5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 194
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben sizin Türkçe öğretmeninizim. Şimdi beraber önümüzdeki bu güzel etkinlikleri adım adım inceleyelim ve birlikte çözelim. Hazır mısınız? Başlayalım!
3. Etkinlik
“O zaman gelin, bilim insanı olmak için neler yapmak gerekir ona bakalım.” cümlesindeki “gelin” kelimesini isim olarak bir cümlede kullanınız.
Sevgili çocuklar, bu soruda bize “gelin” kelimesini isim olarak kullanmamız isteniyor. Kelimelerin bazen birden fazla anlamı olabilir, değil mi? “Gelin” kelimesinin iki farklı anlamı var. Birincisi, birini bir yere çağırmak için kullandığımız bir fiil (eylem) hali, tıpkı yukarıdaki cümlede olduğu gibi: “O zaman gelin, bilim insanı olmak için neler yapmak gerekir ona bakalım.” Burada “gelin” kelimesi, bir eylem yapmamızı, yani gelmemizi istiyor. İkinci anlamı ise, evlenen kadına verilen isim olan “gelin”dir. İşte bizden bu ikinci anlamıyla bir cümle kurmamız isteniyor.
Adım 1: “Gelin” kelimesinin bize verilen cümledeki kullanımına bakalım.
“O zaman gelin, bilim insanı olmak için neler yapmak gerekir ona bakalım.”
Buradaki “gelin” kelimesi, bir eylem belirtiyor, yani bir yere gelme eylemini anlatıyor. Bu yüzden burada fiil (eylem) olarak kullanılmış.
Adım 2: Bizden “gelin” kelimesini isim (ad) olarak kullanmamız isteniyor. “Gelin” kelimesinin isim anlamı, evlenen kadındır. Şimdi bu anlamıyla bir cümle kuralım.
Çözüm:
Düğünde gelin çok güzel bir beyaz elbise giymişti.
Veya:
Yeni gelin, komşularla tanışmak için kapı kapı gezdi.
Gördüğünüz gibi, bu cümlelerde “gelin” kelimesi bir kişiyi, yani evlenen kadını ifade ediyor, bu da onun isim olarak kullanıldığı anlamına geliyor.
4. Etkinlik
Aşağıdaki deyimleri anlamlarıyla eşleştiriniz. Boşta kalan anlama uygun deyimi bulmaya çalışınız.
Deyimler ve anlamları eşleştirme soruları çok keyifli oluyor, değil mi? Deyimler, günlük hayatta çok kullandığımız, bize bir durumu kısaca ve etkili bir şekilde anlatan sözlerdir. Hadi şimdi verilen deyimlerle anlamlarını eşleştirelim.
Adım 1: İlk deyimimize bakalım:
- geceyi gün-düze katmak
Bu deyim, bir işi yaparken hiç durmadan, ara vermeden, çok yoğun bir şekilde çalışmayı anlatır. Gecenin ve gündüzün tüm zamanını bir araya getirip çalışmak gibi düşünebiliriz.
Şimdi anlamlara bakalım:
- Yapacağından vazgeçmemek, hiçbir şeye aldırmamak, korkmamak.
- Kendisinden üstün birinin ortaya çıkmasıyla gözden düşmek.
- Aralıksız, gece gündüz çalışmak, büyük çaba göstermek.
Evet, “geceyi gündüze katmak” deyimi, “Aralıksız, gece gündüz çalışmak, büyük çaba göstermek” anlamıyla eşleşiyor.
Adım 2: İkinci deyimimize bakalım:
- pabuç bırak-mamak
Bu deyim, bir konuda kararlı olmak, gözü korkmamak, pes etmemek, hiçbir şeye aldırış etmeden bildiği yolda ilerlemek demektir. Sanki kimseye yol vermemek, kimseye meydanı bırakmamak gibi düşünebiliriz.
Şimdi kalan anlamlara bakalım:
- Yapacağından vazgeçmemek, hiçbir şeye aldırmamak, korkmamak.
- Kendisinden üstün birinin ortaya çıkmasıyla gözden düşmek.
Evet, “pabuç bırakmamak” deyimi, “Yapacağından vazgeçmemek, hiçbir şeye aldırmamak, korkmamak” anlamıyla eşleşiyor.
Adım 3: Boşta kalan anlama uygun deyimi bulmaya çalışalım.
Boşta kalan anlam: “Kendisinden üstün birinin ortaya çıkmasıyla gözden düşmek.”
Bu anlama uygun bir deyim düşünelim… Birisi daha iyi bir iş yaptığında veya daha başarılı olduğunda, diğer kişinin önemini kaybetmesi, değerinin azalması durumu. İşte bu duruma çok güzel bir deyimimiz var: pabucu dama atılmak. Birisi daha iyi bir iş yaptığında, diğerinin değeri azalır, önemi kalmaz anlamında kullanılır.
Çözüm:
- geceyi gün-düze katmak → Aralıksız, gece gündüz çalışmak, büyük çaba göstermek.
- pabuç bırak-mamak → Yapacağından vazgeçmemek, hiçbir şeye aldırmamak, korkmamak.
Boşta kalan anlam: Kendisinden üstün birinin ortaya çıkmasıyla gözden düşmek.
Bu anlama uygun deyim: pabucu dama atılmak.
5. Etkinlik
a. Özdeyişlerle ilgili aşağıda verilen bilgileri okuyunuz.
Özdeyiş
Bir düşünceyi, bir duyguyu, bir ilkeyi kısa ve kesin bir biçimde anlatan, genellikle kim tarafından söylendiği bilinen özlü sözlere özdeyiş denir. Atasözlerinden farkı, söyleyeninin ya da yazanın bilinmesidir. Özdeyişler de tıpkı atasözleri gibi yaşanan olaylardan, gözlemlerden ve deneyimlerden çıkarılan sonuçlara, derslere dayanır.
Bu kısımda özdeyişin ne demek olduğunu ve atasözlerinden farkını öğrendik. Özdeyişler, bir yazarın ya da düşünürün söylediği, bize yol gösteren, ders veren kısa ve anlamlı sözlermiş. Şimdi b maddesine geçelim ve bu özdeyişlerin anlamlarını açıklamaya çalışalım.
b. Aşağıda verilen özdeyişlerin anlamlarını yazınız.
Sevgili çocuklar, şimdi de Mustafa Kemal Atatürk’ün çok kıymetli sözlerini, yani özdeyişlerini kendi kelimelerimizle açıklamaya çalışalım. Unutmayın, özdeyişler bize derin anlamlar sunar ve hayatımıza ışık tutar.
Özdeyiş 1:
“Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir.” (Mustafa Kemal Atatürk)
Adım 1: Bu özdeyişteki anahtar kelimeleri belirleyelim: “özgürlük”, “bağımsızlık”, “karakter”.
Adım 2: “Özgürlük” ve “bağımsızlık” kelimeleri, kimseye bağlı olmama, kendi kararlarını kendin verme durumunu anlatır. “Karakter” ise bir insanın kişiliğini, benliğini, olmazsa olmaz özelliklerini ifade eder.
Adım 3: Şimdi bu sözün ne anlama geldiğini düşünelim.
Çözüm:
Atatürk, bu sözüyle özgürlüğe ve bağımsızlığa ne kadar önem verdiğini çok net bir şekilde anlatıyor. Demek istiyor ki, “Benim kişiliğimin, benliğimin en temel özelliği, kimseye bağlı olmadan, kendi kararlarımı kendim verebilme gücüdür. Ben özgür ve bağımsız yaşamayı, bir başkasının emrine girmeden kendi yolumu çizmeyi hayatımın ve kişiliğimin ayrılmaz bir parçası olarak görüyorum.” Bu söz, onun tüm hayatı boyunca özgürlük ve bağımsızlık için verdiği mücadeleyi de çok güzel özetliyor, değil mi?
Özdeyiş 2:
“Geleceğin güvencesi, sağlam temellere dayalı eğitime, eğitim ise öğretmene dayalıdır.” (Mustafa Kemal Atatürk)
Adım 1: Bu özdeyişteki anahtar kelimeleri belirleyelim: “gelecek”, “güvence”, “sağlam temeller”, “eğitim”, “öğretmen”.
Adım 2: “Gelecek”, yarınlarımız demek. “Güvence” ise bir şeyin güvenli ve sağlam olması, tehlikede olmaması anlamına gelir. “Sağlam temeller”, güçlü ve dayanıklı bir yapı oluşturmak demektir. “Eğitim”, öğrenmek ve öğretmek, bilgi edinmek, kendini geliştirmek demektir. “Öğretmen” ise bu eğitimi veren, bize yol gösteren kişidir.
Adım 3: Şimdi bu sözün ne anlama geldiğini düşünelim.
Çözüm:
Atatürk, bu sözüyle geleceğimizin ne kadar önemli olduğunu ve bu geleceği nasıl inşa etmemiz gerektiğini anlatıyor. Diyor ki, “Bir ülkenin geleceği, o ülkenin çocuklarına ve gençlerine verilen eğitimle şekillenir. Ama bu eğitim öyle sıradan bir eğitim olmamalı, çok sağlam, güçlü temeller üzerine kurulmuş, kaliteli bir eğitim olmalı. Ve bu sağlam eğitimi verecek olan en önemli kişi de öğretmendir. Yani geleceğimiz öğretmenlerin ellerindedir. Öğretmenler, sağlam bir eğitimle çocuklarımızı yetiştirdiği sürece, ülkemizin geleceği de güvende olur.” Bu söz, eğitimin ve sizlerin geleceğimiz için ne kadar değerli olduğunu bize bir kez daha hatırlatıyor, değil mi?
Evet sevgili öğrencilerim, tüm etkinlikleri başarıyla tamamladık! Umarım hem çok şey öğrenmiş hem de eğlenmişsinizdir. Bir sonraki derste görüşmek üzere, kendinize iyi bakın!