5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 236
Merhaba çocuklar! Bugün sizlerle Türkçe dersimizden çok güzel bir sayfadaki etkinlikleri inceleyeceğiz. Hazır mısınız? Gelin bakalım, bu sayfada bizi neler bekliyor.
Öncelikle size önemli bir bilgi vermek istiyorum. Görseldeki 4. ve 5. etkinlikleri tam olarak çözebilmemiz için bir şiire veya metne ihtiyacımız var. Ancak bu şiir ya da metin görselde bize verilmemiş. Bu yüzden o etkinliklerin sorularını tam olarak cevaplayamayacağım. Ama hiç merak etmeyin, ben size bu etkinliklerin ne anlama geldiğini ve böyle bir metin olsaydı nasıl çözebileceğimizi anlatacağım.
Şimdi gelin, etkinliklere tek tek bakalım:
4. Etkinlik
Aşağıdaki soruları şiire göre cevaplayınız.
Sevgili öğrencilerim, bu etkinlikte bize bir şiir verilmiş olsaydı, o şiiri dikkatlice okuyacak ve soruların cevaplarını o şiirin içinden bulacaktık. Tıpkı bir dedektif gibi ipuçlarını şiirde arayacaktık. Şiir olmadığı için bu soruları cevaplayamıyorum ama soruların ne anlama geldiğini kısaca açıklayabilirim:
- Sözcükler harflerin içinden nasıl dökülüyor?
- Şairin gülüşünü taklit eden nedir?
- Şaire göre, yıldızlar nerede oturuyor?
- Şairin dedem diye bahsettiği Yunus sizce kim olabilir?
Bu soru, şairin kelimeleri nasıl seçtiğini, bir kuyudan su çeker gibi mi yoksa bir pınardan akar gibi mi kullandığını merak ediyor. Şiirde kelimelerin akışını, sesini ve anlamını anlatan bir dize olmalıydı.
Şiirde şairin gülüşünü bir şeye benzetmiş veya bir şeyin şairin gülüşüne benzediğini söylemiş olabilir. Belki bir çiçek, belki güneşin doğuşu, belki de bir kuşun sesiydi şairin gülüşünü taklit eden.
Yıldızlar normalde gökyüzünde, uzayda durur değil mi? Ama şairler bazen hayal güçlerini kullanır ve yıldızlara farklı yerler bulur. Belki şairin şiirinde yıldızlar bir ağacın dallarında, bir denizin dibinde ya da bir çocuğun gözlerinde oturuyordur.
Türk edebiyatında “Yunus” dendiğinde aklımıza ilk gelen büyük şairlerden biri Yunus Emre‘dir. Şair, ona olan sevgisini ve saygısını belirtmek için “dedem” demiş olabilir. Yunus Emre, şiirlerinde insan sevgisini, hoşgörüyü ve Allah aşkını çok güzel anlatmıştır. Bu yüzden birçok şair ona büyük saygı duyar ve onu bir yol gösterici, bir dede gibi görür.
5. Etkinlik
Metinde, içinde teşbih (benzetme) ve teşhis (kişileştirme) sanatlarının geçtiği dizeleri belirleyip aşağıya yazınız.
Yine sevgili çocuklar, bu etkinliği yapabilmemiz için de bir metin (şiir veya hikaye) olması gerekiyordu. Metin olmadığı için örnek veremiyorum ama size teşbih ve teşhis sanatlarının ne olduğunu anlatabilirim:
-
Teşbih (Benzetme):
Teşbih, iki farklı şey arasında ortak bir özellikten yola çıkarak yapılan karşılaştırmadır. Yani bir şeyi başka bir şeye benzetmektir. Amacımız, anlatmak istediğimiz şeyi daha etkili, daha anlaşılır veya daha güzel kılmaktır.
Mesela, “Aslan gibi güçlü asker” dediğimizde, askeri gücü yönünden aslana benzetmiş oluruz. Burada asker, aslana benzetilen; aslan, benzetilen; güç ise benzetme yönüdür. “Gibi” kelimesi de benzetme edatıdır.
Eğer bir şiir olsaydı, şairin bir şeyi başka bir şeye benzettiği dizeleri buraya yazacaktık.
-
Teşhis (Kişileştirme):
Teşhis, cansız varlıklara veya hayvanlara insanlara ait özellikleri vermektir. Yani, insan dışındaki varlıkları konuşturmak, düşündürmek, ağlatmak, güldürmek gibi insana özgü davranışları onlara yüklemektir.
Örneğin, “Rüzgar fısıldayarak geçti kulaklarımdan.” dediğimizde, rüzgarın fısıldaması insana ait bir özelliktir. Rüzgar fısıldayamaz ama biz onu bir insan gibi fısıldıyor düşünürüz. Ya da “Güneş bugün bize gülümsedi.” dediğimizde, güneşin gülümsemesi de bir kişileştirmedir.
Eğer bir şiir olsaydı, şairin cansız bir varlığa veya hayvana insan özelliği verdiği dizeleri bu kısma yazacaktık.
6. Etkinlik
Dilekçeyle ilgili aşağıda verilen bilgileri okuyunuz.
Şimdi geldik son etkinliğimize! Bu etkinlikte bize dilekçenin ne olduğu ve nasıl yazıldığı hakkında çok önemli bilgiler verilmiş. Gelin, bu bilgileri dikkatlice okuyalım ve öğrenelim:
Bir dileği bildirmek için resmî makamlara sunulan, imzalı ve adresli, pullu veya pulsuz yazılara dilekçe denir.
Dilekçede anlaşılır ve ciddi bir dil kullanılmalıdır. Dilek, istek veya şikâyet açık bir şekilde ifade edilmelidir. Ayrıca dilekçede belirtilen konunun yasalara uygun olması, bir şikâyet iletiliyorsa şikâyete konu olay ya da durumun kanıtlanabilir olması gerekir. Dilekçe, ilgili kuruma hitapla başlamalıdır. Tarih, adres bilgileri, ad soyad yazılmalı ve imza atılmalıdır.
Evet çocuklar, okuduğumuz bu bilgilerden dilekçenin ne olduğunu ve nasıl yazılması gerektiğini öğrendik. Şimdi gelin, maddeler halinde öğrendiklerimizi bir toparlayalım:
Adım 1: Dilekçe Nedir?
- Dilekçe, bir isteğimizi, şikayetimizi veya dileğimizi resmi kurumlara, yani devlet dairelerine ya da okullar gibi resmi yerlere yazılı olarak bildirdiğimiz bir yazıdır.
- Bu yazıya mutlaka imzamızı atmalıyız. Adresimiz de yazılı olmalı. Pul yapıştırılabilir veya yapıştırılmayabilir, duruma göre değişir.
Adım 2: Dilekçe Nasıl Yazılır?
- Dil ve Üslup: Dilekçede konuşma dili değil, daha ciddi, saygılı ve anlaşılır bir dil kullanmalıyız. Sanki çok önemli bir konuda konuşuyormuşuz gibi düşünmeliyiz.
- Açıklık: Ne istediğimizi veya neden şikayet ettiğimizi çok açık ve net bir şekilde belirtmeliyiz. Kimse “Acaba ne demek istedi?” diye düşünmemeli.
- Yasallık ve Kanıt: Dilekçede belirttiğimiz konu, yasalara uygun olmalı. Eğer bir şikayette bulunuyorsak, bu şikayetimizin doğru olduğunu gösteren kanıtlarımız olmalı. Mesela, bir belge, bir fotoğraf gibi.
- Hitap: Dilekçeyi kime yazıyorsak, ona uygun bir hitapla başlamalıyız. Örneğin, “……. Müdürlüğüne” veya “……. Valiliğine” gibi.
- Gerekli Bilgiler: Dilekçenin sonuna veya uygun yerlerine mutlaka tarihi, kendi adresimizi, adımızı, soyadımızı yazmalı ve imzamızı atmalıyız. İmza çok önemlidir, çünkü dilekçenin bize ait olduğunu gösterir.
İşte bu kadar çocuklar! Dilekçe yazmak, resmi işlerimizde çok işimize yarayacak önemli bir beceridir. Ne zaman bir resmi kuruma yazılı bir şey iletmemiz gerekirse, bu kurallara dikkat ederek dilekçemizi yazabiliriz.
Umarım bu açıklamalar sizin için faydalı olmuştur. Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere, kendinize iyi bakın!