5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 49
Merhaba çocuklar! Bugün size görseldeki bu anlamlı hikâyeyi anlatacağım. Bu hikâye, savaşın zorlu şartlarında askerlerimizin yaşadığı büyük fedakârlıkları ve dostlukları gözler önüne seriyor. Sanki siz de orada, o anları yaşıyormuş gibi hissedeceksiniz. Şimdi gelin, bu hikâyede neler olmuş, karakterlerimiz kimlermiş, adım adım inceleyelim.
Bu hikaye, cephede geçen çok dokunaklı bir olayı anlatıyor. Askerlerimizin birbirine nasıl destek olduğunu, vatan için nasıl mücadele ettiğini gösteriyor bize.
Hikâyemizin ana karakterleri şunlar:
- Mustafa: Yaralanan askerimiz.
- Arif: Mustafa’nın yakın arkadaşı, ona ilk yardım eden asker.
- Elazığlı Hasan Onbaşı: Mustafa’ya yardım eden, onu cepheden çıkarmaya çalışan kahraman askerimiz.
Şimdi gelin, hikâyeyi adım adım çözelim:
Adım 1: Mustafa’nın Yaralanması
Hikâye, Mustafa‘nın kalbinin üzerinde bir sızı hissetmesiyle başlıyor. Eliyle göğsünü yokladığında, elinin kana bulandığını fark ediyor. Ama o an, yaralandığını bile tam olarak anlayamıyor, çünkü yara henüz çok taze. Düşünsenize, o kadar yoğun bir an ki, insan kendi acısını bile hemen fark edemiyor.
Adım 2: Arif’in Dostluğu ve Yardımı
Tam bu sırada, Mustafa‘nın arkadaşı Arif devreye giriyor. Arif, hemen Mustafa‘nın elbisesinin düğmelerini açıyor ve gördüğü manzara karşısında dehşete düşüyor. Çünkü Mustafa‘nın vücudundan oluk oluk kan akıyor! Arif, arkadaşının üşüdüğünü fark ediyor, bu da kan kaybettiği anlamına geliyor. Arif, Mustafa‘dan tüfeğini istiyor ama Mustafa‘nın konuşacak hâli bile yok. Hatta ölse bile silahını kimseye vermek istemediğini söylüyor. Bu, onun ne kadar vatansever ve mücadeleci olduğunu gösteriyor bize, değil mi?
Adım 3: Mustafa’nın Bayılması ve Arif’in Fedakârlığı
Mustafa, bir süre sonra bayılıyor. Arif, hiç düşünmeden arkadaşını sırtlıyor ve biraz ileriye, siperin içine yatırıyor. Sonra ne yapıyor biliyor musunuz? Hemen geri dönüp çatışmaya devam ediyor! İşte gerçek dostluk ve vatan sevgisi budur. Bir yandan arkadaşına yardım ediyor, bir yandan da düşmanla mücadele etmeyi bırakmıyor.
Adım 4: Savaşın Şiddeti ve Geri Çekilme
Arif geri döndüğünde, bulundukları yere bir top mermisi düşüyor. Ortalık tam bir cehenneme dönüyor. Hızlı gelen düşman gemileri bombardımana başlıyor. Askerlerimiz, geri çekilmek zorunda kalıyorlar ama bunu çok yavaş yapıyorlar, çünkü mevzilerini kolay kolay bırakmak istemiyorlar. Bu, onların ne kadar cesur olduğunu gösteriyor.
Adım 5: Hasan Onbaşı’nın Ortaya Çıkışı ve Mustafa’ya Desteği
Bombardımanın gürültüsü azaldığında, Mustafa kendine geliyor gibi oluyor. Etrafına bakındığında, silah arkadaşlarının çoğunun yattığını görüyor. Yanı başında ise Elazığlı Hasan Onbaşı var. Hasan Onbaşı, iki üç tüfek daha almış, yani mücadeleye devam ediyor. Mustafa‘ya sürekli bir şeyler söylüyor ama Mustafa onu tam olarak anlayamıyor. Hasan Onbaşı, “Çok kan kaybediyorsun dostum. Konuşup kendini yorma. Şu düşmanın ne yapacağını bir anlayabilsem. İşte o zaman seni siperlere götürebilirim.” diyerek Mustafa‘yı teselli etmeye çalışıyor. Bu sözler, onun Mustafa için ne kadar endişelendiğini gösteriyor.
Adım 6: Mustafa’nın Son Sözleri ve Hasan Onbaşı’nın Kahramanlığı
Mustafa‘nın kanaması giderek artıyor, yarası ağırlaşıyor. Bir anlığına bilinci açılır gibi oluyor ve son bir gayretle Hasan Onbaşı‘ya dönerek “Karanlık olmuş Onbaşı’m.” diyebiliyor. Bu söz, onun artık çok yorulduğunu ve gücünün kalmadığını anlatıyor bize.
Sonunda, Elazığlı Hasan Onbaşı, Mustafa‘yı omuzluyor. Yavaş yavaş yürümeye başlıyor. Geriye dönüp yerde yatan şehitlere bakıyor. Bu sahne, savaşın ne kadar acımasız olduğunu ve askerlerimizin ne kadar büyük fedakârlıklar yaptığını çok güzel anlatıyor.
Bu hikaye bize, savaşın zorluklarını, askerlerimizin vatan sevgisini, cesaretini ve en önemlisi de birbirlerine olan dostluklarını ve dayanışmalarını gösteriyor. Unutmayalım ki, bu kahramanlar sayesinde bugün bizler özgürce yaşıyoruz.