8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Hecce Yayınları Sayfa 96
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle, Türkçe dersimizin dil bilgisi konularından olan nesne ve fiil çatısı (özellikle etken ve edilgen fiiller) üzerine bir etkinlik yapacağız. Yan sayfada “Türk Plastik Sanatları” başlıklı bir metin olsa da, bu etkinlikteki sorular genel dil bilgisi konularını ölçmek için hazırlanmıştır. Bu yüzden soruları cevaplarken genel Türkçe dil bilgisi kurallarını hatırlayacağız. Hazırsanız, ilk etkinliğimizle başlayalım!
6. ETKİNLİK
Bu etkinlikte, cümlelerde nesne olup olmadığını bulacağız. Önce nesnenin ne olduğunu kısaca hatırlayalım:
- Bir cümlede yüklemin bildirdiği işten etkilenen varlığa veya kavrama nesne deriz.
- Nesneyi bulmak için yükleme “neyi?”, “kimi?” (belirtili nesne için) veya “ne?” (belirtisiz nesne için) sorularını sorarız.
Şimdi ilk iki örneğe bakalım:
a) Eline kalemini aldı.
b) Ali okula gidiyor.
Yukarıdaki cümlelerden hangisinin nesne aldığını belirleyiniz.
Çözüm:
Adım 1: İlk cümleye bakalım: “Eline kalemini aldı.”
- Yüklemimiz “aldı”.
- “O” (gizli özne) neyi aldı? diye sorduğumuzda cevabımız “kalemini” oluyor. “Kalemini” kelimesi, “-i” hal ekini aldığı için belirtili nesnedir.
- Demek ki bu cümlede nesne var.
Adım 2: İkinci cümleye bakalım: “Ali okula gidiyor.”
- Yüklemimiz “gidiyor”.
- “Kim gidiyor?” diye sorduğumuzda “Ali” cevabını alırız, bu öznedir.
- “Nereye gidiyor?” diye sorduğumuzda “okula” cevabını alırız, bu da dolaylı tümleçtir.
- Peki, “neyi?”, “kimi?” veya “ne?” sorularına cevap veren bir sözcük var mı? Hayır, yok.
- Bu cümlede nesne bulunmuyor.
Sonuç:
a) Eline kalemini aldı. -> Nesne almıştır.
b) Ali okula gidiyor. -> Nesne almamıştır.
Şimdi de aşağıdaki cümlelerde nesne olup olmadığını bulalım ve nesneleri yanlarına yazalım:
Malını yemesini bilmeyen zengin, her gün züğürtür. :
Çözüm:
- Yüklemimiz “züğürtür”. Bu bir isim cümlesidir. İsim cümlelerinde genellikle nesne bulunmaz.
- “Kim züğürtür?” diye sorduğumuzda “malını yemesini bilmeyen zengin” cevabını alırız, bu öznedir.
- Yükleme “neyi?”, “kimi?” veya “ne?” sorularını sorduğumuzda cevap alamıyoruz.
Sonuç: Nesne almamıştır.
Akılsız başın cezasını ayak çeker. :
Çözüm:
- Yüklemimiz “çeker”.
- “Ne çeker?” diye sorduğumuzda “ayak” cevabını alırız, bu öznedir.
- Peki, “ayak” neyi çeker? “Akılsız başın cezasını” cevabını alırız. Burada “-ı” ekini almamış gibi görünse de, “cezasını” kelimesi belirtme hal eki almıştır ve belirtisiz nesne değil, bir tamlama içinde belirtili nesne görevindedir. Ancak “ne çeker?” sorusuna tam olarak cevap verdiği için belirtisiz nesne olarak da kabul edilebilir. Ortaokul seviyesinde genellikle belirtili nesne için “-i” eki aranır. “Neyi çeker?” sorusu daha uygun olacaktır ve cevabı “akılsız başın cezasını”dır.
Sonuç: Akılsız başın cezasını (belirtili nesne)
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. :
Çözüm:
- Yüklemimiz “kovarlar”.
- “Kim kovarlar?” diye sorduğumuzda “onlar” (gizli özne) cevabını alırız.
- “Onlar” kimi kovarlar? “Doğru söyleyeni” cevabını alırız. Gördüğün gibi “-i” belirtme hal eki var.
Sonuç: Doğru söyleyeni (belirtili nesne)
Evdeki hesap çarşıya uymaz. :
Çözüm:
- Yüklemimiz “uymaz”.
- “Ne uymaz?” diye sorduğumuzda “evdeki hesap” cevabını alırız, bu öznedir.
- “Nereye uymaz?” diye sorduğumuzda “çarşıya” cevabını alırız, bu da dolaylı tümleçtir.
- Yükleme “neyi?”, “kimi?” veya “ne?” (özneyi bulduktan sonra) sorularını sorduğumuzda cevap alamıyoruz.
Sonuç: Nesne almamıştır.
Burayı yemek kokuyor. :
Çözüm:
- Yüklemimiz “kokuyor”.
- “Ne kokuyor?” diye sorduğumuzda “yemek” cevabını alırız, bu öznedir.
- “Kokmak” fiili genellikle nesne almayan, yani geçişsiz bir fiildir. “Burayı” kelimesi burada “nereyi” sorusuna cevap veriyor gibi görünse de, “kokmak” fiili bir yeri doğrudan etkileyen bir eylem olmadığı için “burayı” kelimesi nesne değil, yer bildiren bir zarf tümleci görevi görüyor.
Sonuç: Nesne almamıştır.
İlkbaharda bitkiler yeşerir. :
Çözüm:
- Yüklemimiz “yeşerir”.
- “Ne yeşerir?” diye sorduğumuzda “bitkiler” cevabını alırız, bu öznedir.
- “Ne zaman yeşerir?” diye sorduğumuzda “ilkbaharda” cevabını alırız, bu da zarf tümlecidir.
- “Yeşermek” fiili de tıpkı “kokmak” gibi nesne almayan, geçişsiz bir fiildir. Yükleme “neyi?”, “kimi?” veya “ne?” sorularını sorduğumuzda cevap alamıyoruz.
Sonuç: Nesne almamıştır.
Yalnızlığıma doğru yürüyorum. :
Çözüm:
- Yüklemimiz “yürüyorum”.
- “Kim yürüyor?” diye sorduğumuzda “ben” (gizli özne) cevabını alırız.
- “Nereye yürüyorum?” diye sorduğumuzda “yalnızlığıma doğru” cevabını alırız, bu da edat tümlecidir.
- “Yürümek” fiili de nesne almayan, geçişsiz bir fiildir. Yükleme “neyi?”, “kimi?” veya “ne?” sorularını sorduğumuzda cevap alamıyoruz.
Sonuç: Nesne almamıştır.
Size verdiğim etkinliği yapmalısınız. :
Çözüm:
- Yüklemimiz “yapmalısınız”.
- “Kim yapmalı?” diye sorduğumuzda “siz” (gizli özne) cevabını alırız.
- “Siz” neyi yapmalısınız? “Size verdiğim etkinliği” cevabını alırız. Burada da “-i” belirtme hal eki var.
Sonuç: Size verdiğim etkinliği (belirtili nesne)
Bu akşam şehre dönüyormuş. :
Çözüm:
- Yüklemimiz “dönüyormuş”.
- “Kim dönüyormuş?” diye sorduğumuzda “o” (gizli özne) cevabını alırız.
- “Nereye dönüyormuş?” diye sorduğumuzda “şehre” cevabını alırız, bu dolaylı tümleçtir.
- “Ne zaman dönüyormuş?” diye sorduğumuzda “bu akşam” cevabını alırız, bu da zarf tümlecidir.
- “Dönmek” fiili de nesne almayan, geçişsiz bir fiildir. Yükleme “neyi?”, “kimi?” veya “ne?” sorularını sorduğumuzda cevap alamıyoruz.
Sonuç: Nesne almamıştır.
Cümledeki nesnelerin cümlenin anlamını nasıl etkilediğini aşağıya yazınız.
Çözüm:
Nesneler, cümlede yüklemin bildirdiği eylemden doğrudan etkilenen varlığı veya kavramı gösterir. Yani, işin ne üzerinde yapıldığını veya işten kimin etkilendiğini bize anlatır. Bir cümlede nesnenin olması, eylemin bir hedefi, bir yönelimi olduğunu gösterir ve cümlenin anlamını daha belirgin, daha somut hale getirir. Nesne olmayan cümlelerde ise eylem genellikle öznenin kendisi üzerinde gerçekleşir (örneğin “Ali uyudu”) veya bir yere, zamana yöneliktir (örneğin “Ali okula gitti”). Kısacası, nesneler eylemin kapsamını ve hedefini açıklayarak cümlenin anlamını tamamlar.
***
7. ETKİNLİK
Şimdi de fiil çatısı konusuna, özellikle de etken ve edilgen fiillere göz atacağız. Hatırlayalım:
- Etken fiillerde, işi yapan, yani özne bellidir.
- Edilgen fiillerde ise işi yapan belli değildir; iş başkası tarafından yapılmıştır anlamı vardır ve fiil köküne genellikle “-l” veya “-n” ekleri gelir.
Şimdi verilen örneklere bakalım:
a) Geziye gitti.
b) Geziye gidildi.
Yukarıdaki cümlelerde bulunan fiillerin altlarını çiziniz. Fiiller arasındaki farkı söyleyiniz. Hangi cümlede işi yapan bellidir? Söyleyiniz.
Çözüm:
Adım 1: Fiillerin altını çizelim.
- a) Geziye gitti.
- b) Geziye gidildi.
Adım 2: Fiiller arasındaki farkı inceleyelim.
- “Gitti” fiilinde, işi yapan “o” (gizli özne) bellidir. Hiçbir çatı eki almamıştır. Bu yüzden etken çatılı bir fiildir.
- “Gidildi” fiilinde ise işi yapan belli değildir. “Kim gitti?” sorusuna cevap alamayız. Fiil kökü olan “git-” kelimesine “-il” eki getirilerek fiil edilgen yapılmıştır. Bu yüzden edilgen çatılı bir fiildir.
Adım 3: İşi yapanın belli olduğu cümleyi belirleyelim.
- “Geziye gitti” cümlesinde işi yapan “o” (gizli özne) olduğu için işi yapan bellidir.
Sonuç:
Fiiller: gitti, gidildi.
Fiiller arasındaki fark:
a) “Gitti” fiili etken çatılıdır çünkü işi yapan özne (o) bellidir.
b) “Gidildi” fiili edilgen çatılıdır çünkü işi yapan belli değildir ve fiil “-il” edilgenlik ekini almıştır.
İşi yapanın belli olduğu cümle: a) Geziye gitti.
Şimdi de aşağıdaki fiilleri cümle içinde kullanalım:
yaz-:
Çözüm:
Örnek: Öğretmenimiz tahtaya güzel bir şiir yazdı.
sev-:
Çözüm:
Örnek: Küçük çocuk annesini çok sever.
oku-:
Çözüm:
Örnek: Her akşam yatmadan önce bir kitap okurum.
bil-:
Çözüm:
Örnek: Bu sorunun cevabını kimse bilmiyor.
bak-:
Çözüm:
Örnek: Pencereden dışarıya dikkatlice baktı.
başla-:
Çözüm:
Örnek: Ders zili çaldığında herkes yerine oturup çalışmaya başladı.
Umarım bu açıklamalar nesne ve fiil çatısı konularını daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Unutmayın, bol bol pratik yaparak dil bilgisi konularında ustalaşabiliriz!