8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Hecce Yayınları Sayfa 84
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle, Türkçe dersimizin önemli konularından olan düşünceyi geliştirme yolları, cümlede anlam ve cümle ögeleri ile ilgili güzel sorular çözeceğiz. Hazır mısınız? Başlayalım!
3. Dünya üzerinde ne kadar insan varsa o kadar da kişilik vardır. Nasıl her insanın dış görünüşü farklıysa iç dünyası ve kişiliği de farklıdır. Aynı durum iki kardeş arasında da gözlenebilir. Kardeşimde her zaman mantık ön plandadır. Herhangi bir konuda karar vermeden önce uzun uzun düşünür. Ben ise sabırsız yapımdan dolayı hemen karar veririm ve genellikle de hata yaparım.
Bu parçada kullanılan düşünceyi geliştirme yolu aşağıdakilerden hangisidir?
A) Benzetme
B) Örnekleme
C) Tanık gösterme
D) Tanımlama
Çözüm:
Sevgili çocuklar, bu tür sorularda öncelikle parçayı çok dikkatli okumamız gerekiyor. Parçada yazar ne anlatmak istiyor, ana fikri ne, bu ana fikri bize nasıl daha iyi anlaştırıyor, bunlara bakacağız.
Adım 1: Parçayı Anlayalım
Yazar, ilk başta “Dünya üzerinde ne kadar insan varsa o kadar da kişilik vardır.” diyerek genel bir yargı ortaya koyuyor. Yani herkesin farklı olduğunu söylüyor. Sonra bu genel yargıyı pekiştirmek için bir açıklama yapıyor: “Nasıl her insanın dış görünüşü farklıysa iç dünyası ve kişiliği de farklıdır.”
Daha sonra bu genel yargının günlük hayattaki karşılığını, yani somut bir örneğini veriyor: “Aynı durum iki kardeş arasında da gözlenebilir.” diyerek kendi kardeşiyle kendisini karşılaştırıyor. Kardeşinin mantıklı ve düşünerek karar verdiğini, kendisinin ise sabırsız olduğunu ve hemen karar verip hata yaptığını anlatıyor. Bu, yazarın ortaya attığı “herkesin kişiliği farklıdır” fikrini desteklemek için verdiği kişisel bir örnek, değil mi?
Adım 2: Düşünceyi Geliştirme Yollarını Hatırlayalım
- Benzetme: İki farklı şey arasında ortak bir özellikten yola çıkarak yapılan karşılaştırmadır. Mesela “asker aslan gibiydi” demek gibi. Parçada böyle bir benzetme yok.
- Örnekleme: Ortaya atılan bir düşünceyi daha anlaşılır, somut ve inandırıcı kılmak için örnekler vermektir. Yazarın kendi kardeşiyle kendisini örnek vermesi tam da buna uyuyor.
- Tanık Gösterme: Bir düşünceyi kanıtlamak için o konuda uzman veya tanınmış birinin sözünü, cümlesini olduğu gibi aktarmaktır. Parçada herhangi bir alıntı söz yok.
- Tanımlama: Bir kavramın veya varlığın ne olduğunu, özelliklerini açıklayarak tanıtmaktır. Mesela “Demokrasi, halkın kendi kendini yönetmesidir.” gibi. Parçada bir kavramın tanımı yapılmıyor.
Gördüğün gibi, yazar kendi deneyiminden yola çıkarak genel bir yargıyı bize örneklerle açıklıyor. İşte bu yönteme örnekleme diyoruz.
Sonuç:
Doğru cevap B) Örnekleme‘dir.
***
4. Sinema da tiyatro gibi sanatın bir türüdür. Ancak sinemanın izleyicisi, tiyatro izleyicisinden daha fazladır. Bunun nedeni sinemanın olanaklarının daha geniş olmasıdır. Sinemada uçsuz bucaksız çöller, balta girmemiş ormanlar, dağ zirveleri… gözünüzün önüne serilir.
Bu parçada karşılaştırılan kavramlar, aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
A) Göller-ormanlar
B) Sinema-görsel sanatlar
C) Ormanlar-dağlar
D) Sinema-tiyatro
Çözüm:
Bu soruda da parçayı dikkatle okuyup hangi iki şeyin birbiriyle kıyaslandığını, yani karşılaştırıldığını bulmamız gerekiyor.
Adım 1: Parçayı Anlayalım
Parça, “Sinema da tiyatro gibi sanatın bir türüdür.” diye başlıyor. Bakın, hemen sinema ile tiyatroyu yan yana getiriyor, ikisinin de birer sanat türü olduğunu söylüyor. Yani aralarında bir benzerlik kuruyor.
Daha sonra “Ancak sinemanın izleyicisi, tiyatro izleyicisinden daha fazladır.” diyerek sinema ile tiyatro arasındaki bir farkı ortaya koyuyor. İzleyici sayılarını karşılaştırıyor.
“Bunun nedeni sinemanın olanaklarının daha geniş olmasıdır.” cümlesiyle de sinemanın tiyatroya göre neden daha çok izleyicisi olduğunu açıklıyor. Sinemanın bize uçsuz bucaksız çöller, ormanlar, dağlar gibi çok farklı mekanları gösterebildiğini anlatıyor. Bu da tiyatronun sahne olanaklarının sınırlı olmasıyla (dolaylı olarak) bir karşılaştırma anlamına geliyor.
Kısacası, metnin başından sonuna kadar sinema ile tiyatro kavramları hem benzerlikleri hem de farklılıkları yönünden ele alınıyor.
Adım 2: Şıkları İnceleyelim
- A) Göller-ormanlar: Bunlar sinemanın bize gösterebildiği mekanlara verilen örnekler. Karşılaştırılan ana kavramlar bunlar değil.
- B) Sinema-görsel sanatlar: Sinema evet, görsel bir sanattır ama parçada sinema ile “diğer” görsel sanatlar arasında bir karşılaştırma yapılmıyor.
- C) Ormanlar-dağlar: Yine A şıkkındaki gibi, bunlar da sinemanın bize sunduğu mekan örnekleri. Ana karşılaştırma bunlar arasında değil.
- D) Sinema-tiyatro: Parçanın tamamında sinema ve tiyatro kavramları birbiriyle kıyaslanıyor, hem ortak yönleri hem de farklı yönleri vurgulanıyor.
Sonuç:
Doğru cevap D) Sinema-tiyatro‘dur.
***
5. Batuhan Öğretmen, cümlenin ögeleri konusunu anlattıktan sonra öğrencilerine bir çalışma kâğıdı hazırlamıştır. Çalışma kâğıdını kontrol ederken bir öğrencisinin yanlış yaptığını belirlemiştir.
(Tablo görseli)
Öğrenci, kaç numaralı cümlenin ögesini yanlış bulmuştur?
A) 1
B) 2
C) 3
D) 4
Çözüm:
Bu soruda, öğrencinin cümle ögeleri tablosundaki işaretlemelerini tek tek kontrol etmemiz gerekiyor. Her cümlenin ögelerini doğru bir şekilde bulup, öğrencinin yaptığı işaretlemeyle karşılaştıracağız.
Hatırlayalım: Cümle ögelerini bulurken önce yüklemi, sonra özneyi, sonra da nesne ve tümleçleri buluyorduk. “Ne, neyi, kimi?” soruları nesneleri; “kime, kimde, kimden, neye, nede, neden?” gibi sorular dolaylı tümleci; “nasıl, ne zaman, ne kadar, niçin, nereye (zarf olarak)” gibi sorular da zarf tümlecini bulduruyordu.
Adım 1: Her Cümlenin Ögelerini Bulup Öğrencinin İşaretlemesiyle Karşılaştıralım
1. Cümle: “Bisiklet sürerken kelebeklerle yarışmıştık.”
- Yüklem: yarışmıştık.
- Özne: Biz (gizli özne).
- Ne zaman yarışmıştık? Bisiklet sürerken. -> Bu ifade “ne zaman” sorusuna cevap verdiği için Zarf Tümleci‘dir.
- Öğrenci de bu ifadeyi Zarf Tümleci olarak işaretlemiş.
- Bu cümledeki işaretleme DOĞRU.
2. Cümle: “Kapadokya gezisine katıldık.”
- Yüklem: katıldık.
- Özne: Biz (gizli özne).
- Neye katıldık? Kapadokya gezisine. -> Bu ifade “neye” sorusuna cevap verdiği için Dolaylı Tümleç‘tir.
- Öğrenci de bu ifadeyi Dolaylı Tümleç olarak işaretlemiş.
- Bu cümledeki işaretleme DOĞRU.
3. Cümle: “Bu sabah seni aradım.”
- Yüklem: aradım.
- Özne: Ben (gizli özne).
- Ne zaman aradım? Bu sabah (Zarf Tümleci).
- Kimi aradım? Seni. -> Bu ifade “kimi” sorusuna cevap verdiği için Belirtili Nesne‘dir.
- Öğrenci de bu ifadeyi Belirtili Nesne olarak işaretlemiş.
- Bu cümledeki işaretleme DOĞRU.
4. Cümle: “Bana ömrüm boyunca unutamayacağım bir masal anlattı.”
- Yüklem: anlattı.
- Özne: O (gizli özne).
- Kime anlattı? Bana (Dolaylı Tümleç).
- Ne zaman anlattı? Ömrüm boyunca (Zarf Tümleci).
- Ne anlattı? Unutamayacağım bir masal. -> Bu ifade “ne” sorusuna cevap verdiği için Belirtisiz Nesne‘dir.
- Ancak öğrenci bu ifadeyi Belirtili Nesne olarak işaretlemiş.
- Bu cümledeki işaretleme YANLIŞ.
Adım 2: Yanlış Yapan Cümleyi Belirleyelim
Yukarıdaki incelemeler sonucunda, öğrencinin 4 numaralı cümlede “unutamayacağım bir masal” ögesini belirtisiz nesne olması gerekirken, belirtili nesne olarak işaretleyerek yanlış yaptığı ortaya çıkıyor.
Sonuç:
Öğrenci, 4 numaralı cümlenin ögesini yanlış bulmuştur.
Doğru cevap D) 4‘tür.
Umarım bu açıklamalar, cümle ögelerini ve düşünceyi geliştirme yollarını daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Başarılar dilerim!