8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Hecce Yayınları Sayfa 166
Sevgili öğrencilerim, şimdi sizlere gönderdiğim görseldeki soruları adım adım, metni dikkatlice okuyarak ve anlayabileceğiniz bir dille açıklayarak çözeceğiz. Hazır mısınız?
Öncelikle ilk görseldeki soruları inceleyelim ve ikinci görseldeki “Selim’i Anarım” başlıklı metnimizden yararlanarak cevaplarımızı hazırlayalım.
1. ETKİNLİK
Bu bölümde karışık verilen heceleri birleştirip anlamlı kelimeler oluşturacak ve bu kelimelerin anlamlarını tahmin edeceğiz. Hadi başlayalım!
boy – şeb
- Kelime: şebboy
- Tahminim: Çiçekçilerde sıkça gördüğümüz, güzel kokulu bir çiçek türüdür.
şık – e
- Kelime: eşik
- Tahminim: Bir kapının altında bulunan, üzerinden geçip içeri girdiğimiz basamak gibi olan yer.
mer – kat
- Kelime: market
- Tahminim: Günlük ihtiyaçlarımızı, yiyecek ve içeceklerimizi aldığımız yer, bakkalın büyüğü gibi düşünebiliriz.
di – da – bağ
- Kelime: bağdaş
- Tahminim: Yere otururken ayaklarımızı çaprazlayarak oturduğumuz bir oturuş şekli. Genellikle “bağdaş kurmak” şeklinde kullanılır.
sır – na
- Kelime: nasır
- Tahminim: Genellikle ayaklarımızda, derinin sürtünme veya basınca maruz kalmasıyla kalınlaşıp sertleşen küçük, ağrılı bir oluşum.
maç – ğırt – sı
- Kelime: sığırtmaç
- Tahminim: Sığırları, yani inek ve danaları otlatan, onlara çobanlık yapan kişi.
yet – he
- Kelime: heyet
- Tahminim: Belirli bir görevi yerine getirmek veya bir konuda karar vermek için bir araya gelmiş, birkaç kişiden oluşan grup veya kurul.
2. ETKİNLİK
Şimdi sıra geldi metnimizi dikkatlice okuyarak soruları cevaplamaya. Unutmayın, cevaplar sadece metinde yazan bilgilere göre olmalı.
1. Selim ilk gelişinde avukatın iş yerini neden sevmemiştir?
Metinde Selim’in avukatın iş yerini “sevmediği” açıkça belirtilmiyor sevgili öğrencilerim. Ancak metinde anlatılana göre Selim, yazıhaneyi gezdikten sonra avukata “sorgulu, şaşkın, suçlar gibi” bir bakış atmıştır. Bu bakış, Selim’in çiçekleri koyacak uygun bir kap (vazo) bulamamasıyla ilgiliydi. Yani aslında Selim, iş yerinin kendisini değil, o an için çiçekleri yerleştirecek doğal bir ortamın veya kabın olmamasını yadırgamış, belki de avukatın yaşam tarzını sorgular gibi bir tavır sergilemiştir. Çiçeklere hemen su bulup koyma çabası da bunu gösteriyor.
Cevap: Selim, avukatın iş yerini gezdikten sonra elindeki çiçekleri koyacak uygun bir kap (vazo) bulamaması nedeniyle şaşkınlık ve sorgulayıcı bir ifadeyle avukata bakmıştır. Bu durum, onun yazıhaneyi çiçekler gibi doğal güzelliklerden yoksun ve belki de bu yüzden biraz “ruhsuz” bulduğunu düşündürebilir.
2. Selim tarlayı almadan önce tarla ne hâldeydi?
Sevgili öğrencilerim, ikinci görseldeki “Selim’i Anarım” başlıklı metnimizin tamamını dikkatlice okudum. Ancak bu metinde “tarla” kelimesi veya tarla ile ilgili herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Bu nedenle, bu soruyu elimizdeki metne dayanarak cevaplayamıyoruz.
Cevap: Okuduğumuz “Selim’i Anarım” adlı metinde “tarla” ile ilgili hiçbir bilgi bulunmamaktadır. Bu nedenle bu soruyu metindeki bilgilere dayanarak cevaplayamıyoruz.
3. Karısıyla birlikte çalışan Selim, tarlada ne gibi değişiklikler yapmıştır?
Yine aynı şekilde, “Selim’i Anarım” metninde Selim’in eşiyle birlikte çalışmasından veya tarlada yaptığı değişikliklerden bahsedilmemektedir. Metin, Selim’in avukata çiçek getirmesi ve bu sırada sergilediği davranışlar üzerine kuruludur.
Cevap: Okuduğumuz “Selim’i Anarım” adlı metinde “tarla” ile ilgili hiçbir bilgi verilmemiştir. Bu yüzden Selim’in tarlada yaptığı değişiklikler hakkında bir cevap veremiyoruz.
4. Avukat, Selim’in tarlasını neye benzetmiştir? Neden?
Daha önceki sorularda da belirttiğim gibi, metnimizde “tarla” kelimesi hiç geçmiyor. Dolayısıyla avukatın Selim’in tarlasını bir şeye benzetmesi gibi bir durum da metinde yer almıyor.
Cevap: Metinde “tarla” kelimesi hiç geçmediği için, avukatın Selim’in tarlasını neye benzettiği veya neden benzettiği hakkında bir bilgiye sahip değiliz.
5. Avukat niçin Selim’i anmaktadır?
Metnin başlığı bile “Selim’i Anarım”. Avukat, Selim’in kendine özgü, doğal ve içten davranışları yüzünden onu hatırlıyor ve anlatıyor. Selim’in elinde çiçeklerle gelmesi, vazo yerine “çanak” veya “kap” demesi, çiçekleri hemen bir kaba koyup sulaması gibi hareketleri avukatın üzerinde kalıcı bir etki bırakmış. Selim’in bu doğal ve gösterişsiz tavırları avukatın zihninde yer etmiş ve onu anımsamasına neden olmuştur.
Cevap: Avukat, Selim’i onun kendine has, doğal ve samimi davranışları yüzünden anmaktadır. Selim’in elinde çiçeklerle gelmesi, vazo yerine “çanak” veya “kap” demesi, suyu olmayan çiçekleri hemen sulaması gibi hareketleri avukatın zihninde derin izler bırakmış ve onu unutulmaz kılmıştır. Avukat, Selim’in bu içten ve gösterişsiz tavırlarını hatırlayarak ondan bahsetmektedir.
3. ETKİNLİK
Şimdi de okuduğumuz metnin konusunu ve ana fikrini belirleyelim. Unutmayın, konu metin ne hakkında olduğunu, ana fikir ise metnin bize vermek istediği mesajı anlatır.
Metnin Konusu
Metnin konusu, avukatın Selim adında birini ve onunla yaşadığı, özellikle çiçeklerle ilgili olan, kendine özgü ve doğal bir anıyı hatırlamasıdır. Selim’in avukata çiçek getirmesi ve çiçekleri koyacak bir yer bulamayınca gösterdiği içten davranışlar, bu anının temelini oluşturur.
Cevap: Avukatın, Selim’in kendisine getirdiği çiçekler ve bu sırada Selim’in sergilediği doğal, samimi ve kendine özgü davranışları hatırlaması.
Metnin Ana Fikri
Metnin ana fikri, insanların yapmacıklıktan uzak, içten ve doğal davranışlarının, başkaları üzerinde derin ve kalıcı bir etki bırakabileceği, hatta en basit olayların bile unutulmaz anılar yaratabileceği düşüncesidir. Selim’in samimiyeti, avukatın onu yıllar sonra bile hatırlamasını sağlıyor.
Cevap: İnsanların içten, doğal ve gösterişten uzak davranışları, başkalarının zihninde kalıcı ve güzel anılar bırakır; bazen en basit hareketler bile büyük bir etki yaratabilir.
Harikasınız çocuklar! Tüm soruları metne bağlı kalarak ve dikkatle çözdük. Özellikle metinde olmayan bilgileri de belirterek doğru bir yaklaşım sergiledik. Bu tür okuma anlama çalışmalarında metne sadık kalmak çok önemlidir.