8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Hecce Yayınları Sayfa 94
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle beraber çok güzel bir Türkçe etkinliği yapacağız. Sana gönderdiğim görsellerdeki soruları dikkatlice okuyup, bağlı olan metinden yola çıkarak cevaplayacağız. Unutma, her zaman metni iyi anlamak, soruları doğru çözmenin ilk adımıdır. Haydi başlayalım!
1. ETKİNLİK
Okuduğunuz metindeki kullanımlarından hareketle aşağıdaki kelimeleri, anlamları ile eşleştiriniz.
Bu etkinlikte, verilen kelimeleri ve anlamlarını eşleştirmemiz isteniyor. Metinde geçen kelimelerin metindeki anlamına da dikkat edeceğiz. Hadi tek tek inceleyelim:
1. musiki
- Adım 1: “Musiki” kelimesini metinde bulalım. Metnin ilk paragrafında, “Türkler dil, edebiyat ve musiki gibi katı veya yumuşak maddeye de çok güzel şekiller vermişlerdir.” cümlesini görüyoruz.
- Adım 2: Kelimenin anlamını düşünelim. “Musiki” müzik anlamına gelir.
- Adım 3: Verilen seçeneklerden uygun olanı bulalım. Seçenekler arasında e. Müzik. ifadesi, “musiki” kelimesinin tam karşılığıdır.
Sonuç: 1. musiki – e. Müzik.
2. ehilleştirme
- Adım 1: “Ehilleştirme” kelimesinin kökü olan “ehilleştirilme-si” kelimesini metinde bulalım. Metinde, “Bugün hâlâ en güzel örnekleri Türkiye’de dokunan halı atın ehilleştirilme-si* gibi bir Türk icadıdır.” cümlesi geçiyor.
- Adım 2: “Ehilleştirmek” kelimesi, vahşi bir hayvanı evcilleştirmek, eğitime alıştırmak anlamına gelir. Metinde atın ehilleştirilmesi derken de bu anlamda kullanılmış.
- Adım 3: Verilen seçeneklerden uygun olanı bulalım. Seçenekler arasında d. Evcilleştirme ifadesi, “ehilleştirme” kelimesinin eş anlamlısıdır.
Sonuç: 2. ehilleştirme – d. Evcilleştirme
3. hâlis
- Adım 1: “Hâlis” kelimesini metinde bulalım. Metinde, “Bize binlerce yıl önceki hâlis Türk atlı-göçebe medeniyetinden miras kalmıştır.” cümlesi geçiyor.
- Adım 2: “Hâlis” kelimesi, katışıksız, saf, gerçek anlamına gelir. Metinde de “gerçek Türk” anlamında kullanılmış.
- Adım 3: Verilen seçeneklerden uygun olanı bulalım. Seçenekler arasında g. Saf. ifadesi, “hâlis” kelimesinin bir anlamıdır.
Sonuç: 3. hâlis – g. Saf.
4. heybe
- Adım 1: “Heybe” kelimesini metinde bulalım. Metinde, “Anadolu Türk köylüsünün, yörüğünün günlük hayatında kullandığı çoraplar, kuşaklar, elbiseler, başlıklar, heybeler, örtüler, askılar bugün Avrupa müzelerini ve zenginlerin lüks salonlarını süslüyor.” cümlesi geçiyor.
- Adım 2: “Heybe”nin ne olabileceğini düşünelim. Bu listede geçen diğer eşyalar gibi, günlük hayatta kullanılan bir eşya olmalı.
- Adım 3: Verilen seçeneklerden uygun olanı bulalım. Seçenekler arasında a. At, eşek vb. binek hayvanlarının eyeri üzerine geçirilen veya omuzda taşınan, içine öteberi koymaya yarayan, kilim veya halıdan yapılmış iki gözlü torba. ifadesi, “heybe”nin tam tanımıdır.
Sonuç: 4. heybe – a. At, eşek vb. binek hayvanlarının eyeri üzerine geçirilen veya omuzda taşınan, içine öteberi koymaya yarayan, kilim veya halıdan yapılmış iki gözlü torba.
5. figür
- Adım 1: “Figür” kelimesi metinde doğrudan geçmiyor ama metnin genelinde Türk sanatlarının “şekiller” verdiğinden bahsediliyor. “Figür” kelimesi sanatta çok kullanılan bir terimdir.
- Adım 2: “Figür”ün anlamını düşünelim. Resim, heykel gibi sanatlarda bir varlığın biçimi, şekli anlamına gelir.
- Adım 3: Verilen seçeneklerden uygun olanı bulalım. Seçenekler arasında f. Resim ve heykel sanatlarında varlıkların biçimi. ifadesi, “figür” kelimesinin tanımıdır.
Sonuç: 5. figür – f. Resim ve heykel sanatlarında varlıkların biçimi.
6. mabet
- Adım 1: “Mabet” kelimesi metinde geçmiyor. Bu yüzden genel anlamına bakacağız.
- Adım 2: “Mabet” kelimesi, ibadet edilen yer anlamına gelir.
- Adım 3: Verilen seçeneklerden uygun olanı bulalım. Seçenekler arasında h. İçinde ibadet edilen yapı; tapınak, ibadethane. ifadesi, “mabet” kelimesinin tanımıdır.
Sonuç: 6. mabet – h. İçinde ibadet edilen yapı; tapınak, ibadethane.
7. vakıf
- Adım 1: “Vakıf” kelimesi metinde geçmiyor. Bu yüzden genel anlamına bakacağız.
- Adım 2: “Vakıf” kelimesi, bir hizmetin devamı için ayrılan mülk veya para anlamına gelir.
- Adım 3: Verilen seçeneklerden uygun olanı bulalım. Seçenekler arasında b. Bir hizmetin gelecekte de yapılması için belli şartlarla ve resmî bir yolla ayrılarak bir topluluk veya bir kimse tarafından bırakılan mülk. ifadesi, “vakıf” kelimesinin tanımıdır.
Sonuç: 7. vakıf – b. Bir hizmetin gelecekte de yapılması için belli şartlarla ve resmî bir yolla ayrılarak bir topluluk veya bir kimse tarafından bırakılan mülk.
8. tecessüs
- Adım 1: “Tecessüs” kelimesi metinde geçmiyor. Bu yüzden genel anlamına bakacağız.
- Adım 2: “Tecessüs” kelimesi, merak etme, başkasının gizli işlerini araştırma anlamına gelir. Genellikle olumsuz bir anlamı vardır.
- Adım 3: Verilen seçeneklerden uygun olanı bulalım. Seçenekler arasında c. Kendini ilgilendirmeyen şeyleri belli etmeden öğrenmeye çalışma. ifadesi, “tecessüs” kelimesinin tanımıdır.
Sonuç: 8. tecessüs – c. Kendini ilgilendirmeyen şeyleri belli etmeden öğrenmeye çalışma.
2. ETKİNLİK
Aşağıdaki soruları metne göre cevaplayınız.
1. Hayvan figürlü eserler hangi adla anılmaktadır?
- Adım 1: Metni dikkatlice okuyalım ve hayvan figürleriyle ilgili bir bilgi arayalım.
- Adım 2: Metinde şöyle bir cümle geçiyor: “Bugün hâlâ en güzel örnekleri Türkiye’de dokunan halı atın ehilleştirilme-si* gibi bir Türk icadıdır.” Burada “atın ehilleştirilmesi” bir hayvan figürlü eser örneği olarak verilmiştir. Ancak metinde, hayvan figürlü eserlerin genel olarak “hangi adla anıldığı”na dair özel bir isim veya terim bulunmamaktadır.
- Adım 3: Sorunun cevabını metinden almamız gerektiği için, metinde genel bir ad verilmediğini belirtmeliyiz. Metin bize sadece bir örnek vermektedir.
Sonuç: Metinde hayvan figürlü eserlerin genel olarak hangi adla anıldığına dair bir bilgi verilmemiştir. Ancak metin, halı atın ehilleştirilmesi motifini, hayvan figürlü eserlere bir örnek olarak sunmaktadır.
2. Türkler yerleşik hayata geçtiklerinde sanat anlayışlarında ne gibi bir değişiklik olmuştur?
- Adım 1: Metni dikkatlice okuyalım ve Türklerin yerleşik hayata geçişiyle ilgili bilgileri arayalım. Sanat anlayışlarındaki değişimden bahsedilip bahsedilmediğini kontrol edelim.
- Adım 2: Metinde, “Bize binlerce yıl önceki hâlis Türk atlı-göçebe medeniyetinden miras kalmıştır.” ifadesi geçiyor. Bu cümle, göçebe yaşamın bir mirası olduğundan bahsediyor. Ancak metnin devamında Türklerin yerleşik hayata geçtiklerinde sanat anlayışlarında ne gibi değişiklikler olduğuna dair herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Metin daha çok göçebe yaşamın izlerini taşıyan sanat ürünlerini anlatmaktadır.
- Adım 3: Sorunun cevabını metinden almamız gerektiği için, metinde bu bilgiye yer verilmediğini belirtmeliyiz.
Sonuç: Metinde, Türklerin yerleşik hayata geçtiklerinde sanat anlayışlarında ne gibi bir değişiklik olduğuna dair herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.
3. Yazar neden tarihî eserleri korumanın vatanı korumak kadar önemli olduğunu söylemektedir?
- Adım 1: Metni dikkatlice okuyalım ve yazarın tarihî eserleri korumanın vatanı korumakla eşdeğer öneme sahip olduğunu belirttiği bir bölüm arayalım.
- Adım 2: Metin, Türk plastik sanatlarının güzelliğini, tarihî derinliğini ve günümüzdeki yerini anlatmaktadır. Ancak yazar, tarihî eserleri korumanın vatanı korumak kadar önemli olduğunu belirten veya bu konuda bir kıyaslama yapan herhangi bir ifade kullanmamıştır.
- Adım 3: Sorunun cevabını metinden almamız gerektiği için, metinde bu bilgiye yer verilmediğini belirtmeliyiz.
Sonuç: Metinde, yazarın tarihî eserleri korumanın vatanı korumak kadar önemli olduğunu söylediği veya bu konuda bir gerekçe belirttiği bir bölüm bulunmamaktadır.
4. Okuduğunuz metinden Türk plastik sanatları ile ilgili neler öğrendiniz? Açıklayınız.
- Adım 1: Metni tekrar baştan sona dikkatlice okuyalım ve Türk plastik sanatları hakkında verilen tüm bilgileri not alalım.
-
Adım 2: Metinden öğrendiklerimizi madde madde sıralayalım:
- Türkler, dil, edebiyat ve musiki gibi alanlarda olduğu gibi, katı veya yumuşak maddelere de çok güzel şekiller vermişlerdir.
- Halı dokumacılığı, özellikle “atın ehilleştirilmesi” motifleriyle, binlerce yıl önceki atlı-göçebe medeniyetinden miras kalan önemli bir Türk icadıdır.
- Dede Korkut Hikâyeleri’nde bile eski Türklerin şölenlerinde yere binlerce halı serildiğinden bahsedilir, bu da halıcılığın eski Türk kültüründeki yerini gösterir.
- Türk kadınları sadece halı değil, aynı zamanda güzel nakışlar yapar ve dikiş dikerler.
- Anadolu Türk köylüsünün ve yörüğünün günlük hayatta kullandığı çoraplar, kuşaklar, elbiseler, başlıklar, heybeler, örtüler ve askılar gibi el sanatları ürünleri, bugün Avrupa müzelerini ve zenginlerin lüks salonlarını süslemektedir. Bu da Türk el sanatlarının evrensel değerini ve estetiğini ortaya koyar.
- Adım 3: Bu bilgileri bir araya getirerek, kendi cümlelerimizle açıklayıcı bir paragraf oluşturalım.
Sonuç:
Sevgili öğrencim, bu metinden Türk plastik sanatları hakkında şunları öğrendim:
Türkler, sadece dil, edebiyat ve müzik gibi alanlarda değil, aynı zamanda halı, nakış gibi elle yapılan sanat eserlerinde de çok başarılı ve estetik ürünler ortaya koymuşlar. Özellikle halıcılık, bizim binlerce yıl önceki göçebe atalarımızdan kalan çok önemli bir mirasımız. Hatta Dede Korkut Hikâyeleri’nde bile şölenlerde serilen halılardan bahsedilmesi, halıcılığın ne kadar köklü olduğunu gösteriyor. Ayrıca, sadece halı değil, Türk kadınları tarafından yapılan nakışlar, dikişler ve Anadolu köylüsünün günlük hayatta kullandığı çoraplar, kuşaklar, elbiseler, heybeler gibi birçok el sanatı ürünü de bugün dünyanın dört bir yanındaki müzelerde ve özel koleksiyonlarda büyük bir değer görüyor. Bu da bize Türk el sanatlarının ne kadar zengin ve dünya çapında beğenilen bir kültüre sahip olduğunu anlatıyor.
5. Millî Eğitim Temel Kanunu’nun, Türk kültür eserlerinin mana ve değerinin Türk milletinin bütün fertlerine öğretilmesini istemesinin nedeni ne olabilir? Düşüncelerinizi sözlü olarak ifade ediniz.
- Adım 1: Soruyu anlayalım. Bu soru, metinden doğrudan bir bilgi istemiyor, aksine metinde anlatılanlara dayanarak kendi düşüncemizi sormamızı istiyor. Millî Eğitim Temel Kanunu neden kültür eserlerinin öğretilmesini ister, bunu düşüneceğiz.
-
Adım 2: Türk kültür eserlerinin bizim için ne anlama geldiğini, neden önemli olduğunu düşünelim.
- Kültür eserleri bizim kimliğimizdir. Bizi biz yapan değerleri, geçmişimizi, köklerimizi anlatır.
- Bu eserler sayesinde tarihimizi öğrenir, atalarımızın nasıl yaşadığını, neler ürettiğini anlarız.
- Kültür eserleri, millet olarak ortak değerlerimizi oluşturur. Bu değerler etrafında birleşmemizi, millî birlik ve beraberliğimizi güçlendirmemizi sağlar.
- Gelecek nesillere bu zenginliği aktarmak, korumak ve geliştirmek bizim sorumluluğumuzdur. Bunu yapabilmek için önce bilmemiz gerekir.
- Kendi kültürümüzü iyi bilmek, bizi başka kültürlere karşı daha güçlü ve özgün kılar, dünyaya kendimizi daha iyi tanıtmamızı sağlar.
- Adım 3: Bu düşünceleri bir araya getirerek, bir öğrencinin anlayabileceği şekilde açıklayalım.
Sonuç:
Sevgili öğrencim, Millî Eğitim Temel Kanunu’nun Türk kültür eserlerinin önemini ve değerini hepimize öğretmek istemesinin birçok önemli nedeni var bence:
- Öncelikle, kimliğimizi tanımamız için bu çok önemli. Bir milletin geçmişi, kültürü, onun kimliğidir. Biz kendi kültür mirasımızı tanıdıkça, kim olduğumuzu, nereden geldiğimizi daha iyi anlarız. Bu da bize sağlam bir karakter ve özgüven kazandırır.
- İkinci olarak, bu eserler bize tarihimizi ve atalarımızın emeğini gösterir. Halılar, nakışlar, mimari eserler… Bunların her biri, atalarımızın ne kadar yetenekli, çalışkan ve estetik zevke sahip olduğunu kanıtlar. Bu mirası bilmek, geçmişten ders almamızı ve geleceğe daha sağlam adımlarla yürümemizi sağlar.
- Üçüncüsü, kültür eserlerimiz millî birlik ve beraberliğimizi güçlendirir. Ortak bir geçmişe, ortak değerlere sahip olduğumuzu görmek, bizi birbirimize daha çok bağlar. Bu eserler etrafında bir araya gelir, ortak duygular paylaşırız.
- Son olarak da bu eserleri gelecek nesillere aktarmak bizim görevimizdir. Eğer biz onların değerini bilmezsek, korumazsak, bizden sonraki nesiller bu zenginliklerden mahrum kalır. Millî Eğitim, bu bilinci erkenden kazandırarak kültürümüzün yaşamasını ve gelişmesini sağlamak ister.
Yani özetle, kültür eserlerimizi öğrenmek; kimliğimizi tanımak, tarihimizi anlamak, birliğimizi güçlendirmek ve bu zenginliği geleceğe taşımak için vazgeçilmezdir diyebiliriz.