5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 65
Merhaba sevgili öğrencim, nasılsın? Bugün seninle çok anlamlı ve önemli bir etkinlik yapacağız. Bu etkinlikte hem geçmişimizdeki önemli bir olayı hatırlayacağız hem de bu olayın kahramanlarını bir hikâye ile yaşatacağız. Haydi, dikkatlice okuyalım ve adım adım ilerleyelim.
İlk olarak, etkinliğin girişindeki metni birlikte inceleyelim:
15 Temmuz 2016 tarihinde ülkemiz önemli bir tehditle karşılaştı. Hükûmeti devirip yönetimi ele almak isteyen bazı güçler, o gece onlara engel olmak isteyen çok sayıdaki vatandaşımızı şehit etti. “Sonraki Derse Hazırlık” aşamasında yaptığınız araştırmadan da yararlanarak o gece kahramanlık gösteren bir insanın hikâyesini defterinize yazınız. Hikâyenizi yazarken aşağıdaki aşamalara uyunuz:
Bu metin bize ne anlatıyor? Şunu söylüyor: 15 Temmuz 2016’da ülkemiz kötü bir olay yaşadı. Bazı kişiler ülkemizi ele geçirmek istedi ama kahraman vatandaşlarımız onlara karşı durdu ve birçoğu şehit oldu. Bizden istenen ise, bu olayda kahramanlık gösteren bir kişinin hikâyesini yazmak. Bunu yaparken de aşağıdaki 9 adıma uymamız gerekiyor. Hazır mısın? Başlayalım!
1. Yazmaya başlamadan önce kişiler, zaman, yer, olay veya olaylar gibi hikâye unsurlarını belirleyiniz.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bir hikâye yazmaya başlamadan önce ne yazacağını, kiminle ilgili yazacağını, nerede ve ne zaman geçeceğini düşünmen çok önemli. Tıpkı bir ressamın tablo yapmadan önce ne çizeceğini hayal etmesi gibi düşünebilirsin. Bu ilk adımda, hikâyenin temel taşlarını belirleyeceğiz.
Adım 1: Kişileri Belirle: Hikâyende kimler olacak? Bir ana kahraman seçmelisin. Bu, 15 Temmuz gecesi kahramanlık yapmış gerçek bir kişi olabilir ya da o gece yaşanmış olaylardan esinlenerek senin yarattığın hayali bir kahraman olabilir. Yanında başka kimler olacak? Ailesi, arkadaşları, yardım ettiği insanlar… Bunları düşünebilirsin.
Adım 2: Zamanı Belirle: Hikâye ne zaman geçiyor? Metinde “15 Temmuz 2016 gecesi” deniyor. Demek ki hikâyenin ana zamanı bu gece olacak. Ama belki öncesinden kısa bir bölüm veya sonrasından bir sonuç kısmı da ekleyebilirsin.
Adım 3: Yeri Belirle: Hikâye nerede geçecek? İstanbul’da bir köprüde mi, Ankara’da bir meydanda mı, yoksa kahramanın kendi şehrinde, sokağında mı? Olayın geçtiği yerleri hayalinde canlandır.
Adım 4: Olay veya Olayları Belirle: Hikâyende tam olarak ne yaşanacak? Kahraman ne gibi zorluklarla karşılaşacak, neler yapacak, nasıl bir mücadele verecek? Bu olayları bir sıraya koyarak aklında canlandır.
Sonuç: Bu adımları tamamladığında hikâyenin iskeletini kurmuş olacaksın. Artık ne hakkında yazacağını biliyorsun!
2. Hikâyenizde bu temada anlamını yeni öğrendiğiniz kelimeleri kullanmaya özen gösteriniz.
Çözüm:
Şimdi sıra geldi kelime dağarcığımızı zenginleştirmeye! Bir hikâyeyi daha etkileyici ve güzel kılan şeylerden biri de doğru ve anlamlı kelimeleri kullanmaktır. Bu adımda, 15 Temmuz temasıyla ilgili yeni kelimeler öğrenip bunları hikâyemize katacağız.
Adım 1: Kelime Araştır: 15 Temmuz olayıyla ilgili haberleri, belgeselleri izleyebilir, büyüklerinden bu olay hakkında bilgi alabilirsin. Bu sırada karşına çıkan ve anlamını tam bilmediğin kelimeleri not al.
Adım 2: Anlamlarını Öğren: Not aldığın kelimelerin anlamlarını sözlükten veya internetten araştır. Mesela, “demokrasi”, “irade”, “şehit”, “gazi”, “vatanseverlik”, “darbe” gibi kelimeler olabilir. Anlamlarını iyice anladığından emin ol.
Adım 3: Hikâyende Kullan: Öğrendiğin bu yeni ve anlamlı kelimeleri, hikâyeni yazarken uygun yerlerde kullanmaya çalış. Böylece hem hikâyen daha zenginleşir hem de sen yeni kelimeler öğrenmiş olursun.
Sonuç: Yeni kelimelerle hikâyen daha güçlü ve etkileyici olacak!
3. Yazım kılavuzunu tarayarak metninizde kullanabileceğiniz kelimeler seçiniz. Bu kelimelerin anlamlarına sözlükten bakarak birer cümlede kullanınız.
Çözüm:
Bu madde aslında ikinci maddeye benziyor ama biraz daha farklı bir bakış açısı getiriyor. Burada sadece yeni öğrendiğimiz kelimeleri değil, genel olarak yazım kılavuzunda bulabileceğimiz ve hikâyemize uygun olabilecek kelimeleri seçmemiz isteniyor. Yazım kılavuzu, kelimelerin doğru yazılışlarını gösteren bir kitap olsa da, bize kelime dağarcığımızı genişletme konusunda da yardımcı olabilir.
Adım 1: Yazım Kılavuzunu İncele: Yazım kılavuzunu karıştırırken, hikâyenin genel temasına (kahramanlık, vatanseverlik, mücadele vb.) uygun olabilecek kelimelere dikkat et. Mesela, “cesaret”, “fedakârlık”, “birlik”, “direniş” gibi kelimeler. Belki de daha önce fark etmediğin, ama hikâyene çok yakışacak kelimeler bulabilirsin.
Adım 2: Anlamlarına Bak ve Cümle Kur: Seçtiğin kelimelerin anlamlarını tekrar kontrol et. Emin olunca, her bir kelimeyi kendi başına birer cümlede kullanarak pratik yap. Bu, kelimeleri hikâyende daha doğal kullanmana yardımcı olacak.
Adım 3: Hikâyene Entegre Et: Hazırlık aşamasındaki bu kelimelerden uygun olanları hikâyenin içine serpiştir. Unutma, kelimeleri zorla kullanmak yerine, hikâyenin akışına doğal bir şekilde katmaya çalışmalısın.
Sonuç: Bu adımla hem kelime bilgin artacak hem de hikâyen daha akıcı ve doğru kelimelerle dolu olacak!
4. Hikâyenizi yazarken anlatımı güçlendirmek için deyimler ve atasözlerinden yararlanınız.
Çözüm:
Bir hikâyeyi sadece kelimelerle değil, aynı zamanda dilimizin zenginlikleri olan deyimler ve atasözleriyle de süsleyebiliriz. Deyimler ve atasözleri, anlatmak istediğimiz şeyi daha kısa, öz ve etkileyici bir şekilde ifade etmemizi sağlar. Bu adımda, hikâyemizi daha canlı hale getireceğiz.
Adım 1: Deyim ve Atasözü Araştır: Kahramanlık, cesaret, birlik, zorluklarla mücadele gibi temalara uygun deyimler ve atasözleri düşün. Mesela, “can kulağıyla dinlemek”, “gözünü budaktan sakınmamak”, “dişini tırnağına takmak”, “bir elin nesi var, iki elin sesi var” gibi ifadeler aklına gelebilir. Bir deyimler ve atasözleri sözlüğüne bakabilirsin.
Adım 2: Anlamlarını Anla: Seçtiğin deyim ve atasözlerinin anlamlarını iyice anladığından emin ol. Çünkü onları doğru yerde ve doğru anlamda kullanmak çok önemli.
Adım 3: Hikâyende Kullan: Hikâyenin içinde, kahramanının yaşadığı duyguları veya yaptığı eylemleri anlatırken bu deyim ve atasözlerinden faydalan. Örneğin, kahramanının çok cesur olduğunu anlatmak için “gözünü budaktan sakınmadı” diyebilirsin. Bu, hikâyene derinlik katacak ve okuyucuyu daha çok etkileyecek.
Sonuç: Deyimler ve atasözleri, hikâyene renk katacak ve anlatımını güçlendirecek!
5. Hikâyenizde “ama, fakat, lakin, ancak” gibi geçiş ve bağlantı ifadelerini doğru şekilde kullanınız.
Çözüm:
Hikâyeler sadece olayları sıralamakla kalmaz, aynı zamanda bu olaylar arasındaki ilişkileri de gösterir. İşte bu ilişkileri kurmamızı sağlayan şeylere “geçiş ve bağlantı ifadeleri” deriz. Bu ifadeler, cümlelerimizi ve paragraflarımızı birbirine bağlayarak hikâyemizin akıcı olmasını sağlar. Tıpkı bir köprünün iki yakayı birleştirmesi gibi düşünebilirsin.
Adım 1: Geçiş ve Bağlantı İfadelerini Tanı: “Ama, fakat, lakin, ancak” gibi kelimeler, genellikle bir önceki cümlenin veya düşüncenin zıt bir durumunu, bir karşıtlığı veya bir açıklamasını ifade eder. Örneğin, “Kahramanımız çok yorgundu, ancak görevini bırakmadı.” cümlesinde, yorgunluk ile görevi bırakmama arasındaki karşıtlığı “ancak” kelimesi sağlıyor.
Adım 2: Doğru Yerlerde Kullan: Hikâyeni yazarken, olaylar arasında bir zıtlık, bir açıklama veya bir sebep-sonuç ilişkisi kurmak istediğinde bu ifadeleri kullanmaya özen göster. Mesela, kahraman bir zorlukla karşılaştığında “bu bir engeldi, fakat o yılmadı” diyebilirsin.
Adım 3: Anlam Bütünlüğüne Dikkat Et: Bu kelimeleri kullanırken hikâyenin anlam bütünlüğünü bozmamaya dikkat et. Yani, kelimeyi doğru yere ve doğru anlama gelecek şekilde yerleştirmelisin. Bol bol pratik yaparak bu konuda ustalaşabilirsin.
Sonuç: Bu ifadeler sayesinde hikâyen daha anlaşılır ve akıcı olacak, okuyucu bir cümleden diğerine kolayca geçebilecek!
6. Hikâyenize taslak oluşturarak yazmaya başlayınız. Taslağınızı gözden geçirip gereksiz bulduğunuz anlatımları çıkarınız. Eksik bulduğunuz yönleri de güçlendiriniz.
Çözüm:
Şimdiye kadar hep hazırlık yaptık, değil mi? İşte şimdi kalemimizi kâğıdımızı alıp yazmaya başlama zamanı! Ama hemen en son halini yazmak yerine, önce bir “taslak” oluşturacağız. Taslak, hikâyenin ilk, kaba halidir. Tıpkı bir heykeltıraşın önce kaba bir şekil vermesi gibi düşünebilirsin.
Adım 1: Taslağını Yaz: İlk belirlediğin hikâye unsurlarını (kişiler, zaman, yer, olaylar) kullanarak hikâyenin tamamını hızlıca yaz. Bu aşamada imla ve noktalama hataları yapmaktan korkma, önemli olan fikirlerini kâğıda dökmek.
Adım 2: Taslağını Gözden Geçir: Hikâyeni bitirdikten sonra bir süre dinlen ve sonra tekrar oku. Şimdi eleştirel bir gözle bakma zamanı:
- Gereksizleri Çıkar: Hikâyede konudan sapan, olayı uzatan veya okuyucuyu sıkan gereksiz cümleler veya paragraflar var mı? Varsa, onları atmaktan çekinme. Hikâyeyi daha öz ve etkili hale getirecek bu.
- Eksikleri Tamamla/Güçlendir: Hikâyenin bazı yerleri havada mı kalmış? Kahramanın duyguları yeterince anlatılmamış mı? Olaylar tam olarak açıklanmamış mı? Bu kısımları daha detaylı anlatarak veya yeni cümleler ekleyerek güçlendir. Belki yeni bir betimleme, yeni bir diyalog ekleyebilirsin.
Sonuç: Bu adımla hikâyen daha derli toplu, daha akıcı ve daha etkileyici bir hale gelecek!
7. Hikâyenize başlık koyunuz.
Çözüm:
Hikâyen neredeyse tamamlandı! Şimdi ona bir isim verme zamanı. Başlık, hikâyenin vitrinidir. Okuyucunun hikâyeyi ilk gördüğü yerdir ve onu okumaya teşvik etmelidir. Tıpkı bir kitabın kapağı gibi düşünebilirsin.
Adım 1: Başlık İçin Düşün: Hikâyeni bir kez daha oku. Hikâyenin ana fikri ne? Kahramanın en belirgin özelliği ne? Yaşanan en önemli olay ne? Bu soruların cevapları sana başlık konusunda ipuçları verecektir.
Adım 2: İlgi Çekici Bir Başlık Bul: Başlığın kısa, öz ve akılda kalıcı olmasına dikkat et. Okuyucuda merak uyandırmalı ve hikâyenin içeriği hakkında ipucu vermelidir. Mesela, “15 Temmuz Kahramanı Mehmet”, “Demokrasi Nöbeti”, “Bir Gecenin Destanı” gibi başlıklar düşünebilirsin.
Adım 3: Kontrol Et: Seçtiğin başlığın hikâyenin içeriğiyle uyumlu olduğundan emin ol. Başlık hikâyeyi doğru bir şekilde yansıtmalı.
Sonuç: Güzel bir başlık, hikâyenin okunurluğunu artırır ve ona kimlik kazandırır!
8. Hikâyenizi bitirdikten sonra gözden geçirerek varsa yazım ya da noktalama hatalarınızı düzeltiniz.
Çözüm:
Harika bir iş çıkardın, hikâyen bitti! Ama dur, son bir adımımız daha var. Tıpkı bir pasta yaptıktan sonra üzerini süslemek gibi, hikâyemizin de son rötuşlara ihtiyacı var. Bu adımda, hikâyemizi kusursuz hale getireceğiz.
Adım 1: Dikkatlice Oku: Hikâyeni baştan sona yavaşça ve dikkatlice oku. Sadece olayları değil, her kelimenin doğru yazılıp yazılmadığına, her noktalama işaretinin (nokta, virgül, soru işareti vb.) doğru yerde kullanılıp kullanılmadığına bak.
Adım 2: Yazım Hatalarını Düzelt: Kelimelerin doğru yazılışlarını kontrol et. Mesela, “herkes” mi “herkez” mi? “Yalnız” mı “yanlız” mı? Emin olmadığın kelimeleri yazım kılavuzundan kontrol edebilirsin.
Adım 3: Noktalama Hatalarını Düzelt: Cümlelerin sonunda nokta, soru işareti veya ünlem işareti var mı? Virgüller doğru yerlerde kullanılmış mı? Diyaloglarda tırnak işaretleri ve virgüller doğru mu? Bu işaretler, okuduğumuzda duraklamaları ve anlamı doğru kavramamızı sağlar.
Adım 4: Sesli Oku (İsteğe Bağlı): Hikâyeni sesli okumak, bazı hataları fark etmene yardımcı olabilir. Sesli okurken takıldığın yerler genellikle