5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 217
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle, çok ilginç bir hikayeyi okuyup anlamaya çalışacağız. Bu hikaye, bir mucidin nasıl bir sorunla karşılaştığını ve bu sorunu nasıl çözdüğünü anlatıyor. Hazır mısınız? Öyleyse başlayalım!
Şimdi size hikayemizle ilgili birkaç soru soracağım ve bu soruların cevaplarını hep birlikte bulacağız. Unutmayın, okuduğumuzu anlamak, soruları doğru cevaplamak için çok önemli!
1. Soru: Howe’un icat ettiği makinenin ilk başta ne gibi bir sorunu vardı?
Çözüm:
Adım 1: Hikayenin başını dikkatlice okuyalım.
Adım 2: Hikayenin ilk paragrafında şöyle yazıyor: Bir süre sonra ucunda iğnesi olan bir makine yapmayı başardı. Fakat çok ciddi bir sorunu vardı bu makinenin. Şu hâliyle hiçbir genç kızın alıp çeyizine koymayı hayal edebileceği bir şey değildi. Hem el işiyle rekabet edebilecek kadar iyi dikemiyor hem de iğnesi çok çabuk kırılıyordu.
Adım 3: İkinci paragrafta ise Howe, iğneye açtığı delikte bir problem olduğunu anlamıştı. Delik, iğnenin tam ortasında minicik bir yuvarlak olarak açılmıştı. İyi de başka nasıl olacaktı ki? İpin geçirileceği delik, nereye açılabilirdi?
deniyor.
Adım 4: Bu bilgilere göre, Howe’un makinesinin iki temel sorunu vardı.
Sonuç:
- Howe’un makinesinin iğnesi çok çabuk kırılıyordu.
- İğnenin ipin geçirileceği deliği, iğnenin tam ortasındaydı ve bu da ipin geçirilmesini zorlaştıran bir sorundu.
2. Soru: Howe, makinesinin sorununu çözmek için ne yaparken uyuyakalmıştır?
Çözüm:
Adım 1: Hikayenin üçüncü paragrafına bakalım.
Adım 2: Paragrafta şöyle geçiyor: Howe düşünüyor ama işin içinden çıkamıyordu. Dikiş makinesi ise çatır çutur iğneleri kırmaya devam ediyordu. Makinesi üzerinde gecenin ilerleyen saatlerine kadar çalışan Howe, yorgun ve ümitsiz bir hâlde yatıp uyudu.
Adım 3: Bu cümleden, Howe’un makinesinin sorununu çözmek için çok uzun süre çalıştığını ve yorgun düştüğünü anlıyoruz.
Sonuç:
Howe, dikiş makinesinin iğne sorununu çözmek için gecenin ilerleyen saatlerine kadar çalışırken yorgun düşüp ümitsiz bir hâlde uyuyakalmıştır.
3. Soru: Howe’a makinesinin sorununu çözmesi için yardımcı olan rüya nasıl bir rüyaydı?
Çözüm:
Adım 1: Hikayede Howe’un rüyasının anlatıldığı bölümleri okuyalım.
Adım 2: Dördüncü paragrafta rüya başlıyor: Howe, bu ormanda uzun boylu yerliler tarafından esir alınmıştı. Yüzü korkunç renklerle boyalı iri yarı şef, Howe’un gözlerinin içine doğru eğildi ve köy meydanındaki iğnesiz dikiş makinesini göstererek: — O makineyi bitireceksin! O makine bitecek! Anladın mı beni!
Adım 3: Sonraki paragraflarda şefin onu tehdit ettiğini, Howe’un durumu açıklamaya çalıştığını, ancak yerlilerin onu dinlemediğini ve onu bir ağaç direğine bağlayıp mızrakla vurmaya hazırlandıklarını görüyoruz.
Adım 4: Rüyasının sonlarına doğru ise Howe, adamın elindeki keskin uçlu mızrağa bakıyor ve son duasını ediyordu. Yerli mızrağını kaldırdı ve Howe’a doğru nişan aldı. Howe’un gözü o korku dolu anlarda mızrağın ucuna takıldı. Mızrağın sivri ucunda, göz şeklinde bir delik vardı.
deniyor.
Adım 5: Gördüğümüz gibi rüya oldukça korkutucu ve gerilimliydi. Neredeyse canından olacağı bir andı.
Sonuç:
Howe’a makinesinin sorununu çözmesi için yardımcı olan rüya, onu vahşi bir ormanda yerliler tarafından esir alındığı, şefin onu dikiş makinesini bitirmesi için tehdit ettiği ve sonunda bir mızrakla öldürülmek üzereyken mızrağın ucundaki deliği fark ettiği korkunç ve gerilimli bir kâbustu.
4. Soru: Howe, iğne sorununu hangi cisimden ilham alarak çözmüştür?
Çözüm:
Adım 1: Az önceki rüya çözümümüzde de bahsettiğimiz gibi, Howe rüyasında bir şeyi fark etmişti.
Adım 2: Hikayenin ilgili kısmında şöyle yazıyor: Howe’un gözü o korku dolu anlarda mızrağın ucuna takıldı. Mızrağın sivri ucunda, göz şeklinde bir delik vardı.
Adım 3: Bu detayı fark ettikten sonra Howe, “Buludum!” diye bağırmış ve uyanmıştır.
Adım 4: Hikayenin sonunda da Doğruca atölyesine gitti ve tıpkı rüyasında gördüğü mızrağın ucu gibi delikleri iğnelerin en ucuna göz şeklinde açtı.
deniyor.
Sonuç:
Howe, iğne sorununu rüyasında gördüğü yerlilerin kullandığı mızrağın ucundaki delikten ilham alarak çözmüştür.
Aferin çocuklar! Gördüğünüz gibi, bir metni dikkatlice okuduğumuzda ve üzerinde düşündüğümüzde tüm soruların cevabını kolayca bulabiliyoruz. Hem de bu hikayeden çok güzel bir ders çıkardık: Bazen çözemediğimiz bir sorun için bile farklı bir bakış açısı, hatta bir rüya bile bize ilham verebilirmiş! Unutmayın, okumak ve düşünmek her zaman en iyi çözümleri bulmamıza yardımcı olur. Okumaya ve düşünmeye devam edin!