8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Hecce Yayınları Sayfa 45
Merhaba sevgili öğrencim,
Bugün Türkçe dersimizden söz sanatları, öznel-nesnel yargılar ve anlatım biçimleri konularını içeren güzel bir alıştırma yapacağız. Soruları birlikte adım adım inceleyelim ve doğru cevapları bulalım. Hazır mısın? Başlayalım o zaman!
B. Aşağıdaki cümleleri, harf ile verilen söz sanatlarıyla eşleştirerek harfleri yay ayraçların içine yazınız.
Bu bölümde, cümlelerde kullanılan söz sanatlarını bulup doğru harfle eşleştireceğiz. Hadi, her bir cümleyi tek tek inceleyelim:
(…) 1. Cennet kadar güzel bir vatanımız var.
Çözüm:
Adım 1: Cümlede ne anlatılıyor bir bakalım. Vatanın güzelliği “cennet kadar” denilerek başka bir şeye benzetiliyor. “Kadar” kelimesi burada bir karşılaştırma, bir benzetme yapıyor.
Adım 2: Şıklara baktığımızda “Benzetme” kelimesi (c) şıkkında duruyor. İşte bu cümledeki söz sanatı da tam olarak bu. Vatanı cennete benzetmişiz.
Sonuç: (c)
(…) 2. Yorgun bir gemi, limana yanaştı ağır ağır.
Çözüm:
Adım 1: Bu cümlede “gemi” cansız bir varlık olmasına rağmen “yorgun” gibi bir insan özelliğine sahipmiş gibi anlatılmış. Gemiler yorgun olmazlar, insanlar yorgun olur.
Adım 2: Cansız varlıklara ya da hayvanlara insan özellikleri verme sanatına “Kişileştirme” denir. Şıklarda (a) şıkkında “Kişileştirme” yazıyor.
Sonuç: (a)
(…) 3. Bir gün meşe dedi ki kamışa: “Tabiattan şikâyet etmekte hakkınız var.”
Çözüm:
Adım 1: Bu cümlede meşe ağacı ile kamışın konuştuğunu görüyoruz. Ağaçlar ve bitkiler gerçek hayatta konuşmaz, değil mi? Ama burada konuşturulmuşlar.
Adım 2: Cansız varlıkları veya hayvanları insan gibi konuşturma sanatına “Konuşturma” denir. Bu sanat aynı zamanda bir kişileştirme türüdür ama özellikle konuşturma eylemi varsa adı “Konuşturma” olur. Şıklarda (d) şıkkında “Konuşturma” yer alıyor.
Sonuç: (d)
(…) 4. Dünya kadar işim birikti.
Çözüm:
Adım 1: “Dünya kadar iş” denilince, gerçekten dünyanın kendisi kadar işin biriktiğini mi anlıyoruz? Hayır, bu aslında işin çokluğunu, fazlalığını anlatmak için kullanılan bir söz. Yani olduğundan çok daha fazla gösterilmiş.
Adım 2: Bir şeyi olduğundan çok daha büyük, çok daha fazla veya çok daha az gösterme sanatına “Abartma” denir. Şıklarda (b) şıkkında “Abartma” kelimesi var.
Sonuç: (b)
C. Aşağıdaki cümlelerin öznel yargı mı yoksa nesnel yargı mı olduklarını yanlarına yazınız.
Şimdi de öznel ve nesnel yargı kavramlarını hatırlayalım. Öznel yargı, kişiden kişiye değişen, kanıtlanamayan, kişisel duygu ve düşünceleri içeren yargılardır. Nesnel yargı ise herkes için aynı olan, kanıtlanabilen, kişisel görüş içermeyen yargılardır. Hadi cümlelere bakalım:
(………………..) 1. Ülkemizin komşularından biri Bulgaristan’dır.
Çözüm:
Adım 1: “Ülkemizin komşularından biri Bulgaristan’dır” cümlesi bir bilgi veriyor. Bu bilgi herkes için aynıdır ve haritadan bakarak veya coğrafya kitaplarından kontrol ederek doğruluğunu kanıtlayabiliriz.
Adım 2: Kişisel duygu veya düşünce içermediği için bu bir nesnel yargıdır.
Sonuç: Nesnel yargı
(………………..) 2. Bu kitap gerçekten çok güzel olmuş.
Çözüm:
Adım 1: “Çok güzel olmuş” ifadesi, kitabı okuyan kişinin kişisel beğenisini gösterir. Başka bir kişi aynı kitabı okuduğunda “güzel değil” veya “ortalama” bulabilir. Güzellik kişiden kişiye değişen bir kavramdır.
Adım 2: Kişisel beğeni ve duygu içerdiği için bu bir öznel yargıdır.
Sonuç: Öznel yargı
(………………..) 3. Gesi Bağları türküsü Kayseri yöresine aittir.
Çözüm:
Adım 1: Bu cümle, “Gesi Bağları” türküsünün hangi yöreye ait olduğu hakkında bir bilgi veriyor. Bu bilgi, müzik araştırmacılarının veya halk müziği uzmanlarının kaynaklarından kontrol edilebilir ve doğruluğu kesindir.
Adım 2: Kişisel bir görüş veya duygu içermediği için bu bir nesnel yargıdır.
Sonuç: Nesnel yargı
(………………..) 4. Oltu taşı, Erzurum’da çıkarılan bir taştır.
Çözüm:
Adım 1: Bu cümle, Oltu taşının nerede çıkarıldığı hakkında net bir bilgi veriyor. Bu bilgi coğrafi veya jeolojik kaynaklardan doğrulanabilir. Herkes için aynıdır.
Adım 2: Kişisel bir görüş veya duygu içermediği için bu bir nesnel yargıdır.
Sonuç: Nesnel yargı
(………………..) 5. Konuşmacının duyduğu heyecan, dinleyicilerini de heyecanlandırdı.
Çözüm:
Adım 1: Bu cümlede konuşmacının heyecanlandığı ve bunun dinleyicileri de etkilediği belirtiliyor. Bu durum bir gözlem sonucu ortaya konulmuştur. Bir olay veya durumun gözlemlenmesiyle elde edilen veriler genellikle nesneldir. Bir konuşmacının heyecanlı olup olmadığı veya dinleyicilerin tepkileri gözlemlenebilir.
Adım 2: Bu cümle kişisel bir yorumdan ziyade, yaşanmış bir durumu veya gözlemi dile getirdiği için nesnel yargıdır.
Sonuç: Nesnel yargı
(………………..) 6. Okurken hayal etmeyi, başka şeyler düşünmeyi çok severiz.
Çözüm:
Adım 1: “Çok severiz” ifadesi, okuma alışkanlığı ve okurken hissedilen kişisel bir duyguyu, bir tercihi belirtiyor. Sevmek kişiden kişiye değişen bir duygudur.
Adım 2: Kişisel duygu ve tercih içerdiği için bu bir öznel yargıdır.
Sonuç: Öznel yargı
(………………..) 7. Kapadokya’da gören herkesin hayran kaldığı tüften oluşan peribacaları bulunur.
Çözüm:
Adım 1: “Kapadokya’da tüften oluşan peribacaları bulunur” kısmı nesnel bir bilgidir, kanıtlanabilir. Ancak cümlenin başındaki “gören herkesin hayran kaldığı” ifadesi, kişisel bir yorum ve genellemedir. Herkesin aynı şekilde hayran kalacağını iddia etmek öznel bir görüştür. Bazıları hayran kalmayabilir ya da farklı duygular hissedebilir.
Adım 2: Cümle, herkesin aynı duyguyu yaşadığını iddia ederek kişisel bir yorum içerdiği için öznel yargıdır.
Sonuç: Öznel yargı
(………………..) 8. Ahmet Hamdi Tanpınar; Beş Şehir adlı eserinde Erzurum, Bursa, Ankara, Konya ve İstanbul şehirlerini anlatmıştır.
Çözüm:
Adım 1: Bu cümle, ünlü bir yazar olan Ahmet Hamdi Tanpınar’ın bir eserinin içeriği hakkında bilgi veriyor. Bu bilgi edebiyat kaynaklarından kontrol edilebilir ve doğruluğu kesindir.
Adım 2: Kişisel bir yorum veya duygu içermediği için bu bir nesnel yargıdır.
Sonuç: Nesnel yargı
(………………..) 9. Pamukkale’de traverten adlı jeolojik oluşumlar bulunur.
Çözüm:
Adım 1: Bu cümle, Pamukkale’nin coğrafi özelliklerinden bahsediyor. Travertenlerin varlığı bilimsel olarak kanıtlanmış, herkesçe kabul edilen bir bilgidir.
Adım 2: Kişisel bir görüş veya duygu içermediği için bu bir nesnel yargıdır.
Sonuç: Nesnel yargı
(………………..) 10. Günümüz yazarlarının hikâyelerini daha çok severim.
Çözüm:
Adım 1: “Daha çok severim” ifadesi, kişinin yazarlara ve hikâyelere karşı kişisel tercihini, beğenisini gösterir. Bu, herkes için geçerli olmayan, kişiden kişiye değişen bir duygudur.
Adım 2: Kişisel duygu ve tercih içerdiği için bu bir öznel yargıdır.
Sonuç: Öznel yargı
C. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.
Şimdi de anlatım biçimleriyle ilgili bir soruyu cevaplayalım. Önce metni dikkatlice okuyalım:
Maden ocakları müdürü, bütün köylünün arazisini satın aldı. Köylüler, heybelerini sırtlarına vurarak tozlu yollardan uzaklaştılar. Fakat her adımda, her izde bir hatıra buldular. Ayakları yürümedi, köylerini ana ana gittiler.
Yukarıdaki metinde hangi anlatım biçimine başvurulmuştur?
A) Açıklayıcı anlatım
B) Betimleyici anlatım
C) Öyküleyici anlatım
D) Tartışmacı anlatım
Çözüm:
Adım 1: Metni okuduğumuzda bir olaylar zinciri görüyoruz: müdürün arazi alması, köylülerin uzaklaşması, yolda yaşadıkları duygular. Yani bir hikâye anlatılıyor. Metinde karakterler (müdür, köylüler) ve bir olay (köyden ayrılış) var.
Adım 2: Seçenekleri inceleyelim:
- A) Açıklayıcı anlatım: Bir konuda bilgi vermek, bir şeyi öğretmek amacıyla kullanılır. Bu metinde bilgi verme amacı ön planda değil.
- B) Betimleyici anlatım: Bir varlığın, yerin veya kişinin özelliklerini, görünüşünü gözümüzde canlandıracak şekilde anlatır. Metinde “tozlu yollar” gibi küçük betimlemeler olsa da, asıl amaç olayları anlatmak.
- C) Öyküleyici anlatım: Bir olayı veya olaylar zincirini belli bir zaman ve mekân içinde kahramanlar etrafında anlatır. İşte bu metin tam da böyle. Bir olay yaşanmış ve bize adım adım anlatılmış.
- D) Tartışmacı anlatım: Bir düşünceyi savunmak, okuyucuyu ikna etmek veya karşı çıkmak amacıyla kullanılır. Metinde böyle bir amaç yok.
Adım 3: Bu durumda, metinde bir olayın zaman akışı içinde anlatıldığı için doğru anlatım biçimi “Öyküleyici anlatım”dır.
Sonuç: C) Öyküleyici anlatım
Umarım bu açıklamalar, konuları daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Türkçe dersinde bu tür sorularla sıkça karşılaşacaksın, bu yüzden söz sanatlarını, öznel-nesnel yargıları ve anlatım biçimlerini iyi öğrenmek çok önemli. Başarılar dilerim!