8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Hecce Yayınları Sayfa 262
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin Türkçe öğretmenin. Sana gönderdiğin görseldeki soruları birlikte adım adım, en anlaşılır şekilde çözeceğiz. Hazırsan başlayalım!
8. I. Güzel Sanatlar Akademisi, Türk sanatını geliştirmek amacıyla kurulmuştur.
II. Akademinin yaptığı tek şey Batı kopyası gençler yetiştirmek.
III. Onlara da ne Türk milleti ne de Batılılar değer veriyor.
IV. Akademi, şimdiye kadar Türk sanatıyla ilgili ne ciddi bir dergi ne de bir kitap yayımlamamıştır.
Yukarıdaki cümlelerden hangisinde anlatım bozukluğu vardır?
A) I.
B) II.
C) III.
D) IV.
Şimdi bu soruyu çözelim bakalım. Anlatım bozukluğu demek, kurduğumuz cümlenin dil bilgisi kurallarına uymaması ya da anlam olarak karışıklık yaratması demektir. Her bir cümleyi tek tek inceleyelim:
Adım 1: Cümleleri tek tek inceleyelim ve anlatım bozukluğu olup olmadığını kontrol edelim.
-
I. “Güzel Sanatlar Akademisi, Türk sanatını geliştirmek amacıyla kurulmuştur.”
Bu cümlede herhangi bir anlatım bozukluğu bulunmuyor, sevgili öğrencim. Cümle, hem anlam olarak açık hem de dil bilgisi kurallarına uygun.
-
II. “Akademinin yaptığı tek şey Batı kopyası gençler yetiştirmek.”
Bu cümleye dikkat edelim. Burada bir yüklem eksikliği var gibi duruyor. Cümlenin bitmesi için bir yükleme ihtiyacı var. “Yetiştirmek” kelimesi burada bir fiilimsi (isim-fiil). Cümlenin anlamca tamamlanması için “yetiştirmektir” şeklinde olması gerekirdi. Yani, “Akademinin yaptığı tek şey Batı kopyası gençler yetiştirmektir.” olmalıydı. Bu, bir anlatım bozukluğudur.
-
III. “Onlara da ne Türk milleti ne de Batılılar değer veriyor.”
“Ne… ne de…” bağlacı, cümledeki yargıyı olumsuz yapar ama kendisinden sonra gelen yüklemin olumlu olması gerekir. Bu cümlede yüklem “değer veriyor” şeklinde olumlu kullanılmış. Bu yüzden bu cümlede bir anlatım bozukluğu yoktur, doğru kurulmuş bir cümledir.
-
IV. “Akademi, şimdiye kadar Türk sanatıyla ilgili ne ciddi bir dergi ne de bir kitap yayımlamamıştır.”
İşte burada çok belirgin bir anlatım bozukluğu var! Az önce III. cümlede de bahsettiğimiz gibi, “ne… ne de…” bağlacı zaten cümleye olumsuzluk anlamı katar. Bu yüzden yüklemin ayrıca olumsuz olmasına gerek yoktur, hatta olumsuz olursa anlatım bozukluğu olur. Cümledeki “yayımlamamıştır” kelimesi olumsuz. Doğrusu “Akademi, şimdiye kadar Türk sanatıyla ilgili ne ciddi bir dergi ne de bir kitap yayımlamıştır.” şeklinde olmalıydı. Bu duruma gereksiz olumsuzluk denir.
Adım 2: Anlatım bozukluğu olan cümleleri belirleyelim.
Gördüğün gibi hem II. hem de IV. cümlede anlatım bozukluğu var. Ancak test sorularında genellikle en bariz ve kurala en kesin aykırı olan seçenek doğru kabul edilir. “Ne… ne de…” bağlacıyla yüklemin olumsuz kullanılması, Türkçede çok net bir kural ihlalidir ve sıkça karşılaşılan bir anlatım bozukluğudur. II. cümledeki yüklem eksikliği de bir hata olmasına rağmen, “dır/dir” ekinin bazen düşürülebildiği durumlar da vardır. Ama IV. cümledeki hata, dil bilgisi kuralına tamamen aykırıdır.
Sonuç: D) IV.
9. Geçiş ve bağlantı ifadelerinden bazıları cümlenin anlamını tam tersi olacak şekilde değiştirir. Bu ifadeler “düşüncenin yönünü değiştiren ifadeler” denir.
Düşüncenin yönünü değiştiren ifadeler kullanarak cümle kurmak isteyen öğrencilerden hangisi doğru bir cümle kurmuştur?
A) Tunç: Bir çuval inciri berbat etti oysaki ona çok güvenmiştim.
B) Tuncay: Yazılmasından memnuniyet duyduğunu özellikle belirtti.
C) Tülay: Kısaca tiyatro eğlendirirken öğreten bir sanattır.
D) Tülin: Yarın derslere başlıyoruz ilk olarak sözcükte anlam konusunu işleyeceğiz.
Bu soru, “düşüncenin yönünü değiştiren ifadeler” konusunu anlamamızı istiyor. Bu ifadeler, bir cümlenin ilk kısmında söylenen şeyle, ikinci kısmında söylenen şey arasında bir zıtlık, bir çelişki olduğunu gösterir. Örneğin “ama, fakat, ancak, oysa, halbuki, ne var ki, yalnız, buna rağmen, yine de” gibi kelimeler bu işi yapar.
Adım 1: Seçeneklerdeki cümleleri inceleyerek “düşüncenin yönünü değiştiren” bir ifade olup olmadığına bakalım.
-
A) Tunç: “Bir çuval inciri berbat etti oysaki ona çok güvenmiştim.”
Burada Tunç, ilk olarak olumsuz bir durumdan bahsediyor: “Bir çuval inciri berbat etti.” Sonra “oysaki” kelimesini kullanarak bu duruma zıt bir beklentisini dile getiriyor: “ona çok güvenmiştim.” Güvendiğimiz birinin böyle kötü bir şey yapması, beklentimizin tersine bir durumdur, değil mi? İşte “oysaki” kelimesi bu zıtlığı, düşüncenin yön değiştirmesini çok güzel sağlıyor. Bu cümle doğru kurulmuş.
-
B) Tuncay: “Yazılmasından memnuniyet duyduğunu özellikle belirtti.”
Bu cümlede “ama, fakat, oysaki” gibi düşüncenin yönünü değiştiren bir ifade yok. Sadece bir durumu açıklıyor, herhangi bir zıtlık ilişkisi kurmuyor.
-
C) Tülay: “Kısaca tiyatro eğlendirirken öğreten bir sanattır.”
Buradaki “eğlendirirken” kelimesindeki “-ken” eki, iki eylemin (eğlendirmek ve öğretmek) aynı anda yapıldığını gösterir. “Hem eğlendiriyor hem öğretiyor” anlamı var. Bu, bir zıtlık değil, aksine iki durumun bir arada olduğunu belirtir. Yani düşüncenin yönünü değiştirmiyor.
-
D) Tülin: “Yarın derslere başlıyoruz ilk olarak sözcükte anlam konusunu işleyeceğiz.”
Bu cümlede de düşüncenin yönünü değiştiren bir ifade yok. Tülin sadece iki bilgiyi art arda sıralamış, birbiriyle bağlantılı iki durumu anlatmış.
Adım 2: Doğru cümleyi belirleyelim.
Yapılan incelemeler sonucunda, Tunç’un kurduğu cümledeki “oysaki” bağlacı, ilk yargıyla ikinci yargı arasında bir zıtlık kurarak düşüncenin yönünü doğru bir şekilde değiştirmiştir.
Sonuç: A) Tunç
10. Grafik: Aylık Kitap Okuma Oranları
[Grafik burada yer alıyor: Roman: 20, Kişisel Gelişim: 10, Hikâye: 15, Deneme: 30, Şiir: 25]
Aşağıdakilerden hangisi bu grafikten yola çıkılarak söylenemez?
Bu soru bir grafik yorumlama sorusu. Grafikte bize farklı kitap türlerinin aylık okuma oranları verilmiş. Bizden istenen ise, bu grafikteki bilgilere göre yanlış olan, yani söylenemeyecek olan ifadeyi bulmak. Haydi, adım adım inceleyelim!
Adım 1: Öncelikle grafikteki her bir kitap türünün okuma oranını net bir şekilde yazalım.
- Roman: 20
- Kişisel Gelişim: 10
- Hikâye: 15
- Deneme: 30
- Şiir: 25
Adım 2: Şimdi de seçeneklerde verilen ifadelerin grafikteki verilere göre doğru olup olmadığını kontrol edelim.
-
A) En fazla okunan kitap türü denemedir.
Grafikteki oranlara baktığımızda:
Deneme: 30
Diğer türler: Roman (20), Kişisel Gelişim (10), Hikâye (15), Şiir (25).
Evet, 30 sayısı diğer tüm oranlardan daha büyüktür. Bu ifade doğrudur.
-
B) Roman türündeki kitapların okuma oranı, şiir ve kişisel gelişim kitaplarının okuma oranının toplamına eşittir.
Roman okuma oranı: 20
Şiir okuma oranı: 25
Kişisel Gelişim okuma oranı: 10
Şimdi şiir ve kişisel gelişim kitaplarının toplamını bulalım:
25 + 10 = 35
Romanın oranı (20) ile Şiir ve Kişisel Gelişim toplamı (35) birbirine eşit midir? Hayır, 20 sayısı 35’e eşit değildir. Bu yüzden bu ifade yanlıştır.
-
C) Deneme kitaplarının okuma oranı, roman ve kişisel gelişim kitaplarının okuma oranının toplamına eşittir.
Deneme okuma oranı: 30
Roman okuma oranı: 20
Kişisel Gelişim okuma oranı: 10
Roman ve kişisel gelişim kitaplarının toplamını bulalım:
20 + 10 = 30
Denemenin oranı (30) ile Roman ve Kişisel Gelişim toplamı (30) birbirine eşit midir? Evet, 30 sayısı 30’a eşittir. Bu yüzden bu ifade doğrudur.
-
D) Şiir kitaplarının okuma oranı, kişisel gelişim ve hikâye kitaplarının okuma oranının toplamına eşittir.
Şiir okuma oranı: 25
Kişisel Gelişim okuma oranı: 10
Hikâye okuma oranı: 15
Kişisel gelişim ve hikâye kitaplarının toplamını bulalım:
10 + 15 = 25
Şiirin oranı (25) ile Kişisel Gelişim ve Hikâye toplamı (25) birbirine eşit midir? Evet, 25 sayısı 25’e eşittir. Bu yüzden bu ifade doğrudur.
Adım 3: Söylenemez olan ifadeyi belirleyelim.
Seçenekleri tek tek kontrol ettiğimizde, B seçeneğindeki ifadenin yanlış olduğunu, yani grafikteki bilgilere göre söylenemeyeceğini gördük.
Sonuç: B) Roman türündeki kitapların okuma oranı, şiir ve kişisel gelişim kitaplarının okuma oranının toplamına eşittir.