8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Hecce Yayınları Sayfa 155
Merhaba sevgili öğrencim, bu soruları seninle birlikte adım adım çözeceğiz. Deyimler ve söz sanatları konuları bazen kafa karıştırıcı olabilir ama merak etme, birlikte üstesinden geleceğiz. Hadi başlayalım!
B) Aşağıdaki tanımları harf ile verilen deyimlerle eşleştirerek harfleri yay ayraçların içine yazınız.
1. Yapılmakta olan bir işte küçük de olsa katkısı bulunmak.
Çözüm:
Bu tanım, bir işe az da olsa bir yardımda bulunmak, bir payı olmak anlamına geliyor. Deyimlerimize baktığımızda, “çorbada tuzu bulunmak” deyimi tam olarak bu anlamı karşılar. Yani bir işin içinde küçük bir payı olmak demektir.
Sonuç: (f)
2. Çok az olan eşyasını hemen yüklenip hemen göçebilen.
Çözüm:
Bu tanım, eşyası az olduğu için kolayca taşınabilen, sürekli yer değiştiren kişiler için kullanılır. “Evi sırtında” deyimi, evini barkını kolayca taşıyabilen, bir yere bağlı kalmayan kişileri anlatır.
Sonuç: (b)
3. Bir konu üzerinde iyi düşünebilir olmak.
Çözüm:
Bu tanım, bir kişi bir konu hakkında çok iyi ve mantıklı düşünebiliyor, zekasını kullanabiliyorsa bu durumu ifade eder. “Kafası işlemek” deyimi, zekası iyi çalışan, akıllı, düşünebilen kişiler için kullanılır.
Sonuç: (e)
4. Musallat olduğu için kimsenin yakasını bırakmamak.
Çözüm:
Bu tanım, birine sürekli rahatsızlık vermek, peşini bırakmamak, yapışıp kalmak anlamındadır. “Kene gibi yapışmak” deyimi, birinin peşini bırakmayan, musallat olan kişileri anlatmak için kullanılır.
Sonuç: (d)
5. Aksiliği, huysuzluğu, tersliği üzerinde olmak.
Çözüm:
Bu tanım, bir kişinin o gün keyifsiz, sinirli, huysuz olması durumunu ifade eder. “Ters (sol) tarafından kalkmak” deyimi, sabah uyandığında keyifsiz, sinirli olmak, huysuz bir gün geçirmek anlamında kullanılır.
Sonuç: (ç)
6. Üzüntüsünü bir dereceye kadar azaltmak.
Çözüm:
Bu tanım, bir kişinin yaşadığı bir üzüntünün, kederin biraz olsun hafiflemesi, azalması anlamına gelir. “Yüreğini serinletmek” deyimi, üzüntüyü biraz olsun dindirmek, rahatlamak demektir.
Sonuç: (a)
7. Uzun uzun emek vermiş ya da boşuna vakit geçirmiş olmak.
Çözüm:
Bu tanım, bir işe çok çaba harcamak, uzun zaman ayırmak ama bazen de bu emeğin boşa gitmesi anlamında kullanılır. “Ömür çürütmek” deyimi, bir iş için yıllarını harcamak, boşuna zaman ve emek harcamak demektir.
Sonuç: (c)
C) Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun deyimleri yazınız.
1. Ona bir şeyi anlatmak ……………………………………………………………….. daha zordur.
Çözüm:
Burada birine bir şey anlatmanın ne kadar zor olduğunu vurgulayan bir deyim arıyoruz. Seçeneklerimiz arasında “deveye hendek atlatmak” deyimi, çok zor ve neredeyse imkansız bir işi yapmak anlamına gelir. Bu nedenle, ona bir şey anlatmanın çok zor olduğunu anlatmak için bu deyim uygun düşer.
Sonuç: deveye hendek atlatmaktan
2. Kaymakam Bey’e dertlerimizi …………………………………………. kadar anlattık.
Çözüm:
Bu cümlede, dertlerimizi anlatırken gücümüzün yettiği, konuşabildiğimiz kadar anlattığımız anlaşılıyor. “Dili dönmek” deyimi, konuşabilmek, anlatabilmek anlamına gelir. Bu yüzden, “dili döndüğü kadar” ifadesi boşluğa en uygun olandır.
Sonuç: dili döndüğü
3. ………………………………………………………………………………………. o kitabı yayımlayacağım.
Çözüm:
Bu cümlede, kişinin kitabı yayımlama konusunda çok kararlı olduğu, ne olursa olsun bu işi yapacağı anlaşılıyor. “Ne pahasına olursa olsun” deyimi, her türlü zorluğa rağmen, her şeyi göze alarak bir şeyi yapmak anlamına gelir.
Sonuç: Ne pahasına olursa olsun
4. Herkes ……………………………………………………………………………. de ben yanında olacağım.
Çözüm:
Bu cümlede, herkesin bir kişiyi terk etmesi, yüz çevirmesi durumunda bile, konuşanın o kişinin yanında olacağı belirtiliyor. “Yüz çevirmek” deyimi, birini terk etmek, ilgisini kesmek, sırtını dönmek anlamına gelir.
Sonuç: yüz çevirse
5. Sorun çözüldü, iş ………………………………………………………………………………………….. .
Çözüm:
Bu cümlede, bir sorunun çözüldüğü ve durumun iyi bir şekilde sonuçlandığı anlatılıyor. “Tatlıya bağlamak” deyimi, kötü giden bir durumu olumlu bir sonuca ulaştırmak, anlaşarak çözmek anlamına gelir.
Sonuç: tatlıya bağlandı
6. Baktı ………………………………………………………………….. , oradan uzaklaştı.
Çözüm:
Bu cümlede, bir durumun zorlu veya tehlikeli olduğunu anlayıp oradan uzaklaşma eylemi anlatılıyor. “Pabuç pahalı” deyimi, bir durumun zorlu, riskli veya maliyetli olduğunu, işin içinden çıkmanın kolay olmadığını ifade eder.
Sonuç: pabuç pahalı
Ç) Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.
1. “Bizim de kalbimizi kımıldatır derinden
Toprağa diz vuruşu dağ gibi zeybeğin.”
Altı çizili dizede başvurulan söz sanatı, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Abartma
B) Benzetme
C) Karşıtlık
D) Kişileştirme
Çözüm:
Adım 1: Altı çizili dizeyi dikkatlice okuyalım: “Toprağa diz vuruşu dağ gibi zeybeğin.”
Adım 2: Bu dizede “zeybeğin diz vuruşu” ile “dağ” arasında bir ilişki kurulduğunu görüyoruz. “Gibi” kelimesi, bu iki farklı şeyi birbirine benzetmek için kullanılmış. Yani, zeybeğin diz vuruşunun büyüklüğü, heybeti bir dağın heybetine benzetilmiş.
Adım 3: Söz sanatlarını hatırlayalım:
- Abartma: Bir şeyi olduğundan çok büyük veya çok küçük göstermek.
- Benzetme: İki farklı şey arasında ortak bir özellikten yola çıkarak karşılaştırma yapmak, birini diğerine benzetmek. Genellikle “gibi, sanki, adeta” gibi kelimeler kullanılır.
- Karşıtlık: Zıt kavramları bir arada kullanmak.
- Kişileştirme: İnsan dışındaki varlıklara insan özellikleri vermek.
Adım 4: “Dağ gibi” ifadesi, zeybeğin diz vuruşunu bir dağa benzeterek güçlü ve heybetli olduğunu anlatıyor. Bu durum, “benzetme” sanatına örnektir.
Sonuç: B) Benzetme