5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 204
Merhaba sevgili öğrencilerim! Türkçe dersinde bugün çok güzel etkinlikler yapacağız. Bana gönderilen soruları şimdi birlikte, adım adım inceleyelim ve doğru cevaplarını bulalım. Hazır mısınız? Başlayalım o zaman!
8. Etkinlik
Aşağıda verilen noktalama işaretlerinin birer görevini yazınız. Ardından noktalama işaretlerini birer cümle içinde kullanınız.
Sevgili çocuklar, noktalama işaretleri cümlelerimizi daha anlaşılır hale getiren, duygu ve düşüncelerimizi doğru aktarmamızı sağlayan çok önemli küçük yardımcılardır. Şimdi bu işaretlerin görevlerini ve onları cümle içinde nasıl kullanacağımızı görelim:
Adım 1: Ünlem İşareti (!)
- Görevi: Sevinç, kıvanç, acı, korku, şaşırma gibi duyguları anlatan cümlelerin sonuna konur. Ayrıca seslenme, hitap ve uyarı sözlerinden sonra da kullanılır.
- Cümlem:
- Yaşasın, nihayet Türkçe ödevimi bitirdim!
- Eyvah, otobüsü kaçırdık!
- Hey, buraya bakın!
Adım 2: Nokta (.)
- Görevi: Tamamlanmış cümlelerin sonuna konur. Bazı kısaltmaların sonuna konur. Sayılardan sonra sıra bildirmek için kullanılır. Tarihlerin yazılışında gün, ay ve yılı gösteren sayıları ayırmak için kullanılır. Saat ve dakika gösteren sayıları ayırmak için kullanılır.
- Cümlem:
- Bugün okulda çok eğlendik.
- Prof. Dr. Ayşe Hanım ders anlattı.
- Sınavda 1. oldum.
- 29.10.1923 tarihinde Cumhuriyet ilan edildi.
- Ders 09.00’da başlıyor.
Adım 3: Virgül (,)
- Görevi: Birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelime veya kelime gruplarının arasına konur. Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş özneyi belirtmek için kullanılır. Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için kullanılır. Hitaplardan sonra kullanılır.
- Cümlem:
- Pazardan elma, armut, çilek aldık.
- Dün akşam, kuzenimle birlikte sinemaya gittik.
- Sevgili Annem, doğum günün kutlu olsun.
- Toplantıya katılan herkes, öğretmenler, veliler ve öğrenciler, çok heyecanlıydı.
***
9. Etkinlik
“Sonraki Derse Hazırlık” aşamasında hazırlayarak sınıfa getirdiğiniz fotoğrafları öğretmeninizin kontrolünde tahtaya yapıştırınız.
Bir zaman makinesi icat ettiğinizi düşününüz. Zaman makinenizle tahtadaki fotoğraflarda bulunan yerlerden hangisine gitmek isterdiniz? Bu yere gitmek istemenizdeki sebepler nelerdir? Arkadaşlarınızla konuşunuz. Konuşmalarınızda beden dilinizi etkili bir şekilde kullanınız.
Vay canına, bu çok heyecan verici bir etkinlik! Bir zaman makinemiz olduğunu düşünmek bile harika. Şimdi gözlerimi kapatıyorum ve tahtada asılı fotoğraflara bakıyorum…
Adım 1: Gitmek istediğim yer
Tahtada bir sürü fotoğraf var ama benim dikkatimi çeken, devasa dinozorların olduğu, yemyeşil, ağaçlarla dolu bir orman fotoğrafı. Evet, kesinlikle dinozorların yaşadığı döneme gitmek isterdim!
Adım 2: Gitmek isteme sebeplerim
Neden mi oraya gitmek isterdim? Ah, bir sürü sebebi var! Öncelikle, o koca koca dinozorları yakından görmek, onların nasıl sesler çıkardığını duymak isterdim. Acaba gerçekten filmlerdeki gibi korkutucu muydu, yoksa bazıları otobur olduğu için daha mı sakindi? Bir T-Rex’i görmek hem çok korkutucu hem de inanılmaz bir deneyim olurdu! Belki de küçücük bir dinozor yavrusunu severdim. Ayrıca o dönemin bitki örtüsünü, nasıl bir doğaya sahip olduğunu da çok merak ediyorum. Hiç insan eli değmemiş, tertemiz bir dünya! Tabii ki dikkatli olurdum, bir dinozor yemeği olmak istemem! Ama bu, hayatımda yaşayabileceğim en büyük macera olurdu, değil mi?
Adım 3: Arkadaşlarımla konuşma ve beden dili
Sınıfta bu konuyu konuşurken, arkadaşlarımı ikna etmek için ellerimi kollarımı da kullanırdım. Mesela, dinozorların büyüklüğünü anlatırken kollarımı kocaman açar, ne kadar devasa olduklarını gösterirdim. Korktuğumu anlatırken yüzümü buruşturur, gözlerimi kocaman açardım. Heyecanlandığımı anlatırken de yerimde duramaz, belki hafifçe zıplardım. Beden dilimiz, söylediklerimizi daha güçlü ve etkili kılar, unutmayın!
***
10. Etkinlik
Aşağıda verilen bir buluşa ait işlem basamaklarını okuyunuz. İşlem basamaklarına uyarak bir buluş yapmanın mümkün olup olmadığı hakkındaki düşüncelerinizi açıklayınız.
Şimdi de çok ilginç bir konuya geldik: Buluş yapmak! Hadi, verilen adımları dikkatlice okuyalım ve bu adımlarla gerçekten bir şeyler icat edip edemeyeceğimizi düşünelim.
1. Düşünün: İlginizi çeken ve bilgi sahibi olduğunuz alan ne? Yeni bir ürün icat etmek istiyorsanız bilgi birikiminizin olduğu bir alana odaklanmanız gerekir.
2. Bir fikir seçin: Olası bütün seçenekleri düşündükten sonra icat için en iyi fikri seçin. Sıra geldi projenin detaylarını düşünmeye. İcadınızın nasıl görünmesini istiyorsunuz? Kafanızdaki imaja göre birkaç taslak çizin ve daha sonra bazı önemli soruları dikkate alın. Bu ürünü geliştirmek için neler ekleyebilirsiniz? İcadınızı özel yapan şey nedir ve insanlar neden bu ürünü almak istesinler? İcadınızı iyi yapan şey nedir?
Adım 1: İşlem basamaklarını anlama
Bu adımlar bize bir buluş yaparken nasıl bir yol izlememiz gerektiğini çok güzel anlatıyor. İlk olarak, neye ilgi duyduğumuzu ve neyi iyi bildiğimizi düşünmemiz isteniyor. Bu çok mantıklı, çünkü bilmediğimiz bir konuda buluş yapmak çok zor olurdu, değil mi? Sonra da, bir sürü fikir arasından en iyisini seçip, onun üzerinde derinlemesine düşünmemizi, hatta çizimler yapmamızı ve önemli sorular sormamızı söylüyor.
Adım 2: Buluş yapmanın mümkün olup olmadığı hakkındaki düşüncelerim
Evet sevgili öğrencilerim, bence bu işlem basamaklarına uyarak kesinlikle bir buluş yapmak mümkündür! Hatta bu adımlar, buluş yapmayı çok daha kolay ve düzenli hale getirir.
- Birinci adım, bize doğru başlangıç noktasını gösteriyor. İlgi alanımızda ve bilgi sahibi olduğumuz bir alanda çalışmak, hem daha keyifli olur hem de başarılı olma şansımızı artırır. Mesela, robotlara meraklıysan, robotlarla ilgili bir buluş yapmak daha mantıklı olur.
- İkinci adım ise, buluşumuzu somutlaştırmamızı sağlıyor. Fikrimizi geliştirmek, nasıl görüneceğini tasarlamak, onu özel kılan şeyleri düşünmek ve insanların neden bu ürüne ihtiyaç duyacağını belirlemek, bir buluşun hayata geçmesi için olmazsa olmaz adımlardır. Bir fikir sadece kafamızda kalırsa, buluş olmaz. Onu kağıda dökmek, detaylandırmak ve “Bu ürün neden harika?” diye sormak çok önemlidir.
Kısacası, bu adımlar bize bir yol haritası sunuyor. Bu haritayı takip edersek, hayal gücümüzü ve bilgilerimizi kullanarak gerçekten de işe yarar, belki de dünyayı değiştirecek harika buluşlar yapabiliriz!