8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Hecce Yayınları Sayfa 286
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle, çok önemli bir bilim insanı olan Pastör’ün hayatından bir kesit sunan “Pastör’ün Savaşı” adlı metnin ilk bölümüyle ilgili etkinlikleri çözeceğiz. Unutmayın, okuduğumuz metni dikkatlice anlamak, soruları doğru cevaplamanın anahtarıdır. Haydi başlayalım!
1. ETKİNLİK
Okuduğunuz metin bazlı kelimeler verilmiştir. Bu kelimelerin anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Anlamını öğrendiğiniz yeni kelime/kelime gruplarını sözlüğünüze yazınız. Öğrendiğiniz kelimeleri birer cümlede kullanınız.
Sevgili çocuklar, bu etkinlikte bizden istenen, verilen kelimelerin anlamını metinden yola çıkarak bulmak ve sonra o kelimeleri birer cümlede kullanmak. Bazı kelimeler metinde geçiyor, bazıları ise geçmiyor olabilir. Eğer kelime metinde yoksa, metnin bağlamından anlamını çıkarmamız mümkün olmaz. Bu durumda, o kelime için genel sözlük anlamına bakmamız ve bunu belirtmemiz gerekir.
Adım 1: Kelimeleri metinde bulalım ve anlamlarını metin bağlamından çıkaralım.
kuduz:
Metinde “kuduz bir kurt dadandı”, “kudurmuş hayvan”, “kuduz hastalığına yakalananların” gibi ifadeler geçiyor. Buradan anlıyoruz ki kuduz, hayvanlardan insanlara geçebilen, çok tehlikeli bir hastalıktır. Özellikle hayvanlarda saldırganlığa neden olan bir tür virüs hastalığı.
Cümlem: Kuduz, ne yazık ki geçmişte birçok insanın hayatına mal olan korkunç bir hastalıktı.
dağlamak:
Metinde “kuduz hayvan tarafından ısırılan yeri, kızgın demirle yakıp, dağlamaktı.” cümlesini görüyoruz. Buradan dağlamak kelimesinin, yanan, kızgın bir şeyle bir yeri yakmak, yakarak tedavi etmeye çalışmak anlamında kullanıldığını anlıyoruz.
Cümlem: Eski zamanlarda yaraları dağlamak, enfeksiyonu durdurmak için kullanılan ilkel bir yöntemdi.
sicim:
Sevgili çocuklar, metni dikkatlice okuduğumuzda “sicim” kelimesinin bu kısa parçada geçmediğini fark ediyoruz. Bu durumda, kelimenin anlamını metinden çıkarmamız mümkün değil. Ama yine de genel anlamını öğrenip bir cümlede kullanalım:
Sicim kelimesinin metinde geçmediğini belirtmek isterim. Genel anlamı: Pamuk, keten, kenevir gibi bitkisel liflerden yapılan ince ip.
Cümlem: Köydeki yaşlı teyze, çamaşırları asmak için uzun bir sicim gerdi.
şarbon:
Aynı şekilde, “şarbon” kelimesi de okuduğumuz metin parçasında yer almıyor. Tıpkı sicim kelimesinde olduğu gibi, bunun anlamını da metnin bağlamından çıkaramayız. Genel anlamını öğrenelim ve bir cümlede kullanalım:
Şarbon kelimesinin metinde geçmediğini belirtmek isterim. Genel anlamı: Sığır, koyun, keçi gibi otçul hayvanlarda görülen, insanlara da geçebilen, tehlikeli ve bulaşıcı bir hastalık.
Cümlem: Veteriner hekim, hayvanları şarbon hastalığına karşı düzenli olarak aşılamanın önemini vurguladı.
2. ETKİNLİK
Aşağıdaki soruları okuduğunuz metne göre cevaplayınız.
Bu bölümde, metni ne kadar iyi anladığımızı ölçen sorular var. Cevapları sadece okuduğumuz metinden yola çıkarak bulmalıyız. Eğer metinde bir bilginin cevabı yoksa, bunu da belirtmeliyiz.
1. Kasabalılar kurttan niçin korkuyorlarmış?
Çözüm: Metinde şöyle yazıyor: “Geceleri ortaya çıkan bu kudurmuş hayvan, ineklere, koyunlara ve insanlara saldırıyordu.” Bu cümleden anlıyoruz ki kasabalılar kurttan korkuyorlarmış çünkü kurt kuduzmuş ve hem hayvanlara hem de insanlara saldırıyormuş, yani herkes için büyük bir tehlike oluşturuyormuş.
Cevap: Kasabalılar, kuduz olan kurdun geceleri ortaya çıkarak ineklere, koyunlara ve insanlara saldırmasından dolayı korkuyorlarmış.
2. Aşı bulunmadan önce kuduz hastalığına yakalanan insanlar, nasıl tedavi edilmeye çalışılıyormuş?
Çözüm: Metinde bu konuda şöyle bir bilgi var: “İnsanların bu amansız hastalığa karşı bildikleri tek tedavi yöntemi, kuduz hayvan tarafından ısırılan yeri, kızgın demirle yakıp, dağlamaktı.” Bu da bize, o dönemdeki tedavi yöntemini açıkça gösteriyor.
Cevap: Aşı bulunmadan önce kuduz hastalığına yakalanan insanlar, kuduz hayvan tarafından ısırılan yeri kızgın demirle yakıp dağlayarak tedavi edilmeye çalışılıyormuş.
3. Pastör neden kuduz aşısı üzerinde çalışmaya başlamış?
Çözüm: Sevgili çocuklar, metnin başlığı “Pastör’ün Savaşı” olsa da, okuduğumuz bu kısa metin parçasında Pastör’ün kuduz aşısı üzerinde çalışmaya neden başladığına dair herhangi bir bilgi verilmiyor. Metin sadece kuduz hastalığının kasabada yarattığı korkuyu ve o dönemdeki çaresizliği anlatıyor.
Cevap: Bu sorunun cevabı, okuduğumuz metin parçasında bulunmamaktadır.
4. Kuduz köpek tarafından ısırılan çocuğu neden Pastör’ün laboratuvarına getirmişler?
Çözüm: Bu soruda da Pastör’ün laboratuvarından ve kuduz köpek tarafından ısırılan bir çocuktan bahsediliyor. Ancak okuduğumuz metinde ne Pastör’ün laboratuvarı ne de böyle bir çocuktan bahsediliyor. Bu bilgiler metnimizde yer almıyor.
Cevap: Bu sorunun cevabı, okuduğumuz metin parçasında bulunmamaktadır.
5. Çocuğun anne ve babası, neden kuduz aşısının çocuklar üzerinde denenmesini istemiş?
Çözüm: Tıpkı önceki iki soruda olduğu gibi, bu soruda geçen “çocuk”, “anne ve babası” ve “aşı denemesi” gibi bilgiler de okuduğumuz bu kısa metin bölümünde yer almıyor. Bu sorular muhtemelen metnin daha sonraki bölümlerinde cevaplanacak bilgiler içeriyor.
Cevap: Bu sorunun cevabı, okuduğumuz metin parçasında bulunmamaktadır.
3. ETKİNLİK
Okuduğunuz metnin konusunu ve ana fikrini aşağıya yazınız.
Metnin konusu, metinde neyden bahsedildiğidir. Ana fikir ise, yazarın bu metinle bize vermek istediği en önemli mesajdır.
Adım 1: Metnin konusunu belirleyelim.
Metin, Fransa’nın Dole kasabasında kuduz bir kurdun ortaya çıkardığı korkuyu, hayvanlara ve insanlara saldırmasını, o dönemde kuduz hastalığına karşı bilinen tek ve etkisiz tedavi yöntemini anlatıyor. Yani genel olarak kuduz hastalığının yarattığı dehşet ve çaresizlik üzerinde duruluyor.
Metnin Konusu:
Kuduz bir kurdun bir kasabada yarattığı korku, dehşet ve o dönemde kuduz hastalığına karşı insanların içinde bulunduğu çaresizlik.
Adım 2: Metnin ana fikrini belirleyelim.
Metin bize, aşı gibi modern tedavi yöntemleri bulunmadan önce kuduz hastalığının ne kadar ölümcül ve korkutucu olduğunu, insanların bu hastalığa karşı ne kadar savunmasız kaldığını gösteriyor. Yazarın vermek istediği temel mesaj budur.
Metnin Ana Fikri:
Aşı ve etkili tedavi yöntemleri keşfedilmeden önce kuduz hastalığı, insanlar için büyük bir korku kaynağı ve çaresiz bir ölüme yol açan amansız bir hastalıktı.