8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Hecce Yayınları Sayfa 191
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben sizin Türkçe öğretmeninizim. Bugün hep birlikte önünüzdeki bu soruları adım adım, tane tane inceleyip çözeceğiz. Unutmayın, her sorunun bir mantığı vardır ve o mantığı yakaladığımızda çözmek çok daha kolaylaşır. Haydi başlayalım!
B Bölümü: Anlatım Bozukluklarını Eşleştirme
Bu bölümde, verilen cümlelerdeki anlatım bozukluklarını tespit edip, sağdaki seçeneklerle doğru bir şekilde eşleştireceğiz. Anlatım bozuklukları, cümlelerimizi kurarken yaptığımız hatalar yüzünden anlamın ya hiç oluşmaması ya da yanlış anlaşılması durumudur. Her cümleyi dikkatlice okuyup, nerede bir eksiklik veya yanlışlık olduğunu bulalım.
1. Her şair, okura kazandırmak istediği bir şey vardır.
Bu cümleyi okuduğumuzda kulağımızı tırmalayan bir yer var gibi, değil mi? “Her şair, okura kazandırmak istediği bir şey vardır.” cümlesinde “vardır” yüklemine “ne vardır?” diye sorduğumuzda “bir şey” cevabını alıyoruz. Peki “kimin vardır?” diye sorduğumuzda cevap yok. Cümle aslında “Her şairin okura kazandırmak istediği bir şey vardır.” şeklinde olmalıydı. İşte bu ‘şairin’ kelimesi, bir tamlayan görevindedir ve cümlede eksik bırakılmıştır. Bu yüzden bu bir tamlayan yanlışlığıdır.
Çözüm: b) Tamlayan yanlışlığı
2. Söylediklerini hiçbirimiz anlamadık.
Bu cümleyi ilk okuduğumuzda belki de bir hata yok gibi gelebilir. Ama anlatım bozuklukları bazen çok gizli olabilir. “Söylediklerini” kelimesi burada bir fiilimsi grubudur. Peki, kimin söylediklerini? Cümlede bu bilgi eksik. “Onun söylediklerini hiçbirimiz anlamadık.” ya da “Öğretmenin söylediklerini hiçbirimiz anlamadık.” gibi bir tamlayan olması gerekir. Burada bir kişi adının veya zamirin yerini tutan bir tamlayan eksikliği var. Bu da zamir eksikliği olarak karşımıza çıkar.
Çözüm: a) Zamir eksikliği
3. Onun elinden tuttu ve yolun karşısına geçirdi.
Bu cümlede iki farklı yüklem var: “tuttu” ve “geçirdi”. “Onun elinden tuttu” kısmı doğru. Peki, “yolun karşısına geçirdi” derken kimi geçirdi? Cümlede bu bilgi eksik. “Onu yolun karşısına geçirdi” şeklinde olmalıydı. İşte bu eksik olan “onu” kelimesi, cümlede nesne görevini üstlenir. Yani burada bir nesne eksikliği söz konusu.
Çözüm: c) Nesne eksikliği
4. Bu film sizi çok güldürecek, hoş vakit geçirtecek.
Yine iki yüklemli bir cümleyle karşı karşıyayız: “güldürecek” ve “geçirtecek”. “Bu film sizi çok güldürecek” kısmı anlamlı ve doğru. Peki, “hoş vakit geçirtecek” yüklemiyle “sizi” kelimesi uyumlu mu? Hayır. Bu film “sizi” hoş vakit geçirtmez, “size” hoş vakit geçirtir. Yani “Bu film sizi çok güldürecek, (size) hoş vakit geçirtecek.” şeklinde olmalıydı. “Size” kelimesi cümlede dolaylı tümleç görevindedir. Bu yüzden burada bir dolaylı tümleç eksikliği var.
Çözüm: f) Dolaylı tümleç eksikliği
5. Bu soruların hangisinin zor, hangisinin zor olmadığına karar verin.
Bu cümlede de eksik bir kelime gözümüze çarpıyor. “Bu soruların hangisinin zor” dedikten sonra, cümle sanki yarım kalmış gibi. Doğrusu “Bu soruların hangisinin zor olduğuna, hangisinin zor olmadığına karar verin.” şeklinde olmalıydı. Burada eksik olan “olduğuna” kelimesi bir fiilimsidir. Bu nedenle bu bir fiilimsi eksikliğidir.
Çözüm: d) Fiilimsi eksikliği
6. Yaptığı yaramazlıklarla öğretmenin gözüne girdi.
Bu cümlede kullanılan “gözüne girmek” ifadesi bir deyimdir. Deyimler, kalıplaşmış söz öbekleridir ve genellikle gerçek anlamlarından farklı bir anlam taşırlar. “Gözüne girmek” deyimi, “birinin sevgi ve güvenini kazanmak, takdirini toplamak” anlamına gelir. Ancak yaramazlık yapan biri öğretmenin gözüne girmez, aksine gözünden düşer. Deyimin anlamıyla cümlenin anlamı uyuşmuyor. Bu durum bir deyim yanlışlığıdır.
Çözüm: ç) Deyim yanlışlığı
C Bölümü: Doğru/Yanlış Cümleleri Belirleme
Şimdi de verilen cümlelerdeki yargıların doğru (D) mu, yoksa yanlış (Y) mı olduğunu belirleyeceğiz. Her cümleyi dikkatlice okuyup, ifade ettiği bilginin doğruluğunu kontrol edelim.
1. “Nesne alan fiillere geçişli fiil denir.” cümlesinde tanımlamaya başvurulmuştur.
Adım 1: Cümleyi inceleyelim. Cümle, “geçişli fiil” diye bir kavramın ne anlama geldiğini açıklıyor. Yani “geçişli fiil nedir?” sorusuna cevap veriyor.
Adım 2: Tanımlama, bir kavramın ne olduğunu açıklamak, onu tanıtmaktır. Bu cümle de tam olarak bunu yapıyor.
Sonuç: D
2. Edebiyatımızda olay hikâyesi yazan birçok yazarımız vardır. Bunlardan bazıları Ömer Seyfettin, Refik Halit Karay, Sabahattin Ali’dir.” parçasında tanık göstermeye başvurulmuştur.
Adım 1: Parçada, olay hikâyesi yazan yazarların isimleri verilmiş: Ömer Seyfettin, Refik Halit Karay, Sabahattin Ali.
Adım 2: Tanık gösterme, bir düşünceyi desteklemek için o konuda uzman bir kişinin sözünü aynen (tırnak içinde) veya anlamını değiştirerek aktarmaktır. Sadece isimlerini anmak veya örnek vermek tanık gösterme değil, örneklemedir.
Sonuç: Y
3. “Adana yaylaları, şehir merkezine göre çok serindir.” cümlesinde karşılaştırmaya başvurulmuştur.
Adım 1: Cümlede “Adana yaylaları” ile “şehir merkezi” arasında bir özellik (serinlik) açısından kıyaslama yapıldığını görüyoruz.
Adım 2: Karşılaştırma, iki veya daha fazla varlık, kavram ya da durum arasındaki benzerlik veya farklılıkları ortaya koymaktır. Cümledeki “göre” edatı ve “çok serindir” ifadesi bu karşılaştırmayı net bir şekilde gösteriyor.
Sonuç: D
4. “Deneme türünde yazar, istediği konuyu özgürce anlatır. Bunu yaparken de birikimlerinden yararlanır. Bu nedenledir ki Nurullah Ataç ‘Deneme benim ülkesidir.’ der.” paragrafında örneklemeye başvurulmuştur.
Adım 1: Parçada, Nurullah Ataç’ın “Deneme benim ülkesidir.” sözü tırnak içinde verilmiş.
Adım 2: Bir kişinin sözünü alıntılayarak bir düşünceyi desteklemeye tanık gösterme denir. Örnekleme ise bir düşünceyi açıklamak için somut örnekler vermektir. Burada bir söz alıntısı olduğu için tanık gösterme var, örnekleme değil.
Sonuç: Y
5. “Deneme sınavımızda 25 soru vardı. Bu sorulardan 15’i çoktan seçmeli, 5’i eşleştirme, 5’i de boşluk doldurma şeklindeydi.” parçasında sayısal verilerden yararlanılmıştır.
Adım 1: Parçada “25 soru”, “15’i çoktan seçmeli”, “5’i eşleştirme”, “5’i boşluk doldurma” gibi sayılar ve oranlar kullanılmış.
Adım 2: Sayısal verilerden yararlanma, bir düşünceyi veya bilgiyi desteklemek için sayısal değerler, istatistikler kullanmaktır. Bu parça da tam olarak bunu yapıyor.
Sonuç: D
C Bölümü: Çoktan Seçmeli Sorular
1. Aşağıdakilerden hangisinde deyim, açıklamasıyla birlikte doğru verilmiştir?
Bu soruda bizden, deyimin sadece kullanıldığı şıkkı değil, aynı zamanda o deyimin anlamının da cümle içinde açıklandığı şıkkı bulmamız isteniyor. Hadi her seçeneği tek tek inceleyelim:
a) Öğretmenin anlattıklarını can kulağı ile dinledi.
Adım 1: Burada “can kulağı ile dinlemek” deyimi kullanılmış. Bu deyim, “çok dikkatli ve özenle dinlemek” anlamına gelir.
Adım 2: Cümlede deyim kullanılmış ama bu deyimin ne anlama geldiği açıklanmamış. Sadece deyimin kendisi var.
b) Köyün temiz havası burnumda tütüyor.
Adım 1: Burada “burnunda tütmek” deyimi kullanılmış. Bu deyim, “çok özlemek, hasret çekmek” anlamına gelir.
Adım 2: Yine, deyim kullanılmış ancak cümle içinde deyimin anlamı açıklanmamış. Köyün havasını özlediği anlaşılıyor ama deyimin genel anlamı verilmemiş.
c) Bu olanlar, onun kulağına küpe olur.
Adım 1: Burada “kulağına küpe olmak” deyimi kullanılmış. Bu deyim, “bir olayın ders alınması gereken bir tecrübe olması, unutulmaması gereken bir uyarı niteliği taşıması” anlamına gelir.
Adım 2: Cümlede deyim kullanılmış ama anlamı açıklanmamış. Ne anlama geldiğini biz biliyoruz ama cümlenin kendisi bu açıklamayı içermiyor.
d) Babasının cömertliğini herkes bilir, babası eli açık biridir.
Adım 1: Burada “eli açık biri” deyimi kullanılmış. Bu deyim, “cömert, savurgan” anlamına gelir.
Adım 2: Cümlenin ilk kısmında “Babasının cömertliğini herkes bilir” denilerek babanın özelliği belirtilmiş. Sonra da “babası eli açık biridir” denilerek bu özelliği karşılayan deyim kullanılmış. Yani “cömertlik” kelimesi, “eli açık” deyiminin anlamını açıklıyor.
Sonuç: D