8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Hecce Yayınları Sayfa 168
Merhaba sevgili öğrencim, Türkçe dersimizin bu etkinliğinde deyimlerle ilgili soruları çözeceğiz. Deyimler, dilimizin zenginliğini gösteren, genellikle gerçek anlamından farklı bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbekleridir. Bu etkinlikte, verilen deyimlerin doğru anlamını bulacak ve daha sonra bu deyimleri kendi cümlelerimizde kullanacağız. Haydi başlayalım!
6. ETKİNLİK
Aşağıda metinde geçen deyimler verilmiştir. Deyimlerin karşılarında verilen anlamlardan doğru olanı işaretleyiniz ve deyimleri kendi cümlelerinizde kullanınız.
1. gözüne kestirmek
- a) Başarabileceğini ummak.
- b) Dalgınlıkla görmemek.
Şimdi bu deyimin anlamını düşünelim. “Gözüne kestirmek” demek, bir şeyi yapmaya veya elde etmeye karar vermek, bunu başarabileceğine inanmak demektir. Mesela, bir futbolcu kaleyi gözüne kestirip şut çeker, yani gol atabileceğine inanır. Ya da bir öğrenci, çok istediği bir liseyi gözüne kestirir ve o liseyi kazanmak için çok çalışır. Bu durumda doğru anlam ‘a’ seçeneğinde verilmiştir.
Çözüm:
- Doğru Seçenek: a) Başarabileceğini ummak.
Benim cümlem:
Okul birinciliğini gözüne kestiren Elif, bu yıl derslerine daha çok asılmaya başladı.
2. gönlünü etmek
- a) Bir şeyi sevmeye, istemeye veya yapmaya içten yönelmek, eğinmek, meyletmek.
- b) Birini razı ve hoşnut etmek.
“Gönlünü etmek” deyimi, birini mutlu etmek, memnun etmek, onun istediğini yaparak küskünlüğünü gidermek anlamına gelir. Mesela, arkadaşın sana darılmışsa, onun gönlünü almak için bir hediye alabilir veya güzel sözler söyleyebilirsin. Seçeneklere baktığımızda, ‘b’ şıkkı bu anlamı çok güzel bir şekilde açıklıyor. ‘a’ şıkkındaki anlam daha çok “gönlü olmak” veya “gönlü kaymak” deyimine uyar.
Çözüm:
- Doğru Seçenek: b) Birini razı ve hoşnut etmek.
Benim cümlem:
Annem, kırılan kardeşimin gönlünü etmek için ona en sevdiği dondurmayı aldı.
3. başını ağrıtmak
- a) Başına büyük bir dert almak.
- b) Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.
“Başını ağrıtmak” deyimi genellikle iki anlama gelir: Birincisi, birine dert, sıkıntı veya rahatsızlık vermek; ikincisi ise gereksiz konuşmalarla birini meşgul etmek, bunaltmak. ‘a’ şıkkındaki “başına büyük bir dert almak” daha çok “başına iş açmak” veya “başı belaya girmek” gibi deyimlerle ifade edilir. Bizim deyimimizdeki “başını ağrıtmak” genellikle başkasına rahatsızlık verme anlamında kullanılır. Bu yüzden ‘b’ şıkkı, deyimin yaygın ve doğru anlamını karşılıyor.
Çözüm:
- Doğru Seçenek: b) Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.
Benim cümlem:
Sürekli aynı konuları açarak babasının başını ağrıttığı için odasına gönderildi.
4. ayak basmak
- a) Bir yere varmak, ulaşmak.
- b) Deniz, göl vb.nden karaya çıkmak.
“Ayak basmak” deyimi, bir yere gitmek, ulaşmak, varmak anlamına gelir. Mesela, “Bu şehre ilk defa ayak basıyorum” cümlesi, “Bu şehre ilk defa geliyorum” demektir. ‘a’ şıkkındaki anlam, bu deyimi çok iyi açıklıyor. ‘b’ şıkkındaki anlam ise daha özel bir durumu (denizden karaya çıkmayı) ifade eder ki bu, “ayak basmak” deyiminin genel anlamı değildir. “Ayak basmak” hem karaya hem de başka bir yere varmak için kullanılabilir.
Çözüm:
- Doğru Seçenek: a) Bir yere varmak, ulaşmak.
Benim cümlem:
Yıllar sonra doğduğu köye ayak bastığında gözleri doldu.