8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Hecce Yayınları Sayfa 238
Merhaba sevgili öğrencim, Türkçe dersimizin bu bölümünde hem dil bilgisi hem de okuma-anlama ve yaratıcı yazma becerilerimizi geliştirecek etkinlikler yapacağız. Sana gönderilen iki görselden ilki soruları, ikincisi ise bu sorularla ilişkili metin ve ön çalışma bölümünü içeriyor. Biz de ikinci görseldeki metni ve bilgileri kullanarak ilk görseldeki soruları adım adım çözeceğiz. Unutma, bazı sorular genel dil bilgisi kurallarına dayanır, bazıları ise okuduğumuz metinden ilham almamızı ister.
Şimdi ilk görseldeki sorulara geçelim:
6. ETKİNLİK
Aşağıda verilen cümlelerdeki anlatım bozukluğunun nedenini ve doğru cümleyi noktalı yerlere sırasıyla yazınız.
Sevgili öğrencim, bu etkinlikte verilen cümlelerdeki anlatım bozukluklarını bulup düzelteceğiz. Bu cümlelerdeki hatalar, genel Türkçe dil bilgisi kurallarına dayanıyor. Yani bu hataları düzeltirken, ikinci görseldeki hikaye metninden doğrudan bir bilgi almayacağız. Ama okuduğumuz her metin, doğru cümle yapısını anlamamıza yardımcı olur, öyle değil mi?
-
Kelebekler ne de güzel uçuyorlar.
Açıklama: Buradaki anlatım bozukluğu, özne-yüklem uyumsuzluğundan kaynaklanıyor. Türkçede insan dışındaki çoğul canlılar (hayvanlar) veya cansız varlıklar özne olduğunda, yüklem tekil olmalıdır. “Kelebekler” insan dışı çoğul bir varlık olduğu için yüklem “uçuyorlar” değil, “uçuyor” olmalı.
Doğru cümle: Kelebekler ne de güzel uçuyor.
-
Ben Ahsen’e inanır ve severim.
Açıklama: Bu cümlede tümleç eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu var. “İnanmak” fiili “-e” yönelme ekiyle kullanılırken (“Ahsen’e inanırım”), “sevmek” fiili doğrudan nesne alır (“Ahsen’i severim”). Cümlede “severim” fiilinin nesnesi eksik bırakılmış.
Doğru cümle: Ben Ahsen’e inanır ve Ahsen’i severim.
(Ya da daha doğal bir ifadeyle: Ben Ahsen’e inanır, onu severim.)
-
Gazetedeki yanlışlıklar düzeltilecek ve yeniden basılacak.
Açıklama: Bu cümlede özne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu var. “Düzeltilecek” fiilinin öznesi “yanlışlıklar”dır. Ancak “basılacak” fiilinin öznesi “yanlışlıklar” olamaz; “yanlışlıklar” değil, “gazete” basılır. İkinci yargının öznesi eksik bırakılmış.
Doğru cümle: Gazetedeki yanlışlıklar düzeltilecek ve gazete yeniden basılacak.
-
Bu konuda sen bana güveneceğin, ben de sana yardım edeceğim.
Açıklama: Bu cümlede yüklem eksikliği veya fiilimsi yanlışlığından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu var. “Güveneceğin” ifadesi bir fiilimsi olmasına rağmen bir yüklemin yerini tutmaya çalışmış. Cümle iki ayrı yargıdan oluştuğu için iki ayrı yüklemle tamamlanması gerekir.
Doğru cümle: Bu konuda sen bana güvenmelisin, ben de sana yardım edeceğim.
(Ya da: Bu konuda sen bana güveneceksin, ben de sana yardım edeceğim.)
-
Hasta olan babasına şarkı söyleyerek mutlu olmasını sağladı.
Açıklama: Buradaki anlatım bozukluğu, sözcüğün yanlış anlamda kullanılmasından kaynaklanıyor. “Mutlu olmasını sağlamak” ifadesi, genellikle bir başkasının etkisiyle bir şeyin gerçekleşmesini ifade eder. Ancak burada kişi kendi eylemiyle babasını mutlu ediyor. Bu durumda “mutlu etmek” fiilini kullanmak daha doğru olur.
Doğru cümle: Hasta olan babasını şarkı söyleyerek mutlu etti.
(Ya da: Hasta olan babasına şarkı söyleyerek onu mutlu etti.)
-
Hızlı koşmazsan kaybetme şansın artar.
Açıklama: Bu cümlede sözcüğün yanlış anlamda kullanılmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu var. “Şans” kelimesi genellikle olumlu durumlar veya iyi talih için kullanılır. “Kaybetmek” gibi olumsuz bir durum için “ihtimal”, “olasılık” veya “risk” kelimeleri daha uygun olur.
Doğru cümle: Hızlı koşmazsan kaybetme ihtimalin artar.
(Ya da: Hızlı koşmazsan kaybetme olasılığın artar.)
-
Konuşkan ve çekingen olmayan insanlar severim.
Açıklama: Bu cümlede tamlama yanlışlığından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu var. “Konuşkan” bir sıfattır, “çekingen olmayan” ise bir sıfat tamlamasıdır. İki farklı yapıda olan bu sıfatlar aynı isme (insanlar) bağlanmaya çalışılmış. Bu durumda her iki sıfat grubunun da ayrı ayrı tamlama kurması gerekir.
Doğru cümle: Konuşkan insanları ve çekingen olmayan insanları severim.
(Ya da: Konuşkan ve çekingen olmayan kişileri severim.)
7. ETKİNLİK
Sınıfınızda “ünlü ressamlar ve tabloları” konulu bir konuşma yapınız. Konuşmanızda yaratıcı konuşma stratejisini uygulayınız. Bu stratejiyi uygulayabilmek için sizden önce konuşan arkadaşlarınızın anlattıklarını dikkatlice dinleyiniz. Arkadaşlarınızın anlattıklarından yararlanarak konuyla ilgili olay, durum veya ögeleri yeni bir bakış açısıyla bakılmasını sağlayınız. Konuşmanızda edindiğiniz bilgilerden örnekler veriniz. Konuşmanızda yabancı dillerden alınmış, dilimize henüz yerleşmemiş kelimelerin Türkçelerini kullanmaya özen gösteriniz.
Sevgili öğrencim, bu etkinlikte senden “ünlü ressamlar ve tabloları” konulu bir konuşma yapman isteniyor. İkinci görseldeki “HAZIRLIK ÇALIŞMASI” ve “Ressam için Zili Çalın” adlı metin, bu konuşmayı hazırlamana yardımcı olacak önemli ipuçları ve ilham kaynakları sunuyor.
Adım 1: Konuya Giriş ve İlham Alma
İkinci görseldeki “HAZIRLIK ÇALIŞMASI” kısmında sana “Çizdiğiniz resimlerde en çok hangi renk ve figürleri kullanırsınız? Neden?” ve “Resim yaparken neler hissedersiniz? Duygularınızı anlatınız.” gibi sorular sorulmuştu. Bu sorular, resim sanatına ve sanatçının iç dünyasına odaklanmamızı sağlıyor. Konuşmana, bu sorular üzerine düşünerek başlayabilirsin. Örneğin, bir ressamın neden belirli renkleri veya konuları seçtiğini, bir tabloyu yaparken neler hissettiğini düşünerek konuşmanı daha kişisel ve ilgi çekici hale getirebilirsin.
Adım 2: Metinden Yararlanma
“Ressam için Zili Çalın” metni, bir ressamın yaşamından, çalışma ortamından ve sanatına bakışından küçük bir kesit sunuyor. Metindeki anlatıcı, bir ressamın kapısını çalıyor, onunla kısa bir diyalog kuruyor. Bu metin, bizlere bir ressamın dünyasına dair bir pencere açıyor. Konuşmanda, bu metinden yola çıkarak ressamların yalnız çalışma ortamları, sanatlarına olan bağlılıkları veya eserleriyle kurdukları özel ilişki hakkında bahsedebilirsin. Örneğin, metindeki ressamın “Satılık resmim yok.” demesi, onun sanatı ticari bir kaygıdan öte, kişisel bir ifade biçimi olarak gördüğünü gösteriyor. Bu tür detaylar, konuşmana derinlik katabilir.
Adım 3: Yaratıcı Konuşma Stratejileri ve Yeni Bakış Açıları
Etkinlikte senden yaratıcı konuşma stratejileri kullanman isteniyor. İkinci görseldeki metnin başında verilen okuma stratejileri (başlığa, biçime, uzunluğa bakma, ana fikri tahmin etme) konuşma için de uyarlanabilir. Konuşmana başlarken dinleyicinin dikkatini çekecek ilginç bir soru sorabilir, ünlü bir ressamın sözüyle başlayabilir veya bir tablonun hikayesinden bahsedebilirsin. Arkadaşlarının konuşmalarını dinleyerek onların değinmediği noktalara odaklanabilir, bilinen bir esere farklı bir açıdan bakabilirsin. Mesela, Van Gogh’un “Yıldızlı Gece” tablosunu sadece renkleri ve fırça darbeleriyle değil, ressamın ruh haliyle veya o dönemin sosyal koşullarıyla ilişkilendirerek anlatabilirsin.
Adım 4: Dil Kullanımına Özen Gösterme
Konuşmanda yabancı kökenli kelimelerin Türkçe karşılıklarını kullanmaya özen göstermelisin. Örneğin, “art” yerine “sanat”, “palette” yerine “palet” veya “resim tahtası”, “ekspresyonizm” yerine “dışavurumculuk” gibi kelimeleri tercih edebilirsin. Bu, hem dilimize sahip çıkmak hem de konuşmanı daha anlaşılır kılmak için önemlidir.
Sonuç olarak: İkinci görseldeki metin ve ön çalışma bölümü, resim sanatı ve sanatçı üzerine düşünmeni sağlayarak konuşmana zengin bir temel oluşturacaktır. Buradan edindiğin ilhamla, kendi bilgi ve araştırmalarını birleştirerek etkileyici bir konuşma hazırlayabilirsin.
8. ETKİNLİK
Resim sanatıyla ilgili dosya kâğıdına bir şiir yazınız. Yazdığınız şiiri gözden geçirirken varsa şiirinizdeki yazım, noktalama hatalarını ve anlatım bozukluklarını düzeliniz. Yazdığınız şiiri sınıfta arkadaşlarınıza okuyunuz.
Sevgili öğrencim, bu etkinlikte senden resim sanatıyla ilgili bir şiir yazman isteniyor. İkinci görseldeki “Ressam için Zili Çalın” metni, bu şiiri yazarken sana harika bir ilham kaynağı olabilir.
Adım 1: Metinden İlham Alma
“Ressam için Zili Çalın” metni, bir ressamın dünyasına gizemli bir giriş yapıyor. Metinde bir kapı çalınıyor, merdivenler çıkılıyor, yaşlı bir ressamla kısa bir diyalog kuruluyor. Ressamın “Satılık resmim yok.” sözü, sanatın ticari kaygılardan uzak, daha derin bir anlam taşıdığını düşündürüyor. Bu metin sana şu temalar hakkında düşünme fırsatı verebilir:
- Bir ressamın yalnızlığı ve iç dünyası.
- Sanatın değeri ve anlamı.
- Renklerin dili ve fırça darbelerinin gücü.
- Bir tablonun ardındaki duygu ve düşünceler.
- Sanatçının eserleriyle kurduğu özel bağ.
Adım 2: Şiirini Oluşturma
Metindeki “Kapımın sol yanındaki kolu çektim (Zil bu olmalıydı.). Büyük bir şaşkınlıkla kapının açıldığını gördüm.” gibi betimlemelerden yola çıkarak şiirinde de güçlü imgeler kullanabilirsin. Bir ressamın fırçasından dökülen renkleri, boş bir tuvalin bekleyişini, bitmiş bir tablonun izleyiciyle olan sessiz iletişimini anlatabilirsin. Örneğin, metindeki ressamın kapısının çalınması gibi, sen de şiirinde sanatın kalbine bir kapı aralayabilirsin.
Adım 3: Dil ve Anlatım
Şiirini yazarken, tıpkı 6. etkinlikte öğrendiğimiz gibi, yazım ve noktalama kurallarına dikkat etmelisin. Anlatımının akıcı ve anlaşılır olması için anlatım bozukluklarından kaçınmalısın. Şiirsel bir dil kullanmaya özen göster, kelimelerin çağrışımlarından ve ritminden faydalan. Duygularını ve düşüncelerini en iyi yansıtacak kelimeleri seç.
Sonuç olarak: “Ressam için Zili Çalın” metni, sana resim sanatının gizemli ve derin dünyasına bir pencere açarak şiirine başlayacağın sağlam bir zemin sunuyor. Bu ilhamla, kendi duygu ve düşüncelerini birleştirerek özgün ve anlamlı bir şiir yazabilirsin. Unutma, en güzel şiirler, samimi duygulardan ve güçlü gözlemlerden doğar.