8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Hecce Yayınları Sayfa 46
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizinle birlikte çok güzel bir Türkçe testi çözeceğiz. Sınavda karşınıza çıkabilecek bu soruları dikkatlice inceleyelim ve adım adım, tane tane çözelim. Unutmayın, her sorunun bir mantığı var ve biz bu mantığı çözdüğümüzde, sorular bize hiç de zor gelmeyecek! Hadi başlayalım!
2. Ayşe Öğretmen’in tahtada yazdığı sorulardaki söz sanatlarını öğrencilerinden bulmalarını istedi. Öğrencilerin cevapları sırayla aşağıdaki gibidir.
Öğrencilerin yüzde kaçı söz sanatlarını doğru şekilde sıralamıştır?
Sevgili öğrencilerim, bu soruda Ayşe Öğretmen’in tahtaya yazdığı cümlelerdeki söz sanatlarını önce biz bulacağız, sonra öğrencilerin cevaplarıyla karşılaştırıp kimlerin doğru yaptığını belirleyeceğiz. Son olarak da doğru yapanların yüzdesini hesaplayacağız.
Adım 1: Cümlelerdeki söz sanatlarını bulalım.
-
“Bugün piknikte çocuklar gibi eğlendik.”
Burada bir şeyi başka bir şeye benzetme var. Eğlenme şeklini çocukların eğlenme şekline benzetmiş. O zaman bu bir Benzetme. -
“Köpek bana el salladı.”
Bir hayvan olan köpeğe, insanlara özgü bir özellik olan “el sallama” verilmiş. Bu, cansız veya hayvan varlıklara insan özelliklerinin verilmesi demek, yani Kişileştirme. -
“Köpek “Haydi gel.” diye beni de oyuna çağırdı.”
Köpek insan gibi konuşmuş, değil mi? İşte hayvanları veya cansız varlıkları konuşturmaya Konuşturma (İntak) diyoruz. -
“Sesimle âdeta dağlar yerinden oynadı.”
Bir insanın sesinin dağları yerinden oynatması mümkün mü? Tabii ki hayır! Burada bir durumu olduğundan çok daha büyük gösterme var. Bu da Abartma (Mübalağa) sanatıdır. -
“İyi günde de kötü günde de yanımdaydı.”
“İyi gün” ve “kötü gün” kelimeleri birbirinin zıttı, yani karşıtı olan kavramlar. Bir cümlede zıt anlamlı kelimelerin bir arada kullanılmasına Karşıtlık (Tezat) diyoruz.
Şimdi söz sanatlarımızı doğru sırasıyla yazalım:
1. Benzetme
2. Kişileştirme
3. Konuşturma
4. Abartma
5. Karşıtlık
Adım 2: Öğrencilerin cevaplarını kontrol edelim.
-
Özgür: Benzetme, Kişileştirme, Konuşturma, Abartma, Karşıtlık
Özgür’ün tüm cevapları doğru. Tebrikler Özgür! -
Elif: Benzetme, Benzetme, Konuşturma, Karşıtlık, Abartma
Elif’in 1. ve 3. cevapları doğru, diğerleri yanlış. -
Dilara: Kişileştirme, Benzetme, Abartma, Konuşturma, Karşıtlık
Dilara’nın 4. ve 5. cevapları doğru, diğerleri yanlış. -
Esra: Benzetme, Kişileştirme, Konuşturma, Abartma, Karşıtlık
Esra’nın da tüm cevapları doğru. Aferin Esra! -
Batuhan: Kişileştirme, Benzetme, Abartma, Konuşturma, Karşıtlık
Batuhan’ın da 4. ve 5. cevapları doğru, diğerleri yanlış.
Adım 3: Doğru sıralayan öğrenci sayısını bulalım.
Özgür ve Esra, yani 2 öğrenci tüm söz sanatlarını doğru sıralamış.
Adım 4: Yüzdeyi hesaplayalım.
Toplam 5 öğrenci var. Bu 5 öğrenciden 2’si doğru cevap vermiş.
Yüzdeyi bulmak için bir oran kurarız:
(Doğru cevap veren öğrenci sayısı / Toplam öğrenci sayısı) * 100
(2 / 5) * 100
0.4 * 100 = 40
Yani öğrencilerin %40’ı söz sanatlarını doğru şekilde sıralamış.
Doğru seçeneği işaretleyelim:
A) %20
B) %40
C) %60
D) %80
Sonuç: B seçeneği %40.
3. Minimini kasabanın balkonlu, kuleli gazinoya benzeyen kocaman bir konağı vardı. Lakin ikmal edilememişti. Sıvanamayan kerpiç duvarlar yer yer açılmış, kumrulara yuva olmuştu. Üst kat penceresiz, sıvasız, tahta örtülerle bekleniyordu.
Yukarıdaki metinde hangi anlatım biçimine başvurulmuştur?
Sevgili gençler, anlatım biçimleri bir yazarın metni oluştururken kullandığı yöntemlerdir. Bakalım bu metinde yazar ne yapmış?
Adım 1: Metni dikkatlice okuyalım ve içeriğini anlayalım.
Metinde bir konaktan bahsediliyor. Bu konağın nasıl olduğu, özelliklerinin neler olduğu anlatılıyor: “balkonlu, kuleli gazinoya benzeyen kocaman”, “ikmal edilememişti”, “sıvanamayan kerpiç duvarlar yer yer açılmış”, “kumrulara yuva olmuştu”, “üst kat penceresiz, sıvasız, tahta örtülerle bekleniyordu.” Gördüğünüz gibi, konakla ilgili her türlü görsel ayrıntı verilmiş.
Adım 2: Anlatım biçimlerinin özelliklerini hatırlayalım.
- A) Açıklayıcı anlatım: Bu anlatım biçiminde amaç bilgi vermektir. Bir konu hakkında okuyucuyu aydınlatır, öğretici bir dil kullanır.
- B) Betimleyici anlatım: Bu anlatım biçiminde amaç, anlatılan varlığı, yeri, kişiyi okuyucunun zihninde canlandırmaktır. Yazar, duyu organlarına seslenen ayrıntılar kullanarak adeta bir fotoğraf çeker gibi anlatır.
- C) Öyküleyici anlatım: Bu anlatım biçiminde amaç bir olayı, bir olguyu zaman ve mekân bağlamında anlatmaktır. Olay, kişiler, zaman ve yer gibi unsurlar bulunur.
- D) Tartışmacı anlatım: Bu anlatım biçiminde amaç, bir düşünceyi kanıtlamak veya çürütmektir. Yazar kendi fikrini savunur, karşıt görüşleri çürütmeye çalışır.
Adım 3: Metnin içeriğini anlatım biçimleriyle karşılaştıralım.
Yukarıdaki metin, “minimini kasabanın konağı”nı tüm özellikleriyle, görsel ayrıntılarıyla bize anlatıyor. Konağın eski halini, duvarlarını, pencerelerini, çatısını adeta gözümüzde canlandırıyor. Bize bilgi vermekten çok, bir resmi kelimelerle çiziyor. Bir olay anlatmıyor, bir düşünceyi de savunmuyor.
Bu özellikler, Betimleyici anlatım biçimine tamamen uyuyor.
Doğru seçeneği işaretleyelim:
A) Açıklayıcı anlatım
B) Betimleyici anlatım
C) Öyküleyici anlatım
D) Tartışmacı anlatım
Sonuç: B seçeneği Betimleyici anlatım.
4. Aşağıdakilerden hangisinde isim-fiil kullanılmıştır?
Canım öğrencilerim, isim-fiiller fiillere gelerek onları isim yapan eklerdir. “-ma (-me)”, “-ış (-iş, -uş, -üş)” ve “-mak (-mek)” eklerini alan kelimeler isim-fiil olur. Hadi seçeneklere bakalım!
Adım 1: İsim-fiil eklerini hatırlayalım.
İsim-fiil ekleri: -ma, -ış, -mak (Kafamızda “Mayışmak” diye kodlayabiliriz.)
Adım 2: Her seçenekteki kelimeleri inceleyelim.
-
A) Hepsinin gözleri güzeldir.
Bu cümlede fiil kökenli olup isim-fiil eki almış bir kelime yok. “Güzeldir” kelimesi bir isimdir. -
B) Gözleri korku doluydu.
Bu cümlede de fiil kökenli olup isim-fiil eki almış bir kelime bulunmuyor. “Doluydu” kelimesi bir isimdir. -
C) Gözden düşmemek, çalışmayı gerektirir.
Burada iki tane isim-fiil var!- “düşmemek” kelimesindeki “-mek” eki, fiil olan “düş-” kelimesini isim yapmış.
- “çalışmayı” kelimesindeki “-ma” eki de, fiil olan “çalış-” kelimesini isim yapmış (buradaki -yı eki belirtme hâl ekidir).
Demek ki bu seçenekte isim-fiil kullanılmış.
-
D) Adam birdenbire gözden kayboldu.
Bu cümlede “kayboldu” kelimesi çekimli bir fiildir (geçmiş zaman kipiyle çekimlenmiş). İsim-fiil eki almış bir kelime yok.
Doğru seçeneği işaretleyelim:
A) Hepsinin gözleri güzeldir.
B) Gözleri korku doluydu.
C) Gözden düşmemek, çalışmayı gerektirir.
D) Adam birdenbire gözden kayboldu.
Sonuç: C seçeneği.
5. Aşağıdakilerden hangisinde sıfat-fiil kullanılmıştır?
Şimdi de sıfat-fiilleri bulacağız! Sıfat-fiiller, fiillere gelerek onları sıfat yapan eklerdir. Genellikle bir ismi nitelerler veya adlaşmış sıfat-fiil olarak kullanılırlar. Sıfat-fiil eklerini hatırlayalım: “-an (-en), -ası (-esi), -mez (-maz), -ar (-er, -ır, -ir, -ur, -ür), -dik (-dık, -duk, -dük, -tık, -tik, -tuk, -tük), -ecek (-acak), -miş (-mış, -muş, -müş)”. (Bunu da “Anası mezar dikecekmiş” diye kodlayabiliriz.)
Adım 1: Sıfat-fiil eklerini hatırlayalım.
Sıfat-fiil ekleri: -an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş (Anası mezar dikecekmiş).
Adım 2: Her seçenekteki kelimeleri inceleyelim.
-
A) İster istemez sözlerine dikkat etti.
“İster istemez” bir ikileme ve burada sıfat-fiil eki yok. “Etti” kelimesi çekimli bir fiildir. -
B) Sadece bir çay alacağım.
“Alacağım” kelimesi gelecek zaman kipiyle çekimlenmiş bir fiildir (çekimli fiil). Burada sıfat-fiil eki yok. -
C) Soluk soluğa kalmıştı.
“Kalmıştı” kelimesi geçmiş zaman kipiyle çekimlenmiş bir fiildir. Burada da sıfat-fiil eki yok. -
D) Senin geldiğini görmemişti.
Burada “geldiğini” kelimesine dikkat edelim. “Gel-” fiiline “-dik” sıfat-fiil eki gelmiş (ünsüz yumuşamasıyla “-diğ” olmuş). Bu kelime, normalde “gelen kişi” gibi bir ismi nitelemesi gerekirken, burada tek başına bir isim gibi kullanılmış. Bu duruma adlaşmış sıfat-fiil diyoruz. Yani, “Senin geldiğin şeyi/durumu görmemişti” gibi düşünebiliriz. Bu kelime, sıfat-fiil eki alarak oluşturulmuştur.
Doğru seçeneği işaretleyelim:
A) İster istemez sözlerine dikkat etti.
B) Sadece bir çay alacağım.
C) Soluk soluğa kalmıştı.
D) Senin geldiğini görmemişti.
Sonuç: D seçeneği.
Aferin size çocuklar, soruları dikkatlice çözdük ve doğru cevapları bulduk. Unutmayın, düzenli tekrar ve bol soru çözümüyle her konuyu çok iyi kavrayabiliriz! Başarılar dilerim!