8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Hecce Yayınları Sayfa 101
Merhaba sevgili öğrencim, bugün seninle birlikte “Türkiye’m” adlı şiirle ilgili etkinlikleri çözeceğiz. Şiiri dikkatlice okudun mu? Harika! Şimdi sorulara geçelim ve çözümlerini adım adım, anlaşılır bir şekilde yapalım.
3. ETKİNLİK
Okuduğunuz şiirin konusunu ve ana duygusunu aşağıya yazınız.
Şimdi şiiri tekrar bir gözden geçirelim. Şair, Kars’tan Edirne’ye, Zonguldak’tan Akdeniz’e kadar ülkemizin farklı yerlerini sayıyor, toprağını, taşını, dağlarını övdüğünü söylüyor. Vatanını ekmeği gibi görüyor, zaferlerini anıyor. Koçhisar’dan Sille’ye, Adana’ya kadar geziyor. Tüm bunlar bize neyi anlatıyor dersin?
Adım 1: Şiirde hangi kavramlar üzerinde duruluyor? Şairin gezdiği yerler, övdüğü şeyler neyle ilgili?
Adım 2: Tüm bu sayılanlar, şairin ülkesine olan hislerini gösteriyor. Bu hislerin en güçlü olanı hangisi?
Çözüm:
- Şiirin Konusu: Şiirde şairin Türkiye’nin güzelliklerine, farklı şehirlerine ve doğal zenginliklerine duyduğu hayranlık ve bağlılık anlatılıyor. Kısaca, Türkiye sevgisi veya vatan sevgisi diyebiliriz.
- Şiirin Ana Duygusu: Şairin dizelerinde hissettiğimiz en baskın duygu, ülkesine, vatanına karşı beslediği derin ve coşkulu sevgidir. Bu yüzden ana duygusu vatan sevgisi ve hayranlığıdır.
4. ETKİNLİK
Okuduğunuz şiire uygun yeni başlıklar bularak bu başlıkları aşağıya yazınız.
Bir şiire başlık bulurken, şiirin konusunu ve ana duygusunu en iyi şekilde yansıtan, dikkat çekici ifadeler seçmeliyiz. Şiirde Türkiye’nin dört bir yanından bahsedildiğini ve şairin vatanına olan sevgisini dile getirdiğini unutmayalım.
Adım 1: Şiirin genel temasını düşün. Ne hakkında?
Adım 2: Bu temayı kısa ve öz bir şekilde ifade eden kelimeler veya kelime grupları bulmaya çalış.
Çözüm:
Şiirin içeriğini ve duygusunu yansıtan birkaç farklı başlık önerebiliriz:
- Vatanım Türkiye
- Benim Güzel Ülkem
- Anadolu Sevgisi
- Toprağım, Taşım, Dağlarım
5. ETKİNLİK
Aşağıdaki cümlelerin yüklemlerini inceleyiniz. Yüklemi oluşturan fiillerin etken mi edilgen mi olduklarını altına örnekteki gibi yazınız.
Sevgili öğrencim, bu etkinlikte fiillerin çatı özelliklerini, yani etken veya edilgen olup olmadıklarını bulacağız. Hatırlarsan, etken çatılı fiillerde işi yapan (özne) bellidir. Edilgen çatılı fiillerde ise işi yapan belli değildir, işten etkilenen varlık özne konumundadır ve fiil genellikle “-l” veya “-n” ekini alır. Şimdi örnekleri inceleyelim ve diğer cümleleri de buna göre çözelim.
Örnek:
Tüm düzeltmeleri yaptık.
etken (Kim yaptı? Biz yaptık, işi yapan belli.)
Tüm düzeltmeler yapıldı.
edilgen (Kim yaptı? Belli değil, işten etkilenen “düzeltmeler” özne olmuş.)
Şimdi diğer cümlelere geçelim:
Tüm parasını kitap almak için harcadı.
Adım 1: Yüklem “harcadı”.
Adım 2: Kim harcadı? O (gizli özne). İşi yapan belli mi? Evet.
Çözüm:
etken
Akşamları evimizin yakınındaki parktan şen çocuk sesleri işitilir.
Adım 1: Yüklem “işitilir”.
Adım 2: Kim işitir? Belli mi? Hayır. “Çocuk sesleri” kendi kendine işitilmez, birileri tarafından işitilir. Fiil “-il” ekini almış.
Çözüm:
edilgen
Ömer Seyfettin, hikâyelerinde gerçeklere yer vermiş.
Adım 1: Yüklem “vermiş”.
Adım 2: Kim vermiş? Ömer Seyfettin. İşi yapan belli mi? Evet.
Çözüm:
etken
Pencere önündeki çiçekler sulandı.
Adım 1: Yüklem “sulandı”.
Adım 2: Kim suladı? Belli mi? Hayır. “Çiçekler” kendi kendine sulanmaz, birileri tarafından sulanır. Fiil “-n” ekini almış.
Çözüm:
edilgen
Yazdığınız cümlelerde anlam bakımından nasıl bir farklılık vardır? Aşağıya yazınız.
Şimdi bu etken ve edilgen cümlelerin anlamda nasıl bir fark yarattığını düşünelim. Neden bazen işi yapanı söyleriz de bazen söylemeyiz?
Adım 1: Etken cümlelerde işi yapan kimdir? Anlam neye odaklanır?
Adım 2: Edilgen cümlelerde işi yapan belli midir? Anlam neye odaklanır?
Çözüm:
Etken çatılı cümlelerde işi yapan (özne) bellidir ve vurgu işi yapanın kendisindedir. Örneğin, “Tüm parasını kitap almak için harcadı.” cümlesinde, parayı harcayan kişinin kim olduğu (o) açıkça bellidir.
Edilgen çatılı cümlelerde ise işi yapan belli değildir. Eylemden etkilenen varlık özne konumuna geçer ve asıl vurgu yapılan işin kendisine veya işten etkilenen varlığa kayar. Örneğin, “Pencere önündeki çiçekler sulandı.” cümlesinde çiçekleri kimin suladığı önemli değildir veya bilinmemektedir; önemli olan çiçeklerin sulanmış olmasıdır.
Yani, etken cümlelerde “kim yaptı?” sorusunun cevabı varken, edilgen cümlelerde bu cevap ya yoktur ya da önemsizdir.