5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 228
Merhaba sevgili öğrencilerim!
Bugün sizinle birlikte, önümüzdeki metindeki soruları çözeceğiz. Tıpkı bir ressam gibi renkleri karıştırıp yeni şeyler ortaya çıkaracağımız gibi, biz de soruları dikkatlice okuyup doğru cevapları bulacağız. Hazır mısınız?
Hazırlık Çalışmaları:
1. Resim yapmaktan hoşlanıyor musunuz? Nedenleriyle açıklayınız.
Evet, resim yapmaktan çok hoşlanırım! Çünkü resim yapmak, içimdeki duyguları, hayalleri ve düşünceleri kağıda dökmek gibidir. Bazen bir manzara çizerim, bazen hayalimdeki bir hayvanı canlandırırım. Renkleri karıştırmak, yeni renkler keşfetmek ve boş bir kağıdı bambaşka bir şeye dönüştürmek bana büyük keyif verir. Resim yaparken kendimi çok özgür hissederim, tıpkı metindeki ressamın çocukları tarif ettiği gibi. Her fırça darbesiyle, her çizgiyle yeni bir dünya yaratırım.
2. Metni okumaya başlamadan önce metnin görsel ve başlığından hareketle metnin konusunu tahmin ederek yazınız.
Sevgili çocuklar, metni okumadan önce görsele ve başlığa bakalım:
- Görselde yeşil ve mavi tonlarında, dalları kıvrımlı, renkli bir ağaç var. Bu ağaç sanki bir ressamın fırçasından çıkmış gibi duruyor, değil mi?
- Başlığımız ise “ÜNLÜ RESSAM”.
Bu ipuçlarına bakınca, metnin konusunun bir ressamla ilgili olduğunu, onun sanata, renklere ve resim yapmaya bakış açısını anlatacağını tahmin edebiliriz. Belki de bir röportaj ya da bir sohbet metnidir. Sanki ressam, bize resim yapmanın püf noktalarını, kendi felsefesini anlatacak gibi duruyor. Hadi bakalım, tahminimiz doğru çıkacak mı?
“ÜNLÜ RESSAM” Metni İçindeki Soruların Çözümleri:
Şimdi de metni okuduktan sonra, ressamla yapılan sohbet içindeki soruları cevaplayalım.
Soru 1: Nasıl yani?
Bu soru, ressamın “Çocukların yaptığı resimlere bayılıyorum. Çok özgür çalışıyorlar. Bir şey yapmak isterlerken başka şeyler de çıkıyor ortaya.” sözlerinin üzerine gelmişti. Ressam, çocukların nasıl bu kadar özgür çalıştığını şöyle açıklıyor:
Çözüm:
Ressam, çocukların resim yaparken renklerin ve çizgilerin onları alıp götürdüğünü, yani planlı değil, içlerinden geldiği gibi, bir akış içinde resim yaptıklarını anlatıyor. Bu yüzden de beklenmedik, harika sonuçlar ortaya çıkıyormuş.
Soru 2: En çok neye kızarsınız?
Ressamın sinirlendiği, hoşlanmadığı şeyleri soruyorlar ona. Bakalım neye kızıyormuş ünlü ressamımız:
Çözüm:
Ressam, en çok resim yaparken cetvel kullananlara kızıyormuş. Hatta bir kedinin bile yumuşacık, yuvarlak hatlara sahip olduğunu ve onu çizerken cetvel kullanılmaması gerektiğini düşünüyor. Ayrıca, resmi önce kurşun kalemle yapıp sonra boyayla üstünden gidenlere de kızdığını belirtiyor.
Soru 3: Ama düz çizgili nesneler var. Ev gibi, vapur gibi, masa gibi…
Bu soru, önceki cevaba bir itiraz gibiydi. Madem cetvel kullanmayacağız, ev gibi düz çizgileri olan şeyleri nasıl çizeceğiz diye soruluyor. Ressamın cevabı çok net:
Çözüm:
Ressam, düz çizgili nesnelerin bile cetvelle yapılmaması gerektiğini, isterse biraz yamuk olsun, hepsinin elle çizilmesi gerektiğini söylüyor. Ona göre, bir evin, vapurun ya da masanın bile cetvel olmadan, içten gelerek çizilmesi resme ruh katıyor.
Soru 4: Resim düzeltilmez mi?
Bir hata yapıldığında resmin düzeltilip düzeltilemeyeceği soruluyor. Bakalım ressam ne düşünüyor bu konuda:
Çözüm:
Ressam, düzeltmemenin daha iyi olduğunu düşünüyor. Hatta kendisi bir hata yapsa, onu düzeltmek yerine yeni bir resim yapmayı tercih edeceğini belirtiyor. Çünkü ona göre, düzeltilen resim artık bambaşka bir resim olup çıkıyormuş.
Soru 5: Yedi renkle mi?
Bu soru, ressamın “Önce renkleri yerinde kullanmayı öğrenmeli. Ondan sonra her şey serbest.” sözlerinden sonra gelmişti. Sanki sadece ana renklerle mi resim yapılacağını merak ediyorlar.
Çözüm:
Ressam, sadece yedi renkle sınırlı kalınmaması gerektiğini vurguluyor. Boyaları birbirine karıştırınca milyonlarca renk ortaya çıkacağını söylüyor. Yani, ressam için renklerin sınırı yok, önemli olan yaratıcılık ve denemelerle yeni renkler keşfetmek.
Soru 6: Ressam kime denir?
Metnin sonunda, ressamın kendi mesleğini nasıl tanımladığı soruluyor. Ressamlık ona göre ne anlama geliyor?
Çözüm:
Ressam, renklerle yaşayan kimseye ressam denileceğini söylüyor. Yani ressamlık, sadece fırça tutmak değil, renklerle bir bağ kurmak, onlarla nefes almak gibi bir şey onun için.
Soru 7: Şair?
Ressam, kendi tanımını yaptıktan sonra, ona bir de şairin kim olduğu soruluyor. Bakalım ressamın şair tanımı neymiş:
Çözüm:
Ressam, tıpkı kendisinin renklerle yaşadığı gibi, şairin de sözcüklerle yaşadığını belirtiyor. Bu da bize gösteriyor ki, her sanatçı kendi malzemesiyle bir bütün olur, onlarla nefes alır ve onlarla eserlerini yaratır.
Harika bir iş çıkardınız çocuklar! Tüm soruları dikkatlice okuduk ve metinden yola çıkarak doğru cevapları bulduk. Sanatın ve renklerin dünyası ne kadar da zengin, değil mi? Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere!