5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 136
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin 5. sınıf Türkçe öğretmenin. 😊 Görseli dikkatlice inceledim. Gördüğüm kadarıyla, bize çok güzel ve anlamlı bir hikâye ile yazarının kısa bilgileri verilmiş. Ancak, bu hikâyeyle ilgili doğrudan bir soru metni göremiyorum. Sanırım bu tür metinlerden sonra genellikle sorulan okuduğunu anlama sorularını çözmemi istiyorsun.
Ben de senin için bu güzel hikâyeden yola çıkarak, 5. sınıf seviyesine uygun, hikâyeyi daha iyi anlamana yardımcı olacak birkaç soru hazırladım. Şimdi onları adım adım, tıpkı derste yaptığımız gibi birlikte çözeceğiz. Hazır mısın? Haydi başlayalım!
1. Soru: Hikâyenin ana karakterleri kimlerdir?
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bir hikâyenin ana karakterleri, hikâyede olayları yaşayan, başından geçenler anlatılan en önemli kahramanlardır. Bu hikâyede de bazı varlıklar öne çıkıyor, öyle değil mi?
Adım 1: Hikâyeyi baştan sona bir kez daha gözden geçirelim. Kimlerin adı sıkça geçiyor, kimler olayların merkezinde yer alıyor?
Adım 2: Hikâyenin en başından itibaren küçük çam ağacının yaşadıkları, diğer avludaki ağaçlarla olan sohbetleri, sonra kalenin komutanının emriyle yaşananlar ve en sonunda tüm canlıların bir araya gelmesi anlatılıyor.
Buna göre, hikâyenin ana karakterlerini şöyle sıralayabiliriz:
- Küçük çam ağacı: Hikâyenin en merkezindeki ağaçlardan biri.
- Avludaki ağaçlar: Küçük çam ağacının arkadaşları ve hikâyenin önemli bir bölümünü oluşturan diğer ağaçlar.
- Çocuk ve ailesi: Küçük çam ağacını ormandan getiren ve onu korumaya çalışan aile. Özellikle çocuk, ağaca sarılarak onu savunuyor.
- Kalenin komutanı: Hikâyedeki olumsuz kararı alan kişi.
- Köylüler ve hayvanlar: Ağaçları savunmak için bir araya gelen büyük bir topluluk. Onlar da hikâyenin gidişatını değiştiren önemli karakterler.
Sonuç: Hikâyenin ana karakterleri küçük çam ağacı, avludaki diğer ağaçlar, çocuk ve ailesi, kalenin komutanı, köylüler ve hayvanlardır.
2. Soru: Küçük çam ağacı, avludaki ağaçlar ve diğer canlılar neden endişelenmeye başlamışlardır?
Çözüm:
Bir hikâyede karakterlerin duygularını anlamak, olayları daha iyi kavramamızı sağlar. Bakalım bu hikâyede kahramanlarımız neden endişelenmişler.
Adım 1: Hikâyenin orta kısımlarına doğru, olayların kötüye gitmeye başladığı yeri bulalım. Metinde ne gibi bir haber yayılıyor?
Adım 2: Metinde “Fakat bir gün bir haber yayılmış avluya. Kalenin komutanı avludaki bütün ağaçların kesilmesi emrini vermiş.” cümlesini okuyoruz. Bu haber, tüm canlıları derinden etkiliyor.
Adım 3: Bu emrin ardından küçük çam ağacının “tir tir titremeye başladığını”, avludaki ağaçların “fısıldaştığını” görüyoruz. Bu tepkiler, onların endişelendiğini açıkça gösteriyor.
Sonuç: Küçük çam ağacı, avludaki ağaçlar ve diğer canlılar, kalenin komutanının avludaki bütün ağaçların kesilmesi emrini vermesi üzerine endişelenmeye başlamışlardır.
3. Soru: Ağaçları kesmek isteyen askerlerin karşısına kimler ve nasıl çıkmışlardır?
Çözüm:
Bu soru, hikâyenin dönüm noktasını anlamamız için çok önemli. Kötü bir olaya karşı nasıl birleşildiğini gösteriyor.
Adım 1: Askerler baltalarıyla ortaya çıktığında ilk tepkiyi kimlerin verdiğini bulalım.
“Bu sırada küçük çam ağacını ormandan getiren çocuk koşup sarılmış ağaca. Askerler onu çekmek istemişler, gören babası da çocuğun yanına gelmiş. ‘Hayır!’ demiş. ‘Kesmeyin ağaçları, niye kesiyorsunuz?'”
Gördüğün gibi, ilk olarak küçük çam ağacını ormandan getiren çocuk koşup ağaca sarılıyor. Ardından babası da gelip askerlere karşı çıkıyor.
Adım 2: Sonraki tepkileri kimlerin verdiğine bakalım.
“O böyle durunca kalede yaşayan köylüler de birer birer ağaçların önüne geçmişler: ‘Kesmeyin ağaçlarımızı!’ demişler.”
Çocuğun ve babasının cesareti üzerine, kalede yaşayan köylüler de ağaçların önüne geçip “Kesmeyin ağaçlarımızı!” diyerek itiraz ediyorlar.
Adım 3: En son kimlerin katıldığını ve nasıl birleştiğini okuyalım.
“Bunu gören kazıklar hep birlikte omuzlarını silkerek ayaklanmışlar. Gelip ağaçlara siper olmuşlar. Sonra avludaki kedi, köpek, kuş, tavşan, kirpi, tavuk, ördek, at, inek… Ne kadar hayvan varsa ağaçların tarafına geçmiş. ‘Kesmeyin ağaçları!’ demişler.”
Burada da kazıklar ve avludaki tüm hayvanlar (kedi, köpek, kuş, tavşan, kirpi, tavuk, ördek, at, inek ve daha niceleri) hep birlikte ağaçlara siper olup “Kesmeyin ağaçları!” diye bağırmışlar.
Sonuç: Ağaçları kesmek isteyen askerlerin karşısına önce küçük çam ağacını getiren çocuk ve babası, ardından kalede yaşayan köylüler ve son olarak kazıklar ile avludaki tüm hayvanlar hep birlikte, omuz omuza çıkarak ağaçları savunmuşlardır.
4. Soru: Hikâyenin sonunda küçük çam ağacı, avludaki ağaçlar ve diğer tüm canlılar nasıl bir hayat sürmüşlerdir? Bu hikâyeden hangi mesajı çıkarabiliriz?
Çözüm:
Her hikâyenin bir sonu ve bize vermek istediği bir mesajı vardır. Bakalım bu güzel hikâye nasıl bitiyor ve bize ne öğretiyor?
Adım 1: Hikâyenin son paragrafını dikkatlice okuyalım.
“Ondan sonra küçük çam ağacı, avludaki ağaçlarla, kaledeki insanlarla, kazıklarla, küçüklü büyüklü bütün hayvanlarla mutlu mesut yaşamış. O günü hiç unutmamışlar.”
Buradan anladığımız kadarıyla, tüm canlılar bir arada, mutlu ve huzurlu bir hayat sürmüşler. Ayrıca o önemli günü, yani ağaçları kurtardıkları günü hiç unutmamışlar.
Adım 2: Hikâyenin başından sonuna kadar yaşanan olayları düşünelim. Bir tehdit karşısında nasıl birleşildi, doğa nasıl korundu? Bu bize ne anlatıyor?
Bu hikâye bize doğanın kıymetini, ağaçların ne kadar önemli olduğunu ve onları korumamız gerektiğini anlatıyor. Ayrıca, bir araya gelmenin, dayanışmanın ve haklı bir amaç uğruna birlikte hareket etmenin ne kadar büyük bir güç olduğunu gösteriyor. Birlik olunca nelerin başarılabileceğini görüyoruz, değil mi? Kalenin komutanı bile korkup kaçmış!
Sonuç: Hikâyenin sonunda küçük çam ağacı, avludaki ağaçlar ve diğer tüm canlılar, mutlu ve huzurlu bir hayat sürmüşlerdir. Bu hikâyeden çıkarabileceğimiz en önemli mesaj ise doğayı ve ağaçları korumanın, birlik ve dayanışma içinde hareket etmenin ne kadar değerli ve güçlü olduğudur.