5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 91
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle Türkçe dersimizdeki çok önemli konuları ve güzel bir etkinliği inceleyeceğiz. Hazırsanız kalemlerimiz, defterlerimiz hazır olsun, derse başlıyoruz!
Şimdi görseldeki soruları sırayla inceleyelim ve doğru cevapları hep birlikte bulalım.
4. Sayılara getirilen ekleri ayırmak için kullanılır.
Çözüm:
Sevgili çocuklar, Türkçede sayıları yazarken onlara gelen ekleri ayırmak için kesme işareti (apostrof) kullanırız. Bu, hem sayının daha kolay okunmasını sağlar hem de dil bilgisi kurallarına uymamızı sağlar.
Örnek Cümle:
Bugün 15’inci yaş gününü kutladı.
Bu yıl 1999’da doğanlar üniversiteye başlayacak.
5. Belirli bir tarih bildiren ay ve gün adlarına gelen ekleri ayırmak için kullanılır.
Çözüm:
Ay ve gün adları eğer belirli bir tarihi, yani özel bir günü ifade ediyorsa, onlara gelen ekleri de kesme işaretiyle ayırırız. Bu kural, o günün önemini ve tekliğini vurgulamak içindir.
Örnek Cümle:
29 Ekim’i tüm Türkiye büyük bir coşkuyla kutladı.
Annemler 14 Şubat’ta tanışmışlar.
6. Bir ek veya harften sonra gelen ekleri ayırmak için kullanılır.
Çözüm:
Bazen bir kelimeye ekler üst üste gelebilir veya bir harfi anlatırken ona ek getirmemiz gerekebilir. İşte bu durumlarda da kesme işareti bize yardımcı olur. Böylece neyin ek, neyin kelime kökü olduğu daha net anlaşılır.
Örnek Cümle:
Türkçede -ler’in farklı görevleri vardır.
Öğretmenimiz A’dan Z’ye kadar tüm harfleri yazmamızı istedi.
***
9. Etkinlik
Şimdi de çok güzel bir etkinliğe geldik. Bu bölümde hem dostluk üzerine düşüneceğiz hem de karikatürümüzü inceleyip iletişim kurallarını hatırlayacağız.
Dostluk sizin için neler ifade ediyor? Dostlarınıza nasıl davranıyorsunuz?
Çözüm:
Sevgili çocuklar, dostluk hayatımızdaki en değerli hazinelerden biridir, değil mi? Bence dostluk; sevgi, saygı, güven, paylaşma ve zor zamanlarda birbirine destek olma demektir. Gerçek bir dost, iyi gününde de kötü gününde de yanında olandır. Ben dostlarıma her zaman dürüst, saygılı ve anlayışlı davranmaya çalışırım. Onların sevinçlerini paylaşır, üzüntülerine ortak olurum. Birbirimize karşı nazik olmak, hatalarımızı affetmek ve her zaman yanlarında olduğumuzu hissettirmek çok önemli.
Karikatürde verilen mesaj ile ilgili düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Çözüm:
Karikatüre baktığımızda köprüde karşılaşan iki keçiyi görüyoruz. İkisi de birbirine yol vermek için ne kadar da nazik davranıyor! Biri “Arkadaşım buyur geç lütfen” derken, diğeri “Ne olursun sen geç arkadaşım” diyor. Bu karikatür bize şunu çok güzel anlatıyor:
- Nezaket ve Saygı: Dostlukta ve genel olarak insan ilişkilerinde nezaket ve saygı çok önemlidir. Birbirimize karşı kibar olmak, hayatı daha güzel ve yaşanılır kılar.
- Öncelik Verme: Kendi çıkarlarımızdan önce arkadaşımızın rahatını ve iyiliğini düşünmek, gerçek dostluğun bir göstergesidir.
- Fedakârlık: Bazen küçük fedakârlıklar yapmak, arkadaşlık bağlarını güçlendirir. Köprüden önce arkadaşının geçmesini istemek de böyle bir fedakârlık örneği.
Bu karikatür, karşılıklı anlayış ve hoşgörünün ne kadar değerli olduğunu bize bir kez daha hatırlatıyor.
***
Şimdi de konuşma ve dinleme sırasında dikkat etmemiz gereken kurallara bakalım:
1. Konuşmalarınızda kelimeleri anlamına uygun kullanınız.
Açıklama:
Sevgili öğrencilerim, konuşurken kelimeleri doğru seçmek, ne demek istediğimizi karşı tarafa net bir şekilde anlatmak için çok önemlidir. Eğer bir kelimeyi yanlış anlamda kullanırsak, karşımızdaki kişi bizi yanlış anlayabilir. Bu da iletişimde sorunlara yol açar. Örneğin, “etkili” yerine “etkileyici” demek istediğimizde dikkatli olmalıyız. Her kelimenin kendine özgü bir anlamı vardır ve bu anlamı bilerek kullanmak, konuşmamızı daha güçlü kılar.
2. Konuşmalarınızda dilimize henüz yerleşmemiş yabancı kelimeler yerine Türkçelerini kullanınız.
Açıklama:
Türkçemiz çok zengin ve güzel bir dildir. Bazen bazı yabancı kelimeleri kullanmaya alışmış olabiliriz ama dilimizde o kelimenin anlamını karşılayan çok güzel Türkçe karşılıkları mutlaka vardır. Örneğin, “selfie” demek yerine “özçekim”, “online” yerine “çevrimiçi”, “e-mail” yerine “e-posta” diyebiliriz. Kendi dilimizi doğru ve etkili kullanmak, dilimize sahip çıkmak demektir. Böylece hem Türkçemizi daha da güzelleştiririz hem de herkesin bizi daha iyi anlamasını sağlarız.
3. Konuşmalarınızda beden dilinizi etkili bir şekilde kullanınız.
Açıklama:
Konuşmak sadece ağzımızdan çıkan kelimelerden ibaret değildir, çocuklar. Vücudumuzla da konuşuruz! Yüz ifadelerimiz, el kol hareketlerimiz, duruşumuz, yani beden dilimiz, söylediklerimizi destekler veya bazen tamamıyla farklı bir mesaj verebilir. Örneğin, bir şeyi anlatırken heyecanlıysak gözlerimizin parlaması, kollarımızı kullanmamız konuşmamızı daha inandırıcı ve etkili kılar. Arkadaşımızla konuşurken göz teması kurmak, onu dinlediğimizi gösterir. Beden dilimizi doğru kullanırsak, iletişimimiz çok daha güçlü olur.
4. Konuşmalarınızda ama, fakat, lakin ve ancak gibi uygun geçiş ve bağlantı ifadeleri kullanınız.
Açıklama:
Konuşmalarımızda bir fikirden başka bir fikre geçerken veya farklı cümleleri birbirine bağlarken bu tür kelimeler bize çok yardımcı olur. “Ama”, “fakat”, “lakin” ve “ancak” gibi kelimeler genellikle bir önceki cümlede söylenenin zıttı veya farklı bir yönünü ifade etmek için kullanılır. Örneğin, “Dışarı çıkmak istedim, ama hava çok soğuktu.” Bu kelimeler sayesinde konuşmamız daha akıcı ve anlaşılır olur. Cümleler arasında köprü kurarlar ve dinleyicinin bizi takip etmesini kolaylaştırırlar.
5. Konuşmacı arkadaşınızın sözlü olmayan mesajlarını dikkate alarak beden dilini etkili bir şekilde kullanıp kullanmadığını açıklayınız.
Açıklama:
Bu madde aslında sizin için bir ödev gibi. Bir arkadaşınız konuşurken sadece söylediklerine değil, aynı zamanda beden diline de dikkat etmelisiniz. Gözleri ne anlatıyor? Elleriyle ne yapıyor? Oturuşu veya duruşu nasıl? Tüm bunlar bize arkadaşımızın duyguları, düşünceleri veya ne kadar samimi olduğu hakkında ipuçları verir. Siz de kendi konuşmalarınızda beden dilinizi etkili kullanıp kullanmadığınızı bu gözlemlerinizden yola çıkarak değerlendirmelisiniz. Örneğin, arkadaşınız bir konuda üzgün görünüyorsa ve siz de onu dinlerken başınızı sallayarak veya ona dönerek dinliyorsanız, beden dilinizi etkili kullanıyorsunuz demektir. Yani hem gözlemci olup başkalarını anlamaya çalışacağız hem de kendi beden dilimizi bilerek kullanacağız.
Umarım bu açıklamalarla konuları daha iyi anlamış ve pekiştirmişsinizdir, sevgili öğrencilerim. Unutmayın, Türkçe dersi sadece kuralları öğrenmek değil, aynı zamanda kendimizi ve dünyayı daha iyi ifade etmeyi öğrenmektir.