5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 207
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben sizin 5. Sınıf Türkçe öğretmeniniz. Bugünkü dersimizde, önümüzdeki bu güzel şiiri ve şairinin hayatını anlatan metni inceleyeceğiz. Hazır mısınız? Şimdi bu metinle ilgili soruları adım adım çözelim ve her şeyi iyice anlayalım.
Soru 1: Şiirin ana konusu nedir? Şair bizden ne istiyor?
Çözüm:
Adım 1: Şiiri dikkatlice okuyalım.
Bana ıslık çalan mektuplar getir
Şarkı söyleyen mektuplar getir
Kocaman pullu mektuplar getir
Gemi geçsin yanından
Bana mektuplar getir postacı
Hiç kimsenin yazmadığı mektuplar getir
Adım 2: Şiirde en çok tekrar eden kelime veya kavram nedir diye düşünelim.
Gördüğümüz gibi şair sürekli “mektuplar getir” diyor. Yani şiirin merkezinde mektuplar var.
Adım 3: Şairin bu mektuplarla ne anlatmak istediğini bulalım.
Şair farklı farklı mektuplar istiyor: ıslık çalan, şarkı söyleyen, kocaman pullu, hatta hiç kimsenin yazmadığı mektuplar… Bu, şairin mektuplara, yani haberleşmeye, iletişime büyük bir özlem duyduğunu gösteriyor.
Sonuç: Şiirin ana konusu mektup özlemi ve iletişim isteğidir. Şair, kendisini mutlu edecek, heyecanlandıracak, belki de hiç beklemediği, gizemli haberler getirecek mektuplar istiyor.
Soru 2: Şair, postacıdan nasıl mektuplar getirmesini istiyor? Şiirden örnekler vererek açıklayalım.
Çözüm:
Adım 1: Şiirin dizelerini tek tek inceleyelim ve şairin istediği mektup türlerini not alalım.
- “Bana ıslık çalan mektuplar getir”
- “Şarkı söyleyen mektuplar getir”
- “Kocaman pullu mektuplar getir”
- “Hiç kimsenin yazmadığı mektuplar getir”
Adım 2: Bu ifadelerin ne anlama geldiğini düşünelim.
Şair, sıradan mektupların ötesinde, içinde canlılık, neşe ve sürprizler barındıran mektuplar istiyor gibi görünüyor.
Sonuç: Şair, postacıdan ıslık çalan, şarkı söyleyen, kocaman pullu ve hiç kimsenin yazmadığı mektuplar getirmesini istiyor. Bu mektuplar, onun için sıradan olmayan, belki de uzun zamandır beklediği veya hayalini kurduğu, içini neşeyle dolduracak özel haberleri temsil ediyor.
Soru 3: Şiiri yazan Güngör Tekçe’nin hayatı ile ilgili hangi bilgileri edindik? Doğum tarihi ve yeri, mezun olduğu okullar ve bazı eserlerinin adlarını yazalım.
Çözüm:
Adım 1: Şiirin altındaki Güngör Tekçe’nin hayatını anlatan metni dikkatlice okuyalım.
1937’de İstanbul’da doğdu. Galatasaray Lisesini ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümünü bitirdi. 1965’te metin yazarı olarak TRT İstanbul Radyosuna atandı. Şiir, anı ve antoloji kitapları yayımladı. 2022 yılında hayata gözlerini yumdu.
Anadolu Efsaneleri, İki Oyun Dört Konuk, Bozkır Rüzgârı, Mutluluğa Çağrı eserlerinden bazılarıdır.
Adım 2: Metinden istenen bilgileri tek tek çıkaralım.
- Doğum tarihi ve yeri: Metinde “1937’de İstanbul’da doğdu.” yazıyor.
- Mezun olduğu okullar: Metinde “Galatasaray Lisesini ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümünü bitirdi.” bilgisi var.
- Bazı eserlerinin adları: Metnin sonunda “Anadolu Efsaneleri, İki Oyun Dört Konuk, Bozkır Rüzgârı, Mutluluğa Çağrı eserlerinden bazılarıdır.” şeklinde belirtilmiş.
Sonuç: Güngör Tekçe;
- Doğum Tarihi ve Yeri: 1937 yılında İstanbul’da doğmuştur.
- Mezun Olduğu Okullar: Galatasaray Lisesi’ni ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nü bitirmiştir.
- Bazı Eserleri: Anadolu Efsaneleri, İki Oyun Dört Konuk, Bozkır Rüzgârı, Mutluluğa Çağrı adlı eserleri vardır.
Soru 4: Şairin “ıslık çalan mektuplar” veya “şarkı söyleyen mektuplar” derken ne anlatmak istediğini kendi cümlelerimizle açıklayalım.
Çözüm:
Adım 1: “Islık çalmak” ve “şarkı söylemek” eylemlerinin normalde kimlere ait olduğunu düşünelim.
Islık çalmak ve şarkı söylemek genellikle insanlar veya canlılar tarafından yapılan, neşe, mutluluk veya bir haberi ifade eden eylemlerdir. Mektuplar cansızdır, kendi başlarına ıslık çalamaz veya şarkı söyleyemezler.
Adım 2: Bu ifadelerin şiirde neden kullanılmış olabileceğini yorumlayalım.
Şair burada mektupları canlandırarak onlara insan özelliklerini vermiş. Biz buna kişileştirme diyoruz, hatırladınız mı? Şair, bu ifadelerle mektupların getireceği haberlerin nasıl olmasını istediğini anlatıyor.
Sonuç: Şair, “ıslık çalan mektuplar” veya “şarkı söyleyen mektuplar” derken, mektupların kendisinin ses çıkarmasını değil, o mektupların içindeki haberlerin onu çok mutlu edeceğini, içini neşeyle dolduracağını ve ona adeta şarkı söyletir gibi güzel duygular yaşatacağını anlatmak istiyor. Yani bunlar, sıradan ve sıkıcı değil, tam tersine canlı, neşeli ve güzel haberler getiren mektuplardır diyebiliriz.