8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Hecce Yayınları Sayfa 172
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle, “Bebeklerin Ulusu Yok” adlı şiirimizle ilgili çok güzel ve düşündürücü bir Türkçe etkinliği yapacağız. Hazırladığım çözümlere dikkatlice bakın ve açıklamalarımla birlikte konuyu daha iyi kavramaya çalışın. Unutmayın, her sorunun cevabı şiirin içinde saklı ya da şiirden yola çıkarak düşünebileceğimiz yorumlarda gizli. Haydi başlayalım!
1. ETKİNLİK
Okuduğumuz şiirden alınan aşağıdaki dizelerde altı çizili olarak verilen kelimelerin anlamlarını metnin bağlamında hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Anlamını öğrendiğiniz yeni kelime/kelime gruplarını sözlüğünüze yazınız. Öğrendiğiniz kelimeleri birer cümlede kullanınız.
Güllerin en hası, en goncası
- Tahmini Anlamı: Sevgili öğrenciler, şiirde bebeklerin “insanlığımızın çiçeği” olduğu söyleniyor, ardından da “güllerin en hası, en goncası” ifadesi geliyor. “Has” kelimesi, bir şeyin en iyisi, en güzeli, en değerlisi anlamına gelir. “Gonca” ise henüz açmamış, tomurcuk halindeki gülü ifade eder. Dolayısıyla, bu ifadeyle bebeklerin insanlığın en değerli, en güzel, en saf ve masum varlıkları olduğu anlatılmak isteniyor. Tıpkı bir gülün en güzel hali, açmadan önceki o taze tomurcuk halidir ya, işte bebekler de öyledir.
- Cümlem: Her anne baba için evlatları, hayatlarının güllerin en hası, en goncası gibidir.
Serpilip gelişsinler fidan gibi
- Tahmini Anlamı: Çocuklar, bu ifade şiirin orijinal metninde geçmiyor, ancak genel bir dilek ve benzetme olarak karşımıza çıkıyor. “Serpilip gelişmek”, bir canlının sağlıklı bir şekilde büyüyüp olgunlaşması demektir. “Fidan gibi” benzetmesi ise, yeni dikilmiş, genç ve büyümeye açık bir bitkiyi çağrıştırır. Yani bu ifadeyle, çocukların sağlıklı, güçlü ve güzel bir şekilde büyüyüp gelişmesi, tıpkı toprağa yeni ekilmiş bir fidanın zamanla serpilişi gibi olması dileği anlatılıyor.
- Cümlem: Tüm çocuklarımızın sağlıklı bir çevrede serpilip gelişsinler fidan gibi, geleceğe umutla bakmaları en büyük dileğimizdir.
2. ETKİNLİK
Aşağıdaki soruları okuduğunuz şiire göre cevaplayınız.
1. Şiirde bebekler hangi varlıklara benzetiliyor?
Sevgili gençler, şiire baktığımızda şairin bebekleri iki farklı şeye benzettiğini görüyoruz:
- İlk olarak, “Bebekler çiçeği insanlığımızın” dizesiyle bebekler, insanlığın çiçeğine benzetiliyor.
- Hemen ardından da “Güllerin en hası, en goncası” dizesiyle, güllerin en güzeline, en değerlisine ve açmamış tomurcuklarına (gonca) benzetiliyorlar.
Kısacası, şair bebekleri insanlığın en güzel, en değerli ve en masum varlıkları olarak görüyor ve onları çiçeklere, özellikle de güllerin en özel hallerine benzetiyor.
2. Şair bebekleri neden insanların göz bebeği olarak nitelendiriyor?
Şiirde “göz bebeği” kelimesi doğrudan geçmese de, şairin bebekleri “insanlığımızın çiçeği” ve “güllerin en hası, en goncası” olarak nitelemesi, onların ne kadar değerli ve kıymetli olduğunu gösteriyor. Göz bebeği deyimi, birini çok sevmek, ona çok değer vermek anlamına gelir, tıpkı gözümüzün en hassas ve değerli kısmı olan göz bebeğimiz gibi. Şair de bebeklerin masumiyetleri, saflıkları ve geleceğin umudu olmaları nedeniyle insanlık için paha biçilmez olduğunu, herkesin onları koruyup kollaması gerektiğini bu benzetmelerle anlatıyor. Bebekler, insanlığın en değerli hazinesi gibidir.
3. Şiirin en beğendiğiniz bölümü hangisidir? Neden?
Bu soruya vereceğim cevap benim kişisel tercihim olacak, siz de kendi beğendiğiniz bölümü ve nedenini düşünebilirsiniz. Benim en beğendiğim bölüm şu dizeler:
Bebeklerin ulusu yok
Başlarını tutuşları aynı
Bakarken gözlerinde aynı merak
Ağlarken aynı seslerin tonu
Neden mi? Çünkü bu dizeler, bebeklerin evrensel birliğine ve masumiyetine çok güzel vurgu yapıyor. Dünyanın neresinde olursa olsun, hangi ırktan, dilden veya dinden olursa olsun tüm bebeklerin aynı şekilde doğduğunu, aynı merakla baktığını, aynı ses tonuyla ağladığını ve aynı şekilde başlarını tuttuğunu anlatıyor. Bu dizeler, aslında hepimizin özünde aynı olduğunu, ayrılıkların sonradan oluştuğunu hatırlatıyor ve bize insanlık olarak birleşme mesajı veriyor. Bu, bence şiirin en güçlü ve evrensel mesajı.
4. Sizce şair şiire neden “Bebekler Ulusu Yok” başlığını koymuş olabilir? Neden?
Sevgili öğrenciler, şair bu başlığı seçerek çok önemli bir mesaj vermek istemiş. Şiirin içindeki “Bebeklerin ulusu yok / Başlarını tutuşları aynı / Bakarken gözlerinde aynı merak / Ağlarken aynı seslerin tonu” dizeleri bu başlığın anahtarını veriyor. Şair, bebeklerin doğuştan gelen masumiyetlerinin ve evrensel ortak yönlerinin, milliyet, ırk, dil gibi sonradan edinilen ayrımların üzerinde olduğunu vurgulamak istiyor. Yani, bebekler henüz bu tür farklılıkları tanımıyorlar ve tüm dünyadaki bebekler aslında aynı duyguları paylaşıyor, aynı şekilde var oluyorlar. Bu başlık, insanlık olarak ayrılıkları bir kenara bırakıp ortak değerlerimize, yani bebekler gibi saf ve masum bir dünyaya dönmemiz gerektiği mesajını taşıyor. Birlik ve beraberlik, evrensellik duygusunu güçlendiriyor.
5. “Serpilip gelişsinler fidan gibi” dizesinde kullanılan söz sanatı hangisidir? Nedenleriyle açıklayınız.
Tekrar hatırlatmak isterim ki bu dize, az önceki açıklamada da belirttiğim gibi, bu şiirde yer almıyor. Ancak, eğer böyle bir dize kullanılmış olsaydı, içinde barındırdığı söz sanatı benzetme (teşbih) olurdu.
Neden mi benzetme?
- Bu dizede, bir şeyin başka bir şeye benzetildiğini açıkça görüyoruz. “Serpilip gelişmek” eylemi, yani büyüyüp gelişme durumu, “fidan gibi” ifadesiyle bir araya getirilmiş.
- Burada “fidan”, yeni dikilmiş, taze ve büyümeye elverişli bir bitkiyi temsil eder. Çocukların veya gençlerin sağlıklı bir şekilde büyüyüp gelişmelerini anlatmak için fidanın büyümesi örneği kullanılmıştır.
- Benzetme sanatı, bir kavramı veya varlığı, nitelikçe daha güçlü veya daha bilinen başka bir kavram ya da varlıkla kıyaslayarak anlatma sanatıdır. Bu dizede, çocukların büyüme ve gelişmeleri, fidanın doğal ve sağlıklı büyümesine benzetilerek daha etkili bir şekilde ifade edilmiştir.
3. ETKİNLİK
Aşağıya okuduğunuz şiirle ilgili üç soru yazınız. Yazdığınız soruları arkadaşlarınıza sorarak onlardan cevaplamalarını isteyiniz.
İşte size, şiiri daha derinlemesine düşünmenizi sağlayacak üç soru:
1. Soru: Şairin “İlk kez yurdumdan uzakta yaşadım bu duyguyu” dizesiyle anlatmak istediği nedir? Bu dize, şiirin ana fikrine nasıl bir katkı sağlamaktadır?
Cevap: …………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..?
2. Soru: Şiirde bebeklerin saç renkleri (sarışın, kapkara) vurgulanarak verilmesinin özel bir anlamı var mıdır? Varsa nedir ve bu durum “Bebeklerin ulusu yok” başlığıyla nasıl bir ilişki içindedir?
Cevap: …………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..?
3. Soru: Şiirin ana duygusu nedir ve bu duygu hangi dizelerde en belirgin şekilde hissediliyor? Şair, bu duyguyu bize nasıl hissettiriyor?
Cevap: …………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..?