5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 78
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizinle çok güzel ve önemli konular hakkında konuşacağız. Hazırlık bölümündeki soruları birlikte analiz edip, en doğru ve arkadaşça çözümleri bulalım. Unutmayın, anlaşmazlıklar hayatın bir parçasıdır ama önemli olan bunları nasıl çözdüğümüzdür.
Şimdi ilk sorumuza geçelim:
1. Arkadaşlarınızla yaşadığınız anlaşmazlıkları nasıl çözüyorsunuz?
Sevgili öğrencilerim, arkadaşlarınızla zaman zaman anlaşmazlıklar yaşamanız çok doğal. Herkesin farklı fikirleri, istekleri olabilir. Önemli olan bu anlaşmazlıkları kavga etmeden, birbirimizi kırmadan çözebilmek.
Peki, ben olsam nasıl çözerdim, biliyor musunuz? İşte size birkaç öneri:
- Konuşmak: Öncelikle sakin kalmaya çalışırım ve arkadaşımla ne olduğunu konuşurum. Sesimi yükseltmeden, onu dinleyerek ve kendi düşüncelerimi anlatarak.
- Dinlemek: Arkadaşımın neden öyle düşündüğünü veya hissettiğini anlamaya çalışırım. Belki benim fark etmediğim bir şey vardır. Empati kurmak, yani kendimi onun yerine koymak çok önemli.
- Uzlaşmak (Ortak Yol Bulmak): Eğer ikimizin de isteği farklıysa, ikimizi de mutlu edecek bir orta yol bulmaya çalışırız. Mesela, “Şimdi senin oyununu oynayalım, sonra benimkini oynarız.” gibi.
- Özür Dilemek: Eğer ben bir hata yaptıysam veya arkadaşımı üzdüysem, cesurca özür dilerim. Özür dilemek, büyüklüktür ve arkadaşlığımızı daha da güçlendirir.
- Yardım İstemek: Bazen anlaşmazlıklar o kadar büyür ki tek başımıza çözemeyiz. Böyle durumlarda bir büyüğümüzden, öğretmenimizden veya ailemizden yardım istemekten çekinmeyiz. Onlar bize yol gösterebilirler.
Unutmayın, iyi bir arkadaşlıkta saygı, anlayış ve hoşgörü çok önemlidir. Her anlaşmazlık, aslında birbirimizi daha iyi tanımak ve daha iyi arkadaşlar olmak için bir fırsattır.
Şimdi de görsellerdeki sorunlara ve çözümlerine bakalım:
2. Aşağıdaki görsellerde anlatılan sorunları tespit ediniz. Yaşanan bu sorunların çözüme kavuşabilmesi için görsellerdeki çocuklar birbirlerine nasıl davranmalıdırlar? Açıklayınız.
Hadi bakalım, her bir görseli tek tek inceleyelim ve neler olduğunu anlamaya çalışalım:
Adım 1: Görsellerdeki sorunları tespit edelim.
- Birinci Görsel (Soldaki):
Burada iki kız görüyoruz. Bir tanesi ip atlıyor ve çok eğleniyor gibi duruyor. Diğer kız ise kenarda durmuş, üzgün veya oyuna katılmak istiyor ama katılamıyor gibi görünüyor. Sanki kendini dışlanmış hissediyor veya oyuna dahil olmak istiyor ama çekiniyor. Belki de sıra ona gelmiyor.
- İkinci Görsel (Ortadaki):
Bu görselde iki erkek çocuk var. Bir tanesi sinirli bir şekilde parmağını sallayarak diğerine bir şeyler söylüyor, diğeri ise savunmacı veya üzgün bir ifadeyle onu dinliyor. Belli ki bir konuda tartışıyorlar veya birbirlerine kızmışlar.
- Üçüncü Görsel (Sağdaki):
Burada da iki erkek çocuk var. Bir tanesi elinde patlamış veya bozulmuş bir futbol topuyla üzgün bir şekilde duruyor. Diğer çocuk ise ona bakıyor, belki topu o bozdu veya olaya şahit oldu. Birinin oyuncağı zarar görmüş ve bu yüzden üzgünler.
Adım 2: Sorunların çözümü için çocukların nasıl davranması gerektiğini açıklayalım.
Şimdi bu sorunların nasıl çözülebileceğini, çocuklarımızın nasıl davranması gerektiğini düşünebiliriz:
- Birinci Görsel İçin Çözüm:
İp atlayan kız, arkadaşının üzgün olduğunu fark etmeli ve onu oyuna davet etmeli. “Gel sen de bizimle oyna!” veya “Sıra sende, hadi gel!” diyebilir. Oyuna dahil etmek, paylaşmak ve yardımcı olmak çok önemlidir. Kenarda duran kız da nazikçe “Ben de sizinle ip atlayabilir miyim?” diye sorabilir. Böylece ikisi de mutlu bir şekilde oynayabilirler.
- İkinci Görsel İçin Çözüm:
Bu iki arkadaş hemen tartışmayı bırakmalı. Bağırmak veya birbirlerine kızgın sözler söylemek yerine, sakinleşip konuşmalılar. Her biri kendi tarafını anlatmalı ve diğerini dinlemeli. Belki bir yanlış anlaşılma vardır. Eğer bir hata yapıldıysa, özür dilenmeli ve birlikte bir çözüm bulmaya çalışmalılar. Örneğin, “Benim hatamdı, özür dilerim. Gel şimdi bunu nasıl düzeltebiliriz konuşalım.” diyebilirler.
- Üçüncü Görsel İçin Çözüm:
Topu bozulan çocuk, üzüntüsünü arkadaşına anlatmalı. Topa zarar veren çocuk ise hemen özür dilemeli. “Çok üzgünüm, topunu bilmeden bozdum.” demeli. Sonra da bu durumu nasıl düzeltebileceklerini konuşmalılar. Belki topu tamir etmeye çalışabilirler ya da birlikte yeni bir top almak için bir yol bulabilirler. Önemli olan sorumluluk almak ve arkadaşının üzüntüsünü paylaşmaktır.
Gördüğünüz gibi sevgili yavrularım, her sorunun bir çözümü vardır. Yeter ki birbirimize karşı anlayışlı, saygılı olalım ve konuşmaktan çekinmeyelim. Arkadaşlıklar, bu tür zorlukları birlikte aşarak daha da güçlenir.
Şimdi metinle ilgili kısma geçelim. Öğretmeninizin okumasından sonra siz de vurgu, tonlama ve noktalama işaretlerine dikkat ederek bu güzel şiiri sesli okuyunuz:
YÜREĞİNİZDE BİR YER AÇIN
Ben henüz hayatın başındayım.
Savaş nedir, bilmiyorum.
Bu kavgalar neden?
Anlamıyorum.
Barışı öğretin bana.
Beyaz güller verin ellerime.
Kaybolmayayım,
Bir çığlığın orta yerinde.
Bu şiir, barışın ve anlayışın ne kadar önemli olduğunu çok güzel anlatıyor, değil mi? Hepimizin yüreğinde barışa, sevgiye ve arkadaşlığa her zaman bir yer olmalı!