5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 46
Sevgili öğrencim, Türkçe dersimizin bu bölümünde çok güzel iki etkinlikle karşılaşacağız. İlk etkinlikte, okuduğumuz bir metinden yola çıkarak bazı soruları cevaplayacağız. İkinci etkinlikte ise dil bilgisi konumuz olan üç noktanın ne işe yaradığını ve nerelerde kullanıldığını örnek cümlelerle pekiştireceğiz. Hazırsan başlayalım!
5. Etkinlik
Okuduğunuz metinden hareketle aşağıdaki soruları cevaplayınız.
Sevgili öğrencim, burada bize bir metin verilmediği için, bu soruları genel kültürümüzden ve tarih derslerinde öğrendiğimiz bilgilerden yola çıkarak cevaplayacağız. Unutma, eğer metin olsaydı cevaplarımız metindeki bilgilere göre değişebilirdi.
Atatürk’ün aramızdan ayrılışından bu yana dünyada ne gibi değişiklikler olmuştur?
Çözüm:
Sevgili öğrencim, Mustafa Kemal Atatürk 1938 yılında aramızdan ayrıldı. O günden bugüne kadar dünya üzerinde çok büyük değişiklikler yaşandı. Mesela, savaşlar bitti, yeni ülkeler kuruldu. İnsanlar uzaya gitti, Ay’a ayak bastı. Bilgisayarlar, internet ve cep telefonları hayatımıza girdi, iletişim inanılmaz derecede kolaylaştı. Tıp alanında büyük gelişmeler oldu, birçok hastalığın tedavisi bulundu. Çevre sorunları daha çok konuşulmaya başlandı, insanlar dünyamızı korumak için daha bilinçli hale geldi. Yani dünya, Atatürk’ün yaşadığı dönemden çok daha farklı, daha hızlı ve teknolojik bir yer haline geldi diyebiliriz.
Sonuç:
Atatürk’ün vefatından bu yana dünyada teknoloji, tıp, uzay araştırmaları, iletişim ve çevre bilinci gibi birçok alanda büyük ilerlemeler ve değişimler yaşanmıştır.
Milli Mücadele başladığında Türk ordusu ne durumdaydı?
Çözüm:
Canım öğrencim, Milli Mücadele, yani Kurtuluş Savaşı’mız başladığında Türk ordusu maalesef hiç de iyi bir durumda değildi. Birinci Dünya Savaşı’ndan yeni çıkmıştık ve bu savaşta çok yorulmuştuk. Ordumuzun çoğu dağıtılmış, askerlerimiz terhis edilmiş, silahlarımız ve cephanelerimiz elimizden alınmıştı. Ülkemiz düşman işgali altındaydı ve ordumuzun gücü çok zayıflamıştı. Askerlerimizin çoğu yorgun, aç ve imkansızlıklar içindeydi. Ama tüm bu zorluklara rağmen, Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde halkımızla birlikte büyük bir inanç ve fedakarlıkla yeniden bir araya gelerek güçlü bir ordu kurmayı başardık.
Sonuç:
Milli Mücadele başladığında Türk ordusu, Birinci Dünya Savaşı’nın etkileriyle dağıtılmış, silahları alınmış, güçsüz ve imkansızlıklar içindeydi.
Atatürk’e olan saygı ve vefamızın bazı yabancılar tarafından anlaşılmamasının nedenleri nedir?
Çözüm:
Sevgili öğrencim, biz Türk milleti olarak Atatürk’e karşı derin bir saygı ve vefa duyuyoruz. O, ülkemizi kurtaran, modern Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran ve bize bağımsızlığımızı armağan eden eşsiz bir lider. Ancak bazı yabancılar, bizim bu kadar büyük sevgi ve saygımızı tam olarak anlamakta zorlanabilirler. Bunun birkaç nedeni olabilir:
- Tarih Bilgisi Eksikliği: Bazı yabancılar, Türkiye’nin tarihini ve Atatürk’ün ülkemiz için ne kadar büyük fedakarlıklar yaptığını yeterince bilmeyebilirler.
- Farklı Kültürler: Her ülkenin ve kültürün kendi kahramanlarına bakış açısı farklı olabilir. Onlar, bizim gibi bir liderin millet için ne anlama geldiğini kendi kültürlerinden dolayı tam kavrayamayabilirler.
- Yanlış Bilgiler: Bazen yabancı kaynaklarda Atatürk hakkında yanlış veya eksik bilgiler yer alabilir, bu da onların yanlış anlamalarına neden olabilir.
- Kendi Liderleriyle Kıyaslama: Kendi ülkelerinin liderleriyle Atatürk’ü kıyaslayarak onu farklı yorumlayabilirler.
Özetle, Atatürk’ün bizim için ne kadar önemli olduğunu anlamaları için onun hayatını, mücadelesini ve bize kazandırdıklarını yakından tanımaları gerekir.
Sonuç:
Atatürk’e olan saygı ve vefamızın bazı yabancılar tarafından anlaşılamamasının nedenleri arasında tarih bilgisi eksikliği, farklı kültürel bakış açıları ve yanlış veya eksik bilgilendirme yer alabilir.
***
6. Etkinlik
Üç nokta (…) hakkında verilen aşağıdaki bilgileri okuyarak üç noktanın her görevi için örnek bir cümle yazınız.
Şimdi de dil bilgisi konumuza geçelim. Üç nokta (…), yazı dilinde çok işimize yarayan önemli bir noktalama işaretidir. Bakalım hangi durumlarda kullanılıyormuş ve bunlara nasıl örnekler verebiliriz:
1. Anlatım olarak tamamlanmamış cümlelerin sonunda kullanılır.
Çözüm:
Bu kural, bir cümlenin henüz bitmediğini, okuyucunun devamını kendisinin hayal etmesini istediğimizde ya da cümleyi kasıtlı olarak bitirmediğimizde kullanılır. Sanki bir şeyi söylemeye başlamışız ama sonunu getirmemişiz gibi düşünebilirsin.
Örnek cümlem:
Bu kitabı okurken öyle bir yere geldim ki…
(Burada yazar, okuyucunun kitabın heyecanlı veya şaşırtıcı bir yerinde olduğunu hayal etmesini istiyor.)
2. Alıntılarda başta, ortada ve sonda alınmayan kelime veya bölümlerin yerine kullanılır.
Çözüm:
Bazen bir yazıyı veya bir konuşmayı olduğu gibi aktarırken, hepsini yazmak istemeyiz ya da çok uzun olduğu için bazı yerlerini atlarız. İşte bu atladığımız yerlerin yerine üç nokta koyarız. Böylece, alıntının tam olmadığını, bir kısmının eksik olduğunu gösteririz.
Örnek cümlem:
Öğretmenimiz, “Derslerimize iyi çalışmalıyız… çünkü geleceğimiz için bu çok önemli.” dedi.
(Burada öğretmenin sözlerinin bir kısmı atlanmış, sadece önemli bölümler alınmış.)
3. Sözün bir yerde kesilerek geri kalan bölümün okuyucunun hayal dünyasına bırakıldığını göstermek veya ifadeye güç katmak için kullanılır.
Çözüm:
Bu kural, biraz birinci kurala benziyor ama burada daha çok bir duygu yoğunluğu, bir düşünce derinliği veya okuyucuyu düşündürme amacı vardır. Cümlenin sonunu getirmeyerek aslında çok şey anlatmak isteriz.
Örnek cümlem:
O kadar güzeldin ki… kelimeler yetmezdi seni anlatmaya.
(Burada anlatılmak istenen güzelliğin kelimelerle ifade edilemeyecek kadar çok olduğu, okuyucunun bunu kendi hayal gücüyle tamamlaması beklenir.)
4. Ünlem ve seslenmelerde anlatımı pekiştirmek için kullanılır.
Çözüm:
Ünlem işaretinin veya bir seslenmenin sonuna üç nokta koyduğumuzda, o ünlemin veya seslenmenin etkisini daha da artırmış oluruz. Sanki o duyguyu daha uzun sürdürmüş, daha derinden hissettirmiş gibi oluruz.
Örnek cümlem:
Ey vatan…!
(Burada vatana olan seslenişin ve duyulan derin duygunun şiddeti üç nokta ile pekiştirilmiş, daha etkili hale getirilmiştir.)
Aferin sana, bu etkinliği de başarıyla tamamladık! Gördüğün gibi noktalama işaretleri, yazılarımıza anlam ve duygu katmak için ne kadar da önemliymiş değil mi?