8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Hecce Yayınları Sayfa 100
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle çok güzel bir Türkçe etkinliği yapacağız. Önünüzdeki soruları, arkasındaki metni dikkatlice okuyarak cevaplayacağız. Hazır mısınız? Başlayalım o zaman!
1. ETKİNLİK
Bulmacanın altında anlamları verilen kelimeleri bularak bulmacayı çözünüz.
Şimdi bu etkinliği yaparken önce bize verilen tanımları okuyacağız, sonra o tanıma uyan kelimeyi bulmaya çalışacağız. Hadi bakalım!
Adım 1: İlk tanımı okuyalım.
“Herhangi bir şey için en uygun zaman, uygun durum veya şart.”
Bunun cevabı nedir sizce? Bir şey için en uygun an, en uygun durum… Evet, doğru bildiniz! Bu kelime fırsat.
Çözüm: FIRSAT
Adım 2: İkinci tanıma geçelim.
“Halk edebiyatında biçimi ne olursa olsun, konusu yiğitlik, savaş, kahramanlık olan veya bir kahramanı öven, kahramanlık duygularını canlandıran şiir; yiğitleme.”
Bu tanım biraz uzun ama içinde önemli ipuçları var: “yiğitlik, savaş, kahramanlık” ve “yiğitleme”. Halk edebiyatımızda kahramanlıkları anlatan şiirlere ne denir? Aferin size! Bu kelime koçaklama.
Çözüm: KOÇAKLAMA
Adım 3: Sıradaki tanım.
“Düğünde gelin veya damada kılavuzluk eden kimse.”
Düğünlerde geline veya damada eşlik eden, onlara yardımcı olan kişiye ne isim verilir? Özellikle geleneksel düğünlerimizde bu kişiler çok önemlidir. Evet, bu kelime sağdıç.
Çözüm: SAĞDIÇ
Adım 4: Dördüncü tanım çok kolay!
“Amca.”
Amca kelimesinin bir diğer karşılığı, özellikle bazı yörelerimizde, halk dilinde kullanılan bir ifade var. Şiirde de geçmişti hatta! Evet, bu kelime emmi.
Çözüm: EMMİ
Adım 5: Son tanımımız.
“Demet.”
Bir araya getirilmiş çiçekler, otlar veya başka şeylerin tutamına demet deriz. Demetin bir diğer adı, özellikle bu tarz bulmacalarda sıkça karşımıza çıkar. Bu kelime bağ.
Çözüm: BAĞ
Şimdi gelelim şiirle ilgili sorularımıza. Şiiri dikkatlice okudunuz mu? Okumadıysanız, lütfen geri dönüp bir kez daha okuyun. Çünkü bütün cevaplar o güzel şiirde saklı!
2. ETKİNLİK
Aşağıdaki soruları okuduğunuz şiire göre cevaplayınız.
1. Şiirde hangi yerlerden bahsedilmektedir?
Şiiri okurken şairin bize Türkiye’nin farklı yerlerinden bahsettiğini görüyoruz. Sanki bir Türkiye turu yapıyor gibi, değil mi? Hadi hep birlikte şiirdeki yer adlarını bulalım:
- “Ta Kars’a kadar Edirne’den” derken Kars ve Edirne.
- “Zonguldak’ta 63 numara” ile Zonguldak.
- “Nazlı sahiller Akdeniz’de” ile Akdeniz.
- “Sen Koçhisar’da tuzum” ile Koçhisar (Şereflikoçhisar).
- “Sille’de kızım” ile Sille.
- “Adana’ya Dadaloğlu’ndan bir koçaklama dilimde” ile Adana.
Çözüm: Şiirde Kars, Edirne, Zonguldak, Akdeniz, Koçhisar (Şereflikoçhisar), Sille ve Adana‘dan bahsedilmektedir.
2. “Sen vatanımsın, ekmeğimsin/Duyduğum, bildiğim zaferin yıllarca…” dizeleri ile şair ne anlatmak istemektedir?
Bu dizeler şairin vatanına olan derin sevgisini ve bağlılığını çok güzel bir şekilde ifade ediyor. Hadi adım adım inceleyelim:
Adım 1: “Sen vatanımsın, ekmeğimsin” ifadesini yorumlayalım.
Şair, Türkiye’yi sadece yaşadığı topraklar olarak değil, aynı zamanda hayatının vazgeçilmezi olarak görüyor. Nasıl ki ekmek insan için temel bir ihtiyaçsa, vatan da şair için nefes almak gibi, yaşamak gibi temel bir varlık. Bu, vatanının kendisi için ne kadar hayati ve değerli olduğunu gösteriyor.
Adım 2: “Duyduğum, bildiğim zaferin yıllarca…” ifadesini yorumlayalım.
Bu kısım ise şairin vatanının şanlı tarihine, kazanılmış zaferlerle dolu geçmişine duyduğu gururu ve hayranlığı anlatıyor. Türkiye’nin köklü bir geçmişi olduğunu, bu geçmişin başarılarla, kahramanlıklarla dolu olduğunu ve şairin bu zaferleri bildiğini ve hissettiğini belirtiyor.
Çözüm: Şair bu dizelerle, vatanı Türkiye’nin kendisi için bir yaşam kaynağı, vazgeçilmez bir varlık olduğunu; aynı zamanda şanlı zaferlerle dolu köklü tarihine duyduğu derin saygıyı, gururu ve bağlılığı anlatmak istemektedir. Vatanını canından çok sevdiğini ve onunla gurur duyduğunu dile getirmektedir.
3. Siz şairin yerinde olsaydınız ülkemizin hangi güzelliklerini överdiniz?
Bu soruya herkesin cevabı farklı olabilir, çünkü hepimizin ülkemizde sevdiği, etkilendiği farklı güzellikler vardır. Şairin şiirindeki gibi, ben de ülkemizin hem doğal güzelliklerini hem de kültürel zenginliklerini övmek isterdim. Mesela:
-
Ülkemizin dört mevsimi bir arada yaşatan iklimini, yemyeşil yaylalarını, masmavi denizlerini ve bembeyaz karlı dağlarını överdim. Her köşesi ayrı bir cennet gibi!
-
Misafirperver insanlarını, sıcakkanlı komşuluk ilişkilerini, bayramlarda bir araya gelen aileleri ve o güzel sohbetleri anlatırdım. Bizim insanımız kadar cana yakın kimse yoktur!
-
Tarihi dokusunu, her taşında ayrı bir hikaye saklayan antik kentlerini, ecdadımızdan kalan muhteşem camilerini, köprülerini ve kalelerini överdim. Bu topraklarda yüzlerce medeniyet yaşamış, her biri bize miras bırakmış.
-
Bir de tabii ki eşsiz yemeklerimizi, kebaplarımızdan zeytinyağlılarımıza, tatlılarımızdan yöresel lezzetlerimize kadar her birini öve öve bitiremezdim. Dünyanın en zengin mutfaklarından birine sahibiz!
Çözüm: Şairin yerinde olsaydım, ülkemizin dört mevsimi bir arada yaşatan iklimini, yemyeşil doğasını, masmavi denizlerini ve karlı dağlarını; misafirperver ve sıcakkanlı insanlarını; her köşesinde bir tarih barındıran antik kentlerini, camilerini ve köprülerini; son olarak da dünya çapında ün salmış zengin mutfak kültürünü ve eşsiz yemeklerini överdim.
4. “Nazlı sahiller Akdeniz’de” dizesinde hangi söz sanatı kullanılmıştır? Nedeniyle açıklayınız.
Söz sanatları, şiirlerimize güzellik katan, anlamı zenginleştiren öğelerdir. Bu dizede de çok güzel bir söz sanatı kullanılmış. Hadi inceleyelim:
Adım 1: Dizedeki anahtar kelimeyi bulalım.
Dizede “sahiller” kelimesinin önüne “nazlı” kelimesi getirilmiş. “Sahiller Akdeniz’de” desek, sadece bir yer belirtmiş olurduk. Ama “nazlı sahiller” diyerek farklı bir anlam katılmış.
Adım 2: “Nazlı” kelimesinin anlamını düşünelim.
“Nazlı” kelimesi genellikle insanlar için kullanılır, değil mi? Birinin naz yapması, cilveli olması, kolay kolay gönül yapmaması gibi anlamlara gelir. Yani “nazlı” kelimesi, insana ait bir özelliktir.
Adım 3: Söz sanatını belirleyelim.
Şair burada, insana ait olan “nazlı” olma özelliğini, cansız bir varlık olan “sahillere” yüklemiş. Cansız varlıklara veya hayvanlara insana ait özelliklerin verilmesine kişileştirme (teşhis) sanatı denir.
Çözüm: “Nazlı sahiller Akdeniz’de” dizesinde kişileştirme (teşhis) söz sanatı kullanılmıştır. Çünkü “nazlı” olmak insana ait bir özelliktir ve şair bu özelliği cansız bir varlık olan “sahillere” vermiştir. Böylece Akdeniz sahillerine insani bir eda, bir canlılık katmıştır.
5. Şiirde geçen şehirler neleriyle meşhur olmuştur? Açıklayınız.
Şiirde adları geçen şehirlerimizin hepsi, ülkemizin farklı güzelliklerini ve özelliklerini temsil ediyor. Bakalım hangi şehir nesiyle ünlü:
-
Kars: Şiirde “Ta Kars’a kadar” diye geçiyor. Kars, ülkemizin doğusunda yer alan, kışları çok soğuk geçen, tarihi kaleleri, Ani Harabeleri ve meşhur Kars gravyeri peyniri ile bilinen bir şehrimizdir. Kaz eti de Kars’ın önemli lezzetlerindendir.
-
Edirne: Şiirde “Edirne’den” diye geçiyor. Edirne, ülkemizin batısında, Trakya bölgesinde yer alır. Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapmış, bu yüzden Selimiye Camii gibi muhteşem tarihi eserlere ev sahipliği yapar. Kırkpınar Yağlı Güreşleri de Edirne ile özdeşleşmiştir.
-
Zonguldak: Şiirde “Zonguldak’ta 63 numara” dizesiyle anılıyor. Zonguldak, Karadeniz bölgemizde, taş kömürü madenciliğiyle ünlü bir şehrimizdir. Ülkemizin sanayileşmesinde büyük rol oynamıştır.
-
Akdeniz: Şiirde “Nazlı sahiller Akdeniz’de” dizesiyle geçiyor. Akdeniz, coğrafi bir bölge olarak, uzun ve güzel sahilleri, sıcak iklimi, turizmi ve narenciye (portakal, limon vb.) üretimiyle meşhurdur.
-
Koçhisar (Şereflikoçhisar): Şiirde “Sen Koçhisar’da tuzum” diye geçiyor. Şereflikoçhisar, Ankara’ya bağlı bir ilçedir ve Türkiye’nin en büyük ikinci gölü olan Tuz Gölü’ne ev sahipliği yapar. Tuz üretimiyle bilinir.
-
Sille: Şiirde “Sille’de kızım” diye geçiyor. Sille, Konya’ya yakın, tarihi çok eski dönemlere dayanan, kiliseleri, manastırları ve mağara evleriyle bilinen, kültürel açıdan zengin bir yerleşim yeridir.
-
Adana: Şiirde “Adana’ya Dadaloğlu’ndan bir koçaklama dilimde” diye geçiyor. Adana, ülkemizin güneyinde, sıcak iklimi, verimli toprakları ve özellikle Adana kebabı gibi zengin mutfak kültürüyle tanınır. Dadaloğlu ise bu bölgenin ünlü halk ozanlarındandır.
Çözüm: Şiirde geçen şehirler ve meşhur oldukları özellikler şunlardır:
- Kars: Kış turizmi, tarihi Ani Harabeleri, gravyer peyniri ve kaz etiyle meşhurdur.
- Edirne: Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapmış tarihi şehir, Selimiye Camii ve Kırkpınar Yağlı Güreşleri ile tanınır.
- Zonguldak: Taş kömürü madenciliği ve ağır sanayisiyle öne çıkar.
- Akdeniz: Uzun sahilleri, sıcak iklimi, turizmi ve narenciye üretimiyle bilinir.
- Koçhisar (Şereflikoçhisar): Tuz Gölü ve tuz üretimiyle meşhurdur.
- Sille: Tarihi kiliseleri, manastırları ve mağara evleriyle kültürel bir öneme sahiptir.
- Adana: Adana kebabı başta olmak üzere zengin mutfak kültürü, sıcak iklimi ve verimli topraklarıyla bilinir.
Evet sevgili öğrencilerim, etkinliklerimizi başarıyla tamamladık! Gördüğünüz gibi, bir metni dikkatlice okumak ve anlamak, soruları doğru cevaplamanın anahtarıdır. Hepinizi tebrik ediyorum!