8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Hecce Yayınları Sayfa 185
Merhaba sevgili öğrencim, ben senin Türkçe öğretmenin. Gönderdiğin ödevdeki soruları birlikte adım adım analiz edip çözeceğiz. Hiç merak etme, hepsini en anlaşılır şekilde açıklayacağım. Hazırsan başlayalım!
Öncelikle ödevinde 2. Etkinlik, 3. Etkinlik ve 4. Etkinlik kısımları, “dinlediğiniz metne göre” cevaplamanızı istiyor. Yani bu soruları cevaplayabilmemiz için bir metnin olması gerekiyor. Ancak burada metin olmadığı için, ben sana bu soruları genellikle ders kitaplarında karşılaştığımız “Kurt ile Köpek” hikayesi üzerinden ve genel bilgilerimizle yanıtlayacağım. Böylece hem soruları nasıl yanıtlayacağını öğrenmiş olursun hem de bu tür sorulara nasıl yaklaşman gerektiğini anlarsın.
Şimdi gelelim 5. Etkinlik’e, buradaki sorular doğrudan dil bilgisi kurallarına göre çözülebilir. Bu kısmı da detaylıca inceleyip doğru cevapları bulacağız.
2. ETKİNLİK
2. Etkinlik, dinlediğiniz metindeki karakter sayısı kadar öğrencinin bulunduğu gruplar oluşturup, grubunuzdaki öğrenciler arasında rol dağılımı yaparak metni canlandırmanızı istiyor.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu etkinlik sınıf ortamında, öğretmeninin rehberliğinde yapılması gereken bir canlandırma etkinliği. Yani bir sahne oyunu gibi düşünebilirsin! Dinlediğin metinde kaç tane kahraman varsa, o kadar kişi bir araya gelip, her biriniz o kahramanlardan birinin rolünü üstleniyorsunuz. Sonra da metindeki olayları, diyalogları, yani konuşmaları ve hareketleri canlandırıyorsunuz. Böylece metni daha iyi anlar, karakterlerin duygularını daha yakından hisseder ve konuyu hiç unutmazsın. Ben burada bu canlandırmayı yapamam ama senin sınıfında arkadaşlarınla ne kadar eğlenceli bir etkinlik olacağını tahmin edebiliyorum!
3. ETKİNLİK
Aşağıdaki soruları dinlediğiniz metne göre cevaplayınız.
Çözüm:
Bu bölümde, metin olmadığı için, ders kitaplarında sıkça rastladığımız “Kurt ile Köpek” fablından yola çıkarak soruları yanıtlayacağım. Bu hikayede aç bir kurt ile besili ama zincire bağlı bir köpeğin karşılaşması anlatılır.
1. Metinde geçen “fülûsuahmere muhtaç” kelime grubunun anlamını araştırarak bu kelime grubunu cümle içinde kullanınız.
Adım 1: Anlamını araştıralım.
“Fülûsuahmere muhtaç” kelime grubu, aslında eski dilde kullanılan bir ifadedir. Anlamı, “kuru ekmeğe muhtaç, çok fakir, yoksul” demektir. Yani bir şeyin en temel haline bile ihtiyaç duyan, maddi durumu çok kötü olan kişiler için kullanılır.
Adım 2: Cümle içinde kullanalım.
“Uzun süren kuraklık nedeniyle köy halkı fülûsuahmere muhtaç duruma düşmüştü.”
2. Kurt, köpekle karşılaştığında ne düşünmüş?
Çözüm:
Hikayemizde kurt, aç ve zayıf bir şekilde ormanda dolaşırken, besili ve güçlü bir köpekle karşılaşır. Köpeğin bu kadar iyi beslenmiş ve sağlıklı olduğunu görünce şaşırır. Kendi açlığını ve zayıflığını düşünerek köpeğe imrenmiş, hatta onun bu rahat ve besili yaşamının sırrını merak etmiş olabilir. İçinden, “Acaba bu köpek nasıl böyle güçlü ve tok kalabiliyor?” diye geçirmiştir.
3. Köpeğin boynunda neden yara varmış?
Çözüm:
Köpeğin boynundaki yara, onun özgürlüğünün bir bedeliydi. Hikayede köpek, rahat bir yaşam sürmek, karnını doyurmak için bir sahibe bağlıdır. Bu da onun sürekli olarak bir zincirle veya tasmayla bağlı tutulduğu anlamına gelir. İşte o zincirin veya tasmanın derisini sürtmesi sonucu köpeğin boynunda bir yara oluşmuş. Bu yara, köpeğin rahat yaşamının aslında bir esaret olduğunu, özgür olmadığını gösteren önemli bir işarettir.
4. Kurt, köpeğin teklifini neden geri çevirmiş?
Çözüm:
Kurt, köpeğin rahat ve besili yaşamının ardındaki gerçeği fark edince, yani boynundaki yarayı ve köpeğin özgürlüğünden vazgeçtiğini anlayınca, onun teklifini geri çevirmiştir. Kurt için özgürlük, aç kalmaktan veya zor şartlarda yaşamaktan daha değerliydi. Rahat bir yaşam uğruna kendi iradesinden, kendi doğasından vazgeçmeyi kabul etmemiştir. “Aç da olsam, özgür olayım yeter!” diye düşünmüştür.
5. Siz kurdun yerinde olsaydınız ne yapardınız?
Çözüm:
Bu soruya herkes farklı bir cevap verebilir, çünkü kişisel bir tercih meselesi. Ama ben kurdun yerinde olsaydım, büyük ihtimalle onun gibi düşünürdüm. Özgürlük, bana göre en değerli hazinelerden biridir. Evet, aç kalmak, zorluklarla mücadele etmek hiç kolay değil. Ama bir başkasına bağlı kalarak, kendi kararlarımı veremeyerek yaşamak da çok zor olurdu. Köpeğin rahatlığı cazip gelse de, onun boynundaki yara bana özgürlüğün ne kadar önemli olduğunu hatırlatırdı. Bu yüzden, bence de aç kalıp özgür olmayı, rahat bir yaşam uğruna esir olmaya tercih ederdim.
4. ETKİNLİK
Dinlediğiniz metnin konusunu ve ana fikrini aşağıya yazınız.
Çözüm:
Yine “Kurt ile Köpek” hikayesini baz alarak metnin konusunu ve ana fikrini belirleyelim:
Metnin Konusu:
Özgürlük ile rahat bir yaşam arasındaki tercih ve bu tercihin sonuçları.
Metnin Ana Fikri:
Rahat ve güvenceli bir yaşam, özgürlükten vazgeçmeyi gerektiriyorsa, aç ve zorlu da olsa özgür bir yaşam, esaretten daha değerlidir. Özgürlük, tüm maddi imkanların üstündedir.
5. ETKİNLİK
Aşağıdaki cümleleri okuyunuz. Cümlelerden anlatım bozukluğu olanları işaretleyiniz.
Çözüm:
Anlatım bozukluğu, bir cümlenin açık, net ve doğru bir şekilde anlaşılmasını engelleyen hatalardır. Genellikle gereksiz sözcük kullanımı, anlamca çelişen sözcükler, mantık hataları gibi nedenlerle ortaya çıkar. Şimdi cümleleri tek tek inceleyelim ve bozukluk olanları işaretleyelim:
-
Şirketteki mevcut ikililik günden güne büyüyor.Açıklama: Burada “mevcut” kelimesi gereksiz kullanılmıştır. “İkililik” zaten var olan bir durumu ifade eder. “Şirketteki ikililik günden güne büyüyor.” demek yeterlidir. Bu, gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğudur.
-
Deneyimlerinden hareketle bu sonuca varıyor.Açıklama: Bu cümlede herhangi bir anlatım bozukluğu yoktur. Her kelime yerli yerinde ve anlam bütünlüğü sağlanmıştır.
-
Yanına gidiniz, konuşarak derdinizi anlatınız.Açıklama: “Konuşarak” kelimesi gereksiz kullanılmıştır. Bir derdi anlatmak zaten konuşarak yapılan bir eylemdir. “Yanına gidiniz, derdinizi anlatınız.” demek yeterlidir. Bu, gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğudur.
-
Problemi çözmek için iki arkadaş üç saat süre ile uğraştılar.Açıklama: Burada “süre ile” ifadesi gereksizdir. “Üç saat uğraştılar” demek, zaten bir zaman dilimi içinde uğraşıldığını belirtir. “Problemi çözmek için iki arkadaş üç saat uğraştılar.” doğru kullanımdır. Bu da gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğudur.
-
Japonya’daki arkadaşıyla on yıl boyunca mektuplaştılar.Açıklama: Bu cümlede anlatım bozukluğu yoktur. Cümle açık ve anlaşılırdır.
-
Az kalsın merdivenlerden düşüyordu.Açıklama: Bu cümlede de bir anlatım bozukluğu bulunmamaktadır. “Az kalsın” ifadesi, bir olayın gerçekleşmeye çok yaklaştığını ancak gerçekleşmediğini doğru bir şekilde anlatır.
-
Çocukların davranış biçimlerinde gariplikler gördü.Açıklama: “Biçim” kelimesi burada gereksiz kullanılmıştır. “Davranış” kelimesi zaten bir biçimi, şekli ifade eder. “Çocukların davranışlarında gariplikler gördü.” demek yeterlidir. Bu, gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğudur.
-
Takımın, boyu en kısa oyuncusu bendim.Açıklama: Bu cümlede “boyu” kelimesi gereksizdir. “En kısa oyuncu” ifadesi zaten boy kısalığını anlatır. “Takımın en kısa oyuncusu bendim.” şeklinde kullanılması daha doğrudur. Bu da gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğudur.
Umarım bu açıklamalar ödevini yaparken sana çok yardımcı olur. Unutma, Türkçe dersinde bol bol okumak ve yazmak, anlatım bozukluklarını fark etme yeteneğini geliştirir. Başarılar dilerim!