8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Hecce Yayınları Sayfa 190
Merhaba sevgili öğrencim,
Bugün seninle “Birlikte Başarıyoruz” adlı metni inceleyip, sonundaki soruları adım adım, güzelce cevaplayacağız. Hazır mısın? Hadi başlayalım!
1. İmece nedir? Metinden hareketle imeceye örnekler veriniz.
Sevgili öğrencim, metinde imece kavramı çok güzel anlatılmış. Öncelikle imecenin ne olduğunu bulalım, sonra da metindeki örnekleri birlikte listeleyelim.
Adım 1: İmece tanımını bulalım.
Metinde “Köy yaşantısından bir örnek: İmece” başlığı altında şöyle yazıyor:
Geleneklere göre insanlar ihtiyaca göre birbirlerine yardım eder ve bunun için hiçbir karşılık beklemezler. Birlikte hareket ederek sırasıyla tarlalarındaki ürünleri toplar, köy meydanını temizler, evleri boyar, köyün okulunu tamir ederler. Bu dayanışma örneğine imece denir.
Yani, imece; insanların geleneklere göre, hiçbir karşılık beklemeden, ihtiyacı olanlara topluca yardım etmesi, işleri birlikte yapmasıdır.
Adım 2: Metindeki imece örneklerini bulalım.
Yukarıdaki tanımın içinde zaten örnekler de gizli, fark ettin mi? Bakalım neler varmış:
- Tarlalardaki ürünleri birlikte toplamak.
- Köy meydanını birlikte temizlemek.
- Evleri birlikte boyamak.
- Köyün okulunu birlikte tamir etmek.
İşte bunlar, metinde verilen imece örnekleri. Gördüğün gibi, imece tamamen gönüllülük esasına dayalı, harika bir yardımlaşma geleneği!
2. Toplum dayanışması için neler yapabileceğimizi sözlü olarak ifade ediniz.
Şimdi de metinde “Toplum dayanışması için” başlığı altında neler yapabileceğimizi bulalım ve bunları sanki bir arkadaşına anlatıyormuş gibi açıklayalım.
Adım 1: Metindeki maddeleri tespit edelim.
Metinde şöyle yazıyordu:
- Yeşilay gibi toplum yararına çalışan kurumlarda gönüllü olalım.
- Yaşlılara yardım edelim.
- Parkımızı el birliği ile çöplerden temizleyelim.
Adım 2: Bu maddeleri açıklayarak ifade edelim.
Sevgili öğrencim, toplum dayanışması için yapabileceğimiz çok güzel şeyler var. Mesela:
- Öncelikle, Yeşilay gibi çevremize, sağlığımıza ve genel olarak topluma faydalı işler yapan derneklerde, vakıflarda gönüllü olarak çalışabiliriz. Böylece hem yeni insanlar tanırız hem de topluma katkı sağlamanın mutluluğunu yaşarız.
- İkinci olarak, yaşlılarımıza yardım etmek çok önemli. Onlar bizim büyüklerimiz, tecrübelilerimiz. Belki pazar alışverişlerini yapmalarına yardım edebiliriz, belki bir işlerini halletmelerine destek olabiliriz ya da sadece onlarla sohbet ederek yalnızlıklarını paylaşabiliriz. Küçük bir yardım bile onların hayatını çok kolaylaştırabilir.
- Üçüncü olarak da, yaşadığımız çevreyi güzelleştirmek için parkımızı veya sokağımızı el birliğiyle temizleyebiliriz. Düşünsene, herkes kendi kapısının önünü süpürse, bütün mahalle pırıl pırıl olur! Piknik yaptığımız yerleri temiz tutmak, yere çöp atmamak zaten temel görevimiz ama bir adım ötesine geçip, başkalarının attığı çöpleri bile toplayarak çevre bilinci oluşturabiliriz. Böylece hepimiz daha temiz ve güzel bir çevrede yaşarız.
Gördün mü, aslında çok da zor değilmiş toplum dayanışmasına katkıda bulunmak!
3. Dayanışma içindeyken nelere dikkat etmeliyiz?
Şimdi de son sorumuza gelelim. Metin, dayanışma sırasında dikkat etmemiz gereken çok önemli noktaları vurgulamış. Hadi onları bulup seninle paylaşayım.
Adım 1: Metinde dayanışma sırasında dikkat edilmesi gereken başlıkları bulalım.
Metinde bu konuyla ilgili üç ana başlık var:
- Birlikte hareket ederken birbirimize saygı duyalım.
- Dayanışma hâlindeyken empati geliştirelim.
- Birlikteyken paylaşmayı öğrenelim.
Adım 2: Bu başlıklar altındaki ana fikirleri açıklayalım.
Dayanışma çok güzel bir şey ama bunu yaparken bazı şeylere özen göstermeliyiz ki her şey daha anlamlı ve verimli olsun:
- Öncelikle, birbirimize saygı duymalıyız. Bu, sadece insanlara değil, her şeye özenle davranmak anlamına geliyor. Başkalarının bize nasıl davranmasını istiyorsak, biz de onlara öyle davranmalıyız. Kimseyi kırmadan, incitmeden, nezaketle hareket etmeliyiz. Unutma, saygı olmadan gerçek bir dayanışma olmaz.
- İkinci olarak, empati geliştirmeliyiz. Empati neydi hatırlıyor musun? Kendimizi başkalarının yerine koymak, onların duygularını ve düşüncelerini anlamaya çalışmak. Dayanışma içinde olduğumuzda, bir sorunu çözerken ya da bir iş yaparken, başkalarının neler hissettiğini, ne düşündüğünü anlamaya çalışmalıyız. Herkesin farklı fikirleri, farklı bakış açıları olabilir. Bu farklılıkları kabul edip, farklı düşünceleri dinlemeyi ve saygı göstermeyi öğrenmeliyiz. Böylece daha iyi çözümler bulabiliriz.
- Son olarak da, paylaşmayı öğrenmeliyiz. Paylaşmak, sadece eşyaları değil, duygularımızı da kapsar. Sevinçlerimizi, üzüntülerimizi, düşüncelerimizi birbirimizle paylaşmalıyız. Dayanışma içinde olduğumuzu sevdiklerimizle paylaşarak onların da bu güzel duygulara ortak olmasını sağlamalıyız. Paylaşmak, hem mutluluğu artırır hem de zorlukları hafifletir.
İşte bu üç önemli noktaya dikkat ettiğimizde, dayanışmamız çok daha güçlü ve anlamlı olur!
Umarım bu açıklamalar senin için anlaşılır ve faydalı olmuştur sevgili öğrencim. Başka soruların olursa çekinmeden sorabilirsin!