5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 25
Merhaba sevgili 5. sınıf öğrencim! Türkçe dersimize hoş geldin. Bugün sana gönderdiğim bu metin ve yazarın hayatı ile ilgili güzel soruları birlikte çözeceğiz. Unutma, her zaman dikkatli okumak ve anlamak, soruların cevabını bulmanın ilk adımıdır. Haydi başlayalım!
1. Soru metni: Metnin ana fikri nedir?
Çözüm:
Merhaba canım öğrencim! Bir metnin ana fikrini bulmak için, metni okuduktan sonra yazarın bize en çok ne anlatmak istediğini, hangi konuyu vurguladığını düşünmeliyiz. Bu metni baştan sona okuduğumuzda, yazarın sürekli olarak ailelerin çocuk yetiştirme sorumluluğundan bahsettiğini, çocukların sadece büyümesinin değil, aynı zamanda iyi ve faydalı birer insan olmasının önemini anlattığını görüyoruz. Metin, iyi yetişen bir çocuğun sadece kendine değil, ailesine, toplumuna ve hatta tüm dünyaya nasıl iyilik yaydığını, barışa nasıl katkı sağladığını vurguluyor.
Adım 1: Metnin ilk paragrafında, “ailelerin en önemli görevlerinden biri iyi çocuk yetiştirmektir” deniyor.
Adım 2: İkinci paragrafta ise, “Huzurlu bir aile, iyi bireylerin yetişmesinde; iyi bireyler iyi toplumun oluşmasında; iyi toplum iyi bir ülke oluşturmakta; bu ülkeler de dünyamızın daha barışçıl olmasında katkı sahibidir” cümleleriyle bu iyi çocuk yetiştirmenin etkileri açıklanıyor.
Tüm bunlar bize, metnin temel olarak ailelerin çocuk yetiştirmedeki büyük sorumluluğunu ve bunun toplum için ne kadar değerli olduğunu anlattığını gösteriyor.
Sonuç:
Metnin ana fikri, ailelerin iyi bireyler yetiştirme sorumluluğunun toplumun ve dünya barışının temelini oluşturduğu, bu görevin çok önemli olduğudur.
2. Soru metni: Metne göre, ailelerin çocuk yetiştirirken en önemli görevlerinden biri nedir?
Çözüm:
Bu sorunun cevabı metnin ilk paragrafında çok açık bir şekilde verilmiş. Hadi birlikte o bölümü tekrar okuyalım:
“Bir ailenin çocuğu, hem kendisine hem de başkalarına yararlı olabilecek yetenek ve eğitim ile donatılıp topluma katılırken diğerinin yaşamak için sürekli başkalarından destek alması gerekirse bu ikisi eşit kabul edilemez. Çocuk yetiştirmek, sadece çocuğu biyolojik olarak büyütmek değildir, onu yararlı bir birey hâline getirmektir. Bu yüzden ailelerin en önemli görevlerinden biri iyi çocuk yetiştirmektir.”
Adım 1: Metin diyor ki, çocukları sadece büyütmek yetmez.
Adım 2: Asıl önemli olan, “onu yararlı bir birey hâline getirmektir” ve bu yüzden “ailelerin en önemli görevlerinden biri iyi çocuk yetiştirmektir.”
Yani, ailelerin en önemli görevi, çocuklarını sadece fiziksel olarak büyütmek değil, onları hem kendilerine hem de başkalarına faydalı, sorumluluk sahibi ve iyi huylu birer insan olarak yetiştirmektir.
Sonuç:
Ailelerin çocuk yetiştirirken en önemli görevlerinden biri, çocuğu sadece biyolojik olarak büyütmek yerine, onu hem kendisine hem de başkalarına yararlı bir birey hâline getirmek, yani iyi bir çocuk yetiştirmektir.
3. Soru metni: Metinde anlatılan “suya atılan taşın oluşturduğu halkalar” benzetmesiyle ne anlatılmak isteniyor?
Çözüm:
Bu benzetme gerçekten çok düşündürücü ve güzel, değil mi? Metnin ikinci paragrafında bu benzetmeyi görüyoruz. Şöyle diyor:
“Suya atılan taşın oluşturduğu halkalar iç içe geçmiştir ve giderek genişler. Huzurlu bir aile, iyi bireylerin yetişmesinde; iyi bireyler iyi toplumun oluşmasında; iyi toplum iyi bir ülke oluşturmakta; bu ülkeler de dünyamızın daha barışçıl olmasında katkı sahibidir. Burada suya atılan taş, yani aile, ne kadar güçlü olursa halkalar da o kadar geniş olur.”
Adım 1: Önce suya bir taş attığımızda ne olduğunu gözümüzde canlandıralım. Taş düştüğü yerde küçücük bir halka yapar, sonra o halka büyür, etrafında yeni halkalar oluşur ve bu halkalar giderek genişleyerek tüm suya yayılır.
Adım 2: Metin de bu durumu, iyiliğin nasıl yayıldığını anlatmak için kullanıyor. Burada “suya atılan taş” aile oluyor. Aile ne kadar huzurlu ve sağlamsa, yetiştirdiği “iyi bireyler” de o kadar güçlü ve yaygın olur.
Adım 3: Bu iyi bireyler, tıpkı büyüyen halkalar gibi, önce kendi çevrelerini, sonra tüm toplumu, daha sonra da ülkeleri ve hatta dünyayı olumlu yönde etkiler. Yani, küçücük bir yerden başlayan iyiliğin, tıpkı suya atılan taşın halkaları gibi, nasıl büyüyerek her yere yayıldığını, barışı ve huzuru artırdığını anlatıyor.
Sonuç:
Metindeki “suya atılan taşın oluşturduğu halkalar” benzetmesiyle, huzurlu ve sağlam bir ailenin yetiştirdiği iyi bireylerin etkilerinin, tıpkı suya atılan taşın halkaları gibi, önce aileden başlayarak topluma, ülkeye ve dünyaya kadar nasıl yayıldığı ve barışa katkı sağladığı anlatılmak isteniyor.
4. Soru metni: Zekiye Demir nerede doğmuştur ve lise öğrenimini nerede tamamlamıştır?
Çözüm:
Şimdi de metnin altındaki Zekiye Demir’in hayatını anlatan kutucuğa bakalım. Bu kutucuk bize yazar hakkında bilgiler veriyor. İlk cümlesini dikkatlice okuyalım:
“Osmaniye’de dünyaya geldi. Lise öğrenimini tamamlayana kadar bu şehirde yaşadı.”
Adım 1: “Osmaniye’de dünyaya geldi” cümlesi, Zekiye Demir’in doğduğu yeri bize açıkça gösteriyor.
Adım 2: “Lise öğrenimini tamamlayana kadar bu şehirde yaşadı” cümlesi ise, lise eğitimini nerede bitirdiğini anlatıyor. “Bu şehir” ifadesi, bir önceki cümlede geçen “Osmaniye” şehrini kastediyor.
Gördün mü, cevaplar ne kadar da kolay bulunabiliyor!
Sonuç:
Zekiye Demir Osmaniye’de dünyaya gelmiştir ve lise öğrenimini de Osmaniye’de tamamlamıştır.
5. Soru metni: Zekiye Demir hangi üniversiteden mezun olmuştur ve kaç yılında üniversite eğitimini bitirmiştir?
Çözüm:
Yine Zekiye Demir’in hayatını anlatan kutucuğa dikkatlice bakmamız gerekiyor. Üniversite eğitimi ile ilgili kısma odaklanalım:
“Lise öğrenimini tamamlayana kadar bu şehirde yaşadı. 1984 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kamu Yönetimine girdi, burayı 1994 yılında bitirdi.”
Adım 1: Cümlede “Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kamu Yönetimine girdi” ifadesini görüyoruz. Buradan hangi üniversiteye gittiğini anlıyoruz.
Adım 2: Hemen devamında ise “burayı 1994 yılında bitirdi” cümlesi var. Bu da bize üniversite eğitimini hangi yıl tamamladığını söylüyor.
İşte bu kadar! Bilgiler metnin içinde saklıymış.
Sonuç:
Zekiye Demir, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Kamu Yönetimi bölümünden mezun olmuştur ve üniversite eğitimini 1994 yılında bitirmiştir.