde kullandığımız “Milli Eğitim” ifadesindeki “Eğitim” kelimesinin o dönemdeki karşılığıdır.
Adım 2: Atatürk’ün, savaşın en zorlu günlerinde bile Ankara’da Maarif Kongresi‘ni (Eğitim Kongresi) topladığını unutmayın. Bu, onun eğitime ne kadar büyük bir önem verdiğinin en güzel kanıtıdır. Cephede askerler savaşırken, öğretmenler de ülkenin geleceği için toplanmıştı.
Kısacası: Eğitim, öğretim.
4. Nazır
Çözüm:
Adım 1: Nazır, Osmanlı Devleti’nde ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk yıllarında kullanılan bir unvandı.
Adım 2: Günümüzdeki bakan kelimesinin tam karşılığıdır. Örneğin, o dönemde “Hariciye Nazırı” denildiğinde, bugünkü “Dışişleri Bakanı” anlaşılırdı.
Yani: Bakan.
5. Müdafaa
Çözüm:
Adım 1: Müdafaa kelimesi, savunma ve koruma anlamına gelir. Bir saldırıya karşı koymak, bir yeri veya bir hakkı korumaktır.
Adım 2: Kurtuluş Savaşı’mızın temel parolası buydu! Hatırlayın, işgallere karşı kurulan derneklerin ortak adı neydi? Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri, yani “Hakları Savunma Dernekleri”. Mustafa Kemal’in ünlü “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır.” sözündeki “müdafaa” da buradan gelir.
Özetle: Savunma, koruma.
6. Konferans
Çözüm:
Adım 1: Konferans, belirli bir konu üzerinde görüşmek, tartışmak ve bir karara varmak amacıyla genellikle farklı ülkelerden veya kurumlardan temsilcilerin katıldığı büyük toplantıdır.
Adım 2: Kurtuluş Savaşı sürecinde ve sonrasında Türkiye’yi ilgilendiren çok önemli konferanslar yapıldı. Mesela, Sevr Antlaşması’nı değiştirmek için toplanan Londra Konferansı veya bağımsızlığımızı tüm dünyaya kabul ettirdiğimiz Lozan Barış Konferansı en bilinen örneklerdir.
Kısacası: Uluslararası toplantı, görüşme.
7. Saltanat
Çözüm:
Adım 1: Saltanat, bir ülkede yönetme gücünün tek bir kişide (padişah, sultan, kral gibi) toplandığı ve bu gücün babadan oğula geçtiği yönetim şeklidir.
Adım 2: Osmanlı Devleti 600 yıldan fazla bir süre saltanatla yönetilmiştir. Ancak Millî Mücadele’nin en büyük hedeflerinden biri, egemenliği tek bir kişiden alıp millete vermekti. Bu yüzden TBMM, 1 Kasım 1922’de saltanatı kaldırmıştır. Bu, cumhuriyete giden yolda atılmış dev bir adımdır.
Yani: Padişahlık, yönetimin babadan oğula geçtiği sistem.
8. Teşkilat-ı Esasi
Çözüm:
Adım 1: Bu ifade, “Temel Teşkilat” veya “Temel Yasa” anlamına gelir. Aslında bir kanun adıdır.
Adım 2: Teşkilat-ı Esasi Kanunu, 1921 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen, yeni Türk Devleti’nin ilk anayasasıdır. Bu anayasa, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” maddesiyle gücün kaynağının millet olduğunu ilan etmiştir.
Kısacası: 1921 Anayasası’nın adı.
9. Mebusan Meclisi
Çözüm:
Adım 1: “Mebus”, milletvekili demektir. “Mebusan Meclisi” de “Milletvekilleri Meclisi” anlamına gelir.
Adım 2: Bu, Osmanlı Devleti’nin parlamentosuydu. Kurtuluş Savaşı öncesinde İstanbul’da toplanan son Osmanlı Mebusan Meclisi, Misak-ı Millî kararlarını kabul ederek çok önemli bir görev yapmıştır. Ancak İtilaf Devletleri’nin İstanbul’u işgal edip meclisi dağıtması üzerine, Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmıştır.
Yani: Osmanlı Devleti’nin parlamentosu, milletvekilleri meclisi.
10. Seferberlik
Çözüm:
Adım 1: Seferberlik, bir ülkenin savaş tehlikesi karşısında ordusunu, ekonomisini ve tüm kaynaklarını topyekûn bir savaşa hazır duruma getirmesidir.
Adım 2: Savaş sırasında ordunun asker, silah, yiyecek, giyecek gibi ihtiyaçlarını karşılamak için seferberlik ilan edilir. Örneğin, Sakarya Savaşı öncesinde Mustafa Kemal tarafından yayınlanan Tekâlif-i Millîye Emirleri (Millî Yükümlülükler), milletin elindeki kaynaklarla orduya destek olmasını sağlayan bir seferberlik uygulamasıdır.
Özetle: Ülkenin tüm kaynaklarıyla savaşa hazırlanması durumu.
Umarım bu açıklamalar, kavramları daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Bu kelimeler, tarihimizin o şanlı günlerini anlatan birer anahtar gibidir. Başarılar dilerim!