8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Hecce Yayınları Sayfa 76
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle, Sait Faik Abasıyanık’ın o güzelim “Son Kuşlar” metniyle ilgili soruları adım adım çözeceğiz. Unutmayın, bu tür metinleri okurken yazarın bize ne anlatmak istediğini, hangi duyguları hissettiğini anlamaya çalışmak çok önemli. Şimdi hazırsanız, ilk etkinliğimizle başlayalım.
2. ETKİNLİK
Aşağıdaki soruları dinlediğiniz metne göre cevaplayınız.
1. Yazar göre kuşlar adaya niçin gelmiyorlarmış?
Çözüm:
Adım 1: Metni dikkatlice hatırlayalım. Yazar, kuşların adaya gelmemesinin temel nedenlerini bizlere anlatıyor.
Adım 2: “Son Kuşlar” metninde, insanların doğaya karşı gösterdiği bilinçsiz ve acımasız davranışlar ön plana çıkar. Kuşların yaşam alanları olan ağaçların kesilmesi, yeşilliklerin yok edilmesi ve en önemlisi de kuşların insafsızca avlanması, onların adadan uzaklaşmasına, hatta artık gelmemesine neden olmuştur.
Sonuç:
Kuşlar, adadaki doğal yaşam alanları olan ağaçların ve yeşilliklerin insanlar tarafından tahrip edilmesi, kesilmesi ve özellikle de sonbahar aylarında yoğun bir şekilde avlanmaları yüzünden adaya gelmiyorlarmış.
2. İnsanlar sonbahara doğru kuşları nasıl avlıyorlarmış?
Çözüm:
Adım 1: Metnin avlanma sahnelerini gözümüzde canlandıralım.
Adım 2: Yazar, sonbahar geldiğinde insanların kuşları yakalamak için ne kadar çeşitli ve acımasız yöntemler kullandığını anlatır. Avcılar, kuşları yakalamak için sadece tüfek kullanmakla kalmaz, aynı zamanda ağlar kurar, kapanlar hazırlar ve kuşların göç yolculuğunu fırsat bilerek adeta katliam yaparcasına avlanırlarmış.
Sonuç:
İnsanlar sonbahara doğru kuşları, sadece tüfeklerle vurmakla kalmıyor, aynı zamanda ağlar kurarak ve kapanlar hazırlayarak çok çeşitli ve acımasız yöntemlerle avlıyorlarmış.
3. Çocuklar, yol kenarındaki yeşillikleri neden söküyorlarmış?
Çözüm:
Adım 1: Çocukların doğaya karşı davranışlarını düşünelim.
Adım 2: Metinde, çocukların yol kenarındaki yeşillikleri sökmesi, aslında genel bir doğa sevgisizliğinin ve bilinçsizliğin bir göstergesi olarak sunulur. Yazar, bu durumu, sadece avcıların değil, herkesin doğaya zarar verdiğini vurgulamak için kullanır. Çocuklar belki oyun oynarken, belki de sadece düşüncesizlikten bu yeşillikleri tahrip ediyorlar; bu da doğanın nasıl adım adım yok edildiğini gösteriyor.
Sonuç:
Çocuklar, muhtemelen oyun oynarken ya da bilinçsizce, doğaya karşı genel bir duyarsızlık ve tahrip etme eğilimiyle yol kenarındaki yeşillikleri söküyorlarmış. Bu durum, yazarın doğa tahribatına dikkat çekme yollarından biri olarak karşımıza çıkıyor.
4. Konstantin Efendi’nin kişilik özellikleri ve fiziksel özelliklerini belirtiniz.
Çözüm:
Adım 1: Metindeki Konstantin Efendi karakterini hatırlayalım.
Adım 2: Konstantin Efendi, metnin en önemli karakterlerinden biridir. Yazar, onun aracılığıyla doğaya duyulan özlemi ve tahribata karşı duyulan üzüntüyü dile getirir.
Sonuç:
Konstantin Efendi’nin özellikleri şunlardır:
- Kişilik Özellikleri:
- Doğayı seven ve koruyan: Adanın doğal güzelliklerinin ve kuşların yok oluşuna derinden üzülen, doğayla bütünleşmiş bir karakterdir.
- Gözlemci ve bilge: Çevresindeki değişiklikleri dikkatle takip eden, geçmiş ile şimdiki zaman arasındaki farkı gören ve bu konuda derin düşüncelere sahip biridir.
- Hüzünlü ve nostaljik: Adanın eski güzel günlerine özlem duyan, kaybolan güzellikler karşısında hüzünlenen bir yapısı vardır.
- Sessiz ve içine kapanık: Genellikle az konuşan, daha çok gözlemleriyle var olan, yalnızlığı seven bir karakterdir.
- Fiziksel Özellikleri:
- Metinde Konstantin Efendi’nin fiziksel özellikleri çok detaylı bir şekilde verilmemiştir. Ancak genellikle yaşlı, belki de adanın eski zamanlarından kalma, yorgun ve hüzünlü bir ifadeye sahip bir adam olarak akıllarda yer eder. Onun fiziksel görünümünden çok, iç dünyası ve doğaya olan bağlılığı ön plana çıkarılmıştır.
5. Yazar “Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak.” cümleleri ile ne anlatmak istiyor?
Çözüm:
Adım 1: Yazarın bu cümledeki uyarısını ve geleceğe yönelik mesajını düşünelim.
Adım 2: Bu cümle, metnin ana fikrini özetleyen en çarpıcı ifadelerden biridir. Yazar, kendisinin ve kendi kuşağının adanın doğal güzelliklerini, kuşların cıvıltılarını ve yemyeşil ağaçlarını doyasıya gördüğünü belirtiyor. Ancak insanların doğaya verdiği zararların devam etmesi durumunda, gelecek nesillerin (yani “sizin”) bu güzelliklerden mahrum kalacağını, hatta bu tahribatın çevresel felaketlere yol açarak hayatlarını olumsuz etkileyeceğini vurguluyor. Bu, bir çevre uyarısı ve gelecek için bir endişe ifadesidir.
Sonuç:
Yazar bu cümlelerle, kendisinin ve kendi kuşağının adanın eşsiz doğal güzelliklerini ve kuşlarını görme şansına sahip olduğunu ancak insanların doğayı bilinçsizce tahrip etmeye devam etmesi durumunda, gelecek nesillerin (bizlerin) bu güzellikleri göremeyeceğini ve bu yıkımın olumsuz sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalacağını anlatmak, bir nevi uyarıda bulunmak istemiştir. Bu, doğanın korunmasının hayati önem taşıdığının altını çizen güçlü bir mesajdır.
3. ETKİNLİK
Dinlediğiniz metnin konusunu ve ana fikrini aşağıya yazınız.
Çözüm:
Adım 1: Metnin genelinde neyden bahsedildiğini ve yazarın bize hangi ana düşünceyi aktarmak istediğini bulalım.
Adım 2: Konu, metinde üzerinde durulan şeydir. Ana fikir ise yazarın bu konu hakkında bize vermek istediği temel mesajdır.
Sonuç:
- Metnin Konusu:
Adanın doğal güzelliklerinin, özellikle de kuşların ve yeşilliklerin insanlar tarafından tahrip edilmesi sonucu yok oluşu ve bu durumun yarattığı hüzün.
- Metnin Ana Fikri:
İnsanların doğaya karşı gösterdiği bilinçsiz ve acımasız tavırların, doğal güzellikleri ve canlı yaşamını yok ederek gelecek nesilleri bu güzelliklerden mahrum bırakacağı ve olumsuz sonuçlar doğuracağı; dolayısıyla doğayı korumanın hayati önemi.
4. ETKİNLİK
Dinlediğiniz metinde yazar hangi düşünceyi geliştirme yollarından yararlanmıştır? Metinde kullanılan düşünceyi geliştirme yollarını ve bunların metnin hangi bölümünde geçtiğini aşağıya yazınız.
Çözüm:
Adım 1: Düşünceyi geliştirme yollarının neler olduğunu hatırlayalım (tanımlama, karşılaştırma, örnekleme, tanık gösterme, benzetme, sayısal verilerden yararlanma).
Adım 2: Metni okurken yazarın anlatımını güçlendirmek için hangi teknikleri kullandığını tespit edelim ve örnekler verelim.
Sonuç:
Yazar “Son Kuşlar” metninde düşünceyi geliştirme yollarından çeşitli şekillerde yararlanmıştır:
- 1. Öyküleme ve Betimleme:
- Açıklama: Metnin genelinde, adadaki olaylar (kuşların gelmesi, avlanması, yeşilliklerin sökülmesi) bir hikaye gibi anlatılır. Aynı zamanda adanın ve doğanın mevcut durumu, Konstantin Efendi’nin ruh hali okuyucunun gözünde canlandırılır.
- Geçtiği Bölümler: Metnin hemen hemen tamamında, özellikle adanın geçmiş ve şimdiki halini anlatırken, kuşların nasıl avlandığını betimlerken ve Konstantin Efendi’nin gözlemlerini aktarırken kullanılır. Örneğin, “Eskiden adaya kuşlar gelirdi…” diye başlayan kısımlar öyküleyici, adanın yeşilliklerini anlatırken kullanılan ifadeler betimleyicidir.
- 2. Karşılaştırma:
- Açıklama: Adanın geçmişteki durumu (bol kuşlu, yeşil) ile şimdiki durumu (kuşsuz, tahrip edilmiş) sürekli olarak karşılaştırılır. Bu sayede doğadaki değişimin boyutları daha net ortaya konur.
- Geçtiği Bölümler: “Eskiden böyle miydi?” gibi sorularla ya da doğrudan geçmiş ve şimdiki zamanı anlatan cümlelerle metnin birçok yerinde bu karşılaştırma görülür. Örneğin, “Biz kuşları çok gördük, sizin için kötü olacak” cümlesi de bir karşılaştırmanın sonucudur.
- 3. Tanık Gösterme:
- Açıklama: Yazar, kendi düşüncelerini ve gözlemlerini desteklemek için Konstantin Efendi gibi bir karakterin sözlerine ve gözlemlerine başvurur. Konstantin Efendi, adanın eski ve yeni halinin canlı bir tanığıdır.
- Geçtiği Bölümler: Konstantin Efendi’nin adanın değişimi hakkındaki hüzünlü yorumları ve gözlemleri, yazarın anlattıklarına güçlü bir inandırıcılık katar. Örneğin, Konstantin Efendi’nin “Artık kuşlar gelmez oldu buralara…” ya da benzeri ifadelerle yaptığı yorumlar tanık göstermeye örnektir.
- 4. Örnekleme:
- Açıklama: Yazar, doğanın nasıl tahrip edildiğini açıklarken, kuşların nasıl avlandığına dair (ağlar, kapanlar) veya çocukların yeşillikleri nasıl söktüğüne dair somut örnekler verir.
- Geçtiği Bölümler: Kuşların avlanma yöntemlerini sıralarken veya çocukların yol kenarındaki bitkilere zarar vermesini anlatırken bu yöntemden yararlanılmıştır.
5. ETKİNLİK
Dinlediğiniz metinde anlatılan olaylar tutarlı mıdır? Nedenleriyle birlikte aşağıya yazınız.
Çözüm:
Adım 1: Metindeki olayların gerçek hayattaki mantık ve düzenle uyumlu olup olmadığını düşünelim.
Adım 2: Sait Faik’in hikayelerinin genellikle gözleme dayalı ve gerçekçi olduğunu hatırlayalım.
Sonuç:
Evet, dinlediğimiz “Son Kuşlar” metninde anlatılan olaylar tamamen tutarlıdır.
Nedenleri:
- Gözleme Dayalı Gerçekçilik: Sait Faik Abasıyanık, öykülerinde genellikle kendi gözlemlerinden ve yaşadığı çevreden beslenir. “Son Kuşlar” da yazarın adadaki yaşamı, doğayı ve insan davranışlarını dikkatlice gözlemlemesi sonucu ortaya çıkmıştır. Bu yüzden anlatılan olaylar, dönemin İstanbul’unda (özellikle Adalar’da) yaşanan doğa tahribatını, avcılığı ve çevresel değişimi gerçekçi bir şekilde yansıtır.
- Mantıksal Akış: Metindeki olaylar arasında mantıksal bir neden-sonuç ilişkisi vardır. İnsanların kuşları avlaması, ağaçları kesmesi gibi eylemler, kuşların adadan uzaklaşmasına ve doğanın tahrip olmasına neden olmuştur. Bu durum, günlük hayattaki çevresel etkilerle tamamen örtüşür.
- Evrensel Mesaj: Metnin doğa tahribatı ve çevre bilinci üzerine kurduğu eleştiri, zaman ve mekandan bağımsız olarak evrensel bir gerçekliği yansıtır. Bu da olayların tutarlılığını ve inandırıcılığını artırır.
Kısacası, metindeki olaylar yazarın güçlü gözlemleri ve gerçekçi anlatımı sayesinde hem kendi içinde tutarlı hem de okuyucunun gerçek hayatta karşılaşabileceği durumlarla uyumludur.