8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Hecce Yayınları Sayfa 147
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizlerle birlikte çok önemli bir konuya, Atatürk ve Millî Eğitim konusuna değinen bir metni ve bu metinle ilgili etkinlikleri inceleyeceğiz. Unutmayın, Türkçe dersinde sadece dil bilgisi kurallarını öğrenmekle kalmıyor, aynı zamanda okuduğumuzu anlama, ifade etme ve düşüncelerimizi yapılandırma becerilerimizi de geliştiriyoruz.
Hadi gelin, ilk olarak 5. Etkinlik ile başlayalım.
5. ETKİNLİK
Yukarıdaki örneklerden yararlanarak siz de tek yargılı, içinde fiilimsi olan, noktalama işaretiyle ayrılan ve bağlaçla bağlanan cümle örnekleri yazınız.
Çözüm:
Sevgili gençler, bu etkinlikte bizden dört farklı türde cümle yazmamız isteniyor. Metindeki örnek cümleler bize yol gösteriyor ama biz kendi cümlelerimizi, okuduğumuz “Atatürk ve Millî Eğitim” konusuyla ilgili olarak oluşturmaya çalışacağız. Böylece hem dil bilgisi bilgimizi pekiştirecek hem de konuyu daha iyi anlamış olacağız.
Adım 1: Tek yargılı cümle (Basit cümle)
Tek yargılı cümleler, sadece bir tane yüklemi olan ve tek bir düşünceyi, olayı ya da durumu anlatan cümlelerdir. İçinde başka bir yargı barındırmazlar. Örnek olarak, “Kırtasiyeden renkli kalemler aldım.” cümlesi tek bir işi anlatıyor değil mi?
Şimdi biz de “Atatürk ve Millî Eğitim” metninden ilham alarak kendi tek yargılı cümlemizi yazalım:
-
Cümlemiz: Atatürk, öğretmenlere büyük değer vermiştir.
Açıklama: Bu cümlede sadece “vermiştir” yüklemi var ve tek bir yargı bildiriyor. Atatürk’ün öğretmenlere verdiği değeri anlatıyor.
Adım 2: İçinde fiilimsi olan cümle
Fiilimsiler, fiil kök veya gövdelerine belirli ekler getirilerek türetilen, cümlede isim, sıfat veya zarf gibi görev yapan sözcüklerdir. Bir cümlede fiilimsi olması, o cümleyi genellikle birleşik yapar ama yine de ana yargı tek kalabilir. Örnekler arasında “Oyuncak bir araba alarak çocukları mutlu ettik.” cümlesindeki “alarak” kelimesi bir zarf-fiildir.
Hadi biz de metnin konusuyla ilgili bir fiilimsili cümle kuralım:
-
Cümlemiz: Yeni nesilleri yetiştirmek, öğretmenlerin en kutsal görevidir.
Açıklama: Bu cümlede “yetiştirmek” kelimesi bir isim-fiildir. “-mek” ekiyle fiil özelliğini kaybedip isimleşmiştir. Cümlenin ana yargısı “görevidir” kelimesindedir.
Adım 3: Noktalama işaretiyle ayrılan cümle
Bu tür cümlelerde birden fazla yargı, virgül (,) veya noktalı virgül (;) gibi noktalama işaretleriyle birbirine bağlanır. Genellikle sıralı cümlelerde karşımıza çıkar. “Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.” cümlesinde iki ayrı yargı virgülle ayrılmış, değil mi?
Şimdi de eğitimle ilgili, noktalama işaretiyle ayrılmış bir cümle yazalım:
-
Cümlemiz: Eğitim, sadece ders kitaplarından ibaret değildir; hayatın kendisi de büyük bir okuldur.
Açıklama: Bu cümlede iki ayrı yargı (eğitimin ders kitaplarından ibaret olmadığı ve hayatın da bir okul olduğu) noktalı virgül (;) ile birbirine bağlanmıştır. Bu iki yargı anlamca birbirini tamamlar.
Adım 4: Bağlaçla bağlanan cümle
Bağlaçlar, cümleleri veya aynı görevdeki sözcükleri, söz gruplarını birbirine bağlayan kelimelerdir. “Çok bekledik ama sonuç beklediğimiz gibi oldu.” cümlesindeki “ama” kelimesi iki ayrı yargıyı birbirine bağlamıştır. Bağlaçlar, cümleler arasında anlam ilişkisi (karşıtlık, neden-sonuç, açıklama vb.) kurar.
Haydi, Atatürk ve eğitimin önemini vurgulayan bir bağlaçlı cümle yazalım:
-
Cümlemiz: Öğretmenler ülkenin kalkınmasında anahtardır ve onlar olmadan ilerleme mümkün değildir.
Açıklama: Bu cümlede “ve” bağlacı, iki ayrı cümleyi yani iki ayrı yargıyı birbirine bağlamıştır. İlk yargı öğretmenlerin anahtar olduğu, ikinci yargı ise onlar olmadan ilerlemenin mümkün olmadığıdır.
Şimdi de 6. Etkinlik‘e geçelim.
6. ETKİNLİK
Sınıfımızda ‘Atatürk’ün millî eğitime verdiği önem’ konulu bir konuşma yapınız. Yaptığınız konuşmayı aşağıdaki ölçütlere göre değerlendiriniz.
Çözüm:
Sevgili öğrenciler, bu etkinlikte aslında bir konuşma yapmamız değil, yapmış olduğumuz varsayılan bir konuşmayı değerlendirmemiz isteniyor. Yani, “Atatürk’ün millî eğitime verdiği önem” konulu bir konuşma yapsaydınız, bu konuşmayı nasıl değerlendirirdiniz? Bir konuşmanın başarılı olması için nelere dikkat etmek gerekir, bunları düşünerek aşağıdaki tabloyu dolduralım. Ben size örnek bir değerlendirme yapacağım, siz de kendi konuşmalarınızı yaparken bu ölçütleri aklınızda tutmalısınız.
Adım 1: Konuşma ölçütlerini anlama ve değerlendirme
Bir konuşma yaparken hem içeriğin hem de sunumun önemli olduğunu biliyoruz. Aşağıdaki maddeler, iyi bir konuşmacının dikkat etmesi gereken noktaları içeriyor. Ben, bu konuşmayı çok iyi hazırlamış ve başarılı bir şekilde sunmuş bir öğrenci gibi değerlendireceğim. Amacımız, örnek bir performansı göstermek.
Değerlendirme Tablosu:
-
Tonlama ve vurgulamaya dikkat ettim.
Sonuç: EvetAçıklama: Konuşmanın etkili olması için kelimeleri doğru tonlamak ve önemli yerleri vurgulamak çok önemlidir. Dinleyicinin konuya dikkatini çekmek ve anlamı güçlendirmek için buna kesinlikle dikkat etmeliyiz.
-
Akıcı ve anlaşılır bir dil kullandım.
Sonuç: EvetAçıklama: Konuşurken takılmadan, duraksamadan ve herkesin anlayabileceği basit, açık bir dil kullanmak gerekir. Metinde geçen “Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.” gibi önemli bir cümleyi aktarırken dilin akıcı olması mesajı daha güçlü kılar.
-
Dinleyicilerle göz teması kurdum.
Sonuç: EvetAçıklama: Göz teması kurmak, dinleyicilerle bağ kurmanın ve onlara değer verdiğini hissettirmenin en iyi yoludur. Böylece konuşmanız daha samimi ve ikna edici olur.
-
İşitilebilir bir ses tonuyla konuştum.
Sonuç: EvetAçıklama: Ne çok alçak ne de çok yüksek, herkesin rahatça duyabileceği bir ses tonu kullanmak önemlidir. Özellikle Atatürk’ün eğitim hakkındaki görüşlerini anlatırken sesimizin herkese ulaşması gerekir.
-
Konuşma sırasında dinleyicilere sorular sordum.
Sonuç: EvetAçıklama: Dinleyicilere soru sormak, onları konuşmaya dahil etmenin ve dikkatlerini canlı tutmanın harika bir yoludur. “Peki sizce Atatürk neden öğretmenlere bu kadar önem vermiştir?” gibi sorularla onları düşündürebiliriz.
-
Konuşma sırasında bana sorulan sorulara cevap verdim.
Sonuç: EvetAçıklama: Konuşma sonunda veya uygun bir yerde gelen sorulara doğru ve eksiksiz cevap vermek, konuya hakim olduğunuzu ve dinleyicilerle etkileşim kurmaya açık olduğunuzu gösterir. Bu, konuşmacının özgüvenini de artırır.
Umarım bu açıklamalar, hem dil bilgisi konularını hem de etkili konuşma becerilerini daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Unutmayın, pratik yaparak her konuda daha iyi olabilirsiniz!