5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 246
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin Türkçe öğretmenin. Bugün seninle birlikte çok güzel sorular çözeceğiz. Hazır mısın? Hadi bakalım, dikkatlice okuyalım ve adım adım çözelim. Emin ol, her şeyi çok güzel anlayacaksın!
10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eş sesli bir sözcük vardır?
Sevgili öğrencim, önce eş sesli sözcük ne demek, onu bir hatırlayalım. Eş sesli sözcük, yazılışı ve okunuşu aynı olan ama anlamları birbirinden farklı olan sözcüklere denir. Mesela “gül” kelimesi hem bir çiçek adı olabilir hem de gülmek eylemi olabilir. Şimdi şıklara bakalım ve eş sesli bir kelime bulmaya çalışalım.
- A) Yaz gelince satranç kursuna kayıt olacağım.
- B) Nereye gidiyorsun böyle, dedi ona.
- C) Ablamın bu tavrını beğenmedim.
- D) Ona verdiğim kitabı geri getirmedi.
Bu cümlede “yaz” kelimesi var. “Yaz” kelimesinin hem bir mevsim adı (ilkbahar, yaz, sonbahar, kış) hem de yazı yazmak eylemi anlamı vardır. İşte tam da aradığımız gibi! Bu kelime eş seslidir.
Bu cümlede eş sesli bir kelime göremiyoruz.
Bu cümlede de eş sesli bir kelime yok.
Bu cümlede de eş sesli bir kelime bulunmuyor.
Çözüm:
Adım 1: Eş sesli kelimenin tanımını hatırladık.
Adım 2: Her bir şıktaki kelimeleri inceledik.
Adım 3: “Yaz” kelimesinin hem bir mevsim adı hem de “yazmak” eylemi anlamında kullanılabildiğini fark ettik.
Sonuç: Doğru cevap A seçeneğidir.
11. “Bebeğini ilk defa kucağına aldığında ________.” ifadesinde aşağıdaki yargılardan hangisi tamamlansa diğerlerinden farklı bir anlam elde edilir?
Şimdi burada çok güzel bir durum var: bir bebek dünyaya gelmiş ve annesi onu ilk defa kucağına almış. Bu, anneler için hayatlarının en mutlu, en özel anlarından biridir, değil mi? Şıklardaki deyimler genellikle bu mutluluğu anlatır. Bizden istenen ise, bu mutlu anı anlatan deyimlerden *farklı* bir anlam taşıyanı bulmak.
- A) dünyalar onun olmuştu
- B) ağzı kulaklarına varmıştı
- C) gözlerinin içi güldü
- D) eli ayağı titredi
Bu deyim, bir kişinin çok mutlu, çok sevinçli olduğunu anlatır. Sanki dünyadaki tüm güzellikler ona aitmiş gibi hisseder.
Bu deyim de bir kişinin çok güldüğünü, çok mutlu olduğunu ve yüzünde kocaman bir gülümseme olduğunu ifade eder.
Bu deyim, bir kişinin o kadar mutlu olduğunu, o kadar sevindiğini anlatır ki bu mutluluk gözlerinden bile anlaşılır, gözleri parlar.
Bu deyim ise genellikle bir korku, heyecan, telaş veya endişe durumunda kullanılır. Mesela sınavdan önce heyecandan eli ayağı titrer ya da korktuğunda. Bu, mutluluktan çok farklı bir duyguyu anlatır.
Çözüm:
Adım 1: “Bebeğini ilk defa kucağına almak” ifadesinin mutluluk dolu bir anı anlattığını düşündük.
Adım 2: Her bir şıktaki deyimin anlamını inceledik.
Adım 3: A, B ve C şıklarındaki deyimlerin mutluluk, sevinç gibi olumlu duyguları anlattığını gördük.
Adım 4: D şıkkındaki “eli ayağı titredi” deyiminin ise korku, heyecan, endişe gibi farklı bir duyguyu ifade ettiğini fark ettik.
Sonuç: Doğru cevap D seçeneğidir.
12. Aşağıda yer alan paragrafları okuyunuz. Paragraflara ait ana fikirleri belirleyerek eşleştiriniz.
Şimdi önümüzde üç tane paragraf var ve karşısında da ana fikirler var. Her paragrafın ne anlatmak istediğini, yani ana fikrini bulup doğru eşleştirmeyi yapacağız. Unutma, ana fikir paragrafın bize vermek istediği en önemli mesajdır.
- 1. Evcil hayvanlar da insanlar gibi birçok haklara sahiptir. Karınlarının doyurulması, bakımlarının yapılması, barınmaları bu haklarından bazılarıdır.
- Bunun ana fikri: Evcil hayvanların da temel hakları vardır.
- 2. Kış mevsiminde yabani hayvanlar için yaşadıkları yerlere yiyeceklerin konulması önemli bir davranış şeklidir. Onların yaşamlarını sürdürmeleri, doğal dengenin korunması açısından da son derece önemlidir.
- Bunun ana fikri: Yabani hayvanların korunması son derece önemlidir.
- 3. Hayvanların farklı özelliklerini keşfetmek için onlara yakın olmak gerekir. Onlara yakın olduğumuzda bir kalplerinin olduğunu görecek ve bazı davranışlarına hayran olacağız.
- Bunun ana fikri: Hayvanları yakından tanımalıyız.
Bu paragraf bize evcil hayvanların da hakları olduğunu, mesela karınlarının doyurulması ve bakımlarının yapılmasının ne kadar önemli olduğunu anlatıyor.
Bu paragraf, kışın yabani hayvanlara yardım etmemizin, onlara yiyecek vermemizin ne kadar önemli olduğunu vurguluyor. Böylece hem onların yaşamlarını sürdürmelerine yardımcı oluyor hem de doğanın dengesini koruyoruz.
Bu paragraf bize hayvanları daha yakından tanımamız gerektiğini, onların özelliklerini keşfettiğimizde bize ne kadar özel geleceklerini anlatıyor. Onlara yakınlaştıkça onları daha çok seveceğimizi ve hayran kalacağımızı söylüyor.
Çözüm:
Adım 1: Birinci paragrafı okuduk ve evcil hayvanların haklarından bahsettiğini anladık.
Adım 2: İkinci paragrafı okuduk ve kışın yabani hayvanlara yardım etmenin ve onları korumanın önemini vurguladığını gördük.
Adım 3: Üçüncü paragrafı okuduk ve hayvanları yakından tanımanın, onların özelliklerini keşfetmenin güzelliğinden bahsettiğini fark ettik.
Adım 4: Paragrafların ana fikirlerini karşılık gelen ifadelerle eşleştirdik.
Sonuç: Eşleştirmeler şu şekildedir:
- 1. paragraf ile: Evcil hayvanların da temel hakları vardır.
- 2. paragraf ile: Yabani hayvanların korunması son derece önemlidir.
- 3. paragraf ile: Hayvanları yakından tanımalıyız.
13. Cümlelerdeki noktalı yerleri aşağıda verilen kelimelerden uygun olanla tamamlayınız.
Şimdi de Türkçe dersinde öğrendiğimiz yazım kurallarıyla ilgili boşluk doldurma sorularımız var. Verilen kelimelerden hangisi boşluğa en uygun düşüyor, onu bulacağız. Kelimelerimiz: `cümle`, `üçlü`, `rakamla`, `yazıyla`, `ayrı`, `sıra`.
- Birden fazla kelimeden oluşan sayılar ____ yazılır.
- Üleştirme sayıları rakamla değil ____ belirtilir.
- Bir zorunluluk olmadıkça ____ rakamla başlamaz.
- Dört veya daha çok basamaklı sayılar sondan sayılmak üzere ____ gruplara ayrılarak yazılır ve aralarına nokta kullanılır.
- Sıra sayıları yazıyla ve ____ gösterilebilir.
Mesela “yirmi beş” derken, bu iki kelimeden oluşur ve biz bunu “yirmibeş” diye bitişik yazmayız, “yirmi beş” diye yazarız. Yani ayrı yazılır.
Üleştirme sayıları “ikişer, üçer, beşer” gibi sayılardır. Biz bunu “2’şer” diye rakamla yazmayız, “ikişer” diye yazıyla belirtiriz.
Türkçede bir kural vardır: Cümleler büyük harfle başlar. Ama eğer özel bir durum yoksa, mesela tarih yazmıyorsak, cümle rakamla başlamaz. “1923’te Cumhuriyet ilan edildi” gibi özel durumlar hariç.
Mesela “1.000” veya “10.000” yazarken, sayıları sondan başlayarak üçer üçer ayırırız ve aralarına nokta koyarız. Yani üçlü gruplara ayırırız.
Sıra sayıları “birinci, ikinci, üçüncü” gibi sayılardır. Bunları “birinci” diye yazıyla belirtebildiğimiz gibi, “1.” veya “2.” gibi rakamla da gösterebiliriz.
Çözüm:
Adım 1: Her cümlenin ne hakkında bir kural sorduğunu düşündük.
Adım 2: Verilen kelimeleri tek tek boşluklara yerleştirerek anlamlı olup olmadığını kontrol ettik.
Adım 3: Türkçe yazım kurallarını hatırlayarak doğru kelimeleri bulduk.
Sonuç: Boşluklar şu şekilde doldurulur:
- Birden fazla kelimeden oluşan sayılar ayrı yazılır.
- Üleştirme sayıları rakamla değil yazıyla belirtilir.
- Bir zorunluluk olmadıkça cümle rakamla başlamaz.
- Dört veya daha çok basamaklı sayılar sondan sayılmak üzere üçlü gruplara ayrılarak yazılır ve aralarına nokta kullanılır.
- Sıra sayıları yazıyla ve rakamla gösterilebilir.