8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Hecce Yayınları Sayfa 34
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizinle birlikte çok güzel bir Türkçe etkinliği yapacağız. Elimizdeki metni dikkatlice okuyacak ve oradaki bilgileri kullanarak soruları çözeceğiz. Unutmayın, Türkçe derslerinde metni doğru anlamak, soruları doğru çözmenin ilk adımıdır. Hadi başlayalım!
4. ETKİNLİK
Yanlışlığı ya da doğruluğu kişiye göre değişmeyen, kanıtlanabilen cümlelere ‘nesnel yargı bildiren’, yanlışlığı ya da doğruluğu kişiye göre değişen, yorumlanabilen cümlelere ‘öznel yargı bildiren’ cümleler denir. Yukarıdaki açıklamadan yararlanarak, yazarın metinde kullandığı öznel ve nesnel yargı bildiren cümleleri tespit ediniz. Aşağıya bu cümlelerden örnekler yazınız.
Şimdi canım öğrencilerim, bu etkinlikte bizden metindeki cümleleri nesnel ve öznel olarak ayırmamızı istiyor. Hatırlayalım:
- Nesnel yargılar, herkesçe kabul gören, doğruluğu veya yanlışlığı kanıtlanabilen cümlelerdir. Yani ben de okusam, sen de okusan aynı şeyi anlarız. Bilgi verirler.
- Öznel yargılar ise kişiden kişiye değişen, yorumlanabilen cümlelerdir. Yazarın kendi duygu, düşünce, beğeni veya yorumlarını içerirler. Kanıtlayamayız.
Şimdi metnimizi dikkatlice okuyalım ve yazarın kendi cümlelerinden hangileri nesnel, hangileri öznel bir yargı taşıyor, birlikte bulalım:
Öznel Yargı Bildiren Cümleler
- “Sayısız sanatçımızın, sayısız eserinde sayılamayacak kadar çok kullandığı sevi, sevgi, sevgili, sevim, sevimli, sevinç, sevinçli gibi sözlerimiz…”
Açıklama: Bu cümlede yazar, “sevmek” kelimesinden türeyen sözcüklerin Türkçede “sayılamayacak kadar çok” kullanıldığını söylüyor. “Sayılamayacak kadar çok” ifadesi, kişisel bir değerlendirme, bir abartı ya da yazarın kendi bakış açısıdır. Bir başkası bu kadar çok olmadığını düşünebilir, bu yüzden bu bir öznel yargıdır. Yani yazarın kişisel yorumunu taşıyor.
Nesnel Yargı Bildiren Cümleler
- “dizeleriyle yüzyıllar ötesinden seslenen Yunus Emre bir başka şiirinde; Sevelim sevilelim Dünya kimseye kalmaz. diyor, dünyanın geçiciliği karşısında sevmenin, sevilmenin daha önemli olduğunu vurguluyor.”
Açıklama: Burada yazar, Yunus Emre’nin sözlerini aktarıyor ve bu sözlerin ne anlama geldiğini açıklıyor. Yunus Emre’nin böyle sözler söylediği ve bu sözlerin bir anlamı olduğu kanıtlanabilir bir bilgidir. Yazarın kendi kişisel yorumu veya duygusu değil, bir tespittir.
- “Ozanımız Karacaoğlan, Kınamazlar güzel sevse yiğidi, Güzel sevmek koç yiğide ar değil. diyerek güzel seven yiğidin kınanamayacağını, sevmenin utanılacak bir şey olmadığını dile getiriyor.”
Açıklama: Aynı şekilde, Karacaoğlan’ın şiirinden alıntı yapılmış ve bu alıntının neyi ifade ettiği açıklanmış. Karacaoğlan’ın böyle bir şiirinin olduğu ve bu şiirin bu anlamı taşıdığı nesnel bir gerçektir.
- “Şair Faik de her şeyin bir insanı sevmekle başlayacağını söylüyor…”
Açıklama: Şair Faik’in ne söylediği yine bir aktarımdır, kanıtlanabilir bir bilgidir.
- “Edebiyatımızdan pek çok başka örnek verilebilir…”
Açıklama: Edebiyatımızda bu konuda pek çok örnek olduğu gözlemlenebilir bir durumdur. Bu da nesnel bir tespittir.
- “Sayısız sanatçımızın, sayısız eserinde sayılamayacak kadar çok kullandığı sevi, sevgi, sevgili, sevim, sevimli, sevinç, sevinçli gibi sözlerimiz, en eski dönemlerden bu yana yüzlerce yıldır Türkçemizde var olan sevmek sözüne dayanmaktadır.”
Açıklama: Bu cümlede, “sevmek” kelimesinin türevlerinin Türkçede var olduğu ve bu köke dayandığı dilbilimsel bir bilgidir. “Sayılamayacak kadar çok” ifadesini öznel kısma yazsak da, cümlenin geri kalanı ve ana fikri, kelimelerin varlığı ve kökeni hakkında nesnel bir bilgi verir.
5. ETKİNLİK
Aşağıda, okuduğunuz metinden bir paragraf verilmiştir. Yazar, bu paragrafta anlatım biçimlerinden biri olan açıklayıcı anlatımdan yararlanmıştır. Siz de okuduğunuz metinden açıklayıcı anlatım örneği bularak örneğinizi noktalı alana yazınız.
Sevgili öğrencilerim, bu etkinlik iki adımdan oluşuyor:
Adım 1: İlk olarak, verilen paragraftaki kelimelerin anlamlarını bulmamız gerekiyor. Ama bakın, çok kolay bir işimiz var! Çünkü metinde bu kelimelerin anlamları zaten Türk Dil Kurumu’ndan alıntı yapılarak verilmiş. Biz sadece onları listeleyelim:
“Türk Dil Kurumu tarafından yayımlanan Türkçe Sözlük’e göre sevmek sözü Türkiye Türkçesinde ‘Sevgi ve bağlılık duymak.’, ‘Birine sevgiyle bağlanmak, gönül vermek.’, ‘Çok hoşlanmak.’, ‘Okşamak.’, ‘Yerini, şartlarını uygun bulmak.’ gibi beş ayrı anlamda kullanılmaktadır.”
Yukarıdaki paragrafta geçen “sevmek” kelimesinin anlamları şunlardır:
- Sevgi ve bağlılık duymak.
- Birine sevgiyle bağlanmak, gönül vermek.
- Çok hoşlanmak.
- Okşamak.
- Yerini, şartlarını uygun bulmak.
Adım 2: Şimdi de okuduğumuz metinden açıklayıcı anlatım örneği bulup yazmamız isteniyor. Açıklayıcı anlatım neydi? Bir konuyu, bir kavramı bize öğretmek, bilgi vermek amacıyla yazılan metinlerdi, değil mi? Metnimiz de zaten “sevmek” kelimesinin Türkçedeki yerini ve zenginliğini bize açıklıyordu. Yani aslında okuduğumuz metnin kendisi zaten açıklayıcı anlatıma harika bir örnek!
Metnin son paragrafı, “sevmek” kelimesinin Türkçedeki zenginliğini ve kökenini çok güzel açıklıyor. Bu yüzden o paragrafı buraya örnek olarak yazabiliriz:
Sayısız sanatçımızın, sayısız eserinde sayılamayacak kadar çok kullandığı sevi, sevgi, sevgili, sevim, sevimli, sevinç, sevinçli gibi sözlerimiz, en eski dönemlerden bu yana yüzlerce yıldır Türkçemizde var olan sevmek sözüne dayanmaktadır.
Açıklama: Bu paragraf, “sevmek” kelimesinin Türkçedeki farklı türevlerini ve bu kelimenin dilimizdeki köklü yerini bize anlatıyor, açıklıyor. Bu yüzden de açıklayıcı anlatıma çok güzel bir örnektir.